Image and video hosting by TinyPicVurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

26 Şubat 2013 Salı

Personal Taste ve Faith Dizisi için imza


Nette gezerken gördüm hemen  destek  oldum  ve düşündüm  okuyucumda belki destek olur dedim  minoz arkadaşlarımıza destek olalım   lütfen kore dizisi izlesin izlemesin  bu kampanyaya katılırsa hem minozlar hemde kore dizisi izleyenleri mutlu edersiniz :) 






Turkish Minoz



Varmısınız Minozlar hepbirlikte yeni bir mücadeleye? ^^ Hani hep söylüyoruz ya biz "Vazgeçen kimse asla zafer elde edemez " diyen aktörün "Pes edecek olsaydık asla başlamazdık " diyen fanlarıyız diye işte yine Pes ettirmeden pes etmeyeceğimiz hepbirlikte aynı anda hareket edersek başarılı olabilceğimiz bir çalışma sizler daha fazla merak etmeden açıklıyalım ^^

Biliyorsunuz MinHo BOF'un Türkiyede yayınlandığını biliyor ^^ ama sadece bir BOF ile olmaz değilmi? Diğer ülkelerde dizileri 2.kez yayınlanırken artık bizdede alınmalı değilmi? Daha fazla dikkatini çekmeliyiz değilmi?

O halde yapacaklarımızı söylüyorum 
1-) TRT1 yeni tarihi Kore dizisi almış neden ilerleyen dönemlerde dizimiz Faith de alınmasın onlar zaten sürekli tarihi dizi alıyor istek yapıp Faith almalarını sağlayabiliriz.
 2-) e2 Tv sürekli yabancı dizi veriyor dikkatlerini çekip düzenli istek yapıp Personal Taste gibi harika bir romantik komediyi izleyebiliriz.

Yapmanız gereken

Yapmanız gereken Personal Taste için burayı

http://imza.la/personal-taste-dizisini-e2-tv-de-gormek-istiyoruz

Faith içinde burayı imzalamanız yeterli
http://imza.la/faith-dizisini-trt1-de-gormek-istiyoruz


imza toplandıktan sonra twitterdan facebooktan ve mail yoluyla TRT1 ve e2 ye yazılar göndereceğiz kaybetcek birşeyimiz denemeden zarar gelmez biz kararlı olduğumuzu gösterelim ^^
Haydi Minozlar zor değil lütfen elinizden geldiğince bunu yaymaya çalışın ve lütfen linklere tıklayıp gerekli bilgileri doldurun eğer ilgi çok olursa eminim değerlendireceklerdir. (şuleeminho)




18 Şubat 2013 Pazartesi

A Werewolf Boy 2012



Akşam üstü canım sıkılıyordu   haftalık izledigim kore dizilerini gündüz izlemiştim..Bir kaçınında çevirisi daha yapılmamıştı...Bir kaç ay önce bu film met ediliyordu gişelerde birinci  şöyle güzel böyle güzel diye.Eee bizim öyle sinemalara gidip izleme gibi bir lüksümüzde yoktu çünkü Türkiye'de vizyona giren  bir film değildi...Her neyse  akşam üstü  kore dizileri izledigim siteyi açtıgımda çevirinin geldigini gördüm.Vakit geçmeden başladım izlemeye.. Ve dehşet güzel bir film çıktı...Gerçekten övdükleri kadar varmış özellikle son kısımlarına dogru hıçkırarak agladım ..O kadar güzel o kadar masum bir aşk hikayesinin üstüne konu işlenmişti ki  insanın içini ısıtıyordu..Film biraz etkiledi galiba sanırım bir kaç kez daha izlerim ben bu filmi...Ayrıca bazı insanlar twilight (edward bella çifti) ile karşılaştırmışlar nette gezerken baktım ve çok güldüm...Sanırım vampirle  kurt adamı ayırt edemiyorlar filmlerin birbiriyle uzaktan yakından alakası yok. :D
Biraz filmden  bahsedeyim izleyeceklere...
filmin konusu : 
Bir kız ücra bir evde bir kurt adam bulur ve kurt adama aşık olur.

