Image and video hosting by TinyPicVurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

28 Şubat 2015 Cumartesi

Nugu Nedir?

Son zamanlar netizenleri takip ediyorsanız bolca duydugunuz bir terim değil mi Nugu?İnsanı sinir edecek derece de bir hallyu için ''bu nugu'' ile ilgili cümleler görmek rahatsız edici oluyor değil mi?Bu rahatsızlıgın üzerine bende tam olarak bildigim şekilde sizlere Nugu terimini açıklamak istiyorum.
Yine fotograf seçimi yapamadım şey gibi düşünün öndeki idol olsun
arkadaki karanlık olan netizen olsun asdfghjklşl
Nugu korece yazılışı şu şekilde olup ''누구'' nugu diye okunuyor.Sözlük anlamı ''Kim?'' demek.Genelde korede ünlü olmayan ama ünlü gibi davranan insanlara Nugu terimini çokça kullanıyorlar kısaca tanınmayan diyelim..Bence biraz aşagılayıcı bir kelime bu.

Hadi İnşallah

Tabir-i Caizse anırarak izledigim filmlerden biri oldu.Sonunda zamanım olunca hiç beklemeden bu filmi izlemek istedim.İzledigime değen bir film oldu. Her sahnesinde içim ayrı kıpır kıpır oldu.Murat Boz'un oyunculugu,Büşra Pekin'in komedisi ile birleşince harika bir film çıkmış ortaya.Aslında Murat Boz'dan kaygılıydım ilk oldugu için ama ciddi ciddi sanki yılların oyuncusuymuş hissi verdi izlerken.Kitabını okumadıgım içinde benim için okuyanlara göre farklı bir gözle izlememe sebep oldu.Bu yüzden kitapla birebir mi bağımsız mı bilmiyorum ama çok gülebileceginiz  içinizi sıcacık yapacak bir film olmuş.Büşra ile Murat'ın kimyası çok  uymuş bu yüzden de film bittikten sonra bunun 2. si gelmeli gibisinden bir beklenti oldu içimde.Film hakkında bıraksalar günlerce sayfalarca spoiler verebilirim...ama bunu yapmadan işin büyüsü bozulmadan kesinlikle vakit kaybetmeden izlemenizi tavsiye ederim.
HADİ İNŞALLAH

27 Şubat 2015 Cuma

Hotarubi no Mori e (Anime Film)

Bazı anime filmleri vardır 5 saatte sürse anlatmak istedigini anlatamaz karşısındakine veremez.Bazı anime serileri vardır 50 bölüm sürer o duyguyu izleyiciye aktaramaz ama bazı animeler vardır ki 45 dakika sürer ama bütünüyle seni etkiler aşkı o duyguyu içinde kendinde hissedersin.Sıcacık olur ve seversin.Hah işte tamda bahsettigim tarz 1 bölümcük bir anime ile karışınızdayım.Üzücü naif bir o kadarda sıcak bir hikayesi olan animenin renk ve çizim uyumu çok uygundur.İzlerken görsellik olarak sizi rahatsız edecek bir sahnesi yoktu.Bunun yanında nasıl başladı nasıl bitti pek anlam veremeyeceginiz tarzda bir animeydi.Üstte de dedigim gibi kimi animenin size veremeyecegi duyguları verebiliyordu.Genel olarak finalinde çogu anime sever aglamış.Beni biraz üzdü ama aglatacak kadar içime işlemedi.Konusu üzerine fantastik bir anime olarak işliyor.İzledikten sonra bir kaç sezonluk seri izlemiş hissi veriyor.Hemen sizin için tanıtımını vereyim;

Uyku Problemleri

Günde 12 saat uyusam uyuyorum.Hayatımın yarısı uyku halinde geçiyor.Üzerimde hep bir yorgunluk hep bir üşengeçlik mevcut.Hayatım boyunca bu hep böyle oldu.Lise bitene kadar bütün egitim boyunca akşam 7'de yatar sabah 7'de kalkardım.İstikrarsız bu bu şekilde oldu. Son sene dershaneye gittim.Öğleden sonraydı dershanem bu seferde gidene kadar uyumaya alıştım.Hatta keşke üniversite sınavı ögleden sonra olsun diye dua etmişligim de vardır.Sonra bir ara sınavdan sonra düzene girer gibi oldu bu seferde gün içinde şekerlemeler başladı.Bu olaya dur demek demek bir zaman sonra gece 1'de yatıp sabah 9 gibi kalkmaya başladı.Gün içinde uyumak yerine uyku hali gelince dışarı çıktım.Bi ekmek aldım ne bilim bi çevreyi dolaştım filan öyle kapadım arayı.Bu aralarda şey oluyor gece 4'ü bulmadan uyuyamama gündüzde 10 demeden uyanma ama çok tuhaf uykumu almış uyanıyorum.Sınav yaklaştıgı için psikolojik oldugunu düşünüyorum.Bu uyku için doktora bile gittim ben yok arkadaş bir düzene sokamadım.Hayatımı planlı yaşadıgım halde uykuyu bir türlü plana sokamadım.Şimdi bunu niye yazdıgıma gelince;
Bu hafta içi ortalıkta olan gripten payıma düşeni aldım.Kaç gündür laf yerindeyse yatak döşek yatıyordum.Bu günde sanırım hastalık çıktı benden .Uyandım kahvaltı yaptım işte günlük bakımlarımı yaptım.Sonra bi ara uzanayım dedim bir uyumuşum şimdi uyandım.Şimdi beni bıraksalar tekrar uyur yarın sabaha filan uyanırım herhalde.Bu arada ben uyurken bu gün cuma oldugu için annem sınavım için Kur'an okutmuş bütün komşular gelmiş...ve benim hiç birinden haberim olmadı üzerine horlamama uyandım ve ev kalabalıktı uyandıgımda.Rezillige bakar mısınız?Salondan girişli odam birde kim bilir nasıl horlamamı dinlemişlerdir komşular.Bu postu da o uyku haliyle yazayım diye düşündüm aslında merak ettigim bir konu var acaba uyudugu zaman derin uyuyan ,uyuyamadıgında da tam uyuyamayan benim gibi olan var mı yoksa ben de mi bi tuhaflık var?

