Image and video hosting by TinyPicVurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

29 Mayıs 2015 Cuma

Life of Pi /Pi'nin Yaşamı (Film)

İzledikten sonra 4 kez daha izledim bu filmi.Herhalde bir daha olsa 5. kezde izlerim bu filmi.Hayatım boyunca izlediğim bütün filmler arasında Titanic'de dahil en etkilendiğim ve her seferinde beni aynı yerlerde aynı tepkileri verdiren ilk ve tek film oldu.Hatta ilk izlediğim günün gecesi rüyamda kesik kesik filmi yaşadım.Sanki ben okyanusta kalmışım gibi bütün gece uğraştım durdum.O kadar etkiledi o kadar kendini sevdirdi film.Ölmeden önce bu filmi izleyin.Bu filmi izlemeyen de ben film izliyorum demesin bence.Farklı bir boyuttan bakarsak filme resmen sanat işlenmişti görüntü yönetmeni kendine hayran bırakıyordu.Öyle açılar bilgisayar ortamında öyle farklı mekanlar yapılmıştı ki insan oturup bu çalışmaya hüngür hüngür ağlamak istiyordu.Her bir sahnesinde kendine biraz daha hayran bırakıyor seni büyülüyordu resmen.Görsellik ve hikaye bakımından kendini aşmıştı.Pi'nin Yaşamı için hayatımın filmi diyebilirim.Her şey o kadar gerçekçi ve kusursuzdu ki hani filminde şu bölümünde şu varmış gibisinden bir eleştiri yapamıyorum.Gerçek bir film izlemek istiyorsanız bu filmi hiç durmadan beklemeden izleyin kuşkusuz sizde en az benim kadar hayran kalacaksınızdır ve hayatın anlamının yaşamak olduğunu fark edeceksinizdir.
Life of Pi (Pi'nin Yaşamı)

28 Mayıs 2015 Perşembe

Bhoothnath Returns (Film)

Serinin ikincisi ve birincisini ele alırsak serüven anlamında birinci serisi daha iyiydi.Kurgusu daha iyi işlenmişti fakat;ikincisinde çok fazla farklılıklar vardı.Oyuncu olarak çok zenginleştirilmişti.Takviye oyuncularla konu daha pekiştirilmişti.Birincisine göre ikincisinde daha fazla sosyal mesaj veriliyordu.Amitabh Bachchan'a bu sefer Aman Siddiqui değil Parth Bhalerao eşlik ediyordu.İki çocuk oyuncu arasında Parth Bhalerao daha iyiydi.Oyunculuğu daha doğal gözüküyordu ayrıca daha iyi dans ediyordu.Yan oyuncu olarak Boman Irani başroldeydi.Bilirsiniz 3 idiots filminde okulun
profesörü Virüs rolündeydi orada da gıcıktı burada da yakışıyor adama gıcık tipler.Bunun yanında konuk oyuncular beni benden aldı Shahrukh Khan birincisindeki rolünün aynısıyla küçük bir rolle konuk oyuncuydu ve Ranbir Kapoor filmde hiç beklemiyordum birden kendisi olarak görünce gözlerim fal taşı gibi açıldı.Uzaktan uzun zamandır görmediğim akrabamı görmüş gibi sevindim.Hindistanın kanayan yaralarına parmak bastığı için filmi ayrı sevdim.En az birincisi kadar etkileyiciydi ikincisi de. Zaten Amitabh Bachchan'ın olduğu hiç bir film kötü olamaz.Bu yüzden birincisini izlerseniz muhakkak ikincisini de izlemeyi ihmal etmeyin.Akhrot'un filmde dediği gibi-''Yaşasın Hindistan.'' Yaşasın Hint filmleri.
Bhoothnath Returns

Bhoothnath (Film)

