28 Şubat 2017 Salı

Payitaht "Abdülhamid" (Dizi)

Öncelikle dizinin reklamının çok iyi yapıldığını düşünüyorum. İnsanların çok yoğun olduğu yerlerde hep afişlerini gördüm. Ama onun öncesinde ilk haberini ve Bülent İnal'ın başrolde olduğunu gördüğümde kesin izlemeliyim diye düşünmüştüm. Neyse ki başladı ama ben maalesef misafir yüzünden izleyemedim. Daha sonra üç kere tekrarına denk gelince hepsinde izleme şansı buldum. Yazısı ise anca bu güne kaldı. Ben bu diziye bayıldım. Her bir sahnesi dolu doluydu. Dizinin yükseldiği sahneler ise tokat, zikir ve Türk bayrağının göndere çekilmesiydi. Dizi de tüm oyuncular dikkatle seçilmiş gibi görülüyordu. Neredeyse tüm oyuncuları tanınmış ve iyi oyunculardandı. Dizi genel anlamda akıcıydı ama Abdülhamid karakterinin sahneleri daha azdı. Bu yüzden biraz rahatsız oldum. Abdülhamid'in hayatı anlatılıyorsa bence daha fazla sahnede olmalıydı. İlk bölüme göre biraz arka planda olduğunu düşünüyorum. Oyuncularında gözüme batan bir oyuncu yoktu. Zaten hepsini başka dizilerden tanıdığım için doğru rollerin oyuncuları olduğunu düşündüm. Özellikle Bülent İnal'ın role uygun en doğru oyuncu olduğunu düşünüyorum. Keskin bakışlar, keskin ses tonu ve belirgin mimiklerle adeta rolünü üzerine giymiş bütünleşmişti. Bülent İnal'a hayran olmamak elde değildi. Kıyafet konusunda kumaşların ucuz olduğunu düşünmüyorum ama dikimlerinde bir gariplik sezdim. Özellikle Gözde Kaya'nın giydiği kıyafet çok komik duruyordu. Biraz daha keskin dikişler yapılmalıydı. Elbise pot duruyordu ve oyuncunun formuna uymamıştı. Bunun gibi kadınların giydiği bir kaç kıyafet gözüme battı. Erkeklerin kıyafetleri; deyim yerindeyse jilet gibiydi. Özellikle takım elbise türü olduğu halde Bülent İnal'ın giydiği kıyafetler çok şıktı. Giydiği kıyafetler bir padişaha yakışır tarzda özenle alınmış ya da dikilmişti. Mekan ve çekim konusunda ise; çok belirgin ve seyircinin dikkatini çekecek mekanlar seçilmişti. Kameranın duruş açısı ve ışığın yansıması mekana şiir yazılır türdeydi. Çekimde mekana derinlik verildiğinden mi bilmiyorum her sahne izlenilesi durumdaydı. Zaman zaman oyunculardan çok çekilen mekanı incelemek istedim. Bunun sadece yönetmen değil, görüntü yönetmeni,grip şefi, ışık şefi ve onların oluşturduğu ekibinde marifeti olduğu belli oluyordu. Seyirci olarak set ekibine teşekkürü borç bilirim böyle kaliteli bir çekimi bizle buluşturdukları için minnettarım. Ben çok beğendim. On numara, beş yıldız bir iş ortaya çıkmış. Vaktiniz yoksa bile bir cuma akşamına vakit yaratın ve izleyin. Bu diziyi şiddetle tavsiye ederim.
  Payitaht "Abdülhamid"

18 Şubat 2017 Cumartesi

Favori Telefon Oyunum: Mario Oyunları


Geçen telefonumun içeriği hakkında yazdığımda neden oyun oynamadığımı soranlar olmuş, oyun oynamam gerektiğini yazmışlardı. Bende vakit bulunca bir kaç oyun indirdim (Boncuklu, crushlu oyunlar.) ama oyunlar en başta çok zevkliyken sonra çile haline geldi ve bıktırdı.
Bende oyunları silme gereği duydum. Neyse geçenlerde aklıma 90'lar geldi. Bizim zamanımızda atariler vardı, (93-95 arasından bahsediyorum.) atarisi olanlar zengin görülürdü.