25 Şubat 2015 Çarşamba

Baby Kara Üyesi SoJin İntihar Etti

Bu gün Kpop camiasından çok üzücü bir haber geldi.Gencecik bir insan daha  hayata veda etti.Haberlere göre  Baby Kara projesinde yer alan SoJin 24 Şubat 14.07 sıralarında yoldan geçen bir kişi tarafından bahçede baygın bulunmuş.Hastaneye kaldırılan SoJin maalesef kurtarılamamış.Söylenenlere göre SoJin bir süredir depresyondaymış. 5 yıldır DSP Şirketinde stajyer olup bir süre önce Baby Kore projesinde yer alan ve 4. olan sonucunda Kara grubunun üyesi olamayan SoJin DSP medya görüşmeleri sonucunda 1 ay önce kontratı sonlandırma kararı almışlar.Ayrıca Sojin yarışma sonrasında Daegu'ya dönüp orada yaşamını sürdürmeye başlamış.Polis soruşturmasının sonucuna göre  intihar olarak kayıtlara geçmiş.(10.kattan atlamış SoJin.)SoJin'in cenazesi dün gerçekleşip merhumeye otopsi yapılmadan ailesi ölü yakma yönetime karar vermiş.
ALLAH taksiratını affetsin.Kore müzik endüstrinin zalimligi mi desek bu duruma yoksa umut yolculugunun hazin sonumu desek karar veremedim. Korede bu kadar baskı oldugu sürece bu tarz üzücü haberlerle daha çok karşılaşacakmışız gibi geliyor.İnsanlara umut verip sonra bir hiç gibi bırakmak hangi kitaba sıgıyor bilmiyorum ama ben bu durumun zemininde şirketin suçu oldugu düşünüyorum. 23 yaşında gencecik bir hayat kaydı gitti. Kıza çıkış yaptırmayacaktınız niye bu kadar süre stajda bıraktınız be insan evlatları bari daha gençken bitirseydiniz sözleşmenizi olmaz mıydı başka bir şirkette şansını deneme şansı olurdu kızcagızın demekten kendimi alamıyorum.Bu olay sırf DSP için değil hemen hemen kore magaziniyle ilgili olanlar bilir ki bütün şirketler için bu geçerli.Umarım bu üzücü olay son olur.

Pearl Drops -Diş Beyazlatıcı Macun

Yılın sonunda dişlerim daha sağlıklı olsun nefesim iyi koksun diye diş suyu kullandım.İlk defa kullandıgım için etkisini görmeyi planlıyordum bir süre kullandım iki hafta kadar kullanmaz olaydım dişlerimi sararttı.Hatta maffetti.Diş macunu ile günde 4 defa fırçalamaya baladım hatta fırçaladıktan sonra dişlerimi peçete ile sildim bile yok hiç bir şey işe yaramadı.Güzelim dişlerimin diş etlerime yakın yeri tabaka halinde sapsarı oldu.Hayatım boyunca hiç böyle bir şey başıma gelmemişti.İster istemez öz güven yerlere indi.Gülmekten bile kaçındım.Bana teyzem gelince durumuu anlattım o da bana Pearl Drops adlı diş macununu getirdi. Bende bir süredir kullanıyorum. İlk günden etkisini gösterdi bana. Fırçaladıktan sonra o laf yerindeyse salyalı tabaka kayboldu diyebilirim. Üzerine dişlerim bir kaç gün içerisinde beyazladı ve lekeler kayboldu.Diş eti kanaması olmaya başlamıştı bende onu bir iki hafta içerisinde yok etti.Bunun yanında çok hafif bir diş macunu.Nasıl desem hani dişimizi fırçaladıktan sonra böyle diş etlerimizde yanma olur ya hatta bir süre su içemeyiz o olmuyor çok agır mentol tadı yok ama bir mühlet ferahlık saglıyor.
Ayrıca çok azıcık nohut tanesi kadar hatta az sıkıyoruz bu diş macununu ona ragmen çok güzel köpürüyor. 50 mlik benim ki ve az kullandıgımız için çok uzun süre kullanabiliyoruz.Bu ürün nerede satılıyor hiç bilgim yok ama netten baktıgım kadarıyla benim bu 50 mllik 17,40 lira 12 liraya kadar nette fiyatları mevcut. Bittikten sonra umarım bir daha bulabilirim.Daha evvel böyle bir ürün hiç rast gelmemişti bana.Sanki dişlerimi özellikle beyazlatmışım gibi oldu ayrıca sağlıgına kavuştu bunu hissettiriyor. Çok memnun kaldım üründen sizinde kullanmanızı tavsiye ederim.Özellikle sigara benzeri şeyler kullananlar için daha iyi olacagını düşünüyorum.

24 Şubat 2015 Salı

Kaguya-hime no Monogatari (Anime Film)

Studyo Ghibli ruhu yine sardı dört bir yanımı.İzledikten sonra en az bir saat kendime gelemedim bir boşluga düştüm.Studyo Ghibli'ye ait olan bütün animelerde ben böyle oluyorum.Hem düşündürüyor hemde çizimiyle renkleriyle insanı büyülüyor çok etkiliyor.İzlerken sanatsal ruhum dışarı çıkıyor.Anime izliyorum deyip de Ghibliden çıkan bir şeyi izlememişse bir insan ben ona izliyor gözüyle bakmıyorum artık.Bu sefer ki Ghibliden çıkan Hayao Miyazaki ustadan değil Isao Takahata ustadan geldi.14 yıl aradan sonra müthiş bir yapımla usta geri döndü.Fakat tabi bizim izleyebilmemiz yılları aldı.Herhalde bu yılın festival filmleri içerisinde olmasa hala izleyemiyor olurduk.2013 yapımı olan bu filmin neden bu kadar geç çevirildigine anlam veremedim.Aylarca sabırla bekledim tumblr vs. gibi yerden giflerini izledim durdum müziklerini dinledim yani anlayacagınız bekledim bekledim...ve bekledigime değen bir film oldu.Nasıl başladı nasıl bitti anladım.Başlarken süresi okadar uzun gelmişti ki herhalde izlerken bolca dururum diye bekliyordum ama gözümü ekrandan ayırmadan izledim.Resmen hikayesi çizimleri ve renkleri beni içine aldı hipnotize etti.İzlerken keşke Ghibli devam etse demeden kendimi alamadım.Arkadaşlarımdan ögrendigime göre Isao usta bu hikayeyi sulu boya teknigi ile yapmış.Nasıl emek nasıl ugraş siz düşünün.

