Image and video hosting by TinyPicVurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

30 Aralık 2015 Çarşamba

2015 Begendigim Kore Dizileri Top 10

Rahatlıkla bütün bir yıl oturdum dizi izledim yazabilirim. Gerçekten bu yıl benim için dizi yılı gibi bir şey oldu. Yanlış anlamayın sadece Kore dizilerinden bahsetmiyorum. Çin, Japonya, Tayland, Tayvan, Hindistan, Amerika ve Türk dizilerinden de bahsediyorum. Artık o kadar çok alt yazılı dizi izledim ki normal televizyon izlerken bile alt yazı arar oldum. Fakat maşallahım var özel hayatıma günlük yaşamıma hiç etki etmedi. Bu yüzden programlı yaşamanın ne kadar güzel bir şey olduğunu bu yıl bir kez daha anladım.Çok uzatmadan geleneksel top 10 listemi sizinle paylaşmak istiyorum.Zevkler tartışılmaz elbet belki bana güzel gelen dizileri siz sevmeyebilirsiniz ya da size güzel dizileri ben sevmeyebilirim. Bunu göz önüne alarak top 10 listemi incelerseniz sevinirim.

Uyarı: 
Benim fikrimi alarak aynı düzende öneri açan arkadaşlar neden kendi stilinizi yaratma geregi duymuyorsunuz üste bir iki cümle yazıp alta afişleri sıralamayı geçtim birde yüzlü yüzlü afişleri de bu post içinden alıyorsunuz.Ben bir afiş için bile en az yarım saat aradım afişlerin arasında seçim yaptım..Bu fikir için bile günlerce uğraştım diğer bloglara göre farklı olsun diye düşündüm fakat siz ne yapıyorsunuz hazır fikir hazır post var nasıl olsa deyip benim günlerce uğraştığım emegimi yarım saatte blogunuza açıyorsunuz.Bu biraz ayıp olmuyor mu? Birazcık özgün bir blog olmaya çalışın kendi fikrinizi tarzınızı yaratın ki okuyucunuzda fark yaratın.


Benim blogumdan aldıgınız herhangi bir fikri herhangi bir afişi herhangi bir düzeni blogunuzda izinsiz kullanıyorsanız hakkım haram olsun.


Taklitler aslını yaratırmış derler ama ben taklit istemiyorum.Çünkü bu blog benim sizin kopyala yapıştır bloglarınız gibi olsun istemiyorum.Sizin için eğlence ya da iş olan bu blog alemi benim için bir yaşam tarzı ve siz her dakika benim yaşam tarzıma tecavüz ediyorsunuz.

Ha birde benden size bir iyilik daha; bu şekilde post açan arkadaşlar size geçmiş olsun.Zaten en büyük cezayı size Google verecektir.Hep benimle uğraşacak değil ya biraz da Google sizle uğraşsın.Emin olun Google salak değil hemde hiç değil.Lafın kısası ayvayı zaten yemişiniz benim ahıma baştan gerek kalmamış.. 

28 Aralık 2015 Pazartesi

Tavsiye Edebilecegim Kore Dizileri #vol 4

Bütün yıl bu post için sorular sordunuz, ne zaman gelecek, niye yılda bir kez böyle bir post yapıyorsun diye sordunuz.Hatta başka bloglar benim bu nacizane başka bloglara benzememek için tasarladığım öneri postumun aynısını izinsiz bloglarına uyguladılar.Bunun üzerine bu yıl içimden gelmeyerek de olsa sonunda oluşturabildim.Kırgınım,kızgınım,üzgünüm...Bari en azından afişleri benim blogumdan almasalardı iyi olurdu.Yani benim bütün yıl oluşturduğum bu postu onlar 10 dakika da bloglarına aldılar ayıp!Her neyse bütün yıl afişlerini biriktirdiğim özellikle bu post için seçici davranarak izlediğim bin bir emekle uğraşla oluşturduğum postum sizlerle.Umarım sizlere bu postum faydalı olur ve benim severek izlediğim dizileri severek izlersiniz.

The Little Prince / Küçük Prens (Film)

İzlediğim en güzel animasyon filmleri arasında yer alan filmlerden biri oldu.Kitaba göre okumadığımdan nasıldır bilmiyorum ama filmine bayıldım.Hatta sonlara doğru gözlerim dolu dolu oldu,ağlamamak için kendimi zor tuttum.Öğüt verici,ders çıkarıcı türde mesajlar vardı filmde.Bunun yanında çizimlerine bayıldım.Çok farklı bir çizim tarzı vardı.Özellikle karakterlere yakın olan sahnelerde çizimleri incelediğinizde,her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğünü ve çizildiğini rahatlıkla görebiliyorsunuz.Genel olarak animasyon çok akıcıydı,nasıl başladı nasıl bitti anlamadım.Bittiğinde ise bir daha izlemek istedim.En hoşuma giden yeri yıldızlarla ilgili sahnelerdi.Özellikle sonlara doğru yıldızlarla ilgili bir sahne var ki çok etkileyici geldi bana.Animasyonun büyüsünün kaçmasını istemediğim için yazacağım cümleleri yarıda kesmek istiyorum.Kesmezsem spoiler vereceğimi düşünüyorum.Bu da okuyucu için hiç hoş olmaz.Yazımı bitirirken emin olarak şunu yazabilirim;mutlaka ne olursa olsun izleyin.Ölmeden önce izlenilecekler listesinde bulunsun.
The Little Prince
 (Le Petit Prince,Küçük Prens)

26 Aralık 2015 Cumartesi

Finding Fanny (Film)

Sevemedim kara gözlümlüler arasına katılmış bir proje daha.Filmi hiç sevemedim.Film hint filmleriyle pek alakalı bir film değildi, alışagelmiş hint filmlerine benzetemedim.İzlerken o kadar sıkıldım ki oyuncular bu senaryoyu nasıl kabul etmişler diye düşündüm.Benim için film ilerlemedi hatta ortalara doğru ruhumu teslim mi ediyorum acaba dedim.Herhalde izlediğim hint filmlerinin içerisinde ilk defa bir çifti yakıştıramadım ve ilk defa bir hint filminden bu kadar sıkıldım.Film sanki boş vakti olanların zamanını öldürmek için yapılmış gibi bir havası vardı.Deepika Padukone ve Arjun Kapoor uyumu sıfırdı.İnşallah bir daha ikisi bir filmde çift olmazlar hiç yakışmamışlardı.İkisi ile ilgili heyecan duyduğum bir sahne olmadı.Naseeruddin Shah yani Ferdie karakteri harici hoşuma giden karakterde yoktu zaten.Filmi sonuna kadar izlememe bir sebep varsa da o sebep Ferdie karakteri olabilir.Zaman öldürmek istiyorsanız deneyin beni hiç açmadı.

Finding Fanny

Shaadi Ke Side Effects (Film)

Filmi sevdim mi diye sorarsanız orta şekerli cevabını rahat bir şekilde benden alabilirsiniz.Filme Farhan Akhtar ve Vidya Balan için başladım ama filmin son 45 dakikası filan beni çok sıktı.İzlenilebilecek tarzda bir film olmasına rağmen akıcı değildi.Belki de ilişki evreleriyle ilgili konulara karşın biraz olsun ilgisizliğimden dolayı böyle olmuş olabilir.Bende mi bir tuhaflık var gibisinden bir düşünceye kapılara başka yorumlara da baktım çok olmasa da benim gibi düşünen bir kaç yorumu daha yakalayabildim.Film gerçekten çok tatlıydı ama saçma şeylerde vardı.Mesela gerçek hayatta baba ve anneler evlatları olduklarında onlara kendilerini adarlarmış.Bu filmde baba karakter eğlence ve zevk düşkünü bir adam gibi bir şeydi.Bir türlü çocuklu yaşamı kabullenemedi tam tersi karımla gezeyim tozayım derdindeydi.Sonra çocukları olmadan önce her şeyi dibine kadar yaşamış bir çift olmalarına rağmen hala ısrarla sanki içlerinde kalmış yaşayamamışlar gibi bir halleri vardı.Film biterken bile anne içinde kalmışçasına şeyler yapıyordu.Bilmiyorum o yüzden sanırım hoşlanmadım pek filmden.Farhan Akhtar ve Vidya Balan olmasa galiba filmi yarıladıktan sonra kapatırdım gibime geliyor.Sonuç olarak izlenilebilir bir film ama beni açmadı.Yine de siz bir deneyin derim.
Shaadi Ke Side Effects 
(The Side Effects of Marriage)