Bu günlerde izlediğim hint filmlerinin içerisinde en etkilendiğim film Bhoothnath oldu.Keşke daha evvel izleseymişim aylardır bu filmi erteleyip durdum ve şuan pişmanım.Her sahnesine hayran kalarak izledim resmen.Amitabh Bachchan'ın oyunculuğuna hayran olmamanın imkanı yok ,üstadda öyle bir oyunculuk var ki insanı tamamen kendine çekiyor.Bunun yanında Shahrukh Khan ve Juhi Chawla'da rolünü acayip iyi becermişlerdi.Aman Siddiqui çocuk oyuncu olarak Amitabh Bachchan'a çok iyi eşlik etmişti yani iyi bir çift olmuşlardı.Ben filmde Shahrukh Khan'ın daha çok rolü olmasını isterdim.Tamam yan oyuncuydu ama 3 büyük Khan'ı izlerken başka bir zevk oluyor insanda.Bu yüzden çoğu sahnede Shahrukh Khan'ı gözlerim aradı yalan değil.Bence hiç durmadan bu filmi izleyin derim.İzlemeyen çok şey kaçırır.Zaman zaman ders ve öğüt verici noktalar vardı filmde.Dolu dolu bir filmdi aman bu sahnesi de ne gereksizmiş diyebileceğiniz bir sahnesi yok.Herkesin beğenerek izleyebileceğini; kah gülüp , kah hüzünlenebileceğinizi düşünüyorum.Şayet ben son sahnelerde hüngür hüngür ağladım filme çokta güldüm..Daha fazla yazmaya devam edersem spoiler verebilirim bu yüzden yarıda kesmek en makbulü son olarak tekrar yazıyorum izleyin izleyin izleyin.
Bhoothnath (भूतनाथ -Lord of Ghosts)

26 Mayıs 2015 Salı

Dolly Ki Doli (Film)

Başından sonuna mükemmel bir filmdi.Sonam Yedi Kocalı Hürmüz'ü mübarek.Kaç tane adamla evlendi sayamadım ama üçü başına iyi bela oldu bunu bilirim.
Sonam Kapoor hep böyle çatlak rollerde oynuyor,iyi de rol yaptığından yakışıyor.Kızımız erkeklerle evlenip güzel bir düğün yaptırıp o gece herkes uyuyunca ne var ne yok toplayıp kaçan dolandırıcı bir gelini oynuyor.Çetesiyle birlikte il il gezip gözüne kestirdikleri zayıf(!) kişilikli erkekleri bulup tuzağına düşürüyor.Çoğu izleyici ben sonunu beğenmedim yazsa da bu yorumlara tamah göstermeyin.Çünkü başından sonuna film çok eğlenceli ve yüksek bir filmdi.Hiç durağan aman sıkıldım diye bileceğiniz bir tarafı yoktu.Müzikleri pek beni etkilemedi hatta hatırımda kalan bir şarkıda olmadı ama ona rağmen kurgusu işleyişi konusu çok güzel bir filmdi.Rajkummar Rao,
Pulkit Samrat ve Varun Sharma'yı hiç izlemedim ilkti ona rağmen çok sevdim oyunculuklarını.Üçü arasında en sevdiğim oyunculuk Rajkummar Rao'nun (ilk koca) oyunculuğuydu.Bence izlenebilir bir film vaktiniz varsa hint filmlerini seviyorsanız bu 2015 model filmi kaçırmayın derim.
Dolly Ki Doli

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Ramaiya Vastavaiya (Film)

-''Gülmekten ağladım.'' gibi bir deyim vardır bilir misiniz? Heh işte tamda ben bunu yaşadım bu filmde.Acayip komikti bence komedi üzerine yapılmış bir filmdi.Aşk vardı ama komedi ağırlıktaydı.Eski hint filmlerini andırıyordu.İzlerken sanki 90'lı yıllarda çekilmiş bir hint filmi izliyor gibi hissettim.Sıcacıktı,her hint filmi güzel oluyor ama bu başka güzeldi.Ne yalan söyleyim başta 
Girish Kumar'ın rolünü biraz yadırgadım fakat sonra oturdu.Fazla aşırı hareketleri vardı.Dış ülkede doğup büyüyen bir genci canlandırıyordu ondan sanırım.Shruti Haasan'a gelince;onu da ilk defa izliyordum fakat bence rolünü çok iyi yapıyordu,severek izledim onun sahnelerini.Sonuç olarak iki oyuncuyu da ilk defa izlediğim halde sevdim.Filme gelirsek filmde en sevdiğim karakter abi karakteriydi. Gerçekten en iyi yazılmış karakter oydu bence.Sonu Sood zaten mimikleriyle oyunculuğuyla karakterle bütünleşmiş ve ona tam oturmuştu.Gülmekten gözlerinizden yaş gelmesini istiyorsanız ve sorunlarınızdan kaçıp kafa dağıtmak istiyorsanız hiç durmadan başlayın derim..

24 Mayıs 2015 Pazar

Tere Naal Love Ho Gaya (Film)

Aslında Genelia D'Souza'yı pek sevdiğim söylenmez ama Riteish'in hatırına bir şans verdim.İyi ki de şans vermişim.Cidden çok güldüğüm eğlendiğim bir film oldu.Hiç sıkıcı bir sahnesi yoktu hem yükselerek gitti film.Özellikle son sahnelerinde bayağı bir heyecan yaptım.Tam her şey bitti derken film yeniden kendine çekiyordu beni.Ayrıca ikilinin karı koca olduklarını bildiğimden izlerken daha farklı bir gözle izledim.Genelia rolüne çok uygun bir oyunculuk sergilemişti.Tipi de oynadığı role uymuştu.Yani hani bazı insanların yüzüne bazı roller gitmez ya o yoktu tamamı ile bütünleşmişti.
Riteish zaten benim gözümde efsanevi bir oyuncudur.Onun için hiç bir şey yazamıyorum dört dörtlüktü.Acaba demeden hemen bu filme başlayın umarım sizde benim kadar eğlenirsiniz.
Tere Naal Love Ho Gaya
 ( तेरे नाल लव हो गया -In Love With You)

Anjaana Anjaani (Film)

Sürekli hint filmi izliyorum,yazıyorum farkında mısınız? Bir süre daha sanırım hint filmi yazmaya devam edeceğim.Havaların ısınmasıyla artık bıktım aynı ülkenin şeylerini izlemekten o yüzden farklı ülkelerin kültürlerini öğrenmek istiyorum.Gerçi ben oldum olası hint filmi izlerim ama neyse.Sonuç olarak bir süre daha günümüzde geçmişte izlediğim bütün hint filmlerini blogumda yazmak istiyorum.Bunlardan biri de geçen akşam annemle gecenin on ikisinde başlayıp ikilere üçlere kadar izlediğimiz filmden bahsetmek istiyorum. Filmin adı Anjaana Anjaani başrollerde uyumlarını Barfi filminden de bildiğimiz Ranbir Kapoor ve Priyanka Chopra var.Açıkçası filmin ilk sahneleri nereden baksan bir on dakikasını sevmedim.Galiba sıkıcı bir film açtık diye bile düşündüm.Daha sonrasında filmin işleyişi değişti ve gerçekten kendine çeken bir film haline geldi.Güldüğüm bölümleri de oldu,ağladığım bölümleri de oldu,sıkıldığım bölümleri de oldu.Yani;anlayacağınız  rengarenk bir filmdi.Aslında dolu bir izleyiciyseniz filmden çok fazla ders çıkarabilirsiniz.İçinizi sıcacık yapacak bu hikayeyi izlemelisiniz.
Anjaana Anjaani (Anjānā Anjānī; Strangers)

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Hasee Toh Phasee (Film)

Başta ben bu filmi anlamadım kızın hareketleri bir acayipti sinirli gibi elini kolunu koyacağı yeri bilemiyordu.Filmi sonra sonra çözdüm.Meğer kız hap bağımlısıymış.Parineeti rolünü öyle iyi yapıyordu ki gerçekte de öyle bir insan olduğunu sanırsınız,o derece inandırıcıydı.Sidharth'ı Ek Villain filminden sonra bu filmde görünce bir tuhaf oldum.Yani rolü çok iyiydi fakat izleyenler bilir orada daha ağırdı burada biraz hoppala ama yakıştırdım.İkilinin ilişkisinden çok hoşlandım çok uyumlu çift olmuşlardı.Biraz çatlak bir filmdi ama akıcıydı.Komik sahneleri çoktu ama romantizmde bence hat safhadaydı.Film izledikçe güzelleşen filmlerdendi.Sidharth'ın sempatikliği,Parineeti'nin rolünü iyi oynaması filme sıcaklık katmış ve izleyiciyi kendine çekmişti.Uzun bir film olmasına rağmen bana yetmedi finalden sonrasını da çekseler güzel olurmuş.Vaktiniz varsa izlemenizi tavsiye ederim.
Hasee Toh Phasee (She Smiles, She's Snared!)

Bobby Jasoos (Film)

Yazarken düşünüyorum da acaba Vidya'nın girmediği bir kılık kaldı mı acaba?Acayip eğlenceli bir filmdi.Bir daha izlemeyi düşünüyorum çünkü çok eğlendim ve güldüm.Vidya'nın oyunculuğu on numara beş yıldızdı. Ayrıca finali beni ters köşe yapan nadir hint filmlerindendi.Kızımız casustu ve kılıktan kılığa girerek aldığı işlerden para kazanıyordu.Esas oğlanımız ise;ünlü biri fakat ailesi tarafından evlendirilmeye çalışılan bir adamdı.Esas oğlanımız evlenmek yerine o şehri terk edip şehirli bir kızla evlenmek istiyordu.Yani;bir nevi biraz burnu büyüktü.Film nasıl başladı nasıl bitti anlamadım.Aslında dakikasına baktığımda 121 dakikalık bir filmdi ama öyle ki sanki 5 dakikada bitti gibi geldi.Biraz daha uzun olabilirdi tam doyamadım filme.Bütün karakterler eğlenceliydi.En hoşuma giden karakterler Bobby'nin tayfasıydı.Arkadaş bağları güçlü karakterleri seviyorum.Daha fazla konuşmaya gerek yok izlerseniz çok tatlı bir film izleyeceksiniz.Ben güldüm umarım sizde gülersiniz. Ölmeden önce izlenmesi gereken filmler listesinde yerini almalı.
Bobby Jasoos (Bobby Detective)

22 Mayıs 2015 Cuma

Yeh Jawaani Hai Deewani (Film)

Bir filmde Ranbir,Deepika,Aditya ve Kalki başrol olur da o film izlenmez mi?Ha birde unuttum filmin bir bölümünde
Madhuri Dixit var ve şarkı söylüyor Ranbir'le.Düşünün böyle bir film yapmış adamlar.Yeni neslin efsanelerini bir film içinde toplamışlar yetmezmiş gibi birde romantik komedi yapmışlar.Hiç kaçırmadım filmi izledim.Asla gözümden kurtulmazdı zaten.Filme gelirsek film; 4 arkadaşın hikayesini anlatıyor.Gençliklerinden orta yaşlı hallerine kadar olan hayatlarından bir kesit desek iyi olur.Film de Ranbir'le Aditya'nın olduğu kısımlarda gözlerim şaşı oldu hangisine bakacağımı şaşırdım.İki yakışıklı adamı aynı filme almışınız birde yetmezmiş aynı sahnelerde oynatmışınız ama olmaz ki böyle,izleyiciye de yazık.Onun haricinde film çok renkliydi şarkıları  çok oynaktı.Hala gece yatarken kafamın içinde Ranbir'in söylediği bir şarkı var onun melodisini içimden  mırıldanıyorum.(İşte bu şarkı)Film akıcıydı sıkıldığım bir bölümü olmadı zaten gençlik  filmi olduğundan sıkıcı bir film beklenmezdi.Başrol çiftimiz çok uyumluydu (keşke evlenseler).Denemenizi tavsiye ederim pişman olmayacaksınız.

Yeh Jawaani Hai Deewani 
(This Youth is Crazy)

Khoobsurat (Film)