22 Şubat 2015 Pazar

tirtil Dışarı Çıkarsa

1 tane kutu almak amaçlı dışarı çıktım 48 liralık alışveriş yaptım iyi mi?Herhalde normal alışverişe çıksam 300-500 ,300-500 gidecek.Annem bu yüzden alışverişe gitmemi istemiyor .Bir çıktı mı şu güzel bu güzel derken bir sürü şey almış oluyorum. Küpelerim için bir kutuya ihtiyacım vardı hem değişiklik olsun çarşı pazar gezeyim hemde kutu alırım düşüncesiyle cumartesi günü dışarı çıktım.Ay bu güzelmiş ay şu güzelmiş derken bir sürü ürünün arasında kayboldum gittim.Aslında kendime bir söz vermiştim ben her ay 3-5 tane kozmetik ürünü alırım bu ay her yer dolu dolu olunca kesinlikle para harcamak yok zuzu demiştim.Fakat bu seferde duramadım başka şeylere harcadım.Gerçi ihtiyacım olan şeylerdi fuzuli yere hiç bir şey almadım.Sonuç olarak kadın olmak zor iş dışarı çıktım mı gözü dönüveriyor insanın.ALLAH'tan az para vardı yanımda da yinede pek para harcamadım sayılır.Neler almışım bakalım.
Şekerlik;

21 Şubat 2015 Cumartesi

Gül Sulu Ayva Çekirdeği Maskesi

Her kış ayva çıkar çıkmaz doğal olduğu için yaptığım maskeyi anlatıcam size bu gün.Hatta hem ayva yicem hem yazıcam.Ayvanın cildi güzelleştirdigini ve kadınların bol bol ayva yemesi gerektiğini çogu haberlerde ve ya yazılarda görmüşsünüzdür.Bundan yola çıkarak son bir kaç yıldır kadınlar ayva çekirdeğinden maske modası başlattılar.Bende bu furyaya katıldım.İlk moda oldugu zamanlar su ile yapılıyordu bende hep su ile yapardım.Fakat bu yıl işin içine gül suyunu da soktum.Gül suyu da cildi yumuşatır ve güzelleştirir.İkisi de birleşince güzel bir maske ortaya çıktı hem güzel güzel kokuyor hemde cilde daha iyi geliyor..
Yalnız gül suyunu şu yemeklere katılan saf su olarak kullanıyorsunuz.Alkolsüz olması gerekiyor ona dikkat edersek iyi olur.Hatta kıştan çekirdekleri difrize ya da buzluga biriktirip buzdolabı poşetiyle atıp yıl içinde her hangi bir zaman diliminde de kullana bilirsiz.Ben hep öyle yaparım.
Şimdi malzemeleri vereyim.
Bütün ciltler kullanabilir yalnız şeker hastaları dikkatli bir şekilde test edip  kullansınlar.
.
Malzemeler;
Yarım çay bardağı gül suyu ve ya saf su
7-8 tane ayva çekirdeği
Yapılışı;
Gül suyunun içerisine ayva çekirdeklerini atın.
Yarım saat sonra  demir kaşıkla karıştırın  daha sonra 1-2 kez daha bu işlemi gerçekleştirin.
Demir kaşık jel haline gelene kadar içerisinde kalsın.
(hızlı jel haline geliyor)
1 gün bekletin.
 
Jel haline geldikten sonra yüzünüzün her tarafına sürün.
Kuruyana kadar bekletin su ile yıkayın.
Haftada 3 kez yapabilirsiniz.

 Dipnot:*Sürerken parmaklarınızı kullanmayın spatula ve ya benzeri bir şeyle sürün çünkü 2. sürüdüğünüzde kokusu değişiyor kötü bir koku oluyor.
*Sadece 1 hafta kullanın daha sonra dökün yeniden yapın çünkü etkisini yitiriyor ve ciltte sorun olabiliyor.

20 Şubat 2015 Cuma

Ailee, Jay Park ve San E Türkiye'ye Geliyor

Efendim her zaman ki gibi explorer niteliginde yavaş yavaş sindire sindire postlarımı açıyorum.Bu post için anca zaman bulabildim.Çogumuz haberdardır biliyordur.Ailee, Jay Park ve San E Türkiye'ye gelecek.Bilet satışları başladı ve satışlar pekte iç açıcı değil.Büyük bir ihtimal rezil olacakmışız gibi bir hava var ortalıkta.Herkes bu konu hakkında yazılar güncellemeler yapıyor.Bende postu açmadan önce bir havayı soluyayım dedim..ve bu yönde oldugunu gördüm.Kimi YGS için gidemiyor ki haklılar dışarından gelen ögrenci kesimi için o gün YGS var sabah sınava girse akşam 6 ya kadar çok zor iş yani konsere yetişme durumları fena.Kimine göre bilet fiyatları uçuk ki illa vip alacak değilsiniz 75 liradan başlıyor fiyatlar bu gitmemek için söylenilen bir mana bana göre sonuçta vip almak zorunda değil insanlar her keseye uygun izlenilebilecek türde yerlerden alınabilir.Kimi bu yıl Super Junior ss6 kapsamında gelme ihtimalini göz önünde bulundurarak ona para biriktirdim ikisi kasar beni diyor felan fistan.Her neyse bilet fiyatlarını aşagıda tekrar yazıcam.Böyle acayip kasvetli bir hava var işte.Umarım çevre ülkelerden gelen olur da o şekilde alan doldurulur diye düşünüyorum.Şimdi gitmek isteyenler için bilgilendirme yapalım.

9 Şubat 15:00'te biletler satışa sunuldu
Unite The Mic 2015 Istanbul
Tarih: 15 Mart 2015 18:30
Yer: Volkswagen Arena, İstanbul
 Bilet fiyatları:
Platinum VIP - 445.00 TL (Sınırlı Sayıda) (Ayakta)
Deluxe VIP - 250.00 TL (Sınırlı Sayıda) (Ayakta)

Premium Tribün - 195.00 TL
Saha içi Ayakta - 135.00 TL
Tribün - 75.00 TL


Oturma planı: 



Bilet için Notlar :

- Belirtilen saat konser başlama saatidir.
- Organizasyon şirketi, etkinlik için uygun görmediği kişileri bilet bedelini iade etmek koşuluyla etkinlik mekanına almama hakkına sahiptir.

Dip notlar : 


Platinum VIP Paketi: Bu kategorideki seyirciler turnenin İstanbul konserine özel tasarlanmış, sadece Platinum VIP bilet alanlara verilecek olan 300 kopya ile sınırlı posterlerden birine sahip olacaklardır. VIP için ayrılmış, sahneyi çevreleyen en özel yerden konseri izlemenin yanı sıra; şov öncesinde 3 sanatçı ile de buluşup posterlerini imzalatacak ve konser sonrasında da High Touch fırsatını yakalayacaklardır.