25 Aralık 2015 Cuma

Strobe Edge / 2015 (Japonya)

Dün gece izlediğim ve bütün gece etkisinde kalıp içimin mutluluktan dolup taştığı bir filmden blogumda bahsetmezsem olmazdı.Filmin başından sonuna kadar iç çekerek izlediğim için yazarken bile iç çeke çeke yazıyorum.Bundan emin olabilirsiniz.Mangası hakkında bir çok kez yorumlara denk gelmiştim ama ben manga okumadığım için içeriğini bilmiyordum.Ayın 18'i günü de yeppudaa'nın yüklediğini görünce izleme listeme almıştım.Nihayetinde dün izleme fırsatım oldu.Tek kelime ile filme bayıldım.O kadar masum o kadar güzel bir aşk vardı ki -''Hep bu tarz bir aşk yaşamak istemişim aslında ben!'' dedim izlerken.Dizi de sadece gerçek duygular baz alınmıştı.Öpüşmeden cinsellik olmadan da aşk olabiliyor anlamını çıkardım ben.Malum çoğu Japon filmi ya da dizisini izlediyseniz aşinasınızdır.Liseli kızımız ve oğlumuz aşık olurlar sonra bir süre geçer ve hop yatak sahnesi olur.Nedense izlediğim hemen hemen çoğu film ve ya dizi de bu mevcuttu.Kız o kadar tatlı,erkek o kadar yakışıklıydı ki çok zor olan bir uyumu yakalaşmışlardı.Genel olarak;akıcı bir filmdi,öyle potluk yapmış bir oyuncu ya da sahne yoktu.Tren yolu sahnesi meçleri güzel kullanılmıştı.Bence vaktiniz varsa eğer romantik tarzda bir film arıyorsanız hiç durmadan başlamalısınız.Şiddetle tavsiyedir.
Strobe Edge (ストロボ・エッジ,Sutorobo Ejji)

23 Aralık 2015 Çarşamba

Acı Aşk (Dizi)

Sevemedim kara gözlümlüler listeme bir dizi daha eklendi.Oysa ki ne umutlarla başlamıştım,Selin vardı,Seçkin vardı.Ta ki başrol kıza kadar.Yalan yazarsam çarpılırım kız fıstık gibi hatta taş ama konuşana kadar.Hele o gülüşü beni hayattan soğuttu.Bence kızın rolünü Selin oynamalı,kız 2. rolde olmalıydı,o zaman belki dizi tadından izlenmezdi.Aslında Berk Atan'la ilk Best Model olduklarında Beyaz Show'a çıkmıştı o zaman sevmiştim kızı ama dizide nedense sevemedim.Oyunculuğu
ortalamalarda o yüzden mi,yoksa ses tonundan mı kaynaklı oldu bilemesem de sıkıcı geldi.Bunun yanında dizinin menşeisi her zaman ki gibi Kore (Bad Love). Kore uyarlamasını izlemedim,fakat bildiğim bir şey var ki Kore uyarlaması denildiği zaman artık ilk akla gelen Seçkin Özdemir oluyor.Açıkçası Seçkin'e yakışıyor da.Böyle onda o Kore erkeklerinin duruşu,aurası var bu yüzden de uyarlama yapan yapımcıların ilk seçeneği olmasını yadırgamıyorum.Selin'in sahneleri çok efsaneviydi.Bu kız ileride çok büyük oyuncular arasında adını altın harflerle yazdıracak,tam da şuraya yazıyorum.Yeni nesil oyuncularda ortalama oyunculukları vardı,öyle gözüme çarpan biri olmadı.Bunlar haricinde diğer oyuncular zaten usta oyunculardı,onlar hakkında zaten yazmam ayıp olur.Bu diziyi izlersem Selin ve Seçkin sahneleri için izlerim...Yine de siz bir deneyin derim belki çok beğenirsiniz.
Dizinin ilk bölümü reytinglerde yayın zamanı 21. sırada,tekrarı 60. sırada bitirdi.
ACI AŞK

Hayat Mucizelere Gebe (Dizi)

Son zamanlar izlemekten zevk aldığım bu diziden bahsetmezsem olmazdı.O kadar tatlı bir dizi ki izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum bile.Özellikle hoşuma giden bir karakter var ki o da başrol kız.ALLAH'ım!O kızı nereden bulmuşlar anime karakteri gibi yumuş yumuş.Kız o kadar tatlı ki ses tonu da araya girince insanın yanaklarını mıncırası geliyor.Ah! Birde yakışıklı bir baş rolümüz var.Şahsen o da bir maşallahı hak ediyor.Nereden buldularsa adam baştan aşağı yürüyen heykel.Adamın burnu bile güzel yani.Bu ikisi haricinde büyük üstatlardan Işıl Yücesoy ve evimizin hayaleti Hande Ataizi'de dizi de göz doldurmuyor değil.Özellikle bu ikisinin rolü çok komik.Oldum olası ikisini de severim ama Işıl Yücesoy'u bu rolde görmek biraz garipsememe sebep oldu.Son yıllarda hep kötü kadın olduğundan mıdır bilmem,bir tuhafıma gidiyor.Tabi birde Yusuf Akgün var.Bu adamın olduğu her dizi nedense çok güzel oluyor,proje seçimlerinde tam on ikiden vuruyor.Bu yüzden onun rolünde başkasını düşünemezdim.Bunun haricinde dizinin genelinden bahsedersek dizi akıcı ve komik gidiyor şimdilik.Zaman zaman üzüldüğünüz sahneler olabilir.Umarım dizi kendini bozmaz ve böyle devam eder.Bence vaktiniz varsa bu diziye bir göz gezdirin.
İlk bölümü reytinglerde yayınlandığı zamanda 10., tekrarı ise 30. oldu.
Hayat Mucizelere Gebe

20 Aralık 2015 Pazar

3.Yaş Kitap ve Kozmetik Blog Çekilişi SONUCU

İlk çekilişim olduğu için gerçekten çok tedirgindim ve tam olarak nasıl yapacağım hakkında bilgim yoktu.Hatta bu çekiliş rüyalarıma bile girdi.Rüyamda sayıyordum sayıyordum hep yanlış çıkıyordu gerçekten kötü bir kabustu.Sayma zamanı geldiğinde hak geçmemesi için özenle hakları bir kaç kez saydım.Yanlış yapmamak için başka blogger arkadaşlarıma danıştım,sağ olsunlar hepsi benimle tecrübelerini paylaştılar..Her şey gerçekten çok güzel ve yolunda gidiyordu ta ki düne kadar.Dün biliyorsunuz bir den sayılarda değişim oldu.Haliyle acaba sorusu kafamda oluştu.Dünün üzerine yeniden kontrol ettim neyse ki pek bir değişiklik olmamış biraz yorsa da haksızlık yapmadan doğru bir şekilde çekilişimi tamamladığıma inanıyorum.Aslında bitmesiyle birlikte üstümden büyük bir sorumluluğun kalktığını da hissediyorum.Açıkçası itiraf etmek gerekirse bu kadar çok ilgi beklemiyordum.Beklentim en fazla 30 kişi katılır yönündeydi.Fakat gerçekten güzel ve yoğun bir şekilde çekilişi tamamladım.İlginiz ve sabrınız için teşekkür ederim.Şimdi ise yeni bir korku başladı.Hafta içi bir arkadaşıma hediye olarak kargoyla kutu yolladım ve maalesef kutu yırtılmış bir şekilde gitmiş.Şimdi yine kutu ile bir kargo yollayacağım acaba ulaşacak mı,ulaşırsa yolladığım kargo sağlam mı gidecek korkusu sardı.Umarım kargom sağ salim kazanan kişiye ulaşır ve güzel günlerde kullanır.

Gelelim kazanan kişiye;
Çekilişi kazanan;

19 Aralık 2015 Cumartesi

Ay! İzleyici Sayıma Bir şey Oldu

Tuhaf ama gerçek arkadaş sayım birden azalmaya başladı.Anlamadığım bir şekilde dakikalar içerisinde 15 kişiye yakın takipten çıkarıldım.Aklıma kötü kötü şeyler geldi acaba hakkımda biri bir şey mi yazdı,yoksa ben blogumu güncellemedim yada  yanlış bir post mu yazdım demekten kendimi alamadım.Sorunun ne olduğunu çözemesem de kendimi bir anda kötü hissettim.Şimdi oturdum sürekli takipçi sayıma bakıyorum daha fazla azalma yaşanacak mı bilmiyorum ama bir anda olan bu şey beni çok tedirgin etti. 