Beklenmedik bir telefon alan yaşlıca bir kadın, küçükken kullandığı bir kulübeye gider. 50 yıl önce tanıdığı bir çocuğu hatırlar. Küçük bir kızken taşındıkları huzurlu köyde, buruşuk koca bedenini karanlıkta saklayan bir kurt çocukla karşılaşır. Şimdi büyük bir kadın olan küçük kız çocuğun vahşi gözlerini ve hayvansı davranışlarını asla zihninden atamaz. Çocuğa bir gün gerçek bir insan gibi yaşayabilmesi için yemekleri sabırla beklemeyi, giyinmeyi, konuşmayı, yazmayı ve diğer insan davranışlarını nasıl öğrettiğini hatırlar. Masum çocuğa kalbini açar ve çocuk ona ilgi gösteren tek kişi olan kıza aşık olur. Ancak tehdit altındayken, hayvansı içgüdülerine yenik düşüyor ve köylülerin ondan korkmasına sebep oluyordu. Etrafındakiler tarafındakilerin çocuğa zarar vermesi riskine karşı çocuğun hayatını kurtarmak isteyen kız, "Bekle beni. Sana döneceğim." sözünü vererek çocuğu terk eder.


Film başta bir yaşlı kadınla başlıyor sanırım Amerikada yaşayan bir kadındı sonra  koreye geliyor ve geçmişini hatırlıyor film başlıyor ...Önce esas oglanımızdan başlayalım :)
Song Joong- ki  tabi ki kurt adam rolunde filmdeki ismi  Chul-Soo konuşamıyor ve insancıl hareketleri yok.Sinirlendigi zaman kurta dönüşüyor ve yırtıcı olabiliyor...Ayrıca baş karakter kızın sözünü çok güzel dinliyor ve ona karşı hisleri var. Kız ve ailesi taşındıktan  sonra   kurt adamımızı farkediyorlar ve    evlerine  alıyorlar.
Esas kız rolunde   Park Bo-yeong oynuyor..Kız akciger hastası  babasını kaybettikten sonra ve hastalandıktan sonra ailesiyle birlikte babasının ortagının oglunun evine taşınmak zorunda kalıyorlar kız biraz bunalımda   günlügü  var sanırım şiir yazıp duruyor  her gece  kurt adamımızı başta sevmiyor  ama sonra onu egitiyor ve  kurt adamımıza boş değil...Filmdeki adı Eun-joo


 kızın annesi rolunde Jang Young-nam kızını korumak için elinden geleni yapıyor kızını koruyor ve önemsiyor ilk eve  kurt adamımızı alanda o zaten çok ugraşıyor kurt adam için ona bir yer bulmak için bir çok şey yapıyor  hatta onu temizleyip ona  bakıyor...Filmdeki adı hiç geçmiyor ya da ben dikkat etmedim  

ve son olarak evin küçük kızı küçük kardeş rolunde kim hyang-ki..O çok korkusuz bir   çocuk ve bizim kurt adamla çok güzel oynuyor  başta bir ürksede sonradan oppası oluveriyor ve   oppasına sonsuz güveni var :) filmdeki ismi Soon-ja olması gerek...
ve her filmde oldugu gibi bu filmde de bir pislik olmalıydı o da Yoo Yeon-seok a  düşmüş..Filmde  kendisi havalı  nalet pislik  bir adamı oynuyor .. Kızın babasının ortagının oglu.Kıza aşık ve serseri biri parasına güvenip  insanlara baskı yapıyor ve tabi  ki esas kızımızı çok sıkıştırıyor  oglan öyle aşık ki kızı evlilige zorluyor ve kızın annesini hep   birşeylerle tehtit ediyor pisliiik...Filmdeki ismi Ji-tae.
bu karakterler üzerinde film ilerliyor tabi ki  yan karakterlerde  kalabalık bir aile komşuları var  polisler ve  birde  professor var yan karakterler oldugundan onların rolu hakkında birşey yazmayacagım...


Filmin büyüsü kaçmasın diye pek fazla anlatmak istemedim..Kah aglayabileceginiz kah gülebileceginiz  kah gerilebileceginiz  sıcacık  bir aşkla içinizi ısıtacak bir film..Meraklısına tavsiye ederim.Umarım sizde izledikten sonra  filmden benim aldıgım hazzı  alırsınız...İyi izlemeler...



Vurucu Darbe 5: Büyük Gün

Bugün büyük gündü  kardeşim okula gitti...Sonunda yihu dedim ama sonradan da çok pis  boşluk yaptı kerata...Sonuç olarak şimdi yazabiliyorsam kasa bende kaldı demektir...Kardeşim sabah götürcem filan dedi ama götürmedi benimde içim rahatladı...Şimdilik kardeşim eve dönene kadar kasa bizde fakat ne olur ne olmaz diye bir kaç yere haber saldım kasa ayarlıyorum...En azından gitmese bile içim  böylece rahat eder  diye düşündüm...Eee okuyucu benle bu 5 günlük serüveni  yaşadın    eziyet gibi bu yazımı okudugun için teşekkür ederim...Artık başka  yazılarla görüşmek üzere by by :)








17 Şubat 2013 Pazar

Vurucu Darbe 4: Büyük bir Boşluk

Dün yazamadım ya çatladım burasıda günlük gibi oldu  okuyucu...
Yazacak çok şey varken  hala kasamla ilgili şeyler yazıyorum kaç gündür ..Eee! kolay  değil   kıymete bindi.
Bu günde arkadaşından ses yok kardeşimde hiç konuyu açmıyor ama tuhaf bir boşluk var evde.Sanırım alıştım kaç gündür  konu mevzubahis kasa olunca bugünde bahsedilmeyince  bir boşluk yarattı evde..Şuan herkes çok sakin ve  kendi halinde sanırım bugünü de atlattık bugünde  iyiyim..Görüşürüz okuyucu :) 



15 Şubat 2013 Cuma

Vurucu Darbe 3:Evde ki Büyük Sessizlik

Benim bilgisayarın  geri sayımı  evde devam ediyor...Gergin hal ilan ettim evde  ve bekliyorum  gündüz gece...
Bugünde gitmedi benim kasa fakat evde sanki  böyle fırtına öncesi sessizlik var gibiydi ... Her an kardeşim toparladım  gidiyorum diyecek diye aklım  çıkmıyorda değil hani yani...Ama böylelikle anladım ki ben  çok seviyorum bu kasayı çok pis kıymete bindi  evde...Her neyse kardeşim ve arkadaşnın bana komplo kurdugunu düşünmeye başladım...
Eger bana zarf atıyorlarsa bu kasa pazartesiye kadar gitmezse  ikisinide çiy  çiy yemeyi planlıyorum 

Yine iyiyim bugünü de atlattım ya la 






14 Şubat 2013 Perşembe

Vurucu Darbe 2: Kardeşim bir işler mi çeviriyor

taktım ben bu kardeşime bugünlerde çok fazla göz hapsi yaşıyor ben tarafından.Her an  kasa gidecek diye  tetikteyim ..Ya giderse naparım   şuan ki gibi yazı bile yazamam ..Bu yüzden kasa ile ilgili planlar yapma peşindeyim ... Bu yüzdende kardeşimin üzerinde o iki gözüm ...Hatta ona saygısızlık yapıp özelini mi  karıştırsam  diye bile düşünüyorum ...Ama sanırsam bana yakışmaz... :) Neyse bu gün hiç birşey olmadı gayet güzel bir şekilde geçti  bugünde  benim  kasa hala bende bilgisayarımı bugünde kaybetmedim darısı yarına... Yine yazıcam sana okuyucu ...

Dipnot: bir gün burda bu bloga yazı yazmazsam bilin ki  kasayı kaybetmişimdir :(





13 Şubat 2013 Çarşamba

Vurucu Darbe 1 : Kardeşim ve arkadaşı

Son günlerde bilgisayarım için çok aglıyorum ve çok sinirleniyorum kardeşim ve arkadaşına ...Dünde bahsettigim gibi nerdeyse bilgisayarım elimden gidiyordu...Gerçi daha belli değil ama bugünü de yırttık diyorum :)