Deluxe VIP Paketi: Bu kategorideki seyirciler turneye özel tasarlanmış, sadece Deluxe VIP bilet alanlara verilecek olan sınırlı sayıdaki posterlerden birine sahip olacaklardır. VIP için ayrılmış, sahneyi çevreleyen en özel yerden konseri izlemenin yanı sıra; konser sonrasında da High Touch fırsatını yakalayacaklardır.

High Touch: Konser öncesi tanışma. 


Destek : kpopunited ,krowdpop
Bilet Satış : 

 Talep olursa  şehirlerden otobüs kaldırma  gibi bir eylemleri olacak sayfaların  aynı mubankta oldugu gibi.
-YETERİNCE BİLET SATIŞI OLMADIGINDAN KONSER İPTAL EDİLDİ-

19 Şubat 2015 Perşembe

Neden Post Yazamıyorum?

Bu günlerde üstümde bir durgunluk var bu postu bile zoraki açtım.Şuan inanılmaz derecede kendimi zorluyorum.Bana bir haller oldu nazarlara geldim ayol.Blogumla ilgili bir kaç kişiye gösterdikten sonra ne güzel her gün yazıyorsun filan dediler.Sonra şu tema olayım var sevildi beğenildi filan bana ardından bir haller oldu.Elim bi türlü gitmiyor post bölümüne.O kadar çok yazılacak yazı var ki öyle bekliyor planlı dahi yazamıyorum.Günde kaç kez yazmak için bu alanı açıp kapadım kim bilir.Sanki kısır döngüye girmiş bütün dünyanın yükü üzerime binmiş gibi hissediyorum.Afakanlar filan basıyor resmen bloguma dahi girmek içimden gelmiyor.Belki bu postla o üzerimdeki ölü topragı o kasvet geçer diye düşündüm.Fakat hala aynı hissediyorum.Bana ne oluyor arkadaş.
Dipnot: Bu arada -''Fotograf ne alaka la bebe?''  dediginizi hissediyorum .Valla bende bilmiyorum tam bir tumbirik kızı oldugum için tumblrda gördüm hoşuma gitti posta yükleyim dedim fotografa bir anlam yüklemenin anlamı da yok zaten değil mi?

16 Şubat 2015 Pazartesi

Blog Tema'sını Kim Yaptı?

Daha evvel blog temam değiştirdikten sonra blogumda bu konu hakkında post yazmıştım fakat blog temam değiştikten sonra çok güzel yazılar ve sorular aldım.Bunun üzerine bu konuda çok fazla soru gelince bende tekrardan bir post yazma gereksinimi duydum.Ayın birinde bu konu hakkında yazdıgım post: Tıkla

1.Blogunun teması kime ait?

Blogumun teması Sawako Kuronuma 'ya ait bir temadır blogumun en altına inerseniz kendisinin logosu mevcuttur.

2.Temayı yapan kişinin diger tasarımlarına nasıl ulaşabilirim,para ile mi tema yapıyor?
Blog şablon tasarımları linkinden bu soruyla ilgili cevaplarınızı bulabilirsiniz.

3.Banner(kapak resmi)'ni nasıl yaptın?
Ben yapmadım tasarım içerisinde bütün hepsi vardı bu yüzden tasarım sahibinin herhangi bir sosyal hesabına ya da bloguna mesaj atarak ögrenebilirsiniz.

4.Blog temasında zevk sana mı ait?
Hayır bana ait değil tamamiyle her şeyi Sawakoya bıraktım çünkü onun zevkine güveniyordum ve ben blogumu açtım açalı kendime ait hiç bir bölümü olmadı tasarımda bilgisiz, bu konuda cahildim.Blog temasını dahi Sawako kendi yükledi ona bile karışmadım...ama yükledikten sonra rutuş geçtik yani mesela yazı tipini beğenmedim diyelim onu farklı yap dedim onun zevkine uygun kendi seçti ya da blogum kasıyor şunu şuraya alsak olur mu dedim o değiştirdi.Yani %97si ona ait %3 ü bana ait diyebilirim.

5.Postlarda kullandıgın imza tema sahibine mi ait?
Hayır ben blogumu açmadan önce bile kullandıgım bir logo o başka bir arkadaşım yaptı sanırım tema değişene kadar logom fark edilmiyordu :)




6.Sen blogu nasıl yaptırdın hikayesi nedir?
Hikayesi şöyle ; Sawako Kuronumanın hala devam eden bir etkinligi var ben bu etkinligi görünce hemen bende bende dedim her zaman ki gibi ama bir problem vardı ben etkinlik kriterlerine uymuyordum üzüldüm bunun üzerinden bayagı zaman geçti.Yılbaşından sonra Sawako bana hediye amaçlı yapmak istedi çünkü blogumu değiştirmeyi çok istiyordum açtıgımdan bu yana aynıydı ve çok dagınıktı.İnanın bana blogun görünüşü giriş sayılarından blogun izlenmesine kadar her şeyi etkiliyor.Sanırım Sawako bu durumun farkındaydı yani benim çok istedigimi birde blog trafigim çok iyi oldugundan  yapmak istedi.Ama ben bu konuda biraz tatminsiz kaldım yani ben etkinlige katılmayı da çok istiyordum daha sonra takipçi sayım ve kriterlerimde düzelme oldu uydugumu farkedince etkinlige katıldım. Katıldıktan hemen sonra çok beklemeden temam oldu.

7.Bizde istesek tema sahibi yapar mı nasıl tepki verir?
Bu soru gerçekten beni gülümsetti.Evet bir gerçek var ki Sawako internette vakit geçiren çogu kişinin en az bir kaç kez aramalar sonucunda çıktıgı başarılı blog ve bloggerlerden biri . Fakat bu onun havalı ya da sert ve ya soguk oldugu anlamına gelmiyor.Gerçekten çekinmeyin çok sıcak kanlı çok iyi bir kızdır kesinlikle ters bir cevap verecegini sanmıyorum.Bunun yanında ikinci soruda link attım sizlere orada neler gerektigini ne durumlarda yaptıgı yazıyor ve ya alternatif olarak 6. soruda bahsettigim etkinlige katılabilirsiniz.


Şimdilik en çok sorulan sorular bunlar. Çekinmeden sordugunuz için beni kendinize yakın buldugunuz için teşekkür ederim ayrıca blogum hakkındaki övgüler benim blogum konusunda daha özenli olmamı daha fazla ilgilenmemi sagladı yani teşvik edici bir şey oldu bu durum benim için.Yine aynı şekilde farklı sorularınız olursa herhangi bir konuda yardım edebileceksem çekinmeden herhangi bir sosyal hesabımdan (sag tarafta bütün hesaplarım) bana gelebilirsiniz.İletişim Facebook sayfası
Son olarak Sawako tekrar teşekkür ederim sırf tema değil bir çok konuda bana yardımcı oldugun için tanımadıgın halde bu denli her soruma sabırla cevap verdigin için.

11 Şubat 2015 Çarşamba

Sevgililer Günü’nde Yalnızlığın Tadını CardFinans ile çıkarın!

Sevgililik dediğin zor zanaat... Kadın-erkek ilişkilerini yürütmek başlı başına bir meziyetken, bunun üzerine bir de özel günlerde hediyesi, yaz yaklaşınca seyahati gelir. Sonra bir de bakmışsın evlilik ve çocuk derken çoğu zaman kocaman bir OFFF çektirir. Yani sevgililik dediğin, aslında hem maddi hem manevi açıdan hayatta vereceğin en büyük sınavındır. :)

Bununla da kalmaz, bu sınavda tartışmadan haklı çıkma mücadelesini vermek zorunda kalırsın. Tartışmadan haklı çıkmaksa zordur, erkekler içinse çooook daha zor. Hele bir de evliysen... Hiç evli erkek haklı çıkar mı?
Finansbank da öyle düşünmüş olacak ki; sevgililik müessesesine analitik bakmış, formülleri deşifre etmiş ve dikkat edilmesi gereken parametrenin “haklı çıkma değişkeni” olduğunu bulmuş!
Kabul edelim, haklı olmak ve haklı çıkmak aynı şeyler değildir!

Haklı çıkamayacağını kabul ettiysen, ilişkiye yapılan en temel yatırım olan “hediye” aşamasına geçebillirsin.
Kendini affetirmek için hediye alınır.
Yıl dönümü geldiyse hediye alınır.
Doğum gününde hediye alınır.
Sevgililer Günü’nde hediye alınır.
Ve bu liste uzar gider...
Birliktelik süresi uzadıkça da, ilişkiye gösterilen özen ile yapılan harcama tutarı arasında her zaman ters orantı olacaktır.

Sevgililiğin matematiğini çözen Finansbank da, #SevgililikZor, yalnızlığın tadını CardFinans’ın hediyeleriyle çıkar” demiş. Bunun için de Sevgililer Günü’nde sevgilisi olmayanlara artan fırsatlar sunan bir kampanya yapmış .
14 Şubat’a kadar Finansbank bireysel kredi ve banka kartları ile giyim, kozmetik, ve kuyum sektörlerinde tek seferde yapılacak her 100 TL’lik alışverişiniz size birbirinden güzel hediyeler için bir adet çekiliş hakkı kazandırıyor.
Siz de 5 MacBook Pro, 5 iPad Air ve 5 iPhone 6’dan birine sahip olmak isterseniz, kampanya detaylarına bir göz atın derim;
http://www.cardfinans.com.tr/cardfinans-kullanin/kampanyalar/kamp6384/sevgililer-gunu-kampanyasi.aspx?ref=WEB_ASBO
Bir boomads advertorial içeriğidir.

10 Şubat 2015 Salı

Aşk Yeniden Dizisi İlk Bölüm Yorumu

Karlar Düşer, Düşer Düşer Ağlarım

Ne zaman kar yağsa bir hüzün çöker üzerime düşünürüm hayatımı,yaşadıklarımı,babamı...Bütün gün kasvetle otururum.Hatta yataktan çıkmak istemem.Kar bana karamsarlık getirir.Üzerime büyük yükler yükler ve düşünmeme sebep olur.Ama bu gün ki kar öyle olmadı. Bu gün ve dün gece yağan kar çok güzeldi kocaman kocaman pamuk gibi yağdı. Ben de çok şenlendim.Özellikle gündüz yağan karda tam okul çıkışına denk gelince tatlı liseli sevgilileri de görmüş oldum.Tatlı tatlı el ele o yağan karda geçtiler önümden.Bu gün düşündüm de aslında kar pekte kötü bir şey değil.Her ne kadar yerlerde tutunca hayatı zorlaştırsa da güzel bir görünüm ortaya çıkıyor.Hem pisliklerin üzerine örtüyor hemde eridikten sonra o pislikleri temizliyor.Aslında kar da yağmur gibi güzel bir doğa olayı.Keşke hayatlarımıza,geçmişimize,kişiliğimize de kar yağsa sonra kalbimizin sıcaklığıyla eriyip bütün hayatımızı, içimizi temizlese ne güzel olurdu.Mesela acılarımıza kar yağsa erise gitse ya da Dünyadaki bütün kötülüklere kar yağsa erise gitse.Daha güzel bir dünya daha acısız bir hayatımız olsa güzel olmaz mıydı?
Bence çok güzel olurdu.Bu Dünya'nın günümüzde ki insanların,acılarımızın ,zor zamanlarımızın böyle bir kara ihtiyacı var.Kar aslında bir yönden de hayat gibi.Gök yüzünden Dünya'ya geliyor.Upuzun bir yoldan geçiyor ve sonunda toprağa düşüp eriyor.Tıpkı bir insan hayatı gibi.Bizlerde öyle değil miyiz?Önce ana rahmine düşüp doğuyoruz sonra upuzun bir hayat yaşayıp sonunda toprağa düşüp eriyoruz.Ah~ Bu gün ki kar ne kadar hoşuma gitse de yine beni derin düşüncelere duygulara götürmüş anlaşılan.Şu yazdıklarıma bakınca sanki görmüş geçirmiş artık hayatının son demlerini yaşayan insanlar gibi hissettim.Her neyse bu gün ilk defa kar yağdığı için içim kıpır kıpır oldu.Şimdi hava durup kendini Ankara'nın ayazına çekse de içten içe bir daha bu gün ki gibi yağmasını istiyorum sanırsam.Hayatında hiç kar görmemiş insanlara selamlar olsun umarım bir gün siz de kar görür benim gibi büyük düşüncelere dalarsınız. Çok fazla uzatmadan bir sonra ki postta görüşürüz beni özleyin anacım.

Aşk Yeniden (Dizi)

Fox sever biri olarak fox dizilerine agırlık veriyorum.Kanal güzel dizi seçimi yapıyor bu yüzdende genelde bizim evde fox izlenir.İzledigimiz dizilerin reklam aralarında en çok dikkatimi bu dizinin fragmanları çekmişti.İlk fragmanından biraz hoşlanmamıştım pat diye gün içinde olur olmaz yerlerde çıkıyor öpüşme sahnesi yüzünden zor vakitler geçiriyordum.Ama hoşuma da gidiyordu.Sonraki  fragmanları ile kalbimizi iyice ısıtmayı başardı.Bu gün ilk bölümü yayınlanacak olan dizi için heyecanlıyım fragmanlara göre iddialı ve romantik komedi bir dizi başlıyor.Bakalım nasıl olacak  izleyiciye kendini beğendirebilecek mi dizi  çok merak ediyorum.Umarım izleyiciyi tatmin eder ve reytinglerde başarılı olur.
Biraz dizi hakkında bilgi vereyim.
Ama öncelikle Kore dizisinden uyarlama mı onu okuyalım :
Aşk Yeniden Dizisi Uyarlama mı?

AŞK YENİDEN (FOX TV)

9 Şubat 2015 Pazartesi

Dermokil Special Kil Maskesi


Daha evvel kremleri hakkında yazı yazmıştım.tık

Üzerine kil maskesi içinde post yazmalıyım dedim.3 ayrı ürünü elimde biri erkekler için olan ikisi bayanlar için olan.Belki kil maskesi arayan erkek varsa onun içinde fikir olur diye düşündüm.Yazıyı uzatmadan ürünlere geçeyim hemen.Fotografı göre sıralıcam.

Nar Özü ile Peeling Etkisi ( Yağlı Cilt-Sarı Tüp)
Bu gün bu ürünü denedim peeling yapmak amaçlı kullandım sevdim.İçindekiler bölümünde parabenle ilgili bir terime rastlamadım.Yeşil kil,nar özü ve bal sayesinde lekelerin gitmesine yardımcı olan bir ürünmüş.Özellikle sivilce izleri dokunduysan uzun süreli gecikmeyle yok oluyor onlara yardımcı olacagını düşünüyorum.Yapımı da çok kolay temiz cilde tabaka halinde sürüp 10 dakika kadar bekleyip yıkıyorsunuz.Hassas ciltler içinde ince tabaka halinde sürülmesi öneriliyor.


E Vitamini ile Yapılandırıcı (Normal&Karma Cilt-Pembe Tüp)
Bunu daha denemedim cildim yaglı oldugu için kullanabilecegimi düşünüyorum.İçeriginde E vitamini varmış cildin nem dengesini sağlıyormuş ve gözenekleri temizliyormuş.Siyah noktalar için kullanılabilecek bir ürün sanırım.Haftada 1-2 kez yapılabilecegini maskeden sonra tonik ile temizleyip nemlendirici ile kullanılması öneriliyor.Uyarısında geçici kızarıklık olabilecegi yazıyor.Son olarak yine paraben terimine rast gelmedim.


Buğday Özü ile Nemlendirme (Normal&Karma Cilt-Lacivert Tüp)
Kardeşimin cildine uygun bir kil maskesi bildigimiz Türk erkeklerinden biri ama ısrar edicem kullanması için ikna edebilirsem kullanır kullanmazsa bende kullanabilirim nolcak ihihih :D İçeriginde özel sarı kil ve buğday özü varmış.Gözenek temizleyici etkisi varmış yine siyah noktalara iyi gelecek bir ürün gibi görünüyor.Ciltteki nem dengesini sağlama özelligi varmış.Maske sonrası tonik ve nemlendirici kullanılması öneriliyor.Uyarılarında geçici kızarıklık olabilecegi ve dogal oldugunu yazmışlar.Bunda da paraben terimi geçmiyor.


İlk kullanıma göre sevdim herhangi bir zararı dokunmadı şimdilik.Hassas bir cilde sahip oldugum için herhangi bir şikayetim olursa postu düzenlerim.Bendeki tüpler 25 mllik.100 mlligi ve daha farklıları var yine tek kullanımlıkları da var .Netten baktıgım kadarıyla fiyatları mllige göre değişiyor. 100 ml 27 lira filanmış.Tek kullanımlıkları 5 lira.Benim bu anlattıgım ürünlerin 50 mllikleri 15 lira civarı bir şeymiş.Denemeye değer bir ürün oldugunu düşünüyorum bence bir bakın derim.

Kozmetik Ürünlerim için Sepet Aldım

Uzun zamandır makyaj malzemelerim için bir kapaklı kutu arıyordum bir türlü beğenemiyordum almaya kalkıştıktan sonra ya kasada bırakıyordum ya da hiç kasaya gitmeden yarı yoldan dönüyordum.Kalpli kutular süslü kutular boy boy bütün kutulara göz gezdirdim bir tane bile beğenemeyince sonunda markette bu sepetleri gördüm.Odama uygun renkte de olunca alayım bari dedim tanesine  2,5 lira verdim.Nerede benim 7 liradan 25 liraya kadar çıkan kutularım nerede bu sepetler.Ucuz ama hoşuma gitti.Hem param cebimde kaldı hemde şık durdu.Derin oldugu için çogu şeyi aldı hatta   fırçalarımı  kalemlerimi koydugum kalemligimde eskimişti  onları da sepete  koyabildim.Hem derli toplu oldu  hemde  çogu  ürünümü diziyordum onlarda toparlanmış oldu . Kozmetik ürünlerimi koydugum şeyler çok eskidigi için çöpe gitti şimdilerde yeni gözdem bu sepetler.Şimdi bir tane daha almak istiyorum.Çünkü çok sevdim.Bir heyecan hemen blogumda size göstermek istedim.Çok güzel değiller mi? :D
Testerlarıma bakmayın :D  Bazılarını kendim aldım bazıları geldi bana :D Hepsi aynı ürünün testerları değil öyle gibi görünüyor  ürüne göre sıraladıgımdan ^_^

7 Şubat 2015 Cumartesi

Bitmek Bilmeyen Hırsız Çilesi Ft. Bizim Apartman

Bu düeti blogumda bilmem kaç kez çalmıştım size yine aparmanca bir hırsız şokuna imza attık.Maalesef bu sefer ki biraz fena.Konuya geçmeden önce hırsız imtihanlarımızı şöyle bir gözden geçirdim ve tek tek size yazmam gerektigini düşünüyorum.Eskiden gecekondular filan çoktu ama bizim buralar iyiydi.Tam yerinde oturdugum halde böyle vakalar çok olmazdı.Fakat işin tuhafı bizim buralar geliştikçe yerleşim olarak statüler arttıkça hırsızlarda artmaya başladı.Öyle ki acayip şeylere şahit olduk apartmanda.
1.İlk taşındıgımız 6 ay balkondan gelen hırsız vakası:
İlk taşındıgımız sene bir gece babam uyurken birden sıçramış annemlerin odasından kafanı uzatınca balkonda mutfak kapısı direk gözüküyor babam bir bakmış biri balonda mutfak kapısını zorluyor hemen kalkmış koşmuş babam gidene kadar balkondan atlamış o kadar yerden nasıl atladı çüş diyorum yani ölebilirdi de deli cesaretli manyak.Mutfagın kapısında hala duruyor tornavida ile ezmiş bayagı zorlamış kapıyı zor bir dönem geçirdik ALLAH şükür yarabbi babamı uyandırdı da evimize giremedi.

2.Apartmandaki bahçe kapıları çalındı vakası :
 Hatırladıgım kadarıyla ilk şöyle başladı.Apartmanımızın çevresini elden geçirdik yeniden farklı şekilde demirlerini değiştirdik.Eski apartmanlardan oldugu için haliyle çevresi de eskiydi zamanla ihtiyaç oldu.İlk önce Garaj girişli bahçe kapımızı çaldılar.O zamanlar kamera filan yok tabi haybeye gitti.Yeniden taktırdık.Bu sefer arka bahçeye giden apartmanın giriş kapısının hemen önünde bulunan kapıyı çaldılar.Onuda taktırdık.Yetmedi bunlara bu sefer apartmana giriş ön bahçe kapısını tam 3 kez çaldılar. Sonuncuda kamera takılıydı apartmanda adamı gördük.Ee tabi bulunamadı kişi.

3.Apartmanın içine kolayca girip kömürlüklere hırsız vakası:
Hırsızlar o kadar rahat bir şekilde davranmışlar ki kimsenin ruhu duymamış.Kömürlük kapısı zorlanmış ve herkesin kömürlügü tek tek açılmış.Kiminin eskilerden kalma tüpünü kimi lap top almış eski masa üstünü kiminin ses sistemini kiminin işte eski ev aletini bir güzel yüklemişler gitmişler ve bu olayı bütün apartman bittikten sonra fark etti.Hepimiz şok olduk bu kadar sessiz bu işi nasıl hallettiler bilemedik.Bizim kömürlükte de o dönem 4-5 tane monitör 3-5 tane kasa vardı fakat üzeri örtülüydü birazda düzensizdi kömürlük bizim hiç bir şeye dokunulmamış fakat kütük kırılmıştı.


4.Alt katta oturan zavallı ögrencilerin hırsız vakası:
Altın bir üstünde oturuyoruz biz ama yüksek girişli yani bodrum olayı filan yok bizde ya da girişten sonra alt katlar yok direk girişten başlıyor daireler.Neyse alt kat komşumuz evini değiştirdikten sonra kiraya vermeye başladı.Bi keresinde 4 tane erkek ögrenciye kiralamıştı evi.Onlarda Anadolu'dan gelme böyle iyi çocuklardı.Bu çocuklar camları filan açmışlar demirli diye camlar dışarı gezmeye gitmişler ışıgı da açık bırakmışlar.Demek ki izliyordu çocukları,çocukların olmadıgını da fırsat bilip camdan mı baktı naptı artık laptopları görüp girmişte olabilir.Güzelce apartmanın içine sızmış çocukların kapısını açmış çok normal bir şekilde lat topları alıp çıkmış.Yine polis geldi sonra tık yok.


5.Evde otururken Televizyon sesini fırsat bilip kapı göbegi söken hırsız vakası:
Ciddiyim bu olay başımıza geldi. Şaka gibi bir olay ama maalesef gerçek.Annemle babam akşam ezanı vaktiyle televizyon izlerken annem o anahtar sesi neydi diyor babamda apartmandan birinindir ne anahtar sesi diyor.Yaz günüde oldugundan camlar açık ışıgıda kapamış bizimkiler televizyon ışıgına oturmuşlar.Televizyonunda sesi yüksek oldugundan zorlamayıda duymamışlar demek ki. Bayagı zaman geçiyor aradan yatma vakti geliyor.Bu arada biz odamızdayız herkes kendi odasında büyük ihtimal kardeşim bilgisayar başındaydı bende biraz inek ögrencilik zamanlarımdı ders çalışıyormuşumdur.Çünkü okulların kapanmasına yakın bir süreçte başımıza geldi bu olay.Her neyse annem yatıcaz diye kapıyı kilitlemeye gidiyor o sırada ahantarı bir çeviriyor kapının göbeyi elinde kalıyor.Annem hemen babama bir bagırdı çabuk gel diye hepimiz koştuk bir baktık kapının göbegi yok.Annem korktu biraz babam annemi yatıştırdı gevşemiştir filan diye ama bariz belli gevşer mi durduk yere göbek akıl var.Ertesi gün babam göbek alıp değiştirmişti.

6.Babamın cenazesini fırsat bilip yan komşunun camdan içeri vakası:
Babamın haberi verildikten sonra apartmanca aile gibi oldugumuzdan o gece herkes uykusuz bekledi.Ertesi gün ikindi namazına babamı defnettikten sonra tam ramazan günü oldugundan kimse eve gelince uyuyamadı iftarı filan bekledi derken işte sonrasında terafiye gittik geldik herkes çok yoruldu.Yan komşuda evine gidiyor sahura kadar uyuyalım diyor.O gecede bir sıcak bir sıcak inanamazsınız.Komşuda balkonu açık bırakıp yatıyor birde o yorgunlukla demek ki derin bir uyku uyuyorlar.Sen hırsız gir güzelce evde gez ayakkabıyla bir şey bulama komşunun pantolonundan cüzdanını al içini yola dogru boşaltarak adamın maaşını her şeyini al. Cüzdanı da köşeye fırlatmış.Tabi farkında değil komşu, sabah bir başka komşu koşuya giderken yolda fotografları fark ediyor sonra cüzdanı topluyor komşuya götürüyor ozaman fark ediyorlar adamın 1 aylık maaşı gitti öyle.Hemen demirletti camları filan komşu.


7.Taze gelinin evine cesaretli giriş vakası:
Yeni evlenmiş mahalledende tanıdıgımız hala da komşumuz olan o zamanlar yeni taşınmış komşumuzun evine nasıl girdiklerini bulamadık. Komşumuz taşındıktan hemen sonra memleketin gidiyor sanırım bayram zamanıydı emin değilim belki çarşı pazara da gitmiş olabilir .Döndügünde kapının ardına kadar açık oldugunu fark ediyor bir giriyor ki kızın dügünde takılan takılar gitmiş evi de dagıtmışlar filan kız için biraz zordu bir mühlet eminim korkmuştur.Bu arada komşuyla aynı kattayız.


8.Bir yaz günü misafir üzerine çıkan hırsız vakası:
Maalesef hep bizim eve denk gelmiş hırsızlar bu kadar çok şey başımıza geldigini yazmadan önce bilmiyordum.Bunun hakkında yazımı burdan okuyabilirsiniz : tık



9.Kapı tokmagı fantezisi yapan hırsız vakası:
Apartmanca tuhaf olaylarımız oluyor ve ardı arkası kesilmiyor bu sefer ki gerçekten çok traji komik bir olay.Bütün apartmanın kapı tokmakları çalındı.Hani şu kapıyı çalmak için bulunan u şeklindeki bölme var ya heh işte onları çalmışlar.Yine benim uyanık gözlü annem kapıyı açıyor dışarı çıkmak için ana bir bakıyor tokmak yok.Yine mi bize hırsız diye beni çagırdı.Dur dedim anneme bi bakıyım komşuya komşunun duruyor.Allah Allah yine mi bize lan dedim. Sonra gittim bi katta 4 daireyiz diger ikisine bakmaya ana onlarında yok.Bi üste çıkıyım bakıyım dedim baktım ana onlarında yok.Sonra herkesin ziline basmaya başladım.Alt kat üst kat 16 dairenin 14ünün tokmagını yürütmüşler ikisinde şu kapı süsü asılı oldugundan uygraşmak istememiş zaar.İşin kötüsü apartmandan adam çıkarken yönetici görmüş siyah poşetle elini kolunu sallayarak soguk ve sakin bir şekilde çıkmış gitmiş.Şuan kapı tokmagı yok hala :D


10.Memleketine giden alt komşunun evine giren hırsız  vakası :
Bu 10 madde içinde en çok buna sinirlendim içerledim.Maddi durumu iyi değil komşumuzun yani konuşulmaz ama yardımlarla çocuk okutan bir kadın. Kocasını yeni kaybetti kanserden ve maddi olarak cidden zor zamanlar geçiriyor.Anadoludan çocugu üniversiteyi kazanınca gelen bir kadın.Tek başına ayakta durmaya çalışan bir kadın.Dün gece oldugunu düşünüyorum alt katta 2 daire var bu sefer diger tarafın yapmış yapan.Nasıl yaptın be deyyus herif arka bahçe tarafında olan camın demirlerini söküp pimapeni zorlayıp evine girmişKadının zaten dogru eşyası yok aramış taramış evi birbirine katmış büyük ihtimal bir şey bulamayınca çıkıp gitmiş insafsız.Kapıcı apartmanın çevresini temizlerken görmüş ve hemen haber verdi polis filan çaıgırıldı.Komşu daha yeni komşu oldugundan kimsede iletişim numarası yok iletişim kuramadık polis geldi fakat maalesef bir şey yapamadı ulaşamadık camı açık duruyor meleketin de umarım bi hırsız daha girmez eve ve umarım tez zamanda ulaşabiliriz.Şimdi geldiginde iki kişiler zaten nasıl kötü zamanlar yaşarlar korkusu yeter. Sabahtan bu yana üzülüp duruyorum.Allah hayırlısını versin.


Bu 10 maddenin yanında unuttugum hatırlamadıgım bir sürü vaka olmuştur.Alt katlarda olanlar için iş daha kötü hal alıyor haliyle bunu yapan kimse yatacak yeri yok.Zaten Allah korkusu olsa adamda yapmaz ye neyse. Bana göre dünyanın en büyük suçlarından biri bu olay hırsızlık .İnsanlar ne zahmetlerle ne çabalarla ev kuruyorlar sen başkasının alın terinin üzerine, sen başkasının çaresizligine göz dikiyorsun.Onun evine giriyorsun onun arabasını yakıyorsun ve bu hakkı sana ne bu dünyanın adaleti veriyor ne öteki dünyanın adaleti veriyor.Her şeyi bıraktım bu insanlar yaptıkları hırsızlık sonunda çevresinde ki insanların en önemlisi çocuklarının yüzüne gözüne nasıl bakıyorlar.Yani ailemin beni yetiştirdigi şekilde yazabilirim ki bir insan çocugunun eşinin ya da o ailede kim varsa onun bogazından gözlerinin içine baka baka nasıl haram geçiriyor merak ediyorum.Babamın bir lafı vardı hamallık yaparım , gerekirse gece gündüz eşek gibi yük taşırım yinede ailemin bogazından haram geçirmem.Şöyle bakıyorumda benim babam babaysa bu adamlar ne, bu adamlar babaysa benim babam ne.Allah herkese dogru yolu bulmayı nasip etsin.

5 Şubat 2015 Perşembe

Dedikodu// F(x) Victoria Türkiye'ye Geldi


Kendimi explorer gibi hissettim bu postu açarken.Yarı yıl tatili ile birlikte evde bir sürü misafirimiz vardı bu yüzden konu hakkında post açamadım.Aslında geldigi ilk günden itibaren biliyordum  takipte kaldım  bilgisayar başına oturdukça ama kısmet bu güne açmakmış. 28 Ocak -3 Şubat arası Çin'de çekilen tvN programı 'Noonas Over Flowers' ın Çin versiyonu çekimleri için Türkiye'ye geldi. Bunun haberini alan bazı fanlar özellikle İstanbul'da yaşayan fanlar gidip gördüler bir sürü güzel güzel fotograf çektiler .Ben ve benim gibi olanlarda böyle çatlayarak baktı.
Victoria ve program ekibi İstanbul,Selçuk,İzmir,Kapadokya'ya giderek çekim yaptılar.Umarım Victoria ve çekim ekibi Türkiye'den memnun kalmışlardır.
Bir kaç fotograf;
Kaynak : Fotograf ve bazı bilgileri F(x) Turkey Fan Club(Turkish Aff(x)tion)  facebook sayfasından aldım fotograf sahiplerine oradan ulaşabilirsiniz.Daha fazla  fotografa ulaşmak için linke tıklayınız.








Tasarım:Sawako Kuronuma