Ay bu film çok güzeldi.İzlerken ağzım kulaklarımda izledim sanki biraz kore dizisi havası vardı.Çok tuhaf ilk defa bir hint filminde bunu hissettim.Hollywood'da kimmiş dedirtecek tarzda konusu ve oyunculuk vardı ortada.Fawad Afzal Khan'ı ilk defa izledim ve oyunculuğunu,duruşunu,yakışıklılığını ve sempatikliğini çok sevdim,beğendim.
Sonam Kapoor'ı zaten severdim bu filmle daha çok sevdim karakteri biraz serseriydi ama çok yakışmıştı.Sıcacık bir hikayesi vardı.Sonam fizyoterapi doktoruyken Fawad bir prensi canlandırıyordu.Sonam zeki,çevik,saf ve içi dışı bir olan karakterdi.Biraz umursamaz bir kişiliği vardı.Fawad ise;akıllı,tecrübeli,işinin hakimi ve çalışkan bir karakteri canlandırıyordu.Diğer karakterlerde birbirinden komikti.Özellikle esas kızın annesi çok komikti.Senaryosu çok sağlamdı film, akıcı ve seriydi hiç sıkılmadım.Müziklerine aşık oldum.Hatta sadece müzikleri için bir blog açabilirim.O derece eğlenceli ve kıpır kıpırdı.Zamanınız varsa eğlenmek kafa dağıtmak  istiyorsanız hiç durmayın  hemen  izlemeye başlayın.


Khoobsurat (Beautiful)

Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!

Önemli olan ne kadar hızlı vardığınız değil, nasıl vardığınız...
Trafikte aşırı hız yapmayın! Çünkü Trafik Hayattır!


21 Mayıs 2015 Perşembe

The Other End of the Line (Film)

Film bittiğinde ''-Böyle bir şeyi bende yaşamak isterdim.'' dedim.Demedim desem yalan olur.Gerçekten eğlenerek izlediğim filmlerden biri oldu.Filmin büyüsü kaçmaması için pek fazla yazmak istemiyorum ama kısacası izleyin bu filmi ya hu.Hem Türkçe dublaj seçenekleri de var izleyin valla.Filmde kızımız çok haşin kendini Amerikalı gibi tanıtıyor aslında o bir çağrı hattında çalışan hintli.Oğlumuz ise iş adamı zengin.İkisinin uyumu filmde çok iyiydi.Yakışmışlardı da.Tek benim yadırgamama sebep olan şey adamın hintli olmamasıydı.Bu gözler alışmış tabi hint filminde kara sexy adamlara pek bünye kabul etmedi.Onun harici film akıcıydı hiç sıkmadı ve insanın içini kıpır kıpır eden tarzdaydı.Zaman kaybetmeden başlayın derim.
The Other End of the Line (Hatta Aşk Var)

Dum Laga Ke Haisha (Film)

Aylarca bir filmin müziğini duyup çevirisini beklediğiniz hiç oldu mu?Benim oldu. Sadece ve sadece bir müzikle aylarca kendini bekletti bu film.Oysa ki daha film ülkesinde bile vizyona girmemişti.Nasıl böyle beni kendine çektiğini bilmiyorum ama güzel bekletti kendini.Peki beklediğime değdi mi? Sorusuna gelirsek;evet beklediğime değdi.Özellikle filmin son sahnelerine gelirken ben koltuk tepelerinde gözlerim açık bir şekilde izledim.Çok heyecanlıydı adı gibi ha gayret ha gayret diye filmin sonunu getirdim.Aslında biyografi gibi bir filmdi hayatın belli bir kesitinden sahneler bizle buluşuyor gibiydi.Trajikomik bir o kadar eğlenceli bir filmdi.Film de istem dışı bir görücü usulu evliliğin sonuçları anlatılıyordu.Adamın karısına karşı olan ön yargısını ve davranışlarını sergilemesinin yanı sıra karısının da bunun karşılığında verdiği tepkileri güzel ve basit bir şekilde anlatmış film.Aslında bir evliliğin sadece iki kişi değil ailelerinde evlenmesini anlatıyordu.Ayushmann Khurrana'nın oyunculuğunu seviyordum,bu filmle birlikte Bhumi Pednekar'la da tanışma fırsatım oldu. Gerçekten çok hoş bir oyunculuğu vardı.Zaten hintli kızların ses tonuna aşığım Bhumi Pednekar'ın da ses tonuna bittim.İşin özü bu filmi izlemelisiniz.Asla sıkılmayacak ve zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.Boş bir izleyici değilseniz,farklı bakarak izliyorsanız filmden bir çok not çıkarabilirsiniz.
dipnot: Beni kendine  çeken şarkı ; Malini Awasthi & Rahul Ram-Sunder Susheel 
Dum Laga ke Haisha ( Give In All Your Energy)

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Çocukların yüzündeki gülümseme her şeye değer...
Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.

