29 Ocak 2016 Cuma

Woman Hand Salyangoz Özlü El Ve Tırnak Bakım Kremi


Uzun zamandır krem canavarı olarak hiç kullandığım kremler hakkında yazmadığımı fark ettim. Aslında o kadar da yazmak için planım vardı. Fakat aklımdan çıkmış, unutmuş gitmişim. Uzun zaman sonra bir krem yazmanın verdiği mutlulukla Woman Hand (WH) markasının Salyangoz Özlü El Ve Tırnak Bakım Kremi'nden bahsetmek istiyorum. Kış ayı olduğundan haliyle çok fazla krem harcar oldum. Her ne kadar evde olsam da markete bile gitmek cildimin çatlamasına neden olabiliyor.

28 Ocak 2016 Perşembe

Roy Leh Sanae Rai / 2015 (Tayland)

Push nasıl bir yetenek hala çözebilmiş değilim. Toplamda dört dizisini izledim. Üç dizisi şuan güncel olarak çeviri buluyor ve aynı anda izliyorum. Ve her dizisinde sanki farklı bir oyuncuyu izliyormuş gibi hissediyorum. Her bir rolde farklı duygular uyandırıyor bende. Velhasılıkelam bu dizi de nefretlik bir rolde. Kong'un yalanları karşısında sinir krizi geçirebilirsiniz. Harem kızları ve hala yüzünden saçınızı başınızı yolabilirsiniz. Fakat dizi on numara beş yıldız bir dizi. Zaten söylentilere göre bu dizi ile Push altın çağına ulaşmış. Dizi başladığı andan itibaren yükselerek devam etti. Kong'un çakallıkları, kızların çirkeflikleri ve başrol kızın saflığı birbirini tamamlıyordu. Genel olarak diziyi izlerken hiç sıkılmadım ama çok da akıcı olmadığını hissettiğim yerleri vardı. Fakat geneline bakıyorsak, evet bu dizi akıcı bir dizi. Bu dizide başrol kızı ve kem gözlü Jenny rolünde ki kızı bir türlü sevemedim. Rol olarak başrol kız çok iyi ama ne bileyim oyunculuğunu ve ağlama şeklini çok itici buldum. Kem gözlü Jenny ise direk olarak rol anlamında sinir ediyor beni. Kong var birde; nasıl bir yalancı, nasıl bir uyanık böyle bir adamı  ALLAH düşman başına  bile vermesin. Anlayacağınız entrika üzerine kurulmuş bir dizi. Bu aralar çok kişi bu diziyi izliyor, haliyle popüler bir dizi kategorisine girdi. Eğer ki zamanınız varsa deneyin derim.

İzleme linkini de şuraya bırakıyorum: tıktık

Roy Leh Sanae Rai 
 ( ร้อยเล่ห์เสน่ห์ร้าย, 100 Trickery's Dangerous Passion,Trickery Mischievous Charms)

Marry Me,Or Not? / 2015 (Tayvan)

-spoiler içermez-
Şimdiye kadar Asya ülkelerinden yüzlerce dizi izledim ama ben bu dizi kadar her repliği anlamlı, öğüt verici dizi görmedim. İzlerken sanki bir kitap okuyormuş gibi hissetmemizi sağlıyor. Ayrıca dizi çok eğlenceli ve komik bir dizi. Diziyi izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum.Diziyi ikinci bir defa izler misin diye sorsanız, hiç düşünmeden evet derim. Dizinin geneline bakarsak; dizi fazlasıyla akıcı bir dizi. Romantik, komedi türünü tam anlamıyla yansıtmışlar. Bu yüzden akıcı bir dizi halini almış. İzlerken diziyi nasıl bağladılar, nasıl bağlanacak pek kestiremedim. İmkansız bir durumdan çiftimizin ilişkileri gelişti. Bu da bana göre senaryosunun ne kadar iyi olduğunu gösteriyor. Ayrıca oyuncuların hepsi çok iyi oyunculardı. Özellikle Roy Chiu ve Alice Ko'nun uyumları çok çok farklıydı. İkilinin kimyaları o kadar çok uyuyor ki belli bir süre sonra, sanki ilişkileri gerçek hayatlarından bir kesitmiş gibi algılamaya başlıyorsunuz. Daha evvel Office Girls dizisinde de birlikte oynadıkları için, birbirlerini çözmüş olmalılar ki gerçek bir çift algısını izleyiciye yansıtabiliyorlar. Hiç durmayın hem gülmek hemde romantizmi hissetmek istiyorsanız vakit kaybetmeden başlamalısınız.


Marry Me, or Not? 
(必娶女人, bì qǔ nǚ rén, İster evlen ister evlenme)

Love Me If You Dare / 2015 (Çin)

-spoiler içermez-

Bu aralar merakla izlediğim dizilerden birini size yazmak istiyorum. Aslında Aralık ayı içerisinde yazmayı planladığım, fakat planlarıma uymadığı için taslaklarda beklettiğim nadir postlarımdan biri oldu. Özellikle Çin dizi ve diline karşı ön yargılı olanların izlemesini istediğim dizilerden biri. Ön yargılı birine Çin dizilerinin ne kadar iyi olduğunu, kurgularının güçlü olduğunu bu diziyle göstermeyi çok isterdim. Dizi polisiye tarz bir dizi olduğu için insanda yer yer merak ve heyecan yaratıyor. Bu da izleyenin izlerken sıkılmamasını sağlıyor. Bunun yanında çok güzel, naif bir aşk var. Başrol erkek oyuncu o kadar egoist ve bir o kadar karizmatik ki, onun aşkını izlerken,  insan farkında olmadan iç çekebiliyor. Zaten sadece dizilerde olur böyle şeyler değil mi? Bir de esas kızımız var. Kız fazlasıyla güzel bu yüzden, onun sahneleri gelince kızın yüzünü  incelemeden duramıyorum. Oyunculuğu da yüz güzelliği kadar güzel. Sıkmayan, itici olmayan bir oyunculuğa sahip. Anlayacağınız dizi, oyuncularıyla , konusuyla, kurgusuyla dört dörtlük bir dizi. Bence daha evvel hiç Çin dizisi izlemediyseniz ve bu tür dizileri seviyorsanız beklemeden başlamanızı öneririm.

Dipnot:
Bu arada ben dilini sevmiyorum, yadırgıyorum cümlelerini kabul etmiyorum. Tabi ki ilk izleyiş de farklı bir dil olduğu için insanın kulağı yadırgar ama bir iki bölüm derken kulak aşina olur ve dil normalleşir.Hepimizde ilk öyle olmuştur, bende de oldu, bir başkasında da öyle. Bu yüzden lütfen şu dil sorununu kendinizle bir çözmelisiniz. Emin olun ki sırf bu yüzden çok şeyi kaçırıyorsunuz. Lütfen kendinizi şartlandırıp, kısıtlamayın. Ön yargısız ve sabırlı  yaklaşırsanız çözülmeyecek bir konu değil.

İyi izlemeler.

Love Me If You Dare 
(他來了請閉眼 , Ta Lai Le Qing Bi Yan, Cesaretin Var Mı Aşka?)

27 Ocak 2016 Çarşamba

Hastalık Başa Bela


Yıllar sonra ilk defa bir yazıya nasıl başlayacağımı kestiremedim. Aslında yazıma geçen haftadan bu güne kadar neredeydim, neler yaptım onları yazmakla başlayacaktım. Fakat kafam o kadar dolu ki yazının nasıl gelişeceğini ve ya nasıl başlayacağını kafamda bir türlü tasarlayamadım. Bu yüzden de böyle bir başlangıç yaptığım için kusura bakmayın.

26 Ocak 2016 Salı

Bayatlamayan Mayalı Poğaça Yapılışı

Uzun zamandır evde hamur işi ve benzeri şeyler yapılmıyordu. Bende bu günlerde grip olduğumdan sürekli canım bir şeyler ister oldu. Cumartesi günü de sınavlara gidip gelirken sürekli burnumda poğaça kokusu vardı. Bir türlü gitmeyen bu koku yüzünden, gözümü azıcık açar açmaz hemen poğaça yapmaya karar verdim. Aslında yapılışı meşakkatli gözükse de, çok basit bir yapımı var. Benim ilk yapışıma göre poğaça çok yumuşak oldu. Hatta ertesi güne hala aynı yumuşaklığı duruyordu. Tadı çok lezzetliydi, ev halkı da beğenerek yedi. Bu yüzden bu tarifi sizle paylaşmak istedim. Ben iç malzemeli poğaça sevmediğim için boş yaptım. Fakat siz yaparsanız iç malzeme de ekleyebilirsiniz. Umarım bu poğaçayı benim kadar beğenirsiniz.