Sorun şu ki   elimden bilgisayarım alınmak isteniyor iki  pislik güç tarafından .. 2 gün önce  bu olay patlak verdi   bilgisayarın gerçek sahibi    geri istiyordu bilgisayarı kardeşim bana  bu sözlerle geldi... Eee tabi bende gafil avlandım hazırlıksız yakalandım bu gerçekle.:D  Tabi  bu beni üzdü  çünkü şuan  ne bende laptop alacak nede  yeniden kasa alacak para var ... Tabi  bunları bildigimden dururmuyum hemen kardeşimle bir agız dalaşına girdik...  2 gündür  sorun sorun üzerine...Bu sabahta  demesin mi internetide kapattırcam ... ALLAHımmmm beynimden vurulmuşa döndüm  ...İyice sinirlendim ve tartıştık ... Ciddi  değil  şaka gibiydi tartışma hani olur ya  benim  babam senin babanı döver tarzı çocukça şeyler  o tarzda hem gülüp hemde birbirimize laf sokmamız kadar paha biçilemez birşey yoktu  o dakikalarda... Sonuç olarak  tabi o kızgınlıkla kardeşimin arkadaşına da çok söylendim.. 1,2 saat sonra   kardeşim odasının  kapsını kapattı  gerilim dolu dakikalar yaşadım salonda kasa gidecek kasa gidecek...En kötüsü de elinden birşey gelmiyor ya o dakikalarda çok üzülüyorsun ... Napabilirsin ki başkasının malı sonuçta adamın kendi bilgisayarı bozulmuş geri istiyor...Her neyse  o dakikalarda bekledim beklentim büyüktü  kedi nasıl  kasap dükkanındaki   eti gördükçe kapısından ayrılmaz  yalanır işte ben o dakikalar da  o durumdaydım ... Şahsen zoruma gidiyordu   çünkü  her gün en az 1 saat pcde  bir çok şeyi kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmişim  ... Bu alışkanlıgımdanda zor vazgeçebilirim diye düşünüyorum ...

Sonuç olarak bizim kameraman çocuk    profesyonel   fotograf makinasını alıp dışarı çıktı ve benim   bilgisayarım  şuan hala bende ... Ve belli değil  neler olacagı bu çok  sinir bozucu bir durum ... Sanırım o okula gidene kadar  yani pazartesi gününe kadar  her günüm çok gergin geçecek ..Şimdi birde bilgisayarım elimden gidecek diye daha bir kıymetli oldu hiç başından kalkasım gelmiyor...Bugünü de böyle yırttık şükürler olsun ... Bakalım yarın ve ertesi günler neler olacak  yine yazarım okuyucu byby!. :)




12 Şubat 2013 Salı

Netsiz günler

Netsiz günler  geldi çattı istem dışıda olsa nete giremicem bir süre  bir kaç birşey oldu o yüzden bloguma yazı yazmamda çok çok zor olcak benim için  blogu felan boşverinde kore dizisi izliyordum ben haftalık anasını satim onlarıda izleyemicem iyi mi? Hayat benim sabrımı sınıyor olmalı çok  sinir oluyorum  bu olaylara ama bunada şükürler olsun  demekte fayda vardır ... Herşey gönlünüzce olsun beni özleyin anacım :p birde soguk espiri yapim  az gülelim giflerle... ha ha ha >:(

ben bütün gün böyleyken :

boş monitörde işte böyle olacak:


10 Şubat 2013 Pazar

14 şubat gerçegi


Her 14 şubatta oldugu gibi bu yılda sevgilim yok.Pek umrumda mı? Hayır ama yinede o günü özel  oldugunu düşünen sevgililerin sokaklarda romantikligini ve yapış yapışlıgını izlemek zorunda kalcaz ...Sinemalar cafeler barlar  restoranlar  alışveriş merkezleri her yer sevgililerle dolacak... 14 şubatla ilgili şeyler olacak ve içlerinde bir ton   sevgilisine hediye alan insan görcez... Ne kadar büyük bir  gün ve büyük bir işgence olacak benim gibi sap olanlara...İnsan takmasa bile bunalıma girecek..Milleti kıskanıp iç geçirecek  o gün daha bir sevgili yoklugu aranacak  ama malesef bir günlükte olsa  sevgilisi o gün için olmayacak ...Bence biz bu başımıza geleceklere hazırlıklı olmalıyız sayın saplar o gün mesela  evden dışarı  çıkmayalım işe gidenler  bir gün önceden hastalansın hasta numarası yapıp işe gitmesin... Dışarda işleri olanlar bir gün sonraya ertelesin ya da durdur at gözlügü satın alıp o gözlüklerle dolaşalım o güne özel ...Sonuç olarak naparsak yapalım o günün anlam ve önemini değiştiremeyiz sevgilimiz olana kadar her yıl o kara günü yaşamak zorunda  kalcaz ... :D Ofss!!! Kim icat etti ki bu sevgililer gününü ?