20 Mayıs 2015 Çarşamba

İzlediğim Batı Dizileri

Kafamda deli sorular döndü dolaştı.

-''Acaba ABD dizileri mi yazsam? -Olmaz ingiliz dizisi var. -O zaman Avrupa dizileri mi yazsam?-Amerika bir Avrupa ülkesi değil. ''

Sonuç olarak bu post için bir başlık bulamadım. En sonunda Batı Dizileri bari olsun dedim.
Aslında bana hitap eden çok fazla batı dizisi bulamıyorum.Bulduklarımı da belli bir süre sonra bırakıyorum.Başlayıp başlayıp da bıraktığım bir çok dizi oldu.Ben bu postta sadece her sezonunu takip ettiğim dizilerden bahsedeceğim.

18 Mayıs 2015 Pazartesi

İçimde Bitmeyen Kaybetme Korkum #2

Bir kaç gündür blogumla hiç uğraşmıyorum fark etmişsinizdir.Günde 3 defa yazı yazdığım bile olmuştu oysa ki.Bir kaç gündür kalbim bir tuhaf atıyor.Aslında geçen yıl temmuz ayında bununla ilgili bir yazı yazmışım.( Hatırlamıyorum bile) Bunun bu yıl vol 2 sini yaşadım.
Neyse konumuza geçelim;

Çocuğu Araba Çarptı

Ben bu mahallede yaşayan anneleri anlayamıyorum.Yıllardır ciddi anlamda beyin mekanizmalarını çözmeye çalışıyorum.Zaman zaman empati kurmaya çalışsam da olmuyor ya bende problem var ya da bu kadınlarda.Şimdi ramazan geliyor 12 yaş altı kız ve erkek çocukları sahura kadar hani davulcu geliyor ya o saate kadar dışarıda bağırıp çağırıp oyun oynarlar.Çocuk dediğin 10 da yatakta olmalı kuralı bu mahalle için geçerli değil sanırım.Neyse olayı anlatayım öncelikle;
Benim oturduğum daire yola bakıyor ön tarafta bu yüzden maalesef çocuklu bir aile olmasak da bütün yaz evimizin içinden çocuk sesi eksik olmaz çığlık sesleri yüzünden kusacak duruma geliriz.Çocuklara kızarız ama asla dinlemezler 2 dakika sonra tekrar ses başlar.Anneleri genelde sorumsuzdur benim başımdan gitsin rahat olsun tekniğini uygularlar.İlgi o anlar da sıfırdır.Evlerinde ne yaparlar bilinmez.

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Yürek Yangınının Birinci Yıl Dönümü #SOMA

Cümleye nasıl başlayacağımı bir türlü bulamadım.Yazdım sildim,yazdım sildim.Geçen yıl bu gün bu saatlerde normal hayatımızı yaşıyorduk ta ki 15: 10 sularına kadar.Manisa'nın Soma ilçesinde bu saatlerde can pazarı yaşanırken hemen hemen çoğu kişi bir haber hayatına devam ediyordu.Ta ki akşam haberlerine kadar.O acı haberin bütün Türkiye'ye yayılmasıyla herkes seferber olmuştu.Dualar,uzak şehirlerden yardıma gidenler bir umut kurtulmaları için çabalayanlarda doldu her yer.Hatta öyle ki ayın 17 sinde bütün camilerde sela bile verildi.

7 Mayıs 2015 Perşembe

Blood /2015 (Güney Kore)

-spoiler içermez-
Sonunda adam akıllı finalini izleyebildim.Her halde izlediğim diziler içerisinde en talihsizliklerle izlediğim dizilerden biridir.İzlerken sürekli bir engel çıktı ve bu güncel diziyi gecikmeli olarak bitirdim.Fantastik ve ya tıp dizisi sevenler için ideal olduğunu düşündüğüm bir dizi.Dizinin ilk bölümleri oyuncuların yaş farkından dolayı azıcık bir yadırgarsınız daha sonra ikisinin arasında ki çekim size geçer ve diziyi farklı bir açıdan izlemeye başlarsınız.Dizinin güncel yayınlandığı dönemde genel olarak izleyici iki ye ayrıldı çoğu oyuncuların oyunculukları berbat derken çoğu ise dizi için öldü bitti.Ben iki tarafın da düşüncesine uymadım bence dizi normal düzeyde bir diziydi her kore fantastiği kadar çekiciliği vardı oyunculuk konusunda da kim ne derse desin Goo Hye Sun çok iyi bir oyuncu.Yok ses tonu berbatmış yok başka bir şeymiş kabul etmiyorum.Keza başlarda biraz yalpalasa da Ahn Jae Hyun'da iyi iş çıkardı.Belki başrol için erkendi ama üstesinden geldi.Son olarak finali pek tatmin etmedi beni her kore dizisi gibi finalinde açıklıklar izleyicinin hayal dünyasında bırakılmış yerler vardı yine de bence bu diziye bir şans verip izlemelisiniz.
Blood ( 블러드- Beulleodeu)

Ne Gudubet Bir Hafta

Gudubet normalde sevimsiz çirkin anlamında kullanılır ben pek sevmem ama başlık için en doğru olan tanımın bu olduğuna karar verdim.Bu hafta benim için çok kötü geçmeye devam ediyor.Her şey mi üst üste gelir be mübarek dediğim hafta.Geçen hafta o kadar çok nalet girsin dedim ki sonunda nalet girdi galiba.Normalde her işe besmele ile başlasam bile demek ki bende ki o negatif elektirik bütün her şeye geçiyor ve bozuluyor. İlk önce blogumun gözde olan iki başlığı başıma geldi.Hafta başında bilgisayarı bozuldu.Bu sefer tamamen gitti.Pazartesi akşamı geceye kadar evde bunun tartışmasını yaptık.Artık bilgisayar kasası o kadar psikolojimi bozdu ki aylardır sonunda patlama noktama denk geldi.Vurdum tekmeyi,vurdum tekmeyi.O gün öyle geçti.


Anime de Kutsal? Ne Demek

Çevremde ki bütün herkes bu yazıyı gördüğüm zaman gözümü döndürdüğümü iyi bilir.Çoğu zaman kim buldu bu soruyu diye kızdığımda olur.Cidden hangi insan evladı buldu bu ''Kutsal?'' sorusunu çok merak ediyorum.Anime izliyorsanız ve ya Anime sayfalarını takip ediyorsanız bolca altında ki yorumlarda ''Kutsal?'' sorusunu görebilirsiniz.Peki bu Kutsal nedir?

6 Mayıs 2015 Çarşamba

Ballad nedir?

Bu konuda sürekli olarak yanlış anlatımlara denk geliyorum.Genelde en çok yanlış bilinen terimlerden birisi maalesef.Ballad kısacası bildiğimiz slow müziklere verilen isim.

Maknae Nedir?

Sohbet ederken -''Grubun maknaesi imiş.'' dediğimde. -'' O ne demek ki?'' diyen dostlarım oluyor.Bu yüzden yeni yeni bu kelimeyi duyanlar için yazı yazmam gerektiğini düşündüm.

Manhwa nedir?

Uzak doğuyla alakası olanların sıklıkla duyduğu bir terimdir bu aslında.Fakat hiç duymayanda çoktur.Bende blog not defterime bakarken yazacaklar listemde gözüme çarptı hızlıca bu konu hakkında bilgi verebileceğimi düşündüm.

5 Mayıs 2015 Salı

İzlediğim Türk Dizileri

Her uzak doğu dizileri paylaşıyorum izliyorum diyorum bu yüzden sapkın bir şekilde benim uzak doğu sevgim olduğu düşünülüyor özellikle Kore için deli olduğumu bile düşünen varmış.
(Ben Kore fanı değilim uzun zamandır kesinlikle olmak istemiyorum.)

