30 Aralık 2015 Çarşamba

2015 Begendigim Kore Dizileri Top 10

Rahatlıkla bütün bir yıl oturdum dizi izledim yazabilirim. Gerçekten bu yıl benim için dizi yılı gibi bir şey oldu. Yanlış anlamayın sadece Kore dizilerinden bahsetmiyorum. Çin, Japonya, Tayland, Tayvan, Hindistan, Amerika ve Türk dizilerinden de bahsediyorum. Artık o kadar çok alt yazılı dizi izledim ki normal televizyon izlerken bile alt yazı arar oldum. Fakat maşallahım var özel hayatıma günlük yaşamıma hiç etki etmedi. Bu yüzden programlı yaşamanın ne kadar güzel bir şey olduğunu bu yıl bir kez daha anladım.Çok uzatmadan geleneksel top 10 listemi sizinle paylaşmak istiyorum.Zevkler tartışılmaz elbet belki bana güzel gelen dizileri siz sevmeyebilirsiniz ya da size güzel dizileri ben sevmeyebilirim. Bunu göz önüne alarak top 10 listemi incelerseniz sevinirim.

Uyarı: 
Benim fikrimi alarak aynı düzende öneri açan arkadaşlar neden kendi stilinizi yaratma geregi duymuyorsunuz üste bir iki cümle yazıp alta afişleri sıralamayı geçtim birde yüzlü yüzlü afişleri de bu post içinden alıyorsunuz.Ben bir afiş için bile en az yarım saat aradım afişlerin arasında seçim yaptım..Bu fikir için bile günlerce uğraştım diğer bloglara göre farklı olsun diye düşündüm fakat siz ne yapıyorsunuz hazır fikir hazır post var nasıl olsa deyip benim günlerce uğraştığım emegimi yarım saatte blogunuza açıyorsunuz.Bu biraz ayıp olmuyor mu? Birazcık özgün bir blog olmaya çalışın kendi fikrinizi tarzınızı yaratın ki okuyucunuzda fark yaratın.


Benim blogumdan aldıgınız herhangi bir fikri herhangi bir afişi herhangi bir düzeni blogunuzda izinsiz kullanıyorsanız hakkım haram olsun.


Taklitler aslını yaratırmış derler ama ben taklit istemiyorum.Çünkü bu blog benim sizin kopyala yapıştır bloglarınız gibi olsun istemiyorum.Sizin için eğlence ya da iş olan bu blog alemi benim için bir yaşam tarzı ve siz her dakika benim yaşam tarzıma tecavüz ediyorsunuz.

Ha birde benden size bir iyilik daha; bu şekilde post açan arkadaşlar size geçmiş olsun.Zaten en büyük cezayı size Google verecektir.Hep benimle uğraşacak değil ya biraz da Google sizle uğraşsın.Emin olun Google salak değil hemde hiç değil.Lafın kısası ayvayı zaten yemişiniz benim ahıma baştan gerek kalmamış.. 

28 Aralık 2015 Pazartesi

Tavsiye Edebilecegim Kore Dizileri #vol 4

Bütün yıl bu post için sorular sordunuz, ne zaman gelecek, niye yılda bir kez böyle bir post yapıyorsun diye sordunuz.Hatta başka bloglar benim bu nacizane başka bloglara benzememek için tasarladığım öneri postumun aynısını izinsiz bloglarına uyguladılar.Bunun üzerine bu yıl içimden gelmeyerek de olsa sonunda oluşturabildim.Kırgınım,kızgınım,üzgünüm...Bari en azından afişleri benim blogumdan almasalardı iyi olurdu.Yani benim bütün yıl oluşturduğum bu postu onlar 10 dakika da bloglarına aldılar ayıp!Her neyse bütün yıl afişlerini biriktirdiğim özellikle bu post için seçici davranarak izlediğim bin bir emekle uğraşla oluşturduğum postum sizlerle.Umarım sizlere bu postum faydalı olur ve benim severek izlediğim dizileri severek izlersiniz.