9 Şubat 2013 Cumartesi

Açık Ögretimli Olmak



 Açıkögretimli olmak okula gitmeden evde okuyan ögrencilik sistemidir...Her yaşta  insanın rahatlıkla evde okuyabilecegi belli zamanlarda  sınavı olan ve bu sınav sonuçlarına göre  bir üst sınıfa geçebilecegi bir sistemdir... Bazı insanlar bu sistemi çok küçümserler özellikle de örgün egitimde okuyan insanlar.... Hmm açık ögretim mi bende bilmem ne üniversitesine gidiyorum kampusumuz çok güzeldir  diye küçümserken  ballandıra ballandıra anlatır  okulunu...  Açık ögretim okumak  aslında göründügü kadar kolay değildir.Oh evde okuyor tuzu kuru diye birşey yoktur aslında...Tek başına bir ögretici olmadan başında  kitaplara bakarak ögrenmek çok zordur..Hele de evde çalışmak çok çok zordur en azından  okulda ögrenirken   konsantren oluyor ama evde öyle değildir.Tam kitap başına oturmuşken komşu gelebilir ya da uzun süreli   yatılı misafir bilemedin  canın istemez ev kasveti çöker üstüne ...Evdeyken hep bir iş çıkar birde  hiç olmayacak işler...Aslında bu durum için dershane tarzı   tek ders ücretinden başlayan  yerler vardır  ama tabi parası olana para verebilene vardır zamanı olabilene özgüdür o dershaneler...Birde çalışanın okuması vardır akşama kadar  çalışıp ardından   beden ve kafa yorgunluguyla ders çalışmak zorunda kalan insanlar  ...Onların durumu daha vahimdir dershaneye bile yazılsa  iş çıkışı sonrası koştura koştura gidilen ve gecenin köründe eve gidip sabahın köründe kalkmak zorunda kalan insanlardır  sırf iyice yorucu olmasın diye tek tatil günü bile feda eden vardır bu ugurda...Aslında büyük bir emektir hem o yorgunlukla ders dinlemek çok çok zordur insanın kafasına bile girmez hocanın anlattıkları ...Ha birde her yıl kitap kabusu olur kitaplar eksik gelir çogu insan alamaz ve mağdur kalır  ya da sınav yerleri şehir dışı çıkar sınav yeri  olmaz sonunda buro buro gezerler bu konuda hep  isyandadırlar açıkögretimliler ...Anlatmak istedigim aslında şu ki   Açık ögretimli diye kimseyi küçümsemeyin çünkü emin olun örgün egitimden daha çok emek isteyen ve zor  bir okuma sistemidir...


8 Şubat 2013 Cuma

Mavi Ekran Hatasına Kafa attım




Sevgili aylardır  bitmek bilmeyen çilem kara yazım  mavi ekran hatası ,
Format attıgım halde hala kendini  hatırlatan  o ekran. Senden kurtulmanın yolu yok mu çok merak ediyorum ... Bizim  ten uyumumuz uygun değil neden peşimi bırakmıyorsun illet gibi  yakamdasın hala ...Ah mavi ekran bu aşk bitmeli artık anla anla ne olur... Hata  sorun sende değil bende ben yapamıyorum senle ... Anla kurtul bu  hastalıktan bilgisayarım ve benim aramızdaki kara kedi  bir gölge olmaktan vazgeç bu aşkta sana ve aşk üçgenine yer yok anla...  Sevgilerimle...

Dipnot:Bu arada nasıl kurtulabilirim bilen var mı?

6 Şubat 2013 Çarşamba

Uçuklu Dudak bir başkadır


Sabah bir uyandım  üst dudagım  uyuşuk ve acıyor   aynaya koştum bir baktım üst dudagım kocaman . :(
Yine uçuk çıkmış yine yine yine... Oysaki aynı yerde geçen hafta çıkmış ve yeni iyileşmişti  bu nenin nesi anlamadım  doktorada gittim ama oralı değil benim uçuk nasıl bir pislikse yapıştı gitmiyor...Bir de doktor demişti ki  bu ilaçları iç  kremleri sür bir daha çıkmayacak ...Düzenli kullandıgım halde ilaçlarımı yine çıktı bu pislik ... Aile hekimine şimdi ne desem boş  beni mi kandırdı ne? Artık öyle bir alışmışım ki uçuga bazen karizmatik bile geliyor sanki bir parçam gibi oldu  2 haftada bir çıktıgı için  bu sanki artık  normal gibi  geliyor...Bide acımasa süper olacakta meret  çok pis acıyor yahu  ha birde sonrasında kabuklaşması var  böyle  elin hiç oradan gitmiyor onu soymak için can atıyorsun  ve  her seferinde kanatıp  ilk günki  acıyı çekiyorsun buda paha biçilemez bir şey..Her neyse ben bu uçukla  yaşamaya makumum galiba... 



Tasarım:Sawako Kuronuma