Aslında annemle birlikte deli gibi dizi izleriz her güne bir dizimiz vardır ve izlerken reklamlarda bile kanal değiştirmeyiz.Bu gün size izlediğim izlemenizi tavsiye ettiğim dizilerden bahsedeceğim;

Dedikodu//Super Junior Yesung Yuvasına Döndü

Sonunda asker yolu bekleye bekleye bizim çocuğun şafağını bitirdik.Dün itibariyle terhis olan Yesung'ın askerliği bitmiş bulunuyor.Sesini,çılgın dansını,ekranda ki yüzünü özledim vallahi. Umarım kısa sürede Yesung tamamen ekranlara ve piyasaya dönmüş olur.Bu arada şuan itibariyle 2 tane askerimiz var Sungmin ve Shindong umarım onlarda kısa sürede yuvalarına dönerler.Çok fazla yazı yazmaya gerek yok hoş geldin evine Yesung.
Asker Gidiş-Geliş Tarihi:
6 Mayıs 2013 - 4 Mayıs 2015

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Fotoğrafın Üzerine Yazı Yazma

Uzun zaman önce bununla ilgili bir yazı yazmayı planlıyordum ama çok vakit bulamadığımdan bir türlü elim gitmedi.Aslında bu photoshopta profesyonel yazı yazmayla alakalı bir post değil.Bu daha çok acemi bu konuda sıfır olan bir insan için yazılmış bir post.Geçenlerde bir arkadaşım çok üzgün olduğunu belirtti.Sebebini sorduğumda paylaştığı kendi fotoğraflarının başkaları tarafından alınıp kendilerininmiş gibi kullanılmasıydı.Genelde bazı blogların da bu konuda çok çektiğini biliyorum.Özellikle özgün blog olup da fotoğraf üzerine yazı yazmayan blogların en azından bu işlemi yapmalarını öneriyorum.Çünkü acı ama gerçek herkes blog açıyor ve kendileri fotoğraflamak,özgün olamak yerine bu kolay yolu seçiyorlar.

Öncelikle Google'a photoscape Türkçe yazıyoruz ve programı indiriyoruz.Programı kurduktan sonra simgesine tıklayıp açıyoruz.

Blogger Profil Hesabı Nasıl Düzenlenir?

-''Blogumda bulunan Hakkımda bölümüne kişisel sözler ve ya bilgiler yazamıyorum?Nasıl yazabilirim? Uğraşıyorum olmuyor.'' gibi sorular görüyorum son zamanlarda Hakkımda bölümünde yazılan bilgilerin nasıl yazıldığını size anlatmak istiyorum.
Öncelikle Blogumuzu Google+ hesabından  Blogger Hesabına almamız gerekiyor.(Blogu Google+ Hesabından Blogger Hesabına Çevirme )

Blogu Google+ Hesabından Blogger Hesabına Çevirme

Bu konu uzun süredir beni ciddi anlamda çok gıcık ediyor çünkü beni takip eden kişileri görüyorum merak ediyorum bloguna girmek ve hoşuma giderse bende onu takip etmek istiyorum fakat bir tıklıyorum fotoğrafının üzerine birden karşıma hata sayfası çıkıyor.Bu olay bir süre önce blogun kendine değişmesiyle olmaya başladı.Eskiden direk g+ hesabına giriş yapılıyordu ama artık o da mümkün değil.Bu yüzden arkadaşlar kendinizi en azından takibe alıp takip eden listenizde fotografınıza tıklayıp bir bakın google plustan mı blogu almışsınız yoksa blogspottan mı?Şimdi bu gün nasıl çevireceğimizi resimli bir şekilde size anlatmak istiyorum.

1 Mayıs 2015 Cuma

Planlı Yazı Nasıl Yazılır?

Son iki aydır yazamasam da ben genelde planlı yazı yazmayı tercih ediyorum.Hemen hemen 2011'den bu yana sürekli yazma isteği duyduğum zamanlar yazıp günlerce bloguma yazı yazmadığım olabiliyor.Çevremde çoğu blogger iş güç sahibi bunlar sürekli haftalık yazı yazamamaktan ve bloglarında çok aktif olamadıklarından bahsediyorlar.Fakat bu işlemi bilmediklerinden dolayı kendilerini çok zorluyorlar.Vakti çok az olan insanların vakit buldukça yazıp bloglarını bu şekilde aktif tutabileceklerini düşünüyorum.Umarım işinize yarar.
Planlı Yazı Nasıl Yazılır?
Tasarım:Sawako Kuronuma