Image and video hosting by TinyPicVurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!





BU AY HER GÜNE BİR POST OLARAK 31 TANE POST YAZACAĞIM VE ARALIK AYININ SONUNDA DİZİ TAVSİYE POSTLARIM GELİYOR BEKLEMEDE KALIN.

29 Şubat 2016 Pazartesi

Şubat'ın 29'u ve Ben Yorgunluktan Ölüyorum

Son zamanlar ne kadar az yazı yazdığımın farkında mısınız? Tabi ki değilsiniz. Her neyse son zamanlar bloguma dahil hiç bir şey yapasım gelmiyor. Tuhaf bir yorgunluk var üzerimde. Bu yorgunluğu bütün bir ay boyunca hiç atamadım. Bu ara yine tükenmişlik sendromuna mı yakalandım ne yaptım bilmiyorum. Sanki bütün gece taş taşımışım gibi her sabah yorgun uyanıyorum.

 Bu günde biraz dışarı çıkayım dedim, çıktığıma pişman oldum. Akşam eve gelince bir baş ağrısı tuttu inanılmazdı. Mide bulantısı ve kemik ağrısı da yanında cabası. Bütün gezdiklerim resmen haram oldu yazabilirim. Neden böyle bir döneme girdim yine bilmiyorum. Sanki yaşım 26 değil de 86 gibi. Bu dört yılda bir gelen 29 bile benim için özel değildi. Zaman zaman bu yaşadığım şeyden de sıkıldım. 
***
Benim sorunum ne acaba ya da size de benim ki kadar sık oluyor mu?

25 Şubat 2016 Perşembe

Aile İşi (Dizi)

Kore dizi uyarlaması, esinlenmeleri bitmiyor, bitecek gibi de görünmüyor. Hala dizilerin alınıp uyarlanmasından yanayım ama birazcık abartıya kaçmaya başlamadı mı sizce de? Yani git gide senaristler tembelliğe, yapımcılar ise basite kaçmaya başladılar. Bu yüzden de bu beni tedirgin ediyor. Üreticilik, yaratıcılık yerini hazıra konulan tüketici aldı. Daha fazla orijinal sıfır konuların olduğu diziler, hayal gücü gelişmiş Türk senaristlerin çıkması dileğiyle. 
***
Diziye gelirsek; 
Bad Family (Fake Family Service ) dizisinin uyarlaması olan Aile İşi benim açımdan sınıfta kaldı. Açıkçası hiç beğenmedim. Usta oyuncular olduğu halde uyumlarından kimyalarından hiç hoşlanmadım. Füsun Demirel ve Hasibe Eren'i artık aynı dizide görmekten bıktım. Ne kadar farklı rollerde oynasalarda Sıdıka ana-kız havasından kurtulamıyorlar. Ufuk Özkan'ın Geniş aile dizisinde canlandırdığı Cevahir Kirişçi karakterinden bir türlü çıkamaması, Murat Akkoyunlu'nun da bütün oynadığı dizilerde hep aynı rol modelini alması ve sanki diziler değişse de hep aynı rolde oynuyormuş hissi vermesi de çabası. Sizde şaşırdınız değil mi ilk defa usta oyuncuları eleştiriyorum. Fakat gerçekten bu sefer öyle sıkıcı yapmışlardı ki oyuncular diziyi zor izledim yazabilirim. Normalde hep senaryolar dizileri sıkıcı yapar oyuncular toparlardı ama bu dizide tam tersi olmuş. Sadece Pelin Akil 'i beğendim. Kız gerçekten her rolü farklı oynayabiliyor bu rolüyle de bambaşka biri olmuştu. Tabi ki beğenen, seven ve izleyen vardır ama beni açmadı. İzlemeyi düşünmediğim diziler arasında çoktan yerini aldı bile. Siz beğenenlere iyi izlemeler.


Dizi reytinglerde yayın zamanı 5., tekrarı ise 23. oldu.

Aile İşi

23 Şubat 2016 Salı

Kış Güneşi (Dizi)

Yine bir dizi yine bir uyarlama. Gün geçmiyor ki bir Kore dizisi uyarlama olmasın diye yazmaktan ben sıkıldım senaristler ve yapımcılar kolaya kaçmaktan sıkılmadı. Fakat bir gerçek var ki bazı uyarlamalar gerçekten çok güzel oluyor. Bu dizinin de orijinalini izlemesem de, orijinal bir diziymiş gibi izledim. En ufak bir potluk, sırıtan bir sahnesi yoktu. Oyuncular bile o kadar doğru seçilmişti ki bana yapmacıklık hissi vermedi. Aslı Enver ve Şükrü Özyıldız'ın uyumuna bayıldım. (ALLAH herkese Aslı Enver şansı versin amin.) Kimyaları o kadar uyuşmuştu ki gerçeklik algısı tavan yapmıştı. Belki de bu uyarlamayı bu kadar iyi yapan ikisinin uyumuydu. Tabi ki bu durum usta oyuncuların da desteğiyle de zirveye ulaşmıştı. En azından dizi benim gözümde devleşmişti. Gerek oyunculuk, gerek seçilen mekanlarla dizi dolu dolu hale gelmişti. Normalde Türk dizilerinin müziklerinden hoşlanmam ama bu dizinin müziklerinden de çok hoşlandım. Çok fazla yazıp tadının kaçırmaya gerek yok . Bence zaman kaybetmeden diziye başlamalısınız.
 Umarım dizi iyi reytinglerle çok tutulur ve kısa sürmez. 
Dipnot: Buhwal / Resurrection dizisinden uyarlanmıştır.
Dizi reytinglerde,  yayın zamanı 28, tekrarı ise 44. olmuştur. 

KIŞ GÜNEŞİ 

22 Şubat 2016 Pazartesi

Born Pretty Store Yurtdışı Alışverişim

Born Pretty Store'dan seçtiğim güzellikler sonunda kapıma geldi. Cuma sabahı komşum kapımı çaldı bana bir posta geldiğini söyledi. Ben bu güzellikleri tamamen unutmuştum, haliyle şaşırdım. Bir hevesle postayı açmaya başladım. Postam o kadar çok sarılmıştı ki galiba biri bana oyun yapıyor diye düşündüm. Meğerse aldığım ojeler kırılmasın diye korumaya almışlar. Böyle bir detayı atlamadığı için site yöneticilerine teşekkür etmem lazım. Çünkü şimdiye kadar gelen yurt dışı postalarım da hep kutular ezilmiş şekilde gelmişti. Tabi ki kırılacak şeyler korumaya alınmıştı ama diğerleri hamur gibiydi. Bunun siteyle değil gümrük ile kaynaklı olduğunu biliyorum, diğer sitelerinde gümrük olayını göz önüne alarak bu çok sarma işini akıl etseler çok güzel olur.

Şimdi aldıklarıma bir göz gezdirelim;
Ben; bir nar çiçeği renginde oje, bir asetonsuz oje çıkarıcı / parlatıcı, birde tırnak dövmesi aldım.


19 Şubat 2016 Cuma

Barun Sobti Türkiye’ye Geliyor

Duyuruyu baltalamamak adına çok yazmayacağım. Kanal 7 gün itibariyle  hem dizi esnasında hem sosyal hesaplarında Barun'un  geleceğini duyurdu ve üzerine  çekiliş düzenlemeye başladı. Sadece 40 şanslı kişinin  seçileceği çekilişin ayrıntıları aşağıda. 
Yazıyı hiç editlemeden kopyalıyorum.

17 Şubat 2016 Çarşamba

İnternet Bizi Birbirimizden Uzaklaştırdı

''İnternet bizi birbirimizden uzaklaştırdı.'' Bu günlerde bu cümleyi daha çok hissettiğimi fark ettim. Sanırım çok toplum içine karışmadığım için pek farkında değildim.
Geçen yaz kumsalda gün batışında, ailecek çekirdek çitlerken konusu açılmıştı. Enişteme, ''Neden sosyal hesapların yok?''diye sorduğumda bana, '' İnternet öyle bir hastalık ki normal hayatta insanın, insan ilişkilerini zedeliyor. Sohbeti bile internet üzerinden yaptığımız için yüz yüze görüşmeye gerek bile duymuyoruz, bu yüzden ben hesap açmıyorum.'' demişti, ardına bir kaç örnek ekleyerek.

15 Şubat 2016 Pazartesi

Bashar Momin / 2014 (Pakistan)

-spoiler içermez-
Bu dizinin ekran görüntülerini  ben paylaştıkça, -''Ne zaman yazacaksın bu dizi hakkında yazını?'' diye bol bol sorular oldu. Fakat öncesinde çevirisi güncel olduğundan çeviri yoktu izleyemedim. Sonrasında ise bitmesin diye çok yavaş izleme kararı aldım. Fakat ne yazık ki her güzel şey gibi bu dizinin de finalini gün gece izlemiş bulunmaktayım. Biter biter birinci bölümü tekrar açmamak için kendini zor tuttum. Zaten dizinin her bölümü maksimum 38 dakika filandı birde üzerine 32 bölüm çok kısa geldi. Hint dizilerinin 300-500 bölüm olması belki de bir Pakistan dizisi içinde bende, içten içe bir beklenti oluşturmuş olabilir. Bana diziyi tanımla derseniz tek kelime ile mükemmel bir diziydi yazabilirim. İlk defa ön yargılı bir şekilde Pakistan dizisi izlememe rağmen (Bende de bazen ön yargı olabiliyor.) çok sevdim. Hatta şuan izleyebileceğim bir Pakistan dizisi arayışına çıktım bile. Dizi beni ilk bölümünden itibaren kendine çekti resmen bağımlısı yaptı. Bölüm bitiminde bu son bölümdü desem de sonunda duramayıp bir bölüm daha izlemişliğim çok oldu. Bana göre hiç durgun bir bölümü yoktu bilakis bütün bölümleri, bir bölüm öncesinden daha güzel geldi.
Dizinin genel hatlarına baktığım zaman; 
Saira ve Tayyaba karakterlerine sinir olabilirsiniz. Bu iki kız kardeşten Saira; açık açık fettanlık yaparken Tayyaba ise; alttan alttan istemem yan cebime koy edalarındaydı. Birde yetersiz ağabey rolünde Adil karakteri vardı. İstemsizce içten içe kendinizi paralamanıza sebep oluyordu. Başlarda Buland karakterine acıyıp sevsem de, dizi ilerledikçe adamı boğasım geldi.

Esas kızımıza baktığımda;
Rudabba'yı dizi boyunca çok sevdim. Nedensizce evimizin kızı oluverdi. Fakat bir sorun vardı o da oyunculuğu. Özellikle sonlara doğru yapay ağlaması beni çok rahatsız etti. Bazı mimikleri ya da refleksleri de fazlasıyla abartılıydı ama bence Rudabba rolünü Ushna Shah'tan başka kimse oynayamazdı gibi geliyor. (Sanki Pakistanlı oyuncuları tanıyorum da bak bak!) Şimdi kızın hakkını yemeyeyim rolüyle bir yönden de bütünleşmişti.

Ve esas adam Bashar Momin; 

13 Şubat 2016 Cumartesi

Hırsız Blogla Başım Belada

Kaç gündür bloguma hiç bakmak istemiyorum. Yazı yazmak istesem de elim hiç klavyeye gitmiyor. Aslında yazacağım bütün yazılar hazırdı ama içimde hiç istek kalmadı. Bunun nedeni ise blogumun baştan aşağı başka blog tarafından imzama kadar çalınmasıydı. Geçen hafta cumartesi günü Google'da ismimi aratmak istedim. Nedense içimden böyle geçti. Bende Google'a ''renklitirtil'' yazarak kendimi arattım. Toplamda 19 sayfa çıktı. Bende -''Tek tek bakalım kimler benim adımda hesaplar almış.'' diye göz gezdirmeye başladım. Sonra bana ait olan bir yazının başlığının başka bir blog tarafından açıldığını fark ettim. Daha sonra merakla linke tıkladım ve ne göreyim noktalama işaretlerime kadar bütün yazımı olduğu gibi kopyalamış. O an tabi ki beynimden vurulmuşa döndüm.

10 Şubat 2016 Çarşamba

Hayat Şarkısı (Dizi)

Kanal D'nin yeni dizisi Hayat Şarkısı sonunda başladı. Fragmanlarından ilginç bir dizi olacağa benziyordu. Nitekim gerçekten de ilginç bir dizi olarak başladı. Gönül isterdi ki orijinal bir senaryo olsun ama gün geçmiyor ki bir Kore dizisi uyarlaması olmasın... Hala Türk Dizilerine Uyarlanan Kore dizileri postumda yazdığım düşüncelerin hala arkasındayım ama artık nasıl dizi yazılır öğrenilmedi mi acaba ya da ne zaman bu uyarlama furyası bitecek merak ediyorum. Her neyse Flames Of Ambition Kore dizisinin uyarlaması olan diziyi sevmedim. Kore uyarlamasını izleseydim sanırım yine konusu açısından sevmezdim. Oyuncular iyi oyuncular olmasına rağmen dizi beni bunalttı. Birkan Sokullu ve Burcu Biricik uyumu sıfırdı. Öyle beni kıpır kıpır yapan bir kimyaları yoktu. Zaten düşününce Birkan Sokullu zaten role uymamıştı. Birde partner açısından uymayınca bana pot geldi. Dizi de Pelin Öztekin'in ve Ecem Özkaya'nın oynadığı roller hoşuma gitti. Gerçekten rollerine iyi bürünmüşlerdi ve bütünleşmişlerdi. Zaten usta oyuncular hakkında yazmak haddime düşmez onlar iyiydi ama maalesef ki baş roller uymamıştı. Gün açısından dizinin bir şansı pek olacağını sanmıyorum ama belli de olmaz. Çünkü; Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz ve Survivor gibi Türk izleyici tarafından çok sevilen iki yapım var. Fatih Portakal'ın haberi bile salı günleri reytinglerde üçüncü belki dördüncü sıralara düşüyor ki bilmiyorum nasıl olacak. Yine de ilk bölümden hüküm vermemek lazım belki de dizi çok güzel olur kim bilir? Umarım yolu açık olur, dizi tutulur ve eminim ki dizinin sevenleri de çok olmuştur. Yolu açık olsun izleyecekleri için iyi izlemeler.

Dizinin ilk bölümü  reytinglerde yayın zamanı; 7. sırada, tekrarı 25. sırada yer aldı.

Hayat Şarkısı

8 Şubat 2016 Pazartesi

Çifte Saadet (Dizi)

Fragmanları dönmeye başladığı anda çok komik bir dizi olacağı kesindi. Fakat nasıl bir dizi olacağını çözememiştim. Nihayet başladı ve diziyi ilk bölümüyle sevdim. Dizi ama daha evvel Hümerya, Büşra Pekin gibi oyuncuların oynadığı Kanal D 2012 yapım Annem Uyurken dizisine dolaylı yoldan benziyordu. O dizide yıllarca uyuyan bir anne yıllar sonra uyanıyor ve günümüze adapte oluyordu bu dizide de anne hafızasını kaybediyor ve ölündü bilinen anne bir gün hafızasını kazanarak geri geliyor. Hemen hemen kemik olarak benziyor gibi geldi. Eğer Annem Uyurken dizisini izlediyseniz az çok benim anlatmak istediğimi anlarsınız.Konu benzerliğini es geçersek dizi çok komikti. Zaten FOX kanalının bu tarz dizileri genel olarak iyi oluyor ve tutuluyor. Bu yüzden dizinin tutulacağını düşünüyorum. Fikret Kuşkan'ın komedi türünde bir dizide oynaması çok iyi olmuş. Bu dizi sayesinde sürekli dram türünde dizilerde oynadığından bu dizi ile farklı bir yönünü de göstermiş oldu. Dizi de Fikret Kuşkan'ın iki partneri var biri Şebnem Bozoklu, diğeri Dolunay Soysert. İki kadın oyuncunun da oyunculuğunu beğeniyorum ama Şebnem Bozoklu'yu pek sevdiğim söylenemez. Ayrıca neden kilo aldırmışlar onu da anlamadım. Dolunay Soysert'e yıllardır bayılırım bu tarz roller de çok yakışıyor. Diğer oyuncularda da pot duran bir oyuncu yoktu.Bence bu akıcı ve komik diziyi kaçırmayın derim.

Dizinin ilk bölümü reytingler de  yayın zamanı 20. sırada, tekrarı 29. sırada olmuştur.

Çifte Saadet 

Göç Zamanı (Dizi)

Ah bir doğu dizisi daha yazanları görüyorum. Merak ediyorum neden bu ön yargı var acaba? Bir de bu kadar ön yargının içinde Doğu dizileri neden tutuluyor onu da anlamıyorum. Belki hiç bir şeye karşı ön yargı beslemediğim için bana tuhaf geliyordur kim bilir!!! Her neyse ben blogumda Türk dizilerini yazmayı sevdiğim için yeni başlayan bütün dizlerin ilk bölümlerine şans veriyorum. Hoşuma giderse devam ediyorum, gitmiyorsa devam etmiyorum. Sizde böyle yapabilirsiniz hemen ön yargı ile yaklaşmayın belki seversiniz.
***
Dip notumu da geçtikten sonra dizi hakkında yazabilirim. Göç zamanı dizisinin fragmanları ilk dikkatimi çekmişti. Vahide Perçin'i bir doğu dizisinde görmek şaşırtmıştı. Kırk yıl düşünsem böyle bir rolde oynayabileceği aklıma gelmezdi. Sadece bu durum diziyi rengarenk yapmıştı. Talat Bulut partneriydi ve bence cuk oturmuştu. Fakat dizi de bir pot var ki o da Arzu Gamze Kılınç. Tüm oynadığı rollerde aynı tarz oynuyor bu da artık izleyiciyi bayar hale geldi. Oyunculuğunun değişmemesi, oynadığı rolde pot olmasına sebep olmuştu. Dizi de en sevmediğim karakter ise; 
Kiraz karakteriydi. Oynadığı rol Elif Ceren Balıkçı'ya çok yakışmıştı. O kadar itici bir karakter ki keşke yanımda olsa şu kızın saçını başını yolsam dedirtiyordu. Dizi genel olarak oyuncu bakımından güzel olsa da konu bakımından klişeleşmiş bir konusu vardı. Ona rağmen oyuncular iyi olunca senaryo izlenebilir bir hale gelmişti. Sadece beni rahatsız eden klişe konusuydu. Ben Doğu'nun yanlış anlatıldığına inanıyorum. Sanki orada yaşayan insanların ellerinde bellerinde silahlar sürekli aile üyelerini ya da kan güttükleri kişileri öldürüyormuş gibi yansıtılması bence Doğu da yaşayan insanlar için büyük bir haksızlık. Hiç Doğu da bir şehre gitmedim, Karadenizliyim ve İç Anadolu da ikamet ediyorum ama gezi programlarımdan gördüğüm kadarıyla çok candan, çok iyi insanlar. Sanıyorum ki 7/24 belinde silahla gezen insanlarda değiller. Bu yüzden yazımı okuyan olursa lütfen rica ediyorum biraz da Doğu dizilerinde bu tarz şeyler olmasın. Hem seyirciyi bayıyor, hemde hoş değil orada yaşayan insanlar açısından. Bence izlenilebilir bir dizi deneyin derim.

Dizinin ilk bölümü reytinglerde yayın zamanı 3. sırada, tekrarı 8. sırada olmuştur.

GÖÇ ZAMANI

Gecenin Kraliçesi (Dizi)

Bu aralar deli gibi izlediğim dizilerden biri Gecenin Kraliçesi. Çok güçlü güzel bir konuya sahip olmasının yanı sıra oyuncularının özenle seçildiği nadir dizilerden biri. İlk defa sevdiğim üç oyuncu bir dizi de başrol oynuyor. Bu yüzden bu dizinin benim için ayrı bir yeri oldu. Meryem Uzerli Türkiye'nin büyük bir çoğunluğu tarafından sempatik bulunarak seviliyor. Murat Yıldırım'ın oyunculuğunu geçtim, o kadar yakışıklı ki insan sadece onun yüzüne bakarak tüm diziyi izleyebilir. Ve efsane oyuncu Uğur Polat. Adam oyunculuk için yaratılmış. Adeta rolünü yaşayarak oynuyor. Hangi role girerse girsin üstüne cuk diye oturuyor. Haliyle böyle üç iyi oyuncu olunca dizi tadından izlenmez oluyor. Diğer oyunculara gelirsek bütün oyuncular çok iyiler ama içlerinden biri bence bu dizide tamamıyla parlamış öne çıkmış durumda. Bu isim Funda Eryiğit. Zaten oynadığı bütün dizilerde harika bir oyunculuk sergiliyordu ama bu dizi de çıtayı göğe yükseltti yazabilirim. Bunun haricinde dizi çok heyecanlı devam ediyor. Bu da diziyi akıcı ve merak uyandırıcı yapıyor. Umarım dizi bu işleyişini bozmadan devam eder.

Dizinin ilk bölümü yayın zamanı 9. sırada tekrarı 27. sırada olmuştur.

GECENİN KRALİÇESİ

4 Şubat 2016 Perşembe

Badem Tatlısı Yapılışı

Yarın misafir gelecek açıkçası benim de hiç bir şey yapasım yoktu. Bende internetten basit olan tariflere göz gezdirdim. Bu tarif fazla basit gelince yapmaya karar verdim. Başta beceremeyeceğimi düşünsem de annemin yardımıyla becerebildim. Çok basit pek zaman almayan bir tarifti. Kızarma süresi benim fırınıma göre 15, 20 dakikayı buldu. Genel olarak çabuk pişiren fırınlarda 10 dakika gibi bir süre de kızarıyormuş.Tatlıyı pişirip önce evdekilere tattırdım onlar çok beğendi. Tatlı, hem çok bereketli bir tatlı oldu, hemde lezzetli. Bunun üzerine blogumda tarifi paylaşmak  istedim. Umarım yarın ev halkı gibi misafirlerim ve deneyen sizlerde çok beğenirsiniz.
Malzemeler:
Tasarım:Sawako Kuronuma