The Little Prince / Küçük Prens (Film)

İzlediğim en güzel animasyon filmleri arasında yer alan filmlerden biri oldu.Kitaba göre okumadığımdan nasıldır bilmiyorum ama filmine bayıldım.Hatta sonlara doğru gözlerim dolu dolu oldu,ağlamamak için kendimi zor tuttum.Öğüt verici,ders çıkarıcı türde mesajlar vardı filmde.Bunun yanında çizimlerine bayıldım.Çok farklı bir çizim tarzı vardı.Özellikle karakterlere yakın olan sahnelerde çizimleri incelediğinizde,her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğünü ve çizildiğini rahatlıkla görebiliyorsunuz.Genel olarak animasyon çok akıcıydı,nasıl başladı nasıl bitti anlamadım.Bittiğinde ise bir daha izlemek istedim.En hoşuma giden yeri yıldızlarla ilgili sahnelerdi.Özellikle sonlara doğru yıldızlarla ilgili bir sahne var ki çok etkileyici geldi bana.Animasyonun büyüsünün kaçmasını istemediğim için yazacağım cümleleri yarıda kesmek istiyorum.Kesmezsem spoiler vereceğimi düşünüyorum.Bu da okuyucu için hiç hoş olmaz.Yazımı bitirirken emin olarak şunu yazabilirim;mutlaka ne olursa olsun izleyin.Ölmeden önce izlenilecekler listesinde bulunsun.
The Little Prince
 (Le Petit Prince,Küçük Prens)

26 Aralık 2015 Cumartesi

Finding Fanny (Film)

Sevemedim kara gözlümlüler arasına katılmış bir proje daha.Filmi hiç sevemedim.Film hint filmleriyle pek alakalı bir film değildi, alışagelmiş hint filmlerine benzetemedim.İzlerken o kadar sıkıldım ki oyuncular bu senaryoyu nasıl kabul etmişler diye düşündüm.Benim için film ilerlemedi hatta ortalara doğru ruhumu teslim mi ediyorum acaba dedim.Herhalde izlediğim hint filmlerinin içerisinde ilk defa bir çifti yakıştıramadım ve ilk defa bir hint filminden bu kadar sıkıldım.Film sanki boş vakti olanların zamanını öldürmek için yapılmış gibi bir havası vardı.Deepika Padukone ve Arjun Kapoor uyumu sıfırdı.İnşallah bir daha ikisi bir filmde çift olmazlar hiç yakışmamışlardı.İkisi ile ilgili heyecan duyduğum bir sahne olmadı.Naseeruddin Shah yani Ferdie karakteri harici hoşuma giden karakterde yoktu zaten.Filmi sonuna kadar izlememe bir sebep varsa da o sebep Ferdie karakteri olabilir.Zaman öldürmek istiyorsanız deneyin beni hiç açmadı.

Finding Fanny

Shaadi Ke Side Effects (Film)

Filmi sevdim mi diye sorarsanız orta şekerli cevabını rahat bir şekilde benden alabilirsiniz.Filme Farhan Akhtar ve Vidya Balan için başladım ama filmin son 45 dakikası filan beni çok sıktı.İzlenilebilecek tarzda bir film olmasına rağmen akıcı değildi.Belki de ilişki evreleriyle ilgili konulara karşın biraz olsun ilgisizliğimden dolayı böyle olmuş olabilir.Bende mi bir tuhaflık var gibisinden bir düşünceye kapılara başka yorumlara da baktım çok olmasa da benim gibi düşünen bir kaç yorumu daha yakalayabildim.Film gerçekten çok tatlıydı ama saçma şeylerde vardı.Mesela gerçek hayatta baba ve anneler evlatları olduklarında onlara kendilerini adarlarmış.Bu filmde baba karakter eğlence ve zevk düşkünü bir adam gibi bir şeydi.Bir türlü çocuklu yaşamı kabullenemedi tam tersi karımla gezeyim tozayım derdindeydi.Sonra çocukları olmadan önce her şeyi dibine kadar yaşamış bir çift olmalarına rağmen hala ısrarla sanki içlerinde kalmış yaşayamamışlar gibi bir halleri vardı.Film biterken bile anne içinde kalmışçasına şeyler yapıyordu.Bilmiyorum o yüzden sanırım hoşlanmadım pek filmden.Farhan Akhtar ve Vidya Balan olmasa galiba filmi yarıladıktan sonra kapatırdım gibime geliyor.Sonuç olarak izlenilebilir bir film ama beni açmadı.Yine de siz bir deneyin derim.
Shaadi Ke Side Effects 
(The Side Effects of Marriage)

25 Aralık 2015 Cuma

Strobe Edge / 2015 (Japonya)

Dün gece izlediğim ve bütün gece etkisinde kalıp içimin mutluluktan dolup taştığı bir filmden blogumda bahsetmezsem olmazdı.Filmin başından sonuna kadar iç çekerek izlediğim için yazarken bile iç çeke çeke yazıyorum.Bundan emin olabilirsiniz.Mangası hakkında bir çok kez yorumlara denk gelmiştim ama ben manga okumadığım için içeriğini bilmiyordum.Ayın 18'i günü de yeppudaa'nın yüklediğini görünce izleme listeme almıştım.Nihayetinde dün izleme fırsatım oldu.Tek kelime ile filme bayıldım.O kadar masum o kadar güzel bir aşk vardı ki -''Hep bu tarz bir aşk yaşamak istemişim aslında ben!'' dedim izlerken.Dizi de sadece gerçek duygular baz alınmıştı.Öpüşmeden cinsellik olmadan da aşk olabiliyor anlamını çıkardım ben.Malum çoğu Japon filmi ya da dizisini izlediyseniz aşinasınızdır.Liseli kızımız ve oğlumuz aşık olurlar sonra bir süre geçer ve hop yatak sahnesi olur.Nedense izlediğim hemen hemen çoğu film ve ya dizi de bu mevcuttu.Kız o kadar tatlı,erkek o kadar yakışıklıydı ki çok zor olan bir uyumu yakalaşmışlardı.Genel olarak;akıcı bir filmdi,öyle potluk yapmış bir oyuncu ya da sahne yoktu.Tren yolu sahnesi meçleri güzel kullanılmıştı.Bence vaktiniz varsa eğer romantik tarzda bir film arıyorsanız hiç durmadan başlamalısınız.Şiddetle tavsiyedir.
Strobe Edge (ストロボ・エッジ,Sutorobo Ejji)

23 Aralık 2015 Çarşamba

Acı Aşk (Dizi)

Sevemedim kara gözlümlüler listeme bir dizi daha eklendi.Oysa ki ne umutlarla başlamıştım,Selin vardı,Seçkin vardı.Ta ki başrol kıza kadar.Yalan yazarsam çarpılırım kız fıstık gibi hatta taş ama konuşana kadar.Hele o gülüşü beni hayattan soğuttu.Bence kızın rolünü Selin oynamalı,kız 2. rolde olmalıydı,o zaman belki dizi tadından izlenmezdi.Aslında Berk Atan'la ilk Best Model olduklarında Beyaz Show'a çıkmıştı o zaman sevmiştim kızı ama dizide nedense sevemedim.Oyunculuğu
ortalamalarda o yüzden mi,yoksa ses tonundan mı kaynaklı oldu bilemesem de sıkıcı geldi.Bunun yanında dizinin menşeisi her zaman ki gibi Kore (Bad Love). Kore uyarlamasını izlemedim,fakat bildiğim bir şey var ki Kore uyarlaması denildiği zaman artık ilk akla gelen Seçkin Özdemir oluyor.Açıkçası Seçkin'e yakışıyor da.Böyle onda o Kore erkeklerinin duruşu,aurası var bu yüzden de uyarlama yapan yapımcıların ilk seçeneği olmasını yadırgamıyorum.Selin'in sahneleri çok efsaneviydi.Bu kız ileride çok büyük oyuncular arasında adını altın harflerle yazdıracak,tam da şuraya yazıyorum.Yeni nesil oyuncularda ortalama oyunculukları vardı,öyle gözüme çarpan biri olmadı.Bunlar haricinde diğer oyuncular zaten usta oyunculardı,onlar hakkında zaten yazmam ayıp olur.Bu diziyi izlersem Selin ve Seçkin sahneleri için izlerim...Yine de siz bir deneyin derim belki çok beğenirsiniz.
Dizinin ilk bölümü reytinglerde yayın zamanı 21. sırada,tekrarı 60. sırada bitirdi.
ACI AŞK

Hayat Mucizelere Gebe (Dizi)

Son zamanlar izlemekten zevk aldığım bu diziden bahsetmezsem olmazdı.O kadar tatlı bir dizi ki izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum bile.Özellikle hoşuma giden bir karakter var ki o da başrol kız.ALLAH'ım!O kızı nereden bulmuşlar anime karakteri gibi yumuş yumuş.Kız o kadar tatlı ki ses tonu da araya girince insanın yanaklarını mıncırası geliyor.Ah! Birde yakışıklı bir baş rolümüz var.Şahsen o da bir maşallahı hak ediyor.Nereden buldularsa adam baştan aşağı yürüyen heykel.Adamın burnu bile güzel yani.Bu ikisi haricinde büyük üstatlardan Işıl Yücesoy ve evimizin hayaleti Hande Ataizi'de dizi de göz doldurmuyor değil.Özellikle bu ikisinin rolü çok komik.Oldum olası ikisini de severim ama Işıl Yücesoy'u bu rolde görmek biraz garipsememe sebep oldu.Son yıllarda hep kötü kadın olduğundan mıdır bilmem,bir tuhafıma gidiyor.Tabi birde Yusuf Akgün var.Bu adamın olduğu her dizi nedense çok güzel oluyor,proje seçimlerinde tam on ikiden vuruyor.Bu yüzden onun rolünde başkasını düşünemezdim.Bunun haricinde dizinin genelinden bahsedersek dizi akıcı ve komik gidiyor şimdilik.Zaman zaman üzüldüğünüz sahneler olabilir.Umarım dizi kendini bozmaz ve böyle devam eder.Bence vaktiniz varsa bu diziye bir göz gezdirin.
İlk bölümü reytinglerde yayınlandığı zamanda 10., tekrarı ise 30. oldu.
Hayat Mucizelere Gebe

20 Aralık 2015 Pazar

3.Yaş Kitap ve Kozmetik Blog Çekilişi SONUCU

İlk çekilişim olduğu için gerçekten çok tedirgindim ve tam olarak nasıl yapacağım hakkında bilgim yoktu.Hatta bu çekiliş rüyalarıma bile girdi.Rüyamda sayıyordum sayıyordum hep yanlış çıkıyordu gerçekten kötü bir kabustu.Sayma zamanı geldiğinde hak geçmemesi için özenle hakları bir kaç kez saydım.Yanlış yapmamak için başka blogger arkadaşlarıma danıştım,sağ olsunlar hepsi benimle tecrübelerini paylaştılar..Her şey gerçekten çok güzel ve yolunda gidiyordu ta ki düne kadar.Dün biliyorsunuz bir den sayılarda değişim oldu.Haliyle acaba sorusu kafamda oluştu.Dünün üzerine yeniden kontrol ettim neyse ki pek bir değişiklik olmamış biraz yorsa da haksızlık yapmadan doğru bir şekilde çekilişimi tamamladığıma inanıyorum.Aslında bitmesiyle birlikte üstümden büyük bir sorumluluğun kalktığını da hissediyorum.Açıkçası itiraf etmek gerekirse bu kadar çok ilgi beklemiyordum.Beklentim en fazla 30 kişi katılır yönündeydi.Fakat gerçekten güzel ve yoğun bir şekilde çekilişi tamamladım.İlginiz ve sabrınız için teşekkür ederim.Şimdi ise yeni bir korku başladı.Hafta içi bir arkadaşıma hediye olarak kargoyla kutu yolladım ve maalesef kutu yırtılmış bir şekilde gitmiş.Şimdi yine kutu ile bir kargo yollayacağım acaba ulaşacak mı,ulaşırsa yolladığım kargo sağlam mı gidecek korkusu sardı.Umarım kargom sağ salim kazanan kişiye ulaşır ve güzel günlerde kullanır.

Gelelim kazanan kişiye;
Çekilişi kazanan;

19 Aralık 2015 Cumartesi

Ay! İzleyici Sayıma Bir şey Oldu

Tuhaf ama gerçek arkadaş sayım birden azalmaya başladı.Anlamadığım bir şekilde dakikalar içerisinde 15 kişiye yakın takipten çıkarıldım.Aklıma kötü kötü şeyler geldi acaba hakkımda biri bir şey mi yazdı,yoksa ben blogumu güncellemedim yada  yanlış bir post mu yazdım demekten kendimi alamadım.Sorunun ne olduğunu çözemesem de kendimi bir anda kötü hissettim.Şimdi oturdum sürekli takipçi sayıma bakıyorum daha fazla azalma yaşanacak mı bilmiyorum ama bir anda olan bu şey beni çok tedirgin etti. 

17 Aralık 2015 Perşembe

EŞKIYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ (Dizi)

Yapımcılığını Kurtlar Vadisi ekibinden ayrılan Raci Şaşmaz'ın üstlendiği,senaryosunu Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'in yazdığı,Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisi son dönemlerde çok tutulur oldu.Bu kadar çok konuşulan dizi,benim çok dikkatimi çekmese de konuşuluyor diye bir bakayım dedim.Ve sonuç olarak dizi beni sarmadı.Nedendir bilinmez ama bu tarz dizilerden pek hoşlanmıyorum ben.Mafyavari şeyler için içerisine girince buz gibi soğuyorum.Fakat şunu yazabilirim ki dizinin güçlü bir konusu var.Oyuncu seçimi cuk oturmuş haklarını yiyemem ama gel gelelim ki beni açmadı.Sevmediğim bir diziyi fazla yazmama gerek yok,izleyen için muhakkak güzel dizi olmalı.Ben sevmesem de belki siz seversiniz bir deneyin derim.Bu arada Deniz Seki jesti çok güzel olmuştu.Dizilerin ara ara gidip hapishanelerde daha fazla sahne çekip orada ki kader mahkumlarına daha fazla moral vermeleri dileğiyle.

Dizinin ilk bölümü reytinglerde 1. sırada, tekrarı ise 11. sırada bitiriyor.

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz

So Ji Sub’un Yolu // Martı Yayınları

Daha evvel Martı yayınları Hindistan'ın efsane oyuncularından Aamir Khan'ın Benim Yolum // Aamir Khan'ın İnanılmaz Yolculuğu kitabını çevirip basmıştı.Bu seferde So Ji Sub'un kitabı,So Ji Sub'un Yolu kitabı ile dikkat çekti.Martı yayınları kitabın duyurusunu 4 Aralık günü sosyal hesaplarından duyurdu.Bunun üzerine Kore Fanları başta olmak üzere çoğu kişinin heyecanlanmasına sebep oldu.

16 Aralık 2015 Çarşamba

Dil Dhadakne Do (Film)

O kadar çok yazmam gereken Hint filmi var ki artık birike birike  bir yıl yazılacak film  çıkmış durumda.Hepsini nasıl yazacağımı bilmiyorum.Sondan başa doğru yazmak en sağlıklısı olacak galiba.Bu  filmi izleme kararı almamda ki en büyük etken önce Farhan Akhtar sonra ise aşağıda paylaşacağım filmden kesit oldu.

PIKU (Film)

İzlediğim en güzel baba-kız ilişkili filmlerden biri oldu.Hele sonuna doğru bir ağlama tuttu beni sormayın gitsin.Baba ve kızın ilişkisini anlatan filmde en büyük sorun kabızlıktı. Affedersiniz filmin başından sonuna kadar bir b*k meselesi vardı sormayın gitsin.Filmi belki de bu kadar eğlenceli yapan bu meseleydi kim bilir.Bu filme üstad Amitabh Bachchan için başlasamda Deepika Padukone ve Irrfan Khan'da acayip yakışmıştı.Bu üç oyuncunun olduğu film haliyle unutulmaz filmlerin arasında yerini almıştı bile.Amitabh Bachchan'a ALLAH uzun ömür versin daha fazla film çeksin,ben her filminde adamın daha fazla hayranı oluyorum.Her role rahatlıkla girebilen bu insanın hayranı olabilmek için bir kere izlemeniz yeterde artar bile. Ay! bana bıraksanız över de överim. Her neyse filme dönersek. Giriş,gelişme,sonuç olarak filmi çok iyi bağlamışlardı. Zaman zaman hoşunuza gidebilecek repliklerle doluydu.Özellikle babanın kadın haklarını savunması ve aksi olsa da oturmuş düşünce tarzı çok hoşuma gitti.Film çok akıcıydı.Ne zaman başladı ne zaman bitti pek anlamadım.Keşke biraz daha uzun bir film olsaydı düşüncesiyle bitirdim.Aile ile izlenebilecek sıcacık bu filmi kaçırmamanızı ve hemen izlemenizi tavsiye ederim.
Piku

8 Aralık 2015 Salı

Ay Vazgeçtim Ders Çalışmayacağım

Sınav yaklaştıkça kendimi huzursuz hissetmeye başladım.Kalbimde bir sıkışma,midemde bir ağrı var.Özellikle dün sınava gireceğim okulları görünce daha fazla bu baskıyı hissetmeye başladım.

6 Aralık 2015 Pazar

Sally Hansen Tırnak Güçlendirici ve Tırnak Uzatıcı Kalem

Tırnak Uzatıcı Kalem:

Kalemin içerisinde üçlü protein: soya,yulaf ve buğday varmış bu da uzamasına yardımcı oluyormuş.
İçeriğinde; Gingko,Safflower yağ ve Keratin ile tırnakların nemlenmesi ve pürüzsüzleşmesine yardımcı oluyormuş.

John Frieda Full Repair Saç Bakım Seti

Teyzemin saçları bir kaç yıl önce açarken yandı.Bu yüzden şuan saçları çok yavaş uzuyor ve çok hızlı kırılıyor.Onun sürekli kullandığı bir üründü  ve memnun kaldığı için bana önerdi.Bende bu yaz saçlarımı boyadığım için biraz yıprandığını düşündüm,önerisini dinleyerek kullanmaya başladım.Saçım boyadan sonra uç kısımlarından kırılmaya başlamıştı ve biraz da dökülme söz konusu idi.Şuanda bu ürünlerden memnun kaldığım için sizlere de bahsetmek istedim.Ürünün her hangi bir hoşuma gitmeyen tarafını görmedim.Bilakis ürün saçlarıma yarar bile sağladı.

Ürünlerden bahsetmek gerekirse;

5 Aralık 2015 Cumartesi

2016 Yılında Hedeflerim

-bu bir mim değildir-


Geçen yıl bana bir mim gelmişti.Ben o mim'i biraz ciddiye almak istemiştim.Bu yüzden ince eleyip sık dokuyup yanıtlamıştım.Ardından yıl olmuştu 2015, mimi ciddi bir şekilde yanıtladığım için hemen onu faaliyete geçirmek istedim.Belki de hayatım boyunca ilk defa 1 yıl için kendime hedef belirlemiştim ve bu fırsatı kaçıramazdım.Zamanla bu maddeleri hayata geçirmeye başladım.Şimdi bu gün o listeye baktığımda belirlediğim 5 maddeyi de hayata geçirdiğimi ve uygulamada başarılı olduğumu görüyorum.Hatta iyi ki de bana böyle bir mim gelmiş dediğim bile oldu.Belki de beni iten şey o oldu o mim. Bu yılda bununla ilgili neden 2016 içinde böyle bir şey yapmıyorum ki ben dedim.Defterimi kalemimi elime aldım ve güzelce 2016 için 5 maddelik bir hedef koydum kendime. 
Bunun üzerine bu maddelerimi de sizle paylaşayım dedim.

4 Aralık 2015 Cuma

Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon / Bir Garip Aşk (Hindistan)

Dizi Türk sitelerde çevrilmeye başladığı andan itibaren çok tutulan diziler arasında yerini almaya başlamıştı.Hint dizi ve filmlerini izlemeyenler bile dizinin müptelası olmuşlardı.398 bölüm olmasına rağmen izlemeyi göze alan izleyiciyi Kanal 7 fark etmiş olmalı ki dizinin haklarını satın alarak, Türkçe dublajlı olarak gündüz kuşağında diziyi geçtiğimiz günlerde yayınlanmaya başladı.Kanal 7 diziyi günde iki defa yayınlıyor.Sabah saatlerinde tekrarını,akşam üstü de yeni bölümünü yayınlanarak diziyi sevenlere güzel bir hediye veriyor.Hala bu diziyi keşfetmeyen varsa denemesini tavsiye ederim.İçinizi kıpır kıpır yapacak olan bu dizi,aşkın sıcaklığını ve muzipliğini önünüze serecektir.Ben diziyi çeviri olarak maalesef izleyemedim.Bölüm sayısı çok fazla geldiği için beni zorlayacağını düşünüyordum.Bu yüzden şuan televizyondan takip etme şansına ulaşabildim.Onu da yayın saatinde değil tekrar saatinde takip edebiliyorum.Şimdilik dizi çok komik ve güzel gidiyor. Umarım bütün bölümlerini izleyebilme şansım olur.
***
Peki siz izleyenler diziyi  beğendiniz mi? İzlemek isteyenlere  önerir misiniz? 
Dizi Kanal 7'de 9 Kasım'da başladı.Dizi hafta içi her gün 16.00'da yayınlanıyor. Tekrarı ise; hafta içi her gün 11:45'de yayınlanıyor.
Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon

2 Aralık 2015 Çarşamba

Ankara'ya Yılın İlk Kar'ı Düştü


Sabah 9 gibi uykumun en derin yerinde horlamam ve gök gürültüsü ile uyandım. Cama bakmadığım için galiba yine yağmur yağıyor diye düşündüm.Fakat gök gürültüsü o kadar çoktu ki uyuyamadım uyandım. Tabi cama bakmadan,gittim yüzümü yıkadım,çaydanlığı ocağa koydum ve salona doğru geldim.Dışarı bir baktım.
Tasarım:Sawako Kuronuma