31 Ağustos 2015 Pazartesi

Kışlık Menemen Yapılışı

Geçen yıl turşu kurmayı öğrenince bu yılda diğer bir kışlık olan menemenliği yapmak istedim.Becerebildim mi konusuna gelince becerebildim.Hatta bu sabah tadına bakmak için kahvaltı da küçük şişelerden birini açtık bile.Tadı güzel olunca annemin tarifini sizlerle paylaşmak istedim.
Malzemeler;

Dışarı Çıkınca Para Harcıyoruz Evde Mi Otursak?

Dış kapıdan adımımı atar atmaz bir para harcama potansiyeli geliyor içten içten.Hiç bir şey almazsam muhakkak karnım acıkıyor en ucuzundan simide para harcıyorum.Ben normalde çok asosyal bir insanım.Bu geçmişten gelen bir şey değil.Bazı sıkıntılardan dolayı tercihimi bu yönden kullandım.Yani;demem o ki çevremde ki bütün herkesi kendimden uzaklaştırmayı tercih ettim.Bir de büyüdükçe insanların gerçek halini görüyorsunuz ya ondan kaynaklı oldu benim.Neyse bu zaman içerisinde yiyiciler azalınca ister istemez paranın kıymetini ve tutumlu olmayı öğrendim.Buna rağmen ne zaman dışarı çıksam muhakkak para harcama isteği duyuyorum.

29 Ağustos 2015 Cumartesi

Sivilce ve Lekeleri Yok Eden Bitkisel Yağ / Sarı Kantaron Yağı

Bir gün komşumla otururken uçuğumun izinin asla gitmediği ile ilgili dert yanmıştım.Laf lafı açtı,laf lafı açtı daha sonra lafın arasında  yanığı için sarı kantaron yağı aldığını ve  yıllardır olan izin gittiğini  söyledi.Benim aklıma takıldı bu durum tabi, olabilir mi böyle bir şey, mümkün mü dedim kendi kendime.Dur dedim ben bunu facebook hesabımda bir sorayım muhakkak bu konu hakkında bilen  kızlarımız vardır dedim.Nitekim öylede çıktı benim post bayağı ilgi gördü ben sonradan keşfetsem de yıllardır kullanan kızlarımız varmış.

28 Ağustos 2015 Cuma

Atashinchi No Danshi/2009 (Japonya)

Çılgın Japonlar dizileri coşturuyorlar.Bunun başka bir açıklaması olamaz herhalde.Ya dizileri çok şenlikli ya da salya sümük halde bırakan tarzda.Cidden şu kimyalarını çözemiyorum nasıl da insanların her ruh haline göre dizi yapabiliyorlar aklım ermiyor.Bazen çok soğuyorum dizilerden filan o zamanlar Japon dizileri resmen ruhumu o karanlıktan aydınlatıp temizliğe doğru götürüyor.Ruh halim değişiyor ayol.Her üç dizinin beşinde Japonların deyimiyle güzellik tanrıçası Horikita Maki oynadığı için bu dizide de baş rolde Maki var.Maki bu dizi de altı tane adamla uğraşmak zorunda hemde bu altı adam ona kağıt üzerinde ki kocasından miras olarak kalıyor.Yani;atsan atılmaz satsan satılmaz cinste bir durum.Dizi çok akıcıydı,komikti,çatlaktı,hadi canımlı bir diziydi.Ben sevebileceğinizi düşünüyorum bence bir deneyin.
Atashinchi no Danshi
(アタシんちの男子,My Boys家族以上、恋人未満!? , 
Kazoku Ijo, Koibito Miman!?,More Than Family But Less Than Lovers)

26 Ağustos 2015 Çarşamba

When I See You Again/2015 (Tayvan)

-spoiler içermez-
Dizimiz ana tema olarak ''İnsanlar üzerinde ki ilk  izlenimimiz doğru mudur?''(Toparlayamadım cümleyi arkadaş.)Yani; ilk tanıştığımız insanı doğru mu tanıyoruz ya da her hareketi doğru mu algılıyoruz bunu işliyor esasen.Kafamızda kurduğumuz şeylerin ne kadar doğru olduğunu sorgulatıyor dizi.Dizi tür olarak romantik komedi olmakla birlikte akıcı ama bir o kadar da klasik bir konu işliyor.Hemen hemen herkesin seveceğini düşündüğüm dizi de bana albenisini gösteren başrol erkek oldu.Sanırım ilk defa bir başrol erkeğe aşık oldum diyebilirim.Yok yok rolü değil bildiğiniz oyuncunun tipine aşık oldum.
Tipe bak ya

25 Ağustos 2015 Salı

Bloga Yazar ve Yönetici Ekleme-Kaldırma

Ben bu yöntemi süresiz kullanacaklara asla tavsiye etmiyorum.Ortak işten hayır gelmeyeceğine inanıyorum.Bence herkes kendine ait blog açsa daha mantıklı olur.Yarın bir gün ortak açtığınız kişiyle anlaşamaz küsersiniz,blogu birinizden biriniz almak zorunda kalırsınız.Biri alsa diğerinin emeği var,öteki alsa ötekisinin emeği var.Sonuç olarak işin içinden çıkmaz ve bütün emeğinizi çöpe atarak blogu komple kapatmak zorunda kalırsınız.Bir başkası ise sonradan yönetici eklemek.Özellikle sanaldan güvenip yönetici ekleyip hadi ortak blogumuz olsun deyip sonra o sanaldan güvendiğiniz kişi sizi yöneticilikten atıp kendi blogu olarak blogunuzu kullanabilir.Blogunuz söz konusu olunca her zaman en kötüsünü düşünün.Bir adım atarken beş defa düşünüp bir kez uygulayın.''Babana bile güvenme sözünü'' asla unutmayın.Emek sizin emeğiniz blog sizin blogunuz.Tabi bunun yanında şöyle bir durum var.Blogunuza konuk yazar alabilirsiniz ve ya blogunuza tema yaptırıyor olabilirsiniz.Bu gibi durumlarda geçici olarak tema yapanı yönetici ve ya konuk yazarı yazar olarak ekleyebilirsiniz.Fakat yineliyorum süresiz yetkiyi ben tavsiye etmiyorum.Yine de tabi ki sizin takdiriniz,sizin blogunuz,sizin düşünce yapınız.

***
Şimdi Bloga yazar ve ya yönetici nasıl eklenir onu sizlerle paylaşıyorum.

24 Ağustos 2015 Pazartesi

Çocuk Yüreği

Çocuk hayal gücünün yanı sıra çocuk aklı ve çocuk yüreği diye bir şeyde var.Bu yürekli çocuklardan biri de benim kuzenim.Kendisi 8 yaşında ve yüreği kocaman bir çocuk.(İlkokul 2. sınıfa başlayacak bu yıl) 6 yaşından bu yana böyle resimler çiziyor.

23 Ağustos 2015 Pazar

Yaz'ın İmtihanı: Sivri Sinek

Bu yıl ki savaştan gazi olarak ayrılacağım gibi gözüküyor.İşin tuhafı her yıl daha da arsızlaşıyorlar.Sinek ilacı sıkıyoruz fayda etmiyor,kesin ölmüştür dediğimiz bir boşluğumuzda bizi gafil avlıyorlar.Sinek ilacında denemediğimiz marka kalmadı,şu prize takılanlardan da aldık o da bana mısın demedi.Hatta netten bakıp daha doğal yöntemlerde denedik.Yok arkadaş yok ölmüyorlar.

22 Ağustos 2015 Cumartesi

Toprak Kokusuna Uyanmak

Bu günlerde Ankara'da her sabah 6.00-7.00 arası yağmur yağıyor.Yaz günü olduğundan haliyle evde ki çoğu cam açık oluyor.Sabah uykusunun en tatlı yerinde burnuna birden toprak kokusu gelmeye başlıyor.Ardından yavaş yavaş yağmur sesi duymaya başlıyorsun.

21 Ağustos 2015 Cuma

dresslink Alışverişi #Kararsızlıklar

Daha evvel dresslink.com sitesinden alışveriş yapmıştım  ve kargom için yazı yazmıştım.(tıktık ) Şimdi yine bir   alışveriş yapmak istiyorum fakat çok kararsız kaldım.Şöyle ki  asyalılar beni zorluyor.O kadar inceler ki   acaba onların kalıplarına göre mi  kıyafetler diye düşünmeden yapamıyorum.Şimdi ben kalıbına göre M,L  giyiyorum ama  asya kadının düşününce XL mi giyiyorum acaba?Birde orantısız bir vücut yapım var benim.Düşünsenize 50 kg bir bayana bile kilolu diyorlar.Bu düşüncede olan bir milletin kalıpları nasıldır ALLAH bilir.Kafam karıştığı için sizlerle bu konuyu paylaşmak ve gözümün kaldığı kıyafetleri göstermek istiyorum.
Sitede gözüme çarpan fakat  acaba dedirten kıyafetler şunlar;
Birincisi Kore tarzı bu ''pantul ''

20 Ağustos 2015 Perşembe

Dedikodu//Super Junior Üyesi Kibum S.M. Entertainment'ten Ayrıldı

Sanırım buruk bir gün oldu ELFler için.Kibum'ın gruba tekrar dönmesi beklenirken SM ile sözleşmesini bitirdi.Bunun üzerine ELFler Kibum için sosyal hesaplarından destek mesajları yolladılar.Kibum 2010 da Super Junior grubundan ayrılarak SM bünyesinde oyunculuk yapıyordu.Fakat her zaman hem grup üyeleri hemde Kibum'dan geri dönmesi için yeşil ışık yakılmıştı.Nasip olmadı.

Tenno no Ryoriban/2015 (Japonya)

-spoiler içermez-
Son zamanlarda izlediğim en ilginç dizi bu dizi sanırım.Asya dizilerinin klişeliğinden sıyrılmış güçlü ve oturaklı konusu olan bir dizi.Dizinin en başında beni çeken şey,oyunculuğunu sevdiğim Takeru Satoh oldu.Onun rolü çok ilginçti.Kocaman bir adam nasıl olur da küçük bir çocuğu canlandırabilirdi.26 yaşında olduğunu bilmesem evet bu çocuk 15-16 yaşında derim.Tuhaf bir şekilde küçücük duruyor bu adam.Ay birde aynı yaşıtız biz.
Bunun yanında saf bir karakteri canlandırmış olması çok hoşuma gitti.Değişik bir yemek yediğinde ki o tepkisi anlatılmaz izlenir şekildeydi.Bunun yanında eşini canlandıran kız Haru Kuroki ,çok güzel bir kız ama rol icabı birazcık kızın suratını tuhaf yapmışlar.Hafif çirkin ama bir o kadarda kalbi güzel bir kızı canlandırması ayrıca onunda 25 yaşında olup 15-16 yaşlarında gözükmesi rolünü ne kadar iyi yaptığını gösteriyordu.Başrol karakterleri böylece çok sevmiş oldum.Bunun yanında diğer roller eğer ki japon dizileri izliyorsanız başka dizlerden tanıyabileceğiniz oyunculardı.Usta diyebileceğim oyuncular hakkında bir şey yazamıyorum bile.Adı üzerinde çünkü usta.

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Dağınık Yatak

Kalkar kalmaz bu fotoğrafı çekme gereği duydum.Çünkü artık şu alt çarşaftan bıkmış durumdayım.Tamam çarşafı anlarımda altında ki lastikli koruyucuya ne oluyor? Bu neyin isyanı böyle çözebilmiş değilim.Her sabah titiz bir annenin kontrolünde jilet gibi düzeltilmek zorunda olan yatağın bir gece uyuduktan sonra geldiği hal bu.

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Bir trnd Projesi // Bepanthol Cilt Bakım Kremi

trnd 1.000 kişilik bir projeye başlamıştı bende bu projeye katılma imkanı buldum ve sonuç olarak bu 1.000 kişiden biri oldum.Ben tatildeyken teyzem kargomu aldı bu arada o benim yerime bir güzel okuyup görüş almış bile.Ben kargoma dün ulaştım.Şimdi sırada çevremle  paylaşmak ve görüşlerini almak kaldı.

16 Ağustos 2015 Pazar

Blogum ile İlgili Pişmanlıklarım

Herkesin blog konusunda cahil olduğu bir dönem muhakkak olmuştur.Tabi ki benim de oldu.Belki de hala ileride pişman olacağım şeyleri yapıyor olabilirim.İnsan öğrendikçe,gördükçe yanlış yaptığı şeyleri keşfediyor ve sonuç olarak keşke dediği noktalar oluyor.Ben bu yazımda geçmiş ile ilgili keşkelerimi sıralamak istiyorum.Bu yazı biraz günah çıkartma olacak gibi.Bakalım bunlar nelermiş.


15 Ağustos 2015 Cumartesi

renklitirtil Tatilden Döndü

Beni özlediniz mi ya da merak ettiniz mi bilmiyorum ama ben tatilden döndüm.Sessizce gidip gelmeyi planlamıştım.Hatta gitmeden önce yokluğumu aramayın diye planlı yazı yazarak sanki buradaymışım havası da vermeyi ihmal etmedim.Ayın 7 sinden 14 üne kadar biraz kafa dağıtmak,biraz da kendimi denemek amaçlı kısa bir Karadeniz Ereğli tatiline çıktım.Aslında bu gezi şu mimden çıktı.tıktık

9 Ağustos 2015 Pazar

Heropanti (Film)

Bir sürü yazılacak dizi,bir sürü yazılacak Hint filmi,bir sürü yazılacak anime beni bekliyor fakat ne zaman bu kadar şeyi tamamlayacağım bilmiyorum.Ramazan ayı içerisinde tavsiye üzerine izlediğim bu filmi bile şimdi yazıyorum.Artık siz düşünün post yoğunluğumu.Bir de hani blogum sürekli dizi film yazan bloglara dönsün istemiyorum ama gel gelelim ki hepsi hakkında düşüncemi yazma geregi de duyuyorum.Bakalım ben bu işin içinden nasıl çıkacağım.

Filme gelirsek;
Başta film çok ekşınlıydı.Dövüş sahnelerinden benim gibi hoşlanıyorsanız sizde o sahnelerde muhakkak hop hop olacaksınızdır.''Vay anasını,işte buuuu!!'' dediğinizi duyar gibi oluyorum.Cidden hakkını vermek gerekirse film on numara beş yıldız bir filmdi.Özellikle filmin son sahnelerinde vays kaslara bak olduğum doğrudur.Genel olarak film akıcıydı,hiç sıkılmadım.Romantizm yerli yerindeydi.Oyuncuları daha evvel izlemedim.Zaten baş kahrmanın ilk filmiydi.Baş kahramanımız rolüyle bütünleşmişti.Sempatik bir çocuktu.Kızın ALLAH var şimdi dehşet bir çekiciliği,güzelliği vardı.Geride kalan oyuncuları da zaten çoğu filmde gördüğümüzden onların oyunculuğu hakkında yazmak bile olmaz.İşin özü bence izleyin gerek dansları ,gerek senaryosu, gerek oyunculuklarıyla göz dolduran bir film olmuş.Şimdiden iyi izlemeler.
Heropanti

8 Ağustos 2015 Cumartesi

Omoide no Marnie (Anime Film)

Stüdyo Ghibli'nin son çalışması olan Omoide no Marnie yılın 4. ayında sonunda alt yazı buldu.Fakat ben bilgisayar problemim yüzünden izleyememiştim.Sonunda izleme şansına sahip oldum.Filmi bitirir bitirmez hemen bloguma doğru yöneldim.Fakat yazıyı taslaklara kayıt ettim ve bu gün tamamlıyorum.Bir hafta sonra yeniden yazıya yönelebilmem bir mucize oldu diyebilirim.Gerçekten insanın kişisel bilgisayarının olması gibisi yok.Nasılda özlemişim ayh!Neyse hemen filme geçeyim.

Stüdyo Ghibli ruhunun diğer stüdyolardan neden farklı olduğunu bir kez daha gördüm diyebilirim.Hatları belirsiz kahramanlar,saf sevgi ve ders verici bir alt yapı.İşte stüdyo Ghibli'nin ruhu bu kadar basit.Zaten Ghibli'den çıkan herhangi bir şeyinde tutmadığını ya da kimseyi etkilemediğini görmedim. Omoide no Marnie'de bunlardan biriydi.Hiç beklemediğiniz bir anda sizi ters köşe yapabilen bir anime yapmışlardı.Üzüldüğüm yerlerde oldu,güldüğüm yerlerde oldu en önemlisi kendimden bir şeyler bulduğum yerlerde oldu.O kadar akıcı bir konusu vardı ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.Başta aslında çok gizemli gelmişti. Acaba bunun sonu ne olacak diye düşünmüştüm.Hiç tahmin edemeyeceğim bir şekilde bitince kala kaldım.Nasıl bir mantık,nasıl bir düşünceydi aklım almıyor.Keşke gerçekten böyle şeyler olabilse diye düşünmüştüm.Anime hakkında fazla yazmaya gerek yok aslında, hiç düşünmeden bence izleyin.

When Marnie Was There 
(Memories of Marnie,Omoide no Mānī,
思い出のマーニー, Omoide no Marnie)

7 Ağustos 2015 Cuma

Tren Trafik Işıklarının Bir Anlamı Varmış

Aslında fotoğrafını çekmiştim Tren yolunun  fakat içime sinmedi nedense.Bu yüzden bende gif koymaya karar verdim.

Bir apartman boyunda ki tren yolundan trenler geçerken hiç dikkatimizi çekmiyor o kadar alışmışız ki geçtiğini filan hissetmiyoruz.Evi sallayan yük trenleri bile bana mısın demiyor artık.Her neyse bir kaç ay önce inek gibi tren yoluna bakarken birden ışıkların değiştiğini gördüm.

6 Ağustos 2015 Perşembe

Ejderhalar Gerçek Değilmiş

Çocukluğumun efsanesi Ejderhalar gerçek değilmiş.İnanabiliyor musunuz ağzından ateş saçan dinozor görünümlü tuhaf şey gerçek değilmiş.Bunu öğrendiğimden bu yana pek iyi değilim.25 yıllık hayatımın bütün inancımı yitirmiş durumdayım.Oysa ki pazar banyosundan sonra o uzak dogu temalı filmlerle uykuya dalardım.Kardeşim savaşçı ben ejderha olur halı lavlarla kaplı olurdu.Şimdi söyleyin bana hangi hayal beni ayakta tutabilir.Oysa ki ejderhalar kötü adamları ateşiyle yenerdi.Pokemon izlerken kapışma olduğunda en çok Charmander'i seçerdim.Ya o evrimleri Charmeleon ve Charizard evrimine ulaştığında ki o heyecanım...Ah! hepsi birer yalanmış.

5 Ağustos 2015 Çarşamba

Pratik Bilgiler-Bunları Biliyor muydunuz? #2

Daha evvel 1. sini yazmıştım.(tıktık) Şimdide 2.sini yazmak istiyorum.Bu pratik bilgilerin işinize yarayacağını düşünüyorum.Bakalım bu bilgiler nelermiş;

1.Kahve Telvesi:

İçilen kahve telvelerini atmayın.Kahve telvelerinizi mutfak ve ya banyo lavobalarınıza dökün ve bol suyla aktın.Yağları temizler,kokuları giderir.


2.Etlerin Yumuşak olması için:

Bakır olamayan bir kapta etin suyuna bir çorba kaşığı sirke koyun ve 2 saat bu suda bekletin.Biftek gibi şeyler içinse;sirke ve zeytin yağı ile iyice ovun 2 saat bekletin.

4 Ağustos 2015 Salı

Blogspot'ta Bir Blog Nasıl Mimlenir?

Öncelikle yeni blog açmışlar ya da daha önce mim açmamışlar için mim'in ne demek olduğunu anlatmak istiyorum.Birileri size mimlendin yazıp link attıgında sizi etiketledim size cevap hakkı verdim demek oluyor.Tıpkı Facebook ve ya Twitterda yaptığımız gibi.Tek arkada ki fark mimleme işlemi ve mimleyince kişilere bildirim gitmemesi.Cahil dönemimde bana mim gelmişti sonra nete mimlendin yazıp çıkan mimlere göre yapmıştım.ardından kimse karşılık vermediğinde üzülmüştüm.Meğersem mimlediğim kişilere bildirim gitmiyormuş bu yüzdende o kişiler bi haberlermiş.İşte bu benim mimle olan imtihanımdı.bunu yaşamamanız için bu postu yazma gereği duydum.
Mim'de bilinmesi gerekenler;

Türk Dizilerine Uyarlanan Kore dizileri

Bu konuyu açmamın sebebi bu yıl yaz döneminde bir kaç dizinin Kore dizisinden aynı anda uyarlanması oldu.Öncelikle uyarlamanın ne demek olduğunu size anlatmak istiyorum.Uyarlama dediğimiz şey;orijinalinin yayınlandığı kanaldan yasal yollarla alınıp ülkenin kültürüne, inancına ,diline en baştan çevrilmesi demektir.Fakat öyle şeyler gördüm ki artık ne diyeceğimi bilemiyorum.Uyarlama senaryo ibaresi kullandığı halde dizileri çalıntı mı yapmadılar, hırsız mı demediler ağzı açık bir sürü şey okudum.Bunun üzerine hangi diziler alınmış bir post açma geregi duydum.

Öncelikle Kore dizilerinin çoğu diğer asya ülkelerinin (japonya,çin,tayvan,tayland vb.) ve ya bir kitap,anime,manga,manhwa , sinema filmi ya da batıdan herhangi bir ülkenin dizisinin uyarlaması olarak yayınlanıyor,yayınlanabiliyor.Yılda en az 100 küsur dizi oynuyor.Bunun atıyorum 50 si uyarlamaysa 50 si orijinal senaryo oluyor.Şimdi son yıllarda senaryo kıtlığı olduğundan kanallar çeşitli senaryo yarışmaları yapıyorlar.

3 Ağustos 2015 Pazartesi

Sonunda Bir Bilgisayarım Oldu

4 mayıs 2015'te bilgisayarım bozulunca çok zorluk çekmiştim.11 yıllık masa üstümü bu sefer tamamen kaybettiğimi bilmeden sürekli nasıl tamir edebilirim ya da ettirebilirim diye düşünüyordum.
Bu arada blogumdan kopmamak için kardeşimin bilgisayarından giriş yapıyordum.
Bu benim için büyük bir sıkıntıydı.
Sanki ilk defa birinin evine gitmiş hissi vardı.
Bir şey indirmek istediğimde ya da izlemek istediğimde her zaman içimde bir şüphe vardı.
-''Ya bu bilgisayara virüs girerse?Ya bozarsam?'' gibi çeşitli düşüncelere kaplıyordum.
23 yaşında sorumluluk sahibi olan bir erkeğin bilgisayarını karıştıramazdım bu yüzden sadece masa üstünde bulunan chrome aracılıgıyla sosyal hesaplarıma bakabiliyordum.
Bir şey izleyeceğim zamanda televizyondan izliyordum.(Smart tv) Bu şekilde 3 ay boyunca idare ettim.

2 Ağustos 2015 Pazar

Baba Can'dır (Dizi)

What Happens To My Family kore dizisi uyarlaması olan Babacandır sonunda seyirciyle buluştu.Dizinin haberini alır almaz pusuya yatmış bu diziyi bekliyordum.TRT1 daha evvelde kdrama uyarlamaları yapmış başarılı olmuştu.Bu seferde başarılı olacağını düşünüyordum,nitekim bence dizi bomba gibi başladı.Dizi de senaristin ismi geçmesi ve sonunda uyarlama olduğunu gösteren bir yazının bulunması beni çok mutlu etti.Başta Mehmet Ali Erbil baba rolünü oynayacak diye bir haber çıkmıştı.açıkçası biraz üzülmüştüm.Mehmet Ali Erbil ve o rol olmazdı,çekimler başladıktan sonra bir takım olumsuz haberlerden sonra neyse ki Settar TANRIÖĞEN baba rolünü aldı.Hani sadece 
Settar TANRIÖĞEN için bile bu dizi izlenebilir.Her neyse üstadın rolde olduğuna çok sevindim.uyarlamayı da Tayfun GÜNEYER yapıyor zaten oh mis izlemede yanında yat gibi bir şey olmuş.Dizi hakkında dedikodular bu kadar.Diziye gelirsek;dizi bence çok iyi başladı.Oyuncular şimdiden rolleriyle bütünleşmişlerdi.Sıkıcı duran hiç bir karakter yoktu aksine eğlendim diyebilirim.Dizide sevdiğim oyuncuların olması diziye artı bir puan kazandırmıştı zaten bir de üzerine akıcı bir şekilde olunca diziye devam etmemek mümkün değildi.Şimdi 2. bölümünü bekliyorum.Sanırım pazar akşamlarının dizisi orijinalden sapmazsa bu olacak.Bence izlemenizi tavsiye ederim.
Dizi reytinglerde,Yayın saatinde 3.,tekrarı 12. sırada bitirdi.
Baba Can'dır
Tasarım:Sawako Kuronuma