30 Haziran 2016 Perşembe

Cubic / 2014 (Tayland)

-spoiler içermez-
Benim gözümde 16 bölümlük şıkır şıkır bir dizi bu Cubic. Sert erkek, zeki kız severler dizi arıyorsa tam onlara uygun bir dizi hiç durmadan başlamalarını tavsiye ederim. Dizi de başrol erkek karakter Lin Lan Ser'i canlandıran Bomb Tanin Manoonsilp'in oyunculuğunu pek beğendiğim söylenemez. Yorumlara göre diğer dizilerinde iyi bir oyunculuk sergilese de bana göre bu dizi de fazla donuktu. Rolü donuk olduğu için göze batmasa da bana çok duygu geçiremedi. Yine de diziyi genel olarak düşünürsek başka bir oyuncunun bu rolü kaldıramayacağını düşünüyorum. Ayrıca Nark karakterini canlandıran Mint Chalida Wijitwongtong ile kimyaları uymuştu. Zaten önemli olan da bence buydu. İkilinin sahnelerinde yapaylık olmaması çok hoştu. Diziye genel olarak bakarsak ara ara mantık hataları olduğunu fark etsem de güçlü ve güzel kurgulanmış bir konu vardı. Beni sinirlendiren kötü karakterlerin yanı sıra oyunculuğu yapmacık gelen bir oyuncu vardı. Başrol kızın ablası Nan karakterine hayat veren Selina Pearce'ydi. Dizi de çok sahnesi olmasa da olduğu sahnelerde hiç güzel oyunculuk yapamadığını fark ettim. Başka dizilerinde nasıldır bilmiyorum ama bu dizide rol yaptığı çok belliydi. Nan karakteri harici oyunculuğu gözüme batan bir oyuncu yoktu. Bilakis oyuncular o kadar iyi oynadılar ki çoğundan nefret ettim yazabilirim. Dizi okulda da geçtiği için bana biraz Boys Over Flowers Gu Jun Pyo ve Jandi ilişkisini hatırlattı. Hatta ilk bölümlerde Bomb'un ve Mint'in fiziksel özelliklerinden dolayı acaba Boys Over Flowers dizisi gibi mi işleyecek diye düşündüm. Fakat işleyiş açısından maalesef benzemedi. Bence okul ve mafya birleşimini iyi işlemişlerdi. Zamanınız varsa hiç durmayın derim.

Cubic (คิวบิก, Küp)

29 Haziran 2016 Çarşamba

Devil Lover / 2015 (Tayland)

-spoiler içermez-
Uzun zamandır yazmayı planladığım ama yazamadığım postlardan biri bu posttu. Yazmayı sürekli ertelediğim için ancak bu güne nasip oldu. Dizinin ilk fragmanını gördüğümde güzel bir dizi olacağını fark etmiştim ama izledikçe güzelleşeceğini kestirememiştim. Son bölüme kadar hiç sıkıcı olmadan biten nadir diziler arasında yerini aldı. Mike D Angelo'nun ağabeyi, Golf Pichaya Nitipaisankul başrolde. Daha evvel hiç oyunculuğunu izlememiştim. Hatta böyle bir insanın varlığından bir haberdim. Bu dizinin en güzel yanı Golf'ü keşfetmem oldu. Bana göre Mike'dan daha iyi bir oyunculuğu var. Zaten diziden ne zaman bahsetsem izleyici de bu konu da bana yazmadan geçmedi. Genel olarak Golf'ün oyunculuğunun beğenilmesinin yanı sıra çok güzel oyunculuk sergileyen oyuncular vardı. Benim gözümde Golf'den sonra Kirin rolüyle Bie Thassapak Hsu oldu. Dizinin en çok öne çıkanı bence Kirin karakteriydi. Oyuncunun doğal ve sempatik oynamasının yanı sıra, senaristin çok iyi bir karakter yazması da izleyicinin dikkatini çekmeyi sağlamıştı. Bu iki özellik birleşince muazzam bir karakter yaratılmıştı. Dizi de gözüme batan hiç oyuncunun olmaması diziyi sevmem de ayrı bir etken yaratmıştı. Sevmediğim bir karakter vardı o da Momoko karakteriydi. Petch Rattanarat Aurthaveekul'un hayat verdiği Momoko karakteri ne kadar itici olsa da güzel oynamıştı. Dizi, diğer romantik komediler gibi değildi. Tam romantizm olacağını beklerken olmamasıydı. Gerek komedi, gerek romantizm, gerek efekt konusunda abartının olmaması diziyi akıcı hale getirmişti. Çok çok güçlü bir konuya sahip olmasa da oturaklı bir diziydi. Vaktiniz varsa diziyi deneyin derim.
Devil Lover 
(Kalbimi Şeytana Kaptırdım, Ploer Jai Hai Nai Pbeesard,เผลอ ใจ ให้ นาย ปีศาจ)

21 Haziran 2016 Salı

Şahane Damat (Dizi)

Bu diziden sonra kara kara düşünmeye başladım. Ben bu yıl tüm yaz dizilerini çok beğendim. Şimdi hangini izleyeceğim konusunda kararsızım. Birini izlemek istesem diğeri kalıyor. İnternetten takip etsem çok fazla dizi takip ediyorum bu da olmuyor. Ne yapacağımı bilmiyorum ama yapılacak bir şey yok muhakkak bir kaçını elemem lazım. Bakalım hangileri kalacak, hangilerini eleyeceğim çok merak ediyorum. 
***
Öncelikle dizinin ilk fragmanı dönmeye başladığında senaristi, İnadına Aşk dizisinin senaristi Nehir Erdem olduğu için ayrı bir ilgimi çekmişti. Fragmanlara göre dizinin komik olacağı belliydi. Nitekim Nehir Erdem beni şaşırtmamış, gerçekten komik bir dizi ortaya çıkarmış. Dizi de bazı sahneler İnadına Aşk dizisini hatırlattı bana. Mesela başrol erkeğin başrol kızı taşıması ve ya repliklerin günlük kullandığımız dilden ve doğal olması gibi. Oyuncu kadrosunun iyi oyunculardan oluşması da diziyi bir hayli desteklemişti. Tüm oyuncuların yanında öyle bir oyuncu vardı ki beni çok şaşırttı. bu oyuncu Nükhet Duru'ydu. İnanılmaz derecede beni şok etti. Ben bu diziye kadar Nükhet Duru'nun oyunculuk geçmişi olduğunu bilmiyordum. Hele bu kadar esnek bir oyunculuk sergilediğini hiç bilmiyordum. İnanılmaz derecede doğal bir oyunculuk yapıyordu. Resmen Nükhet Duru, Perihan'ı değil de Nükhet'i oynuyordu. Bu yüzden hemen Nükhet Duru'nun geçmişini inceledim ve ilk oyunculuğu olmadığını gördüm. Peki neden bu güne kadar pek fazla dizi ve ya filmde oynamadı merak ediyorum. Bu potansiyel varken sektörün bu tarafına yönelmemesi de ayrı bir şaşırtıcı geldi. Bence günün kahramanı benim gözümde Nükhet Duru'ydu. Başrol oyuncuların ikisini de severim. Burcu Özberk'i Güneşin Kızları dizisinde tanıdım. Herkes Hande Erçel derken ben Burcu Özberk derdim. Handeye göre daha iyi, doğal bir oyunculuk sergilediğini düşünüyorum. Yine de ikisi de yolun başında daha  yetersiz ve toylar çok çalışmalılar, daha iyi bir oyunculuk çıkartabileceklerini düşünüyorum. Ali Ersan Duru hakkında pek yazmaya gerek yok. Adam şarap misali yaşlandıkça daha yakışıklı oluyor. Zaten oyunculuğu on numara beş yıldız olunca pek yazmaya gerek yok. Dizi de pot duran bir oyuncu da ilk bölüme göre görmedim. Sadece bir tık öne çıkan oyuncular oldu. Mesela Tahsin rolüyle Mesut Yılmaz ya da Tuhaf rolüyle Mert Carim diğer oyuncular kısmında bir tık öne çıkmıştı. Büyük bir ihtimal bu iki karakter dizi tutulursa, tutulur gibi geliyor. Birde normalde Türk dizilerinin müziklerine çok dikkat etmem ama bu dizinin müzikleri dikkat edilecek kadar güzeldi. Özellikle Tuhaf karakterinin muhteşem eseri tam fenomen olacak türdeydi. Vaktiniz varsa diziyi izleyin derim. Ben çok eğlendim umarım sizde eğlenirsiniz.

 Dizi ilk bölümüyle yayın zamanı  12.,  tekrarı ise 43. sırada yer aldı.
Şahane Damat 

20 Haziran 2016 Pazartesi

Tayvan/Tayland/Çin Dizi Önerileri

Önerdiğim dizi postları dağınık olduğundan bulamayan arkadaşlar için toplu şekilde linklerini atmanın doğru olduğunu  düşündüm önerdiğim postların linki;
Not: Konularımın şeklini şemalini  düzenini afişini çalana her türlü pisliği yaparım..

Uyarı:


Benim fikrimi alarak aynı düzende öneri açan arkadaşlar neden kendi stilinizi yaratma geregi duymuyorsunuz üste bir iki cümle yazıp alta afişleri sıralamayı geçtim birde yüzlü yüzlü afişleri de bu post içinden alıyorsunuz.Ben bir afiş için bile en az yarım saat aradım afişlerin arasında seçim yaptım..Bu fikir için bile günlerce uğraştım diğer bloglara göre farklı olsun diye  düşündüm fakat siz ne yapıyorsunuz hazır fikir hazır post var nasıl olsa deyip benim günlerce uğraştığım emegimi yarım saatte blogunuza açıyorsunuz.Bu biraz ayıp olmuyor mu? Birazcık özgün bir blog olmaya çalışın kendi fikrinizi tarzınızı yaratın ki okuyucunuzda fark yaratın.

Benim blogumdan aldıgınız herhangi bir fikri herhangi bir afişi herhangi bir düzeni blogunuzda izinsiz kullanıyorsanız hakkım haram olsun.

Taklitler aslını yaratırmış derler ama ben taklit istemiyorum.Çünkü bu blog benim sizin kopyala yapıştır bloglarınız gibi olsun istemiyorum.Sizin için eğlence ya da iş olan bu blog alemi benim için bir yaşam tarzı ve siz her dakika benim yaşam tarzıma tecavüz ediyorsunuz.

Ha birde benden size bir iyilik daha; bu şekilde post açan arkadaşlar size geçmiş olsun.Zaten en büyük cezayı size Google verecektir.Hep benimle uğraşacak değil ya biraz da Google sizle uğraşsın.Emin olun Google salak değil hemde hiç değil.Lafın kısası ayvayı zaten yemişiniz benim ahıma baştan gerek kalmamış..

17 Haziran 2016 Cuma

Aşk Laftan Anlamaz (Dizi)

Bu yaz başlayan dizilerden daha memnun kalmadığım, beğenmediğim bir dizi çıkmadı. Türk dizileri işleyiş açısından çok iyi yerlere gidiyor umarım uzun süre bu böyle devam eder. Nitekim ben bu diziyi de çok beğendim. Aslında gününde izleyemedim. Başka bir diziyle çakıştığı için maalesef internet üzerinden izlemek zorunda kaldım. Sanırım çoğu kişi de bu diziyi internet üzerinde izledi. Konusu için klasik Türk dizisi diyebiliriz. Fakat işleyiş o kadar dolu dolu olmuş ki, o kadar iyi kurgulanmış ki sıkıcı bir yanı yoktu. Bilakis dizi oldukça akıcıydı. Dizi de pot duran sadece bir oyuncu vardı. O da Murat'ın kardeşi, Doruk karakterini canlandıran Oğuzhan Karbi'ydi. İlk deneyimi olduğunu bildiğim halde yaklaşımım olumsuz yönde oldu. Ciddi anlamda kendisini yetiştirmesi, geliştirmesi lazım. Kullandığı mimikler, oynadığı karakter, ses ve vurgu tonu o kadar yapmacık, o kadar sahte ve pot durmuştu ki bana duygu veremedi. Yani, orada oyun sergilediği çok belliydi. Bu yüzden acilen bu konuda kendini geliştirmeli. Başrol oyuncuların ikisini de çok seviyorum. Hande ve Burak'ın kimyası çok uymuş. Burak kirpik olarak yaratıldığından haliyle, her sahne de gözlerine odaklanıyordum. Hande ise fiziği ve güzelliğiyle göz dolduruyordu. İki oyuncunun da dizi için doğru seçildiğini düşünüyorum. Hep görünüş, hem oyunculuk, hem uyum açısından on numara beş yıldız olmuş. Aslında dizi de benim dikkatimi çeken bir oyuncu vardı, o da Merve Çağıran. İlk defa oyuncuyu izlemiyordum ama ilk defa dikkatimi çekti. Nasıl güzel oynuyor rolünü, nasıl güzel bir kız o öyle resmen karakterle bütünleşmişti. Bunların harici dizinin konusu klasik Türk dizisi, işleyişi Çin ve Kore dizi karışımıydı. Eğer ki orijinal bir senaryo ise, senaristleri tebrik etmek lazım. Klasik Türk romantik komedisinden çıkıp, Dünya romantik komedisi tadında bir dizi yazmışlar. Bence vaktiniz varsa bu diziyi bir deneyin derim. Hiç bir şey kaybetmezsiniz.

Reytinglerde yayın zamanı 23., tekrarı ise 42. oldu.
Aşk Laftan Anlamaz

16 Haziran 2016 Perşembe

Yüksek Sosyete (Dizi)

Yine başında, sonunda hangi diziye ya da senaryonun kime ait olduğu yazmayan bir diziyle karşı karşıyayız. Bu duruma gerçekten çok sinir oluyorum. Gerçeği bilmeyen izleyici -''Vay be! Ne güzel senaryo yazmış adamlar.'' diye düşünüyor. Buna ne yazmalı bilemedim. Yani yazsanız nereden aldığınızı, esinlendiğinizi, uyarladığınızı incileriniz mi dökülür? Dün ne kadar Seviyor Sevmiyor dizisini övdüysem bu gün o kadar bu konu da bu diziyi yere bilirim. Sonuç olarak bir iş yapılıyorsa hakkı verilmeli bu konuda bu dizi ekibini her zaman ki gibi kınıyorum. Kınamam bittiğine göre diziye geçebilirim.

High Society dizisini izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki bu dizi orijinalinden daha iyi olmuş. Yalan yazamayacağım orijinali beni biraz baymıştı. Fakat bu dizi gerçekten çok hoş olmuş. Hatta dün bir arkadaşımla konuşurken ben dizi hakkında -''Bu dizi oyuncuları açısından acaba olmaz mı?'' diye düşünüp yazıya dökmüştüm. Evet! Başrol oyuncular Türkiye'nin tutulan, sevilen iyi oyuncularından ama rol olarak pek uygun düşmemişti. Bu gün izlemeye başladığımda anladım ki yanılmışım. Gerçekten her oyuncu hakkını vererek oynamıştı. Düşünüyorum da hemen hemen tüm uyarlama, esinlenme dizilerinde hep aynı duruma düşüyorum. Acaba diyorum ama izlediğim de olmuş diyorum. Gerçekten ülkemizin oyuncuları çok çok iyiler. Biraz daha değerleri bilinse çok güzel olur. Mesela yoğun çalışmaları en aza indirilse, dizi süreleri azaltılsa ne bileyim daha fazla desteklense hem oyuncular, hem ülke daha fazla kazanır gibi geliyor. 

Öncelikle Hazar Ergüçlü'yü kim keşfetmişse gözlerine, zekasına sağlık. Bu kızın oynadığı her rol çok akıcı oluyor. Kim yönlendiriyorsa kızı hep on numara roller seçiyor. Ayrıca kendini hiç tekrarlamıyor. En son oynadığı dizi de tecavüze uğramış, kimsesiz köylü bir kızı oynuyordu. Burada başka bir rolde, diğer dizilerinde ki rolleri de birbirine uymuyordu. İkinci kez dizilerde zengin kızı oynuyor ama bunda bile farklı karakteri oynamayı seçmişti. Bu yüzden benim gözümde bu kız gerçekten iyi bir oyuncu. Her rolünde farklı duyguyu seyirciye yansıtıyor. Dizi de ki rolünü ise çok iyi oynamıştı. Hatta orijinalinde Uee'nin oynadığı rolü hiç sevmemiştim. Çünkü ciddi anlamda altından kalkamamıştı ve sıkıcı olmuştu. Aynı rolü Hazar akıcı hale getirmişti. Bu yüzden şu an bu diziyi Hazar için izliyorum yazabilirim.

Engin Öztürk'e baktığımda Engin, aslında benim oyunculuğunu sevdiğim bir oyuncu değil  ama bu dizide tuhaf bir şekilde sevdim. Geçen ki dizisinin yorumunda mimiklerini yapamıyor yazmıştım. Fakat bu dizi de mimik konusunda çok iyiydi. Gülümseyişi, göz kırpışı bir anda sempatimi kazanmasına sebep oldu. Aslında çok tatlı bir adammış.  Acaba eskiden neden mimiklerini bu kadar az kullanıyordu anlamadım. Bence böyle devam etsin çok tatlı bir adam olduğunu ortaya çıktı.

Dizide ilk gördüğüm dakikadan itibaren bu Meriç Aral'ı nereden tanıyorum, nereden tanıyorum diye düşünüyordum. Meğer Medcezir dizisinden göz aşinalığım varmış. O dizi de hiç oyunculuğuna bakmamıştım ama bu dizide gördüğüm kadarıyla güzel oyuncuymuş. Farklı bir tipi var bence diziye renk katmış. 

Son olarak Ozan Dolunay hakkında bir kaç bir şey yazmak istiyorum. Ozan Dolunay'ın tipine bir türlü alışamadım. Tatlı Küçük Yalancılar dizisinde ilk gördüğümde -''Ne değişik bir tipmiş!'' demiştim. O günden bu güne görüyorum ki hala bu düşüncem değişmemiş. İşin tuhafı oyunculuğunu da garipsiyorum. Ortalama bir oyunculuğu olduğu halde her hareketi bir tuhaf geliyor. Umarım kısa süre de alışırım. 

Bunların harici hemen hemen orijinaline uygun işlenmişti. Biraz kurguyla ve konuyla oynanmıştı. Vaktiniz varsa bir deneyin derim. Bana göre orijinalinden daha iyi olmuş. Şimdiden iyi izlemeler.

Dizi reytinglerde yayın zamanı 4., tekrarı ise 7. sırada tamamladı. 
Yüksek Sosyete

15 Haziran 2016 Çarşamba

Seviyor Sevmiyor (Dizi)

İlk duyduğumda Siwon sever biri olarak bayağı bir sinirlenmiştim. Hatta hangi sosyal hesabım varsa orada nefret kusmuştum. Yayın gününe kadar hep kafamda çok berbat bir dizi olacak diğer uyarlamalar gibi bin bir türlü şey katacaklar diye bekliyordum. Ayrıca Zeynep Çamcı iyi oynarsa ancak onun sayesine izlerim diye düşünüyordum. İlk ismi; İlk Aşkım, ikinci ismi Seviyor Sevmiyor olan bu diziden hiç bir beklentim yoktu. Neyse günler günleri kovaladı ve dizi sonunda başladı. Dizi yayına başlamadan evvel her zaman ki gibi tüm ön yargılarımı bir kenara bıraktım. Sonuç olarak  koşullandırmadan izlediğimden  diziyi çok sevdim. Beklediğimin üstünde bir dizi yapmışlardı. Replikler, kıyafetler, sahneler, ince detaylar neredeyse birebir olmuştu. Bana göre bu Kore dizi severlerin zaferidir. Çünkü bu Kore dizi uyarlamalarında izleyici tarafından görülen en büyük sorun buydu. Birebir yapmak yerine oyuncu ekleyip kafalarına göre değiştirmeleri ve hakkını vermemeleriydi. Artık sosyal medya da bu konuda yaptığımız eleştirilerden mi yoksa farklı bir nedenden mi bilmiyorum her şey aynıydı. Yine de bu durumu zaferimiz olarak kabul ediyorum. Dizi de her şeyden önce en önemli şey ise senarist ismi ve hangi diziden alındığının yazmasıydı. Anlayacağınız dizi orijinal dizinin hakkını vermişti. İşte böyle uyarlama yapıldığı zaman hiç bir sorun kalmıyor.  Genel olarak Kore dizi sever ve Kore fanlarının  diziyi sevmiş olması da artı puan kazandırdı.

Oyunculara gelirsek;
Zeynep Çamcı'nın bu rolün üstesinden geleceğini biliyordum. Kim Hye Jin rolünün hakkını fazlasıyla vermişti. Gerek mimikleri, gerek ses tonu, gerek hareketleriyle beni çok tatmin etti. Hwang Jung Eum'da görse bence hakkını verdiği için tebrik ederdi. Tek fark Hwang Jung Eum bağırınca dolu dolu bağırıyordu bizim Zeynep'in sesi incecik çıkıyordu.

Gökhan Alkan ise rol için biçilmiş kaftan olmuştu. Ji Sung Joon rolü zaten donuk bir roldü. Gökhan'ın oyunculuğunu da pek bir donuk bulurum ben. Bu yüzden rol için bana göre başka bir oyuncu olamazdı. Şimdi geriye Ji Sung Joon'un dikkatsizliğini doğru oynaması kaldı. Umarım oraya buraya çarpma sahnelerini es geçmezler.

Min Ha Ri rolünü oynayan Gonca Sarıyıldız'dı. Gonca Sarıyıldız oyunculuk konusunda level atlamış buna sevindim. Fazlasıyla rolü yaşadığı belli oluyordu, belli ki oynadığı karakteri sevmişti. Rolünü benimsemiş olması, bütünleşmiş olması diziye ayrı bir renk katmıştı. Umarım bu çizgide devam eder ve oyunculuk konusunda değişim yaşamaz.

Son olarak Yiğit Kirazcı'yı yazmak istiyorum. Dizi başlamadan Yiğit hakkında neredeyse tüm Kore fanları ve Kore dizi severler olumsuz yönde yorum yaptılar. Özellikle ELF'ler oyuncu seçimi konusunda çok kızgın yorumlar yaptılar. En başta ben, bir ELF olarak o kadar çok endişe duydum ki size yazsam roman olur. Sonuçta kime sorsak diziyi götüren karakter Kim Shin Hyuk karakteriydi. Rolün Siwon'la bütünleşmiş olması hatta kendisini oynaması diziyi başka bir yerlere götürmüştü. Bu yüzden Yiğit'e büyük bir sorumluluk düşüyordu. Neyse ki korktuğum başıma gelmedi, rolü iyi kıvırdı. Sadece Yiğit'te mimik problemi var. Gerçi Siwon normal hayatında mimiklerin efendisi, çatlak bir adam. Bu durum haliyle  Shin Hyuk rolüne yansıdı. Şimdi Yiğit'ten Siwon kadar esnek ve doğal mimik istemek doğru mu olur bilemiyorum. Bu yüzden diziye ön yargısız başladıysam Tuna karakterine de ön yargı beslememeliyim diye düşünüyorum. Belki orijinalini izlemeseydim Tuna karakteri benim favori karakterim olabilirdi ama işte gözüm Shin Hyuk yani Siwon'u arıyor. Sanki ortalığa birden çıkıp Deniz karakterine Ceksın diyecekmiş gibi hissediyorum. Bir an önce bu olayı üzerimden atsam iyi olur. Çünkü bu diziye devam etmek istiyorum.

Son olarak;
Umarım şemsiye, puzzle, sakız gibi ayrıntıları es geçmeyen senarist havlu, çarpma ve daha bir çok sahneyi de es geçmez. En önemlisi MOST ajumma rolünü oynayan İpek Tenolcay rolün hakkını verir. Bu arada umarım bundan sonra ki uyarlamalar da Baba Candır, Bir Aşk Hikayesi ve Seviyor Sevmiyor dizilerini örnek alarak uyarlama çıkarırlar. O kadar çok Kore dizisi uyarlaması yapıldı sadece üç tane dizinin tam anlamıyla hakkını vermesi üzücü.
İşin özü, şimdilik ana karakterler benden geçti. Şiddetle tavsiye ederim. Umarım sizde severek izlersiniz.
İlk bölümden en sevdiğim replik;
-''Ben Tuna, içerik editörü. Belki bir gün, senle de bir şeyler içerik.
-TUNA- ''


Reytinglerde yayın zamanı 4., tekrarı ise 25. sırada tamamladı. 
Seviyor Sevmiyor

9 Haziran 2016 Perşembe

Yalancı Bahar / Madhubala (Hindistan)

Kanal 7 Bir Garip Aşk, Benimsin, Sensiz Olmaz derken yeni bir Hint dizisini bizlerle buluşturmaya karar verdi. Geçtiğimiz günlerde kanal, dört yeni dizi aldığını açıkladı. Bunlardan biri de Madhubala Ek Ishq Ek Junoon yani Türkçe ismiyle Yalancı Bahar dizisiydi. İsim konusunda her zaman akılda kalıcı isimler seçtiği için kanal 7'yi tebrik ederim. Çünkü biz gençlerin yanı sıra belli bir yaş üstünde insanlar yani; ninelerimiz dedelerimiz de bu dizileri izliyor. Onlar için basit ve akılda kalıcı isimler seçmeleri çok hoş bir düşünce. Bilmiyorum belki de bu düşünce ile isimleri seçmiyorlar ama tam isabet oluyor. Bunun yanında dizinin en büyük özelliği Bollywood sinemasının 100. yılına özel olarak çekilmesiymiş. Dizinin başrollerini Vivian Dsena ve Drashti Dhami paylaşıyor. Ben bu diziyi ilk internette Türkçe alt yazılı olarak keşfetmiştim. Fakat bölüm sayısını görünce gözüm korkup izlemekten vazgeçmiştim. Sanırım bu yüzden bu dizi en çok benim için iyi oldu. İnternetten izlemeye üşenen ben, televizyonda görünce hiç düşünmeden izleyebiliyorum. Sanki böyle daha basit oluyormuş gibi hissediyorum. İşin özü benimde izlemediğim ama izleyenlerinde methettiği bir dizi bizi bekliyor. Umarım izleyip beğenenler kadar bizde severek izler ve beğeniriz. 

Yalancı Bahar  (Madhubala) 10 Haziran  2016 Cuma gününden  itibaren her gün 16.10'de tekrarı ise 12.40'da kanal 7'de.

Madhubala – Ek Ishq Ek Junoon

8 Haziran 2016 Çarşamba

Damla Çikolatalı Vanilyalı Kurabiye Yapılışı

Ramazan gelmeden önce son gündüz misafir ağırlamasında annem, bu kurabiyeyi yapmış. Aslında normalde damla sakızlı değil  kurabiye ama bir kaç malzeme ekleyerek güzel bir kurabiye ortaya çıkarmış. Ben diyette olduğumdan küçük bir parça ile yetinsem de misafirler hayli bir yediler. Hatta kapıdan yolcu ederken birer tanede ellerine alıp gittiler. Bunun üzerine bu kurabiyeyi sizle de paylaşmak istedim. Umarım sizde beğenirsiniz.

Damla Çikolatalı Vanilyalı Kurabiye
Malzemeler:
1 su bardağı pudra şekeri
2 adet yumurta
1 su bardağı damla çikolata
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
250 gram margarin
Aldığı kadar un

Yapılışı:
*Öncelikle yumurtanın aklarını ayırın.
*Sonra pudra şekeri, oda sıcaklığında bekletilmiş margarin ve yumurtanın sarılarını karıştırın.
*Ardından kabartma tozu ve vanilyayı ekleyip hafif karıştırın.
*Tüm malzemeler iyice karışınca unu da ilave edip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin.
*En son damla çikolataları da hamura ilave edip hafif bir şekilde çikolataları parçalamadan karıştırın.
*Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alarak yuvarlayın elinizle hafifçe bastırıp yumurta aklarına bulayın.
*Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.
*Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üzerileri pembeleşinceye kadar pişirin.
*Soğuduktan sonra servis edin.
Afiyet olsun.

7 Haziran 2016 Salı

Hayat Sevince Güzel (Dizi)

Geçen yıl Kanal D'de Kalbim Ege'de kaldı dizisiyle Limon yapım Ege dizilerine adım atmıştı. Bu yıl da Hayat Sevince Güzel dizisi yayın hayatına başladı. Bu durumda yapımın Ege dizisi serisi diyebilir miyiz? -Bence diyebiliriz. Dizi her yapılan Ege dizisi kadar samimi ve sıcak. Dizinin kadrosu açıklandığı ilk anda aklıma gelen Yusuf Çim ve Ekin Mert Daymaz oldu. İkisi geçen yıl birlikte oynadıkları diziden sonra ki dizileri Ege dizisi oldu ve ikisi de yaz sezonu dizileriyle geri döndüler. Bu durum tesadüf mü bilmiyorum ama bence en dikkat çekici olay buydu. Diziye genel olarak baktığımda aslında Ege dizilerinden alışagelmiş oyuncular mevcuttu. Şive yönünden tecrübeli oyuncular olduğundan kulağım yadırgamadı. Yine de biraz daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. Bazı oyuncular şiveden çıkıp İstanbul Türkçesi'ne dönüyorlardı ara ara yakaladım ama yine de ilk bölüm olduğundan pek takılmadım. Oyunculara baktığımda Algı Eke benim için Ege dizilerinin üstadıdır. Karadenizli olduğu halde Ege'li bir karakteri oynamak çok yakışıyor. Sanki o bölgenin bir şehrinde doğup büyümüş gibi bir his veriyor bana. Ekin Mert Daymaz ve Burak Çelik seçimi ise bu dizi için iyi olmuştu. Ekin Mert Daymaz'ın oyunculuğunu beğenirim, adam oynadığı her rolü iyi üstleniyor. Fakat çok tuhaf ki bu rolünde maço ve biraz da çakal olduğu halde hala vücut dili, yüzü, mimikleri ben efendi bir adamım diyor. Sanırım katil birini bile oynasa bu efendi duruşu asla değişmeyecek. Burak Çelik bir önce ki oynadığı diziye göre bu dizide daha fazla oynadığı rolü gösterebilmiş, kendini geliştirebilmiş, sanki bir tık öteye gitmiş gibi geldi. Tabi dizi ilerledikçe daha iyi bu durumu inceleye bilirim diye düşünüyorum. Bir de gözüme ilişen Öykü Çelik oldu. Öykü Çelik bir önceki rolü değil ondan önceki rolünde Ege dizisinde oynamıştı. O dizide ki Sedef rolünü sanki Emine rolüne giydirmiş gibi geldi. Bu yüzden o dizide izliyormuşum hissi verdi. Genel olarak dizi çok iyiydi, akıcı ve çok komikti. Umarım dizinin yolu açık oldur. Vaktiniz varsa denemelisiniz.
Dizi, İzmir Çeşme, Ildır ve Kösedere köyünde çekiliyor.

Dizi reytinglerde ilk bölümüyle  yayınlandığı zaman diliminde 4.  sırada, tekrarı ise 28. sırada tamamladı.

Hayat Sevince Güzel

1 Haziran 2016 Çarşamba

NO:309 (Dizi)

Son yıllar ya telif hakkı ödeyip Kore dizilerini alıyoruz ya da para ödememek için biraz değiştirip dizileri kolay yolla ile piyasaya sürüyoruz. Bu şekilde Türk dizileri garip bir yöne doğru gidiyor. Nitekim bu dizi de Fated To Love You Tayvan dizisinin birebir aynısı. Dizinin birde Kore uyarlaması var. Birinden birini muhakkak izlemişsinizdir. Sadece bir kaç farklı rol eklemişler biraz işleyişiyle oynamışlar alın size dizi demişler. Benim uyarlama ya da esinlenme için hiç bir sorunum yok daha evvel uyarlanan diziler postumda da düşüncelerimi uzun uzadıya yazmıştım. Fakat benim sorunum şu ki yapılan dizilerde hiç bir ibarenin bulunmaması. Bu olay cidden çok üzücü ve ayıp bir durum. Maalesef bu dizide de hiç bir ibare yoktu. Bu konuda bu işin içinde kim varsa kınıyorum. Bunun harici diziyi çok sevdim. Çok tatlı bir dizi olmuş. Özellikle Demet her zaman ki gibi sempatikliğini ortaya koymuş. Furkan çok çok tuttuğum oyuncu değil ama bu dizi ile ön yargılarımı kırabilirim diye düşünüyorum. Bence tüm roller yerinde olmuş. Özellikle anneyi Sumru Yavrucuk'un oynaması on numara beş yıldız olmuş. Dizi zaten bizim ülkeye özgü olmadığı için direk akıcı olmuş. Bu yüzden diziyi ilk bölümden tuttum. Vaktiniz varsa izleyin derim.
Dipnot: Dizinin orijinalini buradan izleyebilirsiniz: tık tık || Kore uyarlaması için  ''Fated To Love You Kore''  olarak  googleda aratınız.
No:309
Tasarım:Sawako Kuronuma