Malzemeler

25 Ocak 2016 Pazartesi

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek

19 Ocak 2016 Salı

Bromance / 2015 (Tayvan)

-spoiler içermez-
Erkek kılığında kız dizilerini sever misiniz? Şahsen ben hiç sevmem. Çünkü bu Asya klasiğinin kızları ne kadar erkek olsa da kız olduğu belli oluyor. Hani, ben kızım diye bağırıyor karakterler. Fakat bu dizi öyle değil, çok ilginçtir ki kız bildiğiniz erkek gibi. Zaten izlemeyenler ilk başta bu yüzden yanılgı içerisine giriyorlar. Nasıl yani iki erkek mi bunlar demekten kendilerini alamıyorlar. İşin tuhafı daha evvel izlemediyseniz ve fotoğraflara bakarsanız baş roller yüz olarak birbirlerine çok benziyorlar. Ben ilk dizinin fotoğraflarını gördüğümde, çok gülmüştüm. Çünkü ikisi kardeş gibi duruyorlardı, bu da haliyle bana komik gelmişti. Sonra dizinin çevirisi başladı ve şimdi rahatlıkla yazabilirim ki ben diziye bayıldım. Gerek işleyiş, gerek konu, gerek karakterlerin detayıyla bu güne kadar izlediğim en iyi erkek kılığında kız türünde dizi oldu. Akıcı olması, insanı sıkmaması izleyici açısından artı puan kazandırıyor. Dizi  o kadar iyi gidiyor ki şuan, umarım sonrasında bozmaz. Eğer vaktiniz varsa bu güzel diziyi izlemenizi tavsiye ederim.
 Bromance  ( 愛上哥們)

18 Ocak 2016 Pazartesi

Çok Gezenti Burak Akkul Seul'de


Türk kanallarının en çatlak ve komik gezi programı Çok Gezenti'yi biliyor musunuz? Bilmiyorsanız şimdi keşif zamanı... TV2'nin çok sevilen bir programı var, alışılmışın dışında bir çekim ve alışılmışın dışında bir sunum. İlk başladığı zamanlar bu adam eline kamerasını almış, sanki kendi için video çekiyor gibi çekim yapmış demiştim. Hele o balık gözü çekimleri beni benden almıştı. Fakat zaman geçtikçe programının müptelası oldum diyebilirim. O kadar samimi ve gerçekçi ki çekimleri, insan evet tatile bu adamın görüşleriyle çıkmalıyım diye düşünmeye başlıyor. Ah keşke param olsa da bende oralara gidebilsem diye hayalden hayale atlıyor. Böyle acayip bir program yani. Hatta program öyle sevildi ki artık yetmediğinden bu yıl sadece dış ülkeleri gezmiyor, ülkemizi de karış karış geziyor Burak abi ve eşi. Şimdiye kadar  keşfetmediyseniz çok şey kaçırmışsınız demektir. 

Gelelim şimdi gerçek konumuza; 
Burak abi ve eşi bu hafta gösterilecek bölümde Seul sokaklarını evimize getirecekler. 
18 kasım 2015 günü bu durumla ilgili Instagram hesabında paylaşım yapmıştı.



16 Ocak 2016 Cumartesi

Evlilik Zamanı Gelmiş ama Evlenmemişlerin Dramı

-''Keşke 18 yaşından küçük olsaydım.'' dediğimiz yaşlardayız değil mi? O zamanlar sadece okulu geçme derdimiz vardı. Ne olduysa o 18 yaşından sonra olmaya başladı. Önce üniversite sınavı girdi hayatımıza onun çilesiyle bir yük yüklediler. Kimimiz okudu, kimimiz okuyamadı. Ardından iş sorunu ayyuka çıktı. Bu sefer onun yükü yüklendi. Zamanla işin içinden çıkamaz olduk.


13 Ocak 2016 Çarşamba

Kördüğüm (Dizi)

O kadar çok dizi başladı ki çoğu aynı günde olduğundan hangisini izleyelim diye evde tartışır olduk. Tartışmamıza yeni katılan bir dizi daha var, adı Kördüğüm. Aslında başta bu diziye karşı bir ön yargım oluşmuştu. Fragmanlarına baktığımda yok bu dizi iyi olmaz diye düşünüyordum. Buna rağmen bu diziye bir şans vermek istedim. Dizinin ilk dakikalarında bana göre değil desem de dizi ilerledikçe güçlü bir konu sahibi olduğu ortaya çıktı. Konu çok akıcı bir şekilde işliyordu. Özellikle dizinin yükseldiği üç sahne vardı. Bu sahneler sayesinde dizi insanı kendine çekiyordu. Dizinin yayın zamanı özellikle Belçim Bilgin hakkında çokça iyi yönde yazılar yazıldı. Çoğu kişi -''Belçim Bilgin'in bu kadar iyi oyuncu olduğunu bilmiyordum.''cümlelerini kullandılar. Dizide pot veren bir oyuncu vardı o da Gözde Çığacı. Artık bu tarz rollerden keşke biraz sıyrılsa farklı rollerde oynasa ne güzel olur. Hep böyle, hiç bir şey den memnun kalmayan kız rolü oyuyor o da ister istemez insanı belli zaman sonra sıkıyor. Onun yanında Alican Yücesoy'un rolünü sevmedim. Ne bileyim böyle yetersiz bir adamı oynuyormuş hissi verdi bana bu yüzden yakıştıramadım bir türlü ona bu rolü. Bu iki oyuncu harici gözüme batan ya da rolünden hoşnutsuz olduğum bir kimse yoktu. Vaktiniz varsa bir deneyin derim ben sevdim.

Dizinin ilk bölüm  reytingleri yayın zamanı 6. sıra da ,tekrarı 28. sırada bitiriyor.

Kördüğüm

11 Ocak 2016 Pazartesi

Yeter (Dizi)

Cidden yeter yani. Dizilerde genel olarak kadına şiddet ön safhada. Bu yüzden de artık cidden şiştim. Fakat dizinin hakkını yiyemem çok sürükleyici bir dizi. Özellikle Yurdaer Okur'a bu tarz roller çok yakışıyor. Adamın surat ifadesinde bir psikopatlık var gibi duruyor birde bu tarz roller üzerine yakıştığından acayip doğal duruyor. Bu diziyi izlersem sırf Yurdaer Okur için izlerim. Devamında Pelin Karahan yanına çok yakışmıştı ama rolüne pek ısınamadım. Böyle itici bir rol gibi geldi. Uyuz bir kadını canlandırıyormuş hissi yarattı bende.. Onun haricinde çok göze batan bir oyuncu yoktu. Hepsi ortalama düzeyde oyunculardı. Sürükleyici bir işleyişi vardı merak uyandırdığı için ayrı bir sevdim diziyi. Dizi tutar mı bilmiyorum ama bence izlemeye değer bir yapım gibi gözüküyor. Umarım daha sonrasında senaryo bozulmaz. Boş vaktiniz varsa bir deneyin derim.
Dizinin ilk bölümü  reytinglerde yayın zamanı 18., tekrarı ise  24. oldu.


YETER


Efsane Bir Film: Geleceğe Dönüş (Film)

31 Aralıktan bu yana hala kendime gelemedim. Üzerimde ki o yorgunluk ve tembellik devam ediyor. Sizde fark etmişsinizdir belki ama blogumda ki yorumları bile iki gün sonra cevaplıyorum. ALLAH sonumu hayır etsin inşallah bütün yıl böyle gitmez. Bir yaş daha yaşlanmanın verdiği hüzünle eskileri anmak adına çocukluğumun filmi Geleceğe Dönüş filmini izledim. 29 akşamı başlayıp, 1 Ocağın ilk saatlerinde filmin üç serisini bitirmiş oldum. Hatta yılbaşına girdiğimiz dakikalarda ben bu filmi izliyordum. Bu filmin bende önemi çoktur. Şöyle ki ilkokul zamanlarımda bu filmi çokça kanallar sinema uşağı olarak verirlerdi. 

Her neyse filme geçelim;
Filmi yüz kere de izleseniz ilk defa izliyormuş hissine kapılıyorsunuz. Hele eğer ki 90'ları görmüşseniz size bambaşka duygular hissettiriyor. En önemlisi de geçmişinizi hatırlattığından hayatınızın anlamını anlıyorsunuz. Yani; en azından bende böyle bir his uyandırdı. O banyolar sonrasında sıcacık sobanın etrafında 51 ekran televizyonda bu filmi izlemek ya da sabah okula kalkmam gerekirken bu film yüzünden küçücük bedenimin yorgun kalmasının sebebidir bu film. Hele annemle filmi izlemek için iddialaşmam ayrı bir konuydu.Filmi daha önce izlemeyenler için tavsiyem çabucak izlemeleri. Böyle güzel bir filmi hala bilip de izlememişseniz o da sizin kaybınız.

Dipnot: Geleceğe Dönüş, 2007 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından "kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli" filmler arasında seçilmiş ve filmin ABD Ulusal Film Arşivi'nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.
Geleceğe Dönüş (Back to the Future)

8 Ocak 2016 Cuma

SHAH RUKH KHAN - MUSHTAQ SHİEKH // Martı Yayınları

Yanlış bilmiyorsam Martı yayınlarının 3. Asya ünlüsünün kitabını da bastı. İlki Benim Yolum // Aamir Khan'ın İnanılmaz Yolculuğu , ikincisi So Ji Sub’un Yolu ve üçüncüsü de Shah Rukh Khan kitabı oldu. Artık Martı yayınlarını facebooktan sayfa beğenmesinin yanı sıra, takibe de almış durumdayım. O kadar çok Bollywood sever ve Kore sever insanı kendine çekti ki insan yeni bir kitap beklentisi içerisine girdi. Aslında ben, acaba Salman olur mu diye düşünürken ( BEING SALMAN-JASIM KHAN) King Khan geldi. İlk gördüğümde diğer iki kitap da olduğu gibi çok heyecanlanmıştım ve beklemeye başlamıştım. Sonunda o büyük gün geldi çattı. Bu gün ki bildirime göre; 11.01.2016 tarihinde kitap raflarda yerini almaya başlayacak. Umarım, bu kadar beklemeye değen bir kitap olmuştur. Sanırım Aamir Khan'ın kitabında çevirmen hataları çokmuş, okuyucular genelde bu konuda yazmışlardı. İnşallah bu kitap da öyle bir şey yoktur. Şimdiden alıp okuyacaklara iyi okumalar. Bana gelince ben yine indirime girmesini bekleyeceğim.

SHAH RUKH KHAN - MUSHTAQ SHİEKH
Kitabın ön satışı başlamış: Ön Satış için Tıktık

Bir Kaç Unutulmamış Anı

Sabah gözlerimi açtığımda birden komik anılar aklıma geldi. Yatakta kikir kikir kikirderken annem, ''-Ne oluyor!'' dedi. Bende başladım anlatmaya. Laf lafı açtı anı anıyı açtı güne güzel başlamama sebep oldu. Kötü anıların yanı sıra iyi anılar ne kadar da güzel değil mi? Geçmişe dönüp iyi anıları hatırladığımda hep bir yaşam sevinci, hep bir yenilenmiş hissi oluyor bende. Kötü anılar nasıl dünyamı karartıyorsa iyi anılar da bir o kadar dünyamı aydınlatıyor. Dur buraya yazabileceklerimi size de anlatayım.

5 Ocak 2016 Salı

Sonunda Geldim, Siz Neredesiniz?

Yılbaşı günü yani; 31 Aralıktan bu yana kendime gelemiyorum. Hala üzerimde bir yorgunluk, hala üzerimde bir üşengeçlik söz konusu. Resmen 31 Aralık günü biri üzerime uyuşukluk tozu serpmiş gibi. Sürekli uyumak istiyorum, uykudan gözümü açamıyorum.
Tasarım:Sawako Kuronuma