17 Aralık 2015 Perşembe

EŞKIYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ (Dizi)

Yapımcılığını Kurtlar Vadisi ekibinden ayrılan Raci Şaşmaz'ın üstlendiği,senaryosunu Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'in yazdığı,Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisi son dönemlerde çok tutulur oldu.Bu kadar çok konuşulan dizi,benim çok dikkatimi çekmese de konuşuluyor diye bir bakayım dedim.Ve sonuç olarak dizi beni sarmadı.Nedendir bilinmez ama bu tarz dizilerden pek hoşlanmıyorum ben.Mafyavari şeyler için içerisine girince buz gibi soğuyorum.Fakat şunu yazabilirim ki dizinin güçlü bir konusu var.Oyuncu seçimi cuk oturmuş haklarını yiyemem ama gel gelelim ki beni açmadı.Sevmediğim bir diziyi fazla yazmama gerek yok,izleyen için muhakkak güzel dizi olmalı.Ben sevmesem de belki siz seversiniz bir deneyin derim.Bu arada Deniz Seki jesti çok güzel olmuştu.Dizilerin ara ara gidip hapishanelerde daha fazla sahne çekip orada ki kader mahkumlarına daha fazla moral vermeleri dileğiyle.

Dizinin ilk bölümü reytinglerde 1. sırada, tekrarı ise 11. sırada bitiriyor.

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz

So Ji Sub’un Yolu // Martı Yayınları

Daha evvel Martı yayınları Hindistan'ın efsane oyuncularından Aamir Khan'ın Benim Yolum // Aamir Khan'ın İnanılmaz Yolculuğu kitabını çevirip basmıştı.Bu seferde So Ji Sub'un kitabı,So Ji Sub'un Yolu kitabı ile dikkat çekti.Martı yayınları kitabın duyurusunu 4 Aralık günü sosyal hesaplarından duyurdu.Bunun üzerine Kore Fanları başta olmak üzere çoğu kişinin heyecanlanmasına sebep oldu.

16 Aralık 2015 Çarşamba

Dil Dhadakne Do (Film)

O kadar çok yazmam gereken Hint filmi var ki artık birike birike  bir yıl yazılacak film  çıkmış durumda.Hepsini nasıl yazacağımı bilmiyorum.Sondan başa doğru yazmak en sağlıklısı olacak galiba.Bu  filmi izleme kararı almamda ki en büyük etken önce Farhan Akhtar sonra ise aşağıda paylaşacağım filmden kesit oldu.

PIKU (Film)

İzlediğim en güzel baba-kız ilişkili filmlerden biri oldu.Hele sonuna doğru bir ağlama tuttu beni sormayın gitsin.Baba ve kızın ilişkisini anlatan filmde en büyük sorun kabızlıktı. Affedersiniz filmin başından sonuna kadar bir b*k meselesi vardı sormayın gitsin.Filmi belki de bu kadar eğlenceli yapan bu meseleydi kim bilir.Bu filme üstad Amitabh Bachchan için başlasamda Deepika Padukone ve Irrfan Khan'da acayip yakışmıştı.Bu üç oyuncunun olduğu film haliyle unutulmaz filmlerin arasında yerini almıştı bile.Amitabh Bachchan'a ALLAH uzun ömür versin daha fazla film çeksin,ben her filminde adamın daha fazla hayranı oluyorum.Her role rahatlıkla girebilen bu insanın hayranı olabilmek için bir kere izlemeniz yeterde artar bile. Ay! bana bıraksanız över de överim. Her neyse filme dönersek. Giriş,gelişme,sonuç olarak filmi çok iyi bağlamışlardı. Zaman zaman hoşunuza gidebilecek repliklerle doluydu.Özellikle babanın kadın haklarını savunması ve aksi olsa da oturmuş düşünce tarzı çok hoşuma gitti.Film çok akıcıydı.Ne zaman başladı ne zaman bitti pek anlamadım.Keşke biraz daha uzun bir film olsaydı düşüncesiyle bitirdim.Aile ile izlenebilecek sıcacık bu filmi kaçırmamanızı ve hemen izlemenizi tavsiye ederim.
Piku

8 Aralık 2015 Salı

Ay Vazgeçtim Ders Çalışmayacağım

Sınav yaklaştıkça kendimi huzursuz hissetmeye başladım.Kalbimde bir sıkışma,midemde bir ağrı var.Özellikle dün sınava gireceğim okulları görünce daha fazla bu baskıyı hissetmeye başladım.

6 Aralık 2015 Pazar

Sally Hansen Tırnak Güçlendirici ve Tırnak Uzatıcı Kalem

Tırnak Uzatıcı Kalem:

Kalemin içerisinde üçlü protein: soya,yulaf ve buğday varmış bu da uzamasına yardımcı oluyormuş.
İçeriğinde; Gingko,Safflower yağ ve Keratin ile tırnakların nemlenmesi ve pürüzsüzleşmesine yardımcı oluyormuş.

John Frieda Full Repair Saç Bakım Seti

Teyzemin saçları bir kaç yıl önce açarken yandı.Bu yüzden şuan saçları çok yavaş uzuyor ve çok hızlı kırılıyor.Onun sürekli kullandığı bir üründü  ve memnun kaldığı için bana önerdi.Bende bu yaz saçlarımı boyadığım için biraz yıprandığını düşündüm,önerisini dinleyerek kullanmaya başladım.Saçım boyadan sonra uç kısımlarından kırılmaya başlamıştı ve biraz da dökülme söz konusu idi.Şuanda bu ürünlerden memnun kaldığım için sizlere de bahsetmek istedim.Ürünün her hangi bir hoşuma gitmeyen tarafını görmedim.Bilakis ürün saçlarıma yarar bile sağladı.

Ürünlerden bahsetmek gerekirse;

5 Aralık 2015 Cumartesi

2016 Yılında Hedeflerim

-bu bir mim değildir-


Geçen yıl bana bir mim gelmişti.Ben o mim'i biraz ciddiye almak istemiştim.Bu yüzden ince eleyip sık dokuyup yanıtlamıştım.Ardından yıl olmuştu 2015, mimi ciddi bir şekilde yanıtladığım için hemen onu faaliyete geçirmek istedim.Belki de hayatım boyunca ilk defa 1 yıl için kendime hedef belirlemiştim ve bu fırsatı kaçıramazdım.Zamanla bu maddeleri hayata geçirmeye başladım.Şimdi bu gün o listeye baktığımda belirlediğim 5 maddeyi de hayata geçirdiğimi ve uygulamada başarılı olduğumu görüyorum.Hatta iyi ki de bana böyle bir mim gelmiş dediğim bile oldu.Belki de beni iten şey o oldu o mim. Bu yılda bununla ilgili neden 2016 içinde böyle bir şey yapmıyorum ki ben dedim.Defterimi kalemimi elime aldım ve güzelce 2016 için 5 maddelik bir hedef koydum kendime. 
Bunun üzerine bu maddelerimi de sizle paylaşayım dedim.

4 Aralık 2015 Cuma

Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon / Bir Garip Aşk (Hindistan)

Dizi Türk sitelerde çevrilmeye başladığı andan itibaren çok tutulan diziler arasında yerini almaya başlamıştı.Hint dizi ve filmlerini izlemeyenler bile dizinin müptelası olmuşlardı.398 bölüm olmasına rağmen izlemeyi göze alan izleyiciyi Kanal 7 fark etmiş olmalı ki dizinin haklarını satın alarak, Türkçe dublajlı olarak gündüz kuşağında diziyi geçtiğimiz günlerde yayınlanmaya başladı.Kanal 7 diziyi günde iki defa yayınlıyor.Sabah saatlerinde tekrarını,akşam üstü de yeni bölümünü yayınlanarak diziyi sevenlere güzel bir hediye veriyor.Hala bu diziyi keşfetmeyen varsa denemesini tavsiye ederim.İçinizi kıpır kıpır yapacak olan bu dizi,aşkın sıcaklığını ve muzipliğini önünüze serecektir.Ben diziyi çeviri olarak maalesef izleyemedim.Bölüm sayısı çok fazla geldiği için beni zorlayacağını düşünüyordum.Bu yüzden şuan televizyondan takip etme şansına ulaşabildim.Onu da yayın saatinde değil tekrar saatinde takip edebiliyorum.Şimdilik dizi çok komik ve güzel gidiyor. Umarım bütün bölümlerini izleyebilme şansım olur.
***
Peki siz izleyenler diziyi  beğendiniz mi? İzlemek isteyenlere  önerir misiniz? 
Dizi Kanal 7'de 9 Kasım'da başladı.Dizi hafta içi her gün 16.00'da yayınlanıyor. Tekrarı ise; hafta içi her gün 11:45'de yayınlanıyor.
Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon

2 Aralık 2015 Çarşamba

Ankara'ya Yılın İlk Kar'ı Düştü


Sabah 9 gibi uykumun en derin yerinde horlamam ve gök gürültüsü ile uyandım. Cama bakmadığım için galiba yine yağmur yağıyor diye düşündüm.Fakat gök gürültüsü o kadar çoktu ki uyuyamadım uyandım. Tabi cama bakmadan,gittim yüzümü yıkadım,çaydanlığı ocağa koydum ve salona doğru geldim.Dışarı bir baktım.

30 Kasım 2015 Pazartesi

Ve Beyin Hızla Uzaklaşır

Tam 11 gün sonra vizelerim var.Zaman yaklaştıkça bütün konular birbirine girdi.Çalıştığım derslerden hiç zevk almıyorum.(Zaten ders çalışmaktan kim zevk alır ki?) Git gide bunalıma girmeye başladım.Ya kötü notlar alır da ders bırakırsam kaygısı başladı.Ders çalışırken hep uykum geliyor.Başka şeylerle ilgilenmeye başlıyorum.Yani,dikkat dağınıklığı var.Zengin koca düşünceleri yavaş yavaş gelmeye başlıyor.Sinirli ve stresliyim.En ufak şeyde harlı ateş gibi yükseliyorum.Eh!Haliyle çevremde ki insanları da kırabiliyorum.Bazen düşünüyorum da önünde sonunda zaten ölmeyecek miyiz? Neden bu kadar uğraşıyoruz ki?Hem bu devirde en yüksek okulu bitiren bile kendi mesleğini yapamıyor ki.

Muhteşem Yüzyıl: Kösem (Dizi)

Ben pek fazla tarihi dizi izlemiyorum.Daha doğrusu Türkiye'de yapılan tarihi dizileri izleyemiyorum.Şimdi geçmişten günümüze hep Asya'nın tarihi dizilerini izlediğim için bizimkiler bir tuhaf geliyor.Ondan pek ilgimi çekmiyor.Şöyle ki tarihi dizi yapıyorsan ve tarihimiz savaşlarla doluysa savaş üzerine yapılmalı kanaatindeyim.Bunu Kösem Sultan için tabi ki de yazamayız.Kösem Sultan bir padişah değil,o sarayın içinde yaşayan hükümdarın eşi ve dizi onun aşkını,hayatını anlatıyorsa elbette ki şuan ki yayınlanan kemik şekliyle konu sürdürülmeli.Muhteşem Yüzyıl dizisini ara ara takip etme şansım olmuştu,pek ısınamamıştım.Fakat bu diziye ilk bölümünden şans vermek istedim.Sonuç olarak Kösem'in aşkı anlatılacağı için merak etmiştim.İlk bölümün ardından izlemek istemedim.Tabi ki bu diziyi beğenmediğim anlamında değil,üstte de yazdığım gibi tarihimiz savaşlarla dolu olduğu için savaş içerikli olursa ilgimi çekebileceğini düşünüyorum.Dizinin ilk bölümünde Padişah I.Ahmed ile Kösem Sultan'ın olduğu sahneler çok hoşuma gitti.Romantik Komedi izliyormuş gibi hissettim.Onun haricinde böyle abuk sabuk diyebileceğimiz sahneler vardı,onlardan pek hoşlanmadım.Beni en çok etkileyen sahne ise;aslan sahnesiydi.Gerçekten sahne efsane olmuştu.Türkiye de animasyon diyebileceğimiz kurgunun ne kadar geliştiğine işaretti.Bunun haricinde seven için izlenilebilir tarzda bir dizi olmuştu.Dizinin yolu açık olsun.


Dizi ilk bölümüyle yayın zamanında 2.,tekrarında 26. olmuştur.
Muhteşem Yüzyıl: Kösem

29 Kasım 2015 Pazar

Mayıs Kraliçesi (Dizi)

Aslında bu diziden beklentim çok büyüktü.Sonuçta diziyi Birol Güven yapıyordu ve iyi oyuncuları vardı.Bu yüzden bir heves diziye başladım ama sarmadı.Bir şeyler eksik gibi,samimiyet alamadım.Belki oyuncuların kimyalarına yakıştıramadım,belki de Kore versiyonu kadar iyi gelmedi. Sonuç olarak ilk 3 bölüm yazmak için bekledim ama yine de sınavı geçemedi.Bende diziyi son bölümden sonra bıraktım.Dizinin yolu açık olsun,umarım güzel bir kitleyi yakalayabilmiştir.Pek fazla dizi hakkın da yazmama gerek yok dizinin konusu güzel.Oyuncular hakkını vererek oynamışlar.Fakat o bilmediğim eksik şey yüzünden sıkıcı yazmayım da biraz aynı seviyede işliyor dizi yükseldiği noktalar yok.Yine de vaktiniz varsa bir deneyin derim. 

Dizinin ilk bölümü reytingler de yayın zamanı 19.,tekrarı 34. olmuş.

Mayıs Kraliçesi

Bir Genç Kız Dramı: Oda Toplamak

Eğitim yılı içerisinde oda toplamak çok zor geliyor bana.''Zaten yine dağılacak,bir kaç saat sonra geri o yatak da yatılacak niye topluyoruz ki?'' ''Hele masam, zaten ders çalışıp duruyorum düzeltsem ne işe yarar ki,5 dakika sonra aynı hale geri dönecek.''

28 Kasım 2015 Cumartesi

Süt Aşkına

Son zamanlarda süt delisi oldum çıktım.Her ne kadar sütle yapılan her şeyi sevmesem de,sadece süt olarak ölüp bitiyorum.Süt içtiğim zaman kendimi daha dinç hissediyorum.Bu yüzden de süt alışkanlığım başladı.Bazen bal ve karabiber katarak içiyorum.Bazen kakao katarak içiyorum.Bazen işi fantezi haline getirip meyveli reçelleri katarak içiyorum.Hiç yoksa, bir şey bulamazsam sade olarak ısıtıp içiyorum.

Bitmek Bilmeyen Kalem Sevgim

Okul dönemi girdiğinden bu yana kalem hastalığına yakalandım.Şöyle ki ne zaman dışarı çıksam ve hangi dükkanda kalem görsem, içimde hemen alma isteği oluşmaya başladı.O kadar renkli ve tatlılar ki hepsi benim olsun istiyorum.Eh! Tabi annemde bu durumdan belli süre sonra yakınmaya başladı. Yine cuma günü biraz alışveriş yapmak için dışarı çıktık.Bayağı bir şeyler aldık.Son artık eve geliyoruz gözüm kalemlere ilişti.
Eh! bende durur muyum hemen daldım ve gözüme hangisi güzel gözüktüyse aldım.

26 Kasım 2015 Perşembe

3.Yurt Dışı dresslink Alışveriş Kargom Geldi

Sonunda beklediğim kargom bu gün güvenle elime ulaştı.Bende beklemeden hemen fotoğraflayıp blogumda sizlere yayınlamak istedim.3. kez dresslink sitesinden alışveriş yaptım ve yine çok geç kalmadan ürünler elime ulaştı.Kargomu takipli istedim,buna göre kargo takibime baktığımda Kasımın 2 sinde ürünler kargoya verilmiş.Ayın 17 sinde ülke sınırlarına girmiş,aynı gün gümrükten İstanbul PTT şubesine gelmiş ve dün Ankara'ya gelmiş.Bu günde evime teslim edildi.PTT ağır ayak olmasa daha erken teslim söz konusu olurdu.Bu sefer aldığım ürünlerde ayak törpüsünün kutusu ezilmiş ve PTT yapışkanlı bandı üstüne yapışmıştı.PTT aşk olsun bu nasıl kargo getirmek böyle, azıcık dikkat etsenize sinir oldum size.ALLAH'tan ayak törpüsüne bir şey olmamıştı.Artık benim kargonun üzerine başka ağır kargomu koydular ne koydularsa.
***
Her neyse bakalım neler almışım;

Bu sefer hediye amaçlı bir alışveriş yaptım.Kendime hiç bir şey almadım.İlk önce annemin doğum günüydü,ardından kuzenimin bende ikisi için bir şeyler almak istedim.