13 Şubat 2017 Pazartesi

U Prince Series / Tayland (2016)

Bu seriyi izlemeyen kaldı mı bilmiyorum ama kıyısından köşesinden izlemelisiniz. Şimdiye kadar bir seri harici çeviri bulan tüm serileri izledim. Zaten dizinin replik kısmı bende olduğu için izlememe gibi bir şansımda olamazdı. Aslında ilk seri için replik yapacağım demiştim ama baktım çok iyi zaten her seri mini dizi kıvamında, çerezlik gibi bu iş bende dedim. 

Serinin bir tanesini izleyememe durumuma gelince;
 Bu biraz istem dışı bir durumdu. 3. sınıfım ve Eski Türk dilleri ağırlıklı olduğu için mecburen finallerde tüm izlediğim dizileri bırakmak zorunda kaldım. Yaklaşık 4 hafta kadar neredeyse hiç dizi izlemedim. O seri de final zamanıma denk gelince mecburen atlamak zorunda kaldım. Fakat en yakın zamanda izleyip yine sizlere o dizi hakkında da bilgi vermeyi planlıyorum. Bu seri Tayland menşei bir seri. Tayland'da bu şekilde bir kaç tane daha seri halinde dizi mevcut.. Bir nevi artık ülkenin dizi sistemine yerleşmiş bir format. Bahsedeceğim dizi 12 seriden oluşuyor. İlk seri 8 bölüm, diğer seriler ise 4 bölümden oluşuyor. Bölüm başı 59 dakikadan oluşuyor. Seri ülkenin en yakışıklı erkeklerinden oluşturulmuş bir dizi. Tayland dizileri izliyorsanız bir çok tanıdığınız oyuncuların olduğunu göreceksinizdir. Dizi bir üniversitenin öğrencilerinin aşklarından oluştuğu için genel türüne Okul, Romantik, Komedi diyebiliriz. Her bölümde üniversitenin prensi olarak adlandırılan 12 yakışıklı erkekten bir tanesinin aşklarını izliyoruz. Ayrı ayrı post yazdığım için daha fazla bilgi vermek istemiyorum. Her seri için yazdığım yazıları okuyarak bilgi edinebilirsiniz.

Bu arada her seride farklı hikaye anlatılsa da oyuncuları farklı olsa da seriler birbirine bağlantılı sayılabilir. Bazen bir önce ki ya da bir sonra ki prensi seri içinde görebiliyorsunuz. Bu yüzden ilk seriden izlemenizi tavsiye ederim.

Yazı serileri çevrildikçe ve ben bloguma yazdıkça güncellenecektir. Hatta şöyle yapayım ben, şimdi aklıma geldi izleme linklerini de yazdığım postların yanına iliştireyim ne olsa tek site çeviriyor bu şekilde arama zahmeti çekmezsiniz tık tık yapıp hemen izlersiniz.

11 Şubat 2017 Cumartesi

İçimdeki Fırtına (Dizi)

İlk defa bir dizi hakkında ne yazacağımı bilemedim. Ne yazsam acaba ne yazsam acaba düşünüp duruyorum. Sevdim mi yoksa sevmedim mi bilemedim ama ilk bölümden acayip sıkıldım. Sonra düzelir mi bilmiyorum ama garip bir şekilde bir eksiklik hissettim. Sanki diziyi Hatice Aslan ve Merve Boluğur götürdü gibi bir şey oldu. Aslında ben tüm oyuncuları severim sevdiğim oyunculardan bir kadro oluşturulmuş ama neden böyle oldu bilmiyorum. Dizi hakkında düşüncelerim o kadar karıştı ki sanırım beklentimin altında bir başlangıç oldu. Her ne kadar ne yazacağımı bilmesem de yine de kendimce bir şeyler yazmaya çalışayım. