Image and video hosting by TinyPicVurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!





BU AY HER GÜNE BİR POST OLARAK 31 TANE POST YAZACAĞIM VE ARALIK AYININ SONUNDA DİZİ TAVSİYE POSTLARIM GELİYOR BEKLEMEDE KALIN.

30 Aralık 2016 Cuma

Dedikodu//Super Junior Sungmin Yuvasına Döndü

Super Junior grubunun ponçiklisi,yumuşak yumuşak pofuduk yanaklısı ve ilk evli üyesi Sungmin askerden geldi. Her ne kadar askerliğine kısa süre kala evlenip bizi şok etse de her zaman tam destek olarak arkasında durduk. Skandal dolu yorumlarla askere uğurladığımız Sungmin için zor bir dönem başlıyor. Çünkü Koreli netizenler pislik dolu leş yorumlarını bizim çocuğun üzerine salacaktır. Tabii ELF görünümlü bencil kişilerde bu leş insanların ekmeğine yağ sürecektir. Bu yüzden ELF'lere şimdiden sabırlar dilerim. Özellikle ayrı bir şekilde VitaMins olanlara da bol sabırlar dilerim. En çok yorumların kanına dokunacak kesim VitaMins olacaktır. Gerçekten anlayamıyorum bir insan evlendi diye neden nefret toplar  çözemiyorum. 

Asker Gidiş-Geliş Tarihi: 31 Mart 2015 - 30 Aralık 2016

28 Aralık 2016 Çarşamba

2016 Begendigim Kore Dizileri Top 10

Ne kadar bu yıl dizi anlamında verimli geçmese de top 10 oluştururken çok zorlandım. Hangi diziyi seçsem bilemedim. Çok düşünmem dizileri yeniden gözden geçirmem lazımdı. Düşündüm düşündüm böyle bir liste çıkardım. Fakat hala bazı dizilerde emin değilim acaba x dizisini mi alsaydım listeme diye düşünmüyor değilim. Yine de kendime göre doğru bir liste çıkardığımı düşünüyorum. Her yıl böyle listeler yapıp da neden yazmadığım sorusu çok soruluyor. Hazır yeri gelmişken bu konuda da bir kaç cümle yazmak istiyorum. Blogumun bir kısmı zaten tavsiye yazılarından oluşuyor. Bir de çok fazla Kore temalı blog var bu bloglarda zaten dizileri yazıp bu konuda bilgi veriyor. Benim de tekrar tekrar aynı dizileri yazmam gereksiz olur. Böyle düşündüğüm için sadece Diğer Asya dizilerini yazmayı tercih ediyorum. Aslında yazma kararı almıştım bir ara hatta bir kaç dizi hakkında yazı yazmıştım. Fakat beni pek sarmadı Kore dizilerini yazmak benim harcım değilmiş gibi geldi. Severek yazmadığım içinde yazarken çok zorlandı ve cümleleri nasıl bağlayacağımı bilemedim. Hani bazen bir konu hakkında görüş belirtirken aniden tıkanır ve saçmalamaya başlarsınız ya benimde tıpkı böyle oldu. Bu yüzden de Kore dizileri hakkında oturup Bir yazı girmek yerine kendimi daha iyi ifade edebileceğim yazılar yazmayı tercih ettim. Umarım Kore dizi tavsiyelerim size yararlı oluyordur ve umarım blogumu yıl içinde de severek takip ediyorsunuzdur. Şimdiden yapacağınız her yorum için teşekkür ederim.

  Bu yıl bir değişiklik yapalım sizde yorumlara kendi top 10 listenizi bırakın. Benim listem böyle bakalım sizin top 10 listeniz nasılmış?

İşte Top 10 listem;

26 Aralık 2016 Pazartesi

Tavsiye Edebilecegim Kore Dizileri #vol 5

Bu tavsiye postlarını yakın zamanda vermem konusunda çok mesaj alsam da ben hiç birinizi dinlemedim ve bildiğimi okudum. Aslında bu öneri mantığıma pek yatmıyor. Zaten güncel izleyen insan ya da yıl içerisinde yıla göre izleyen insan dizilerden haberdar oluyor. Fakat geriye dönük dizi izleyenler için bu durum aynısı olmuyor. Aylar geçtikçe unutulan diziler olduğundan geriye dönük izleyenler için toplu şekilde öneri vermek daha sağlıklı gibi geliyor. Bu yüzden belli bir kitleye değil tüm kitlelere hitap edecek şekilde post yazmaya çalışıyorum. Bu yıl Kore dizileri pek verimli geçmedi. Bir kaç dizi dışında seve seve izlediğim deli olduğum dizi olmadı. Aslında Kore dizilerinden çok sıkıldım. Ben 2006- 2007 senelerinden bu yana Kore dizisi izlediğim için artık çok klişeleşmiş ve kendini tekrar eden diziler olarak görüyorum. Benim açımdan empati kurmak isterseniz Türk dizileri hakkında ki düşüncelerinize göre empati kurun. Nasıl Türk dizilerinde yine mi klişe konu diyorsak artık yıllardır izlemekten bana da Kore dizileri böyle gelmeye başladı. Fakat bu durum izlememe engel oldu mu, hayır. Çünkü her şeyden önce blogumu ziyaret eden ve yorum bırakan herkes benim için kıymetlidir ve olumlu olumsuz saygı çerçevesinde bloguma gelen herkese de saygım sonsuzdur. Bu yüzden izlemek istemesem bile yıl sonunda bu postu bekleyenler için yine izlemeye çalışıyorum. Buna rağmen tam 45 tane dizi izlemişim. Bana göre iyi bir rakam ama çoğu insana göre daha az dizi izlemiş oluyorum. Benden daha fazla izleyen ve abartanlarda mevcut. Fakat benim onlardan farkım güncel dizi izlemem yani Kore'de yayınlanırken dizileri izlemem ve sadece yıl içinde yayınlanan dizileri izlemem. Onun harici çok izlemek ya da az izlemek pek fazla önemli değil. Neyse önce uyarı metnimi daha sonrasında da sizlere tavsiye postlarını sizinle buluşturayım. Umarım siz benden daha çok severek izlersiniz bu güzel dizileri.
 Öncelikle bütün postlarım için yazdığım uyarı yazımı  buraya kopyalayım.
Uyarı: 




Benim fikrimi alarak aynı düzende öneri açan arkadaşlar neden kendi stilinizi yaratma geregi duymuyorsunuz üste bir iki cümle yazıp alta afişleri sıralamayı geçtim birde yüzlü yüzlü afişleri de bu post içinden alıyorsunuz.Ben bir afiş için bile en az yarım saat aradım afişlerin arasında seçim yaptım..Bu fikir için bile günlerce uğraştım diğer bloglara göre farklı olsun diye düşündüm fakat siz ne yapıyorsunuz hazır fikir hazır post var nasıl olsa deyip benim günlerce uğraştığım emegimi yarım saatte blogunuza açıyorsunuz.Bu biraz ayıp olmuyor mu? Birazcık özgün bir blog olmaya çalışın kendi fikrinizi tarzınızı yaratın ki okuyucunuzda fark yaratın.





Benim blogumdan aldıgınız herhangi bir fikri herhangi bir afişi herhangi bir düzeni blogunuzda izinsiz kullanıyorsanız hakkım haram olsun. 




Taklitler aslını yaratırmış derler ama ben taklit istemiyorum.Çünkü bu blog benim sizin kopyala yapıştır bloglarınız gibi olsun istemiyorum.Sizin için eğlence ya da iş olan bu blog alemi benim için bir yaşam tarzı ve siz her dakika benim yaşam tarzıma tecavüz ediyorsunuz.



Ha birde benden size bir iyilik daha; bu şekilde post açan arkadaşlar size geçmiş olsun.Zaten en büyük cezayı size Google verecektir.Hep benimle uğraşacak değil ya biraz da Google sizle uğraşsın.Emin olun Google salak değil hemde hiç değil.Lafın kısası ayvayı zaten yemişiniz benim ahıma baştan gerek kalmamış..

Diziler alfabetik sıraya göre sıralanmıştır.
7 First Kisses

24 Aralık 2016 Cumartesi

Dedikodu//Super Junior Shindong Yuvasına Döndü

Vay be yazdığım yazı daha dün gibi aklımda (Dedikodu// Shindong Asker Oldu ). Ne duygularla ne hislerle yazmıştım yazıyı. Bir ara sanki zaman geçmeyecek gibi gelmişti. Önce günler birbirini kovaladı, sonra haftalar birbirini kovaladı, sonra aylar birbirini kovaladı. Her gün sanki ailemden birini bekliyormuşcasına günleri saydım. Sonunda o gün geldi çattı ve 23 Aralık 2016'da Super Junior'a, ELF'lere, yuvasına kavuştu. Bu kadar zaman boyunca pek fazla hakkında haber alamadım. Sadece bir kaç gösteri videosu ve fotoğrafı birde uzun aralıkla bir kaç küçük haber alabildim. Buna rağmen kalbim hep Shindong'laydı. Shindong gelir gelmez sosyal medyası hemen hareketlendi. Öncelikle Shindong IG'da Heechul ile takipleşti.Tabii öncesinde terhis olurken karşılamaya Leeteuk gitti ve Shindong'u oradan kaçırdı. Ayrıca akşamı üyelerle yemek yemeyi planlamış.
Şu an ki bilgilere göre Shindong mutlu görünüyor. Eh! O zaman hoş geldin Shin Donghee.

Asker Gidiş-Geliş Tarihi: 24 Mart 2015 - 23 Aralık 2016

19 Aralık 2016 Pazartesi

Kinoa Salatası Yapılışı

Diyet yapanlar iyi bilirler ki kinoa diyet yapılırken en besleyici en yardımcı gıdadır. Diyet yaparken hem kalorisi, az hem enerji veren, hemde doyurucu bir şeyler ararız. Bende bu yüzden özellikle detoks günlerimde kinoa tercih ediyorum. Kinoa Bolivya ve Peru'da yetişen bir bitki olup zamanla Güney Amerika ve Avrupa kıtasına yayılmış bir bitkidir. Son yıllarda da ülkemizde kinoa yetiştiriciliği yapılmaktadır. Tam Protein içeren kinoa'nın içerisinde glüten yoktur. Kinoa yüksek oranda besin lifi içerir ve sindirim sistemine de yardımcı olur. Özellikle kabızlık ve kan şekerinin kontrolüne yardımcı oluyor. Bunların yanında demir bakımından zengin, antioksidan özelliğe sahip, kolesterol düşürmesinde yardımcı, damarları rahatlatarak kronik migren ağrılarını giderici özelliğe de sahip bir besin. Yani anlayacağınız bu besinin içerisinde yok yok. Bu yüzden de Türk mutfağında bir yere sahip olmasa da özellikle diyet yapanlar ve veganlar için vazgeçilmez bir takviye olarak mutfağımızda yer alıyor. Bu besinin salatası, pilavı, kısırı, çayı, köftesi, sütlacı, sütü yapılıyor. Ben ise bu sefer salatasını tercih ettim. Büyük ay'ın çıktığı gün detoks yaptım. Akşam yemeği olarak bu salatayı tercih ettiğim için fotoğraflamayı ihtimal etmedim. Bu gün ise tarifi anca paylaşabiliyorum. Umarım bu salatayı sizlerde seversiniz.

16 Aralık 2016 Cuma

Papatya Çayı Toniği

Eskiden bitki çayı içmeyi çok severdim.  Günde bir iki bardak muhakkak içmeyi tercih ederdim.  Sağlık sorunlarım  ortaya çıkmaya başladıktan sonra  bazı gıdalar ve  bitki çaylarından uzak durmam  söylendi.  Bende   bitki çaylarının her çeşidini  stok yaptığım için haliyle elimde bir sürü çay kaldı.  Geçen haftalarda sosyal medya  hesaplarımdan birinde  ne yapacağımı bilmediğimi yazdığımda bir  arkadaşım -''İçemiyorsan yüzüne sür.'' yazdı. Bunun üzerine araştırmaya başladım. İnternet üzerinde çok farklı  şekillerde tonik  yapılışı buldum.  Fakat cildim çok hassas olduğu için  cesaret edemedim. Bende bunun üzerine mantığıma yatkın olduğu şekilde  bir  tonik oluşturmak istedim.

14 Aralık 2016 Çarşamba

TTO KİL Maskesi

Bu yıl benim için çok sarsıntılı geçince blogum neredeyse dizi blogu gibi bir şey oldu. Bu durumdan aşırı derece de rahatsızlığımı belirttim. Bu yüzden hazır yılın sonu yıl bitmeden bari bir iki tane kozmetik üzerine yazı yazmayı planladım. Aslında yazmayacaktım ama sol taraftan post geçmişime bakınca pek iç açıcı gelmedi. En son kozmetik yazısı olarak 29 Nisanda yazı girmişim. Bu post içinde aslında kurban bayramında düşünmüştüm. Hatta bayramın son günü fotoğraflayıp ardından bu postu açıp taslaklara yollamıştım. O gün bu gündür ha bu gün ha yarın derken zaman aktı geçti bu güne nasip oldu. Bu yıl niye böyle oldum bilmiyorum. Çoğu kişisel ve kozmetik yazısını erteleye erteleye bu aya kadar kaldı. 2016 ciddi anlamda hem ülkemiz için hemde benim hanem için zor geçti. Sanırım hepsinin birleşiminde de açıkçası ben biraz üşendim. Bu durum tabii ki doğru mu? Bence hayır ama bunu bir saygısızlık olarak görmemenizi rica ediyorum. Hepimiz bazı yıllar yıldızı düşük olarak zaman geçiriyoruz ve bu da düşüncelerimizi etkileyebiliyor. Çok fazla yazdım farkındayım ama affınıza sığınarak size önermek istediğim ürüne geçmek istiyorum.


13 Aralık 2016 Salı

Aşka Tutsak / La Esclava Blanca (Kolombiya)

Tam 1 haftadır ha bu gün ha yarın derken bu postu yazmam bu günü buldu. Üzerimde aşırı derecede yorgunluk var. Birde hava kapalı olunca hiç bir şey yapasım gelmedi. Bu gün dizinin 6. bölümü oynamış olması lazım biraz yazı konusunda geç kaldım ama umarım sizler ben yazmadan keşfetmişsinizdir. Dizinin ilk iki bölümü çok kalp acıtıcıydı. O zamanlar sömürge altında olan siyahilere yapılan muamele anlatılıyordu. Çok üzücü sahneleri görmek canımı sıktı. Hatta öyle ki diziye bir an kendimi kaptırmışım kendi kendime konuşmaya başlamışım. Annem -''Aman kapat bu kadar üzüleceksen izleme be!'' diye azarladı. Azarı yedikten hemen sonra kendimi toparladım ve diziyi incelemeye devam ettim. Dizinin renk kalitesi, çekim mekanları, işlenişi ve oyunculuklar çok iyiydi. Konusunun güçlü olduğunu düşündüm. 1821-1843 yıllarında geçtiği için bana göre o zamanların kıyafetlerini, yaşam tarzlarını çok iyi betimlemişlerdi. Siyah adamın nasıl köleleştiği, nasıl bir baskı altında olduğu ve beyaz adamın ne kadar gaddar olduğunu da çok iyi anlatmışlardı. dizinin her sahnesinde sanki o bulunan mekanda ve zamanda sizde varmışçasına bir his uyandırıyordu. Dramatik hikayelerin yanında sevgi ve aşkın büyüsü de hat safhadaydı. Velhasıl dizide tüm duygular mevcuttu. Bu diziyi izlememiz için çok fazla neden var. Mesela bir dönem dizisi ve o zamanların gerçeğini anlatıyor. İnsanları derisine göre ayırmamamız gerektiğini anlatarak bize ders veriyor.   Dizi de aşk var, entrika var, gizem var, aile bağlarının önemi var, iyi anlatılan bir konu var anlayacağınız varda var. sadece bunlar bile neden sorusuna cevap olabilir. Ayrıca gündüz kuşağında olması çalışmayanlar için büyük bir avantaj birde bölümü geçtikçe reytinglerde gözle görülür bir yükselme söz konusu. Birde dizi yayınlandığı ülkelerde reyting rekorları kırmış bir diziymiş, sadece bize izlemesi kalmış daha ne olsun? Ben diziyi beğendim belki sizlerde beğenirsiniz. Bence bir deneyin derim.
''Dizi Seoul Uluslararası Drama Ödülleri'nde En İyi Drama Dizisi kategorisinde aday gösterilmiş. Bu yapım aynı zamanda  ''En İyi Yönetmen'' ve ''En İyi Senaryo'' dallarında da aday gösterilmiş.''
Aşka Tutsak 
(La esclava blanca, The White Slave, Beyaz Köle)

7 Aralık 2016 Çarşamba

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.

4 Aralık 2016 Pazar

Facebook'ta renklitirtil'la Uğraşıyorlardı

Blogumun facebook macerası ne zaman başladı hatırlamıyorum ama illa aç diyen takipçilerim yüzünden başladığını iyi hatırlıyorum. İlk facebook hesabımı keyfi kapattıktan sonra ikinci de önüme gelen Kore fanını ekleyerek bir sıkıntının içerisine girdim. [Kore fanları çok fazla ve çevreleri iyi onlardan gören de beni ekledi.] İnsanlar tanıdıkça tanıdı hesaplarım coştukça coştu hatta limitleri bile aştı ve sonunda tamamen tanınır hale geldim.
Tasarım:Sawako Kuronuma