24 Kasım 2015 Salı

İyi Bir Telefon Almak Şart

Ben bu son bir yıla kadar hiç telefonla ilgili değildim.Telefon kullanmayı sevmezdim.Benim için telefonla konuşmak sıkıcı,mesajlaşmak ise tam bir  işkenceydi.Fakat bu son bir yılda telefon benim ihtiyacım haline gelmeye başladı.Önce instagram olayı patlak verdi. Herkes instagram için bana yazınca bir gaz ile açayım dedim,gittim kuzenime açtırdım.Tabi akıllı telefonum olmadığından kullanamadım hesabı.Ardından internetten bulduğum fotoğraflar yerine neden kendim fotoğraf atmıyorum bloguma diye düşündüm.Bu seferde telefonumun görüntü kalitesi iyi olmadığı için çektiğim fotoğraflar tost makinesinden çıkmış gibi oldu.İkinci ihtiyacımda böyle ortaya çıktı.Zamanla sosyal hesaplarımda aktif olunca insanlar whatsapp gruplarına davet etmeye başladılar.Bir kaç kez -''Telefonum yok.'' desem de, -''Bu devirde telefonun mu yok?'' diye cevaplar aldım.Haliyle doğru söylesem de inandırıcı gelmedi.

21 Kasım 2015 Cumartesi

Hayalimde ki Ev

Çoğumuzun gibi benimde elime bir dekorasyon kataloğu geçtiğinde ilk yaptığım şey kafamda ev tasarlamaktır.Bir sürü ev dekore ederim,kendi kendime aksesuarlar seçerim evimin büyük ya da küçük olduğunu hayal ederim.Saatlerce kombinasyon yaparım.Yani yaparım da yaparım.Bu gün yine canım sıkıldı ve internet üzerinden kendi kendime ev tasarladım.Bunun üzerine neden bunu sizlerle paylaşmıyorum diye düşündüm ve paylaşmaya karar verdim.
Öncelikle çok sakin ve sadelik kaldıran bir kişiliğe sahibim.Genel olarak mat ve klasik tarzda şeylerden hoşlanıyorum..Hoşuma giden şeylere baktığımda vintage/retro tarzı ve soluk renklerden oluşan şeyleri seçmiş oluyorum.
Hayalime gelince;
Ben evleniyormuşum (tövbe de Zuzu) ilk defa kendime ait evim olacakmış,eşya almak için bir yere gitmişiz,orada damat tarafı da demiş ki (Bak bak) -''Kızım istediğin tarzda evini döşe hepsi kabulümüzdür.''(Evlilik arifesinde hangi aile karışmaz ki?) bunun üzerine bende evimi oluşturmaya başlamışım.Evim iki oda bir salon olsun  şimdilik çocuğum olunca  başka eve geçerim. :D
***

20 Kasım 2015 Cuma

Azeri Türkü mü, Azeri mi?

Çoğumuz gibi benimde internet ortamında rast geldiğim ve sohbet ettiğim Azeri arkadaşlarım oluyor.Arkadaşım olmasa bile herhangi bir yerde yazışma durumum olabiliyor.Kemikte aynı dili konuştuğumuz ve soydaş olduğumuz için kilo metrelerce uzaklıkta olsak da ilişkilerimiz diğer milletlerden farklı oluyor.İnternet sayesinde de böyle tatlı sevimli bir sürü arkadaş da edinme şansım oldu.Fakat benimde çok başıma gelen,zaman zaman youtube'da dahil çoğu sosyal hesapta denk geldiğim bir soru aklıma takıldı.
Şöyle ki,ilk tanışmanın sonrasında -''Azeri misin?'' diye sorduğumda -''Hayır Azeri Türküyüm,Azeri dememelisin.'' diye yanıt alıyorum. Bunun üzerine başka biri ile tanıştığımda kendimi düzeltip
-''Azeri Türkü müsün?'' diye sorduğumda bu seferde, -''Azeri Türkü değil, Azeriyim.'' yanıtını alıyorum.Aynı şekilde sosyal hesaplarda da Türkler bir şey yazdıkları da hemen altında bir müdahale söz konusu oluyor.Benim takıldığım nokta burada başlıyor ve sonuç olarak Azeri biriyle yazışmak istediğim de her seferinde çekinerek yazıyorum.Belli süre sonra kafa karışıklığı olduğu için kime ne tutturursam hesabı,o an hangi hitap aklıma geliyorsa onu yazmaya başlıyorum.ALLAH aşkına biriniz söyleyin bunun doğrusu nedir?Ben ve benim gibi bu duruma düşmüş kişiler,karşısında ki kişiye ne olarak hitap etmeli? Bir de neden biri başka bir hitap olarak uyarırken,diğeri başka bir hitap olarak uyarıyor bunun sebebi nedir?Gerçekten bu konuda çok cahilim ve biri beni aydınlatırsa sevinirim.

19 Kasım 2015 Perşembe

Dedikodu// Siwon Asker Oldu


Aslında başlığı Changmin ve Siwon asker oldu olarak açmalıydım, bu yüzden o şekilde açtığımı düşünebilirsiniz.

13 Kasım 2015 Cuma

3. Yaş Kitap ve Kozmetik Blog Çekilişi [Kapandı]

İlk çekilişim olacağı için pek bir heyecan yaptım.Cümleye nasıl başlayacağımı,ne yazacağımı hiç kestiremedim.Her şeyin zorluğu olduğu gibi bununda bir zorluğu olduğunu düşünüyorum.Umarım başarıyla çekiliş yapıp başarıyla çekilişimi sonlandırabilirim.Blogum 26 Aralıkta 3. yaşını doldurup 4. yaşından gün alacak.Bende bu yüzden çekiliş yapmak istedim.Aslında hem yılbaşı hemde yaş çekilişi olmasının doğru olacağını düşünüyorum.Ayrıca buna,yılbaşı çekilişi de diyebiliriz .Çok fazla uzatmadan  çekilişe  geçmek istiyorum.Bir hediye kutusu içerisinde çekilişimin içeriğini kitap,kozmetik ve bakım ürünleri birde  testerlardan oluşturdum.
Çam sakızı  çoban armağanı  içeriğim şu şekilde;
Kozmetik ve Bakım Ürünleri&Kitap

12 Kasım 2015 Perşembe

I wanna be Sup'Tar /2015 (Tayland)

Aranızda bu diziye başlayanınız var mı?Şayet bu aralar bayağı bayağı popüler oldu.Tayland dizisi izlemeyenler bile ayıla bayıla bu dizinin peşine düştü.İyi mi oldu?Evet iyi oldu.Çünkü Asya'da tek bir ülkenin olmadığını yavaş yavaş keşfetmeye başladılar.Bu da tabi ki benim işime gelmeye başladı.Kore'yi çok seviyorum ama gerçekten bazen çok fazla sevgi olunca etrafta beni bayıyor.Fakat böyle arada bir iki kişi farklı ülkeden izleyince ve ben onu görünce çok çok hoşuma gidiyor.Bu yüzden bu aralar,bu konuda keyfim çok yerinde.

Love Flight/2015 (Tayland)

-spoiler içermez-
Push'ı görür görmez -''Ben bu diziyi izlemeliyim.'' dedim kendi kendime ve vakit kaybetmeden başladım.Acaba bu Push ne yiyor ne içiyor,nerede büyüdü de bu kadar yakışıklı oldu merak içerisindeyim.Resmen adamı izleyeceğim diye alt yazıları kaçırır oldum.Bir insana bir gözlük bu kadar mı yakışır arkadaş? Bu Asyalı erkekler neden bu kadar yakışıklı oluyor.Birde genelinin gamzesi var çıldıracağım.Gamzeli yakışıklıya methiyeler dizdiğime göre diziye geçebilirim.

11 Kasım 2015 Çarşamba

Moon River/2015 (Tayvan)

-spoiler içermez-
Ben çok çok nadir öneriye göre izlerim.Bu dizide benim öneri ile başladığım nadir dizilerden biri oldu.İlk başladığı günden itibaren uyarlama olmadığı halde Boys Over Flowers yani
Hana Yori Dango'ya benzediği düşüncesine kapıldım.Konu farklılaşsa da kemik olarak dizi benziyor diyebilirim.Fakat işleyiş konusunda farklı olduğu için bambaşka bir dizi izliyormuş hissine kapılıyorsunuz.Eh!Bu da haliyle diziyi akıcı hale getiriyor.Dizide ki oyuncuları ilk defa izlediğim halde hepsini sanki daha evvel izlemişim gibi benimsedim.Dizide en çok hoşuma giden karakter başrol erkeğin karakteri oldu.Adamın sempatik bir duruşu ve mimikleri vardı,bu da beni ister istemez kendine çekti.

Şarj edilebilir diş fırçalarına dair doğru bilinen yanlışlar

Manuel diş fırçası şarj edilebilir diş fırçası kadar iyi temizler!
Yanlış.  İlk kullanımdan itibaren şarj edilebilir diş fırçaları manuel fırçalara oranla  2 kat daha fazla plak temizler. Bu özellik dişlerinizin yalnızca dış görünümü için değil, sağlığı için de oldukça önemli. Plak, dişin dış kısmını kaplayan bakteri tabakasıdır. Bakteriler yediğimiz yiyeceklerdeki şekerle beslendikleri için, zamanla asit oluştururlar. Bu nedenle bakterilerin diş yüzeyine yerleşmesi, diş ve diş eti hastalıklarının en önemli sebeplerinden biridir.
Oral-B’nin elektronik fırçalarının tamamında fırça başlıkları yuvarlak olarak tasarlanmıştır. Bu yenilikçi tasarım sayesinde her dönüşte farklı bir açıyla dişin tüm yüzeyinin temizlenmesine olanak sağlar. Küçük boyutuyla her bir dişin yüzeyine ve diş aralarına rahatlıkla ulaşabilir.
Şarj edilebilir fırçalar yalnızca ağız ve diş sağlığı konusunda problem yaşayan kişilere tavsiye edilmektedir!
Yanlış. Oral-B’nin yaptığı bir anket çalışmasında, katılımcıların %39’unun ancak dişleriyle ilgili herhangi bir problem yaşadıktan sonra şarj edilebilir diş fırçası kullanmaya başlayacaklarını belirttikleri görüldü.

Angel Magic/2014 (Tayland)

-spoiler içermez-
Bu dizi başrol kız sayesinde ayıla bayıla izlediğim dizi haline geldi.Her bölümde kızın sahnelerini iple çekiyor,her bir mimiğinin ekran görüntüsünü alıyor hale geldim.Kız o kadar yumuş yumuş ki her izlediğim de -''Şu kız yanımda olsa da şunun yanaklarını bir sömürsem.'' diye aklımdan geçirip duruyorum.İşin tuhafı dizinin başrol erkek oyuncusu da Push Puttichai Kasetsin.Artık, dizinin benim için nasıl ilgi çekici hale geldiğini siz düşünün.

9 Kasım 2015 Pazartesi

Kiss Me /2015 (Tayland)

-spoiler içermez-
Daha evvel Japon versiyonu olan Itazura na Kiss Love in Tokyo için versiyonların arasında en iyisi yazmıştım.Ta ki bu versiyonu başlayana kadar.İlk izlediğim Kore versiyonuydu,ondan sonra diğer çeviri bulan versiyonları tek tek izleme şansım oldu.Şu an bütün versiyonları gözümün önüne getirdiğimde vasat olan uyarlamanın Kore versiyonu olduğu düşüncesine kapılmaya başladım.Özellikle Tayland açık ara farkla çıtayı yükseltti.Bundan sonra her hangi bir ülke uyarlamasını yaparsa bu çıtaya kadar senaryosunu yükseltebilecek mi merak ediyorum.

I Am Sorry, I Love You/2015 (Tayvan)

-spoiler içermez-
Bu diziyi yazmak için uzun süredir sabırsızlanıyordum.Bu gün bunun için uygun olduğundan hemen yazı yazmak istedim.Şimdiden yazıyorum şuraya,uzun uzadıya bir yazı yazacağım.Sıkılmadan okumanızı diliyorum.Her neyse;yine bir Jasper dizisi,yine bir Tayvan dizisi.Tayvan dizilerinin beni çeken tarafı oyuncuların daha gerçekçi oynamaları ve yapmacık olmamaları oldu.Özellikle oyunculuk yönünden Jasper beni çok etkiledi.Adam güzel ağlıyor,güzel gülüyor,güzel rol yapıyor.Eh!Haliyle bu da beni bayağı bir etkiledi.Bu yüzden bu dizinin konusuna dahi göz gezdirmeden başlamak istedim.Şuan düşünüyorum da iyi ki bu diziye başlamışım.Eğer ki başlamasaydım böyle düzel konulu bir diziyi keşfetmemiş ve kaçırmış olacaktım.
Dizinin geneline önersek;

2 Kasım 2015 Pazartesi

Twitterda Anket Furyası

Çok zaman olmadı geçtiğimiz günlerde Twitter yönetimi anket eklentisini de ekleyerek büyük bir hata yaptı.Özellikle Türk kullanıcılara bence bu anket seçeneğinin açılmaması lazımdı.

31 Ekim 2015 Cumartesi

Oliva Banyo ve Duş Jeli & El ve Vücut Losyonu



Daha evvel parfümlü kolonyalar hakkında bir site yazmıştım hatırlarsınız.(tık tık)

Bu seferde yine o siteden bir ürün yazmak istiyorum.Bu sefer ki ürün daha doğrusu ürünler banyo duş jeli ve el vücut losyonu.

30 Ekim 2015 Cuma

Bir Tren Yolu Sorunu:Ölüme Davetiye

Benim tren yolunun karşısında oturduğumu artık sağır sultan bile duydu sanırım.Bu gün,sürekli kafama takılan bir konudan bahsetmek istiyorum.Gerçi iki tane konu var bu tren yoluyla ilgili ama önce ilki hakkında biraz yazmak istiyorum.Şuan bulunduğum semte yaklaşık 10-12 yıl önce taşındım.Bu 10-12 yıllık yaşamda bu gözler neler gördü,bu kulaklar neler işitti tahmin bile edemezsiniz.

27 Ekim 2015 Salı

Dedikodu// SCANDAL Grubu İstanbul'a Geldi

Asya Pasifik Şarkı Yarışması'na geçen yıldan itibaren Türkiye'de katılmaya başladı.Geçen yıl maNga grubu ülkemizi temsil etmişti.Bu yıl ise Murat Dalkılıç temsil etmeye hak kazandı.Yarışma festival havasında olduğu için kazanan olmuyor.Yarışmanın amacı Asya ülkelerinin birbirini tanıması ve yakınlaşması diyebiliriz. Geçen yıl Japonya'nın temsilcisi Sekai no Owari grubuydu.Bu yılda SCANDAL temsilci olmaya hak kazandı.İşin güzel yanı bu yıl ABUTV'nin İstanbul'da yapılacak olmasıydı.Festival'i 63 ülkeden 250’den fazla yayın kuruluşu yayınlayacak.Bu da ülkemiz için güzel bir tanıtım olacak.

Dedikodu// CNBLUE Grubu İstanbul'a Geldi

Asya Pasifik Şarkı Yarışması'na geçen yıldan itibaren Türkiye'de katılmaya başladı.Geçen yıl maNga grubu ülkemizi temsil etmişti.Bu yıl ise Murat Dalkılıç temsil etmeye hak kazandı.Yarışma festival havasında olduğu için kazanan olmuyor.Yarışmanın amacı Asya ülkelerinin birbirini tanıması ve yakınlaşması diyebiliriz. Geçen yıl Kore'nin temsilcisi 
Girl's Day grubuydu.Bu yılda CNBLUE temsilci olmaya hak kazandı.İşin güzel yanı bu yıl ABUTV'nin İstanbul'da yapılacak olmasıydı.Festival'i 63 ülkeden 250’den fazla yayın kuruluşu yayınlayacak.Bu da ülkemiz için güzel bir  tanıtım olacak.

Ucuz Yurt Dışı Alışveriş Sitesi dresslink Sitesinden Nasıl Alışveriş Yapılır?

Bana sürekli gelen sorulardan biri dresslink 'ten nasıl alışveriş yapılır?
Bu postum da bunu cevaplamak istedim.Umarım aydınlatıcı bir cevap olur.
Öncelikle bir kombin yapalım;
Mesela ben sonbahar için kıyafet almak istiyormuşum bu siteye giriş yapmışım  bir kaç bir şey  beğenmişim.

25 Ekim 2015 Pazar

Pilaten Hydra Suction Black Mask

Maskeyi dresslink sitesinden almış,bunun üzerine çok ilgi çekince yazmaya söz vermiştim.Fakat;şöyle bir şey söz konusu oldu.Ben yazmak istediğim zamanlarda hep bir engel çıktı.Bir türlü elim klavyeye gitmedi.Yoğun zamanları atlattıktan hemen sonrasında yazmamın doğru olacağını düşündüm.

23 Ekim 2015 Cuma

Analar ve Anneler (Dizi)

Kış döneminde yayınlanan bütün dizilere şans verdim ve izledim.Dikkatinizi çekti mi hep kadına şiddet,aldatılma gibi temalarla başladılar.Nerede o tatlı tatlı romantik komedi diziler.Nerede o masum aşklar.Cidden yaz döneminin ardından böyle diziler beynimizden vurulmuşa döndürdü bizi.Bütün yaz tatlı tatlı alıştırdılar daha sonrasında da pat acı gerçekleri önümüze sundular.Maalesef ki ülkemizde kadına şiddet ön planda olduğu için daha gerçekçilik katmak birazda reytinge oynamak için kadının acısı dizilerde tema olarak gösteriliyor.Keşke şiddet olmasa...
Her neyse bu kış dönemi ben hangi diziyi izleyeceğimi şaşırdım.Hepsi mi iyi olur arkadaş aralarında bir iki tane kötü çıksaydı ya?Maalesef ki yaz dizilerinin de devam etmesiyle ortalık çorba olmuş durumda.Hepsini de izleyemeyeceğime göre aralarından bir iki elemenin zamanı geldi.Fakat elemek istemediğim bir dizi dün akşam ekranlara müthiş bir şekilde giriş yaptı.

Dizi yorumu;
Dizi ilk dakikasından itibaren beni kendine çekti.Hazar Ergüçlü'nün sesiyle başlayan dizi,Sinem Kobal'ın sesiyle devam etti.Dizinin konusunun nasıl işleyeceğini nasıl bölümü tamamlayacaklarını tahmin etsem de kendine çekip merak uyandırıyordu.Hatta bu bana özel bir durum değildi.Dizinin yayınlandığı zaman sosyal medyayı da takip ettim.Özet olarak;çoğu kişi dibine kadar dram olduğundan izlemeye kalplerinin dayanmadığını,fakat; merak uyandırdığını ve devam ettiklerini yazmışlardı.Keza bende de aynı durum mevcuttu.Velev ki dizi,senaryo,oyuncular çok iyiydi.Beni ters köşe yapan iki oyuncu oldu.Biri Okan Yalabık,diğeri Binnur Kaya.İkisinin de sahnelerinde ağzım açık bir şekilde izledim.Özellikle Binnur Kaya'yı ilk defa bu kadar ciddi,bu kadar dominant gördüm.İşin tuhafı kötü bir rolü üstlenmişti.İlk defa onu bu rolde görmenin şaşkınlığıyla ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu da bir kez daha keşfetmiş oldum.Okan Yalabık'a gelince;bir insan bu kadar mı rolünü yaşar.Bu kadar mı mimikleriyle dolu dolu oynar hayret ettim.Bu iki oyuncunun yanında Hazar Ergüçlü'de kendini nasıl geliştirdiğini ispat etti.Kuzey Güney'den bu yana gözle görülür derecede oyunculuğunda çıtayı yükselttiğini gözler önüne seriyordu.Bütün oyuncular karakterlerine uygun,doğru seçilmişti.Dizinin genel havası hoştu.Kendini izletecek,akıcı türde bir diziydi.Vaktiniz varsa diziye şans vermenizi tavsiye ederim.

Dizinin ilk bölümü reytinglerde yayın zamanı 4. sırada, tekrarı  25. sırada bitiriyor.

ANALAR VE ANNELER

21 Ekim 2015 Çarşamba

Gamsız Hayat (Dizi)

Fark ettim de bu sezon başlayan çoğu diziler kan dondurucu sahnelerle başladılar.Bunlardan biri de bu diziydi.Dizi akışında  annemle birlikte bin bir senaryo uydurduk  böyle devamı olacak şöyle devamı diye.Fakat kesinlikle diziyi öyle güzel kurgulamış ki senarist  annemle ikimizi ters köşe yaptı.Hatta şuan yazarken  o gün ki tweetlerime göz gezdiriyorum da yükseldiği sahne beni bayagı bayagı etkilemiş.

19 Ekim 2015 Pazartesi

İnsanları Anlamaya Çalışmak

Dün maaş günümüzdü fakat faturaları da düşününce bu gün çekip faturaları yatırmak istemiştik.Zaten ucu ucuna zar zor yeten emekli maaşın yarısını faturalara vermek çok canımı yaksa da annemle birlikte postaneye girdik,sıra beklemeye başladık.Bir kişi iki kişi derken neredeyse 1,5 saat postanede beklemek zorunda kaldık.1,5 saatin sonunda hala bekliyor olmak beni çok sıkmıştı.Fakat annemin iddiası yüzünden postanede beklemeye devam ettik.Sonra bir adama sıra yandı.Bu sıra engelli sırasıydı.Adam faturaları uzattı,postacı kız engelli abimize onun olup olmadığını sordu önce.''Beni kahvehaneden yolladılar benim değil dedi.''.Daha sonra postacı kızımız ''Kahvehanede mi çalışıyorsunuz?'' dedi.Bu güzel,büyük ihtimal zihinsel problemi olan abimizde gülerek ''Hayır.'' dedi.Sonra o güzel abimiz gülümseyerek dekontu alıp çıktı.O sıra da kafamdan kaynar sular indi.Yazarken bile hala canım çok sıkılıyor.Kalbim küt küt atıyor,yazının sonunu sakince getirebilir miyim bilmiyorum.Her neyse şimşekler çaktıktan sonra kafamda senaryolar üretmeye başladım.

15 Ekim 2015 Perşembe

Dedikodu// Donghae Asker Oldu

Hamsiden sonra Balığı'da yolcu ettik.Üst üste gelince asker yolcuları ELF'ler serseme döndü.Neyse ki Siwon'un daha koskocaman bir ayı var o zamana kadar bu kafa karışıklığımız bu sersemliğimiz biraz olsun geçer diye düşünüyorum.Donghae sessiz bir şekilde askere gitmeyi tercih edenlerden oldu.Yani;her hangi bir hayran buluşması ve ya bir etkinlik olmadan direk olarak teslim olmaya karar vermiş.Zaten daha evvelde yanlış hatırlamıyorsam bunu belirtmişti bu durum beklenilen bir şeydi.İşin tuhafı aynı zamanda bu gün Donghae'nin doğum günü olması.(Doğum gününde askere mi gidilir sende) Sosyal hesaplarda ortalık karışmış durumda yarısı doğum günü kutlamasına devam ederken yarısı karaları bağlamış üzüntülü güncellemeler yapıyorlar.Zaten karışık olan kafalar daha bir karışmış durumda.Beklenilen bir durumdu bu ama hazırlıksız gibi mi yakalandık ne oldu anlamadım.Her neyse Donghae içinde 1 yıl 9 aylık bir serüven başlamış bulunuyor.İnşallah zor geçmez ve hızlı bir şekilde onun için zaman akıp gider.Asker polis olacağı için pek fazla zorlanacağını düşünmüyorum ama belli de olmaz.Balık bu her yerde kendini sevdirir diye düşünüyorum.Hüzünlü bir günde olsa gurur verici bir günde bizim için.Seninle gurur duyuyoruz balık.Umarım sağ salim geri dönersin,ELF'ler her zaman seni bekleyecekler ve sevecekler..

14 Ekim 2015 Çarşamba

Kara Sevda (Dizi)

İlk bölümünden beni etkileyen nadir dizilerden biri bu dizi oldu.Dizi başladığı dakikadan itibaren başka bir havayla başladı.Burka Özçivit ve Neslihan Atagül'ün aurası direk olarak izleyiciye geçiyordu.Keza ikisinin arasında ki kimya çok çok iyiydi.Dizide beni çok fazla etkileyen sahne oldu.Özellikle Neslihan'ın ağladığı sahne ve maden sahnesi beni çok etkiledi.Neslihan çok gerçekçi ağlıyordu.Rolüne mi kendini kaptırdı anlamadım ama gözler dudaklar bir şişti gözlerime inanamadım.Sanki gerçekten öyle bir durumdaymış gibi ağlıyordu.Maden sahnesine gelince;izlerken hep aklıma maden faciaları geldi içim çok ürperdi gözlerim dolu dolu oldu.Maden şehitlerimize de ALLAH'tan gani gani rahmet diliyorum.Dizi hakkında fazla yazıp spoiler vermek istemiyorum.Bu yüzden kısa kesmenin doğru olacağını düşünüyorum.Şiddetle bu diziyi izlemenizi tavsiye ediyorum.İlk bölümde çok sağlam bir senaryoyla başladı umarım diğer gelecek bölümlerde bu bozulmaz ve hep böyle devam eder.
Dizinin ilk bölümü reytingler de yayın zamanı 3. sırada, tekrarı ise  18. sırada bitiriyor.

KARA SEVDA

Hatırla Gönül (Dizi)

Diziler bir bir başlarken bir tane daha psiko manyak baş karakterli dizi başlamış bulunmakta.Eve Dönüş dizisinde ki Tardu Flordun'un oynadığı karakter, Onur Saylak'ın oynadığı karakterin yanında melek kalıyordu.Hele ki ilk bölümde Gökçe ile tartıştığı bir bölüm vardı ki ailecek ağzımız açık kaldı.Kadına şiddet temalı dizileri desteklemesem de çok sevdim ve bu dizi tutar gibi geliyor.Ana temasının yanı sıra konusu genel olarak çok güzeldi.İşleyiş yönünden hareketli bir diziydi akıcı ve seriydi.Sıkıldığım bir an olmadı hatta 2. sefer tekrarı verildiğinde tekrar izlediğim diziler arasında yerini aldı. Oyunculara gelince Onur Saylak oyunculuğu diye bir şeyin olduğunu uzun zaman sonra yeniden keşfetmemize sebep oldu.Gökçe Bahadır zaten efsaneydi, o kadar gerçekçi oynuyordu ki tüylerimi diken diken etti.Engin Öztürk'e gelince ben bu adamın oyunculuğunu sevmiyorum.Mimiklerini filan tam anlamıyla kullanamıyor gibi geliyor fakat başka biri onun rolünde olur muydu diye sorarsanız.Maalesef hayır derim çünkü tam anlamıyla rolüyle bağdaşmıştı bu yüzden başka bir oyuncuyu yerinde düşünemiyorum.Vaktiniz varsa Türk dizilerini seviyorsanız denemenizi tavsiye ederim.
Dizi reytingler yayın zamanı;10. sırada,tekrarı 15. sırada bitirdi.
HATIRLA GÖNÜL

13 Ekim 2015 Salı

Dedikodu// Eunhyuk Asker Oldu

Bu yıl gidecek son 3 askerimizden bir tanesini gün itibariyle yolcu ettik.Sungmin ve Shindong'tan sonra asker sayımına Eunhyuk'da katıldı.

9 Ekim 2015 Cuma

Tıkandım mı ne?


Bu arlar çok fenayım bütün yazmak istediğim konu başlıklarını tüketince konu kalmadı.Bir de üzerine izlediklerim üst üste katlanınca sadece izlediklerimi yazıyor gibi bir hava oluşmaya başladı blogumda.

Eve Dönüş (Dizi)

Çarşamba  günü süper bir dizi ekranlarda yerini aldı.Fakat dizinin teknik olarak bir kaç problemleri vardı.Geçişler sorunlu,bazı sahneler bozuk ve dublajda eksiklik vardı.Buna rağmen konusu ve oyuncu kadrosuyla dizi kendini izletti.Dizinin yayınlandığı saatlerde sosyal medyada hayli bir ilgi gördü.Çoğu kişi dizinin ilk bölümünü tweetleriyle taçlandırdı.Genel konu olarak psikolojiyi bozacak nitelikte bir diziydi.Dizinin ana teması bence; kocana bile güvenmeydi.Neler oldu neler dizide,her bir sahnesinde yok bu kadar da olamaz dedirtti.Sevdiğim oyunculardan İpek Erdem; nasıl bu kadar pislik olabildi şaşırdım.Onu hep cici rollerde görmeye alışık olunca bir yadırgadım.Onun harici Tardu Flordun rolünde kendini bulmuştu,resmen rolüyle bütünleşmişti.Bir başka hoşuma giden şeyse Cansel Elçin'in kendi sesini kullanmasıydı.Şükür niteliğinde ki bu devrimi ile kendisini kutluyorum.Keza;ses tonu ne kadar yüzüne uymasa da,oyunculuğunun izleyiciye aktardığı vurgularını şimdi tam anlamıyla ortaya çıkarmıştı.Dilşad Çelebi ve Merve Oflaz'ı yakıştıramadım pek.Merve, tam anlamıyla rol yapamıyor kendini azıcık geliştirmesi lazım.Dilşad yerine de konuk oyuncu Zeynep Özder'in oynamasını çok isterdim. Fakat sadece estetik bölümüne kadar rolü vardı. Keşke tam tersi olsaydı dediğim doğrudur.Dilşad Çelebiyi sevmediğimden değil de hani Zeynep daha çok yakışırdı diye düşündüm.Dizi çok güzeldi,akıcıydı.Eğer ki kurgusu tam anlamıyla oturur ve bozmazsa iyi gideceğini düşünüyorum.

Bunların harici, maalesef ki  bu dizi hakkında ,dizi başlar başlamaz yine bir Kore fanı itemi oluştu.Birth of a Beauty dizisine benzettiler.Fakat iki dizi hakkında sadece yüz değiştirme ameliyatı söz konusuydu.Zaten Kore dizisini de izleyenler olayların ne kadar farklı işlendiğini anlayacaklardır.Ufacık bir konu benzerliğine gitse hemen -''Aa! bu Kore dizisi.'' demeyi ne zaman bırakacaklar çok merak ediyorum.Türleri bile aynı değil dizilerin,artık taktir sizindir.Ben yine de bu  postuma bu diziyi düşüncelerimle ekleyeceğim.Her neyse ;Türkiye'de ve Dünya'da buna benzer çok dizi yapıldı.Benim aklıma gelen ,Ezel,Sahra,Kurtlar Vadisi,Aşkın Bedeli ve bir yenisine de bu dizi eklendi.
Peki sizin bu şekilde olan başka yerli ve yabancı yapım aklınıza geliyor mu?

Hadi dizimiz hakkında biraz detaya girelim;
Dizinin ilk bölümü yayın sırasında 5. sırada,tekrarı ise 13. sırada bitirdi.

Eve Dönüş

6 Ekim 2015 Salı

Junjou Romantica (Anime)

Anime 3. sezon finalini de yaptığına göre yazmak kaldı geriye.Tek kelime ile ben bu seriye bayılıyorum.Çünkü aşkı gerçek anlamda izleyiciye geçirebiliyor.Ortada bir aşk var ve o aşk Usami'nin aşkı.Kaç kız Usami'nin aşkından aşk istemez ki?Bence serinin en etkileyici karakteri de Usami.Evet diğer çiftler de çok tatlı çok şeker ama Usami bir başka.Maalesef ki Usami ne kadar tatlıysa partneri Misaki'de o kadar itici.Sezon oldu 3 hala salak,hala aptal.Genel açıdan bakarsak bütün karakterler çok iyi.Hikaye doğru şekilde anlatılıyor ve o duyguyu yaşıyorsunuz.Yani;karakterler üzüldüğünde üzülüp,sevindiğinde sevinebiliyorsunuz.Seslendirmenlere gelince seiyuu'ların hepsi burun kanatır cinsten.Anime fazla izliyorsanız tanıdık seslere denk gelmeniz mümkündür.Her sezonundan ayrı bir tat alacağınızı garanti edebilirim.Eğer ki shounen ai ve yaoi türünü (erkekxerkek) seviyorsanız ve hala izlememişseniz bu sizin için büyük kayıptır.Hiç beklemeden başlamanızı öneririm.
Junjo Romantica: Pure Romance 
( 純情ロマンチカ/ピュア ロマンス ,
Junjou Romanchika,Pure-Hearted Romantica)

Jack et la mecanique du coeur-Clock Heart (Animasyon)

Azıcık gülerim diye açıp acı dolu bir hikayeyle karşılaşmam bir oldu.O kadar çok hüzünlendirdi ki beni utanmasam içli içli ağlayacaktım.Bazen animasyonlar gerçeklerden daha çok üzüyor,daha çok insanın kalbine işliyor.Bunlardan biri de bu animasyondu.Aşkın nasıl acı verdiğini çok iyi işlemişlerdi.Animasyonun kendine has çizimi  karakter seçimiyle uymuştu.Renkleri tam kıvamındaydı.Beni takip ediyorsanız bilirsiniz o benim sevdiğim karamsar renklerden oluşuyordu bu da konuya temaya çok uygundu.Başlarında birazcık sıkıldım aslında acaba dedim fakat devam ettikçe çok güzel bir animasyon olduğunu keşfettim.Vaktiniz varsa şans verebilirsiniz.
Jack et la mecanique du coeur
(Jack and the Cuckoo,Clock Heart)
Tasarım:Sawako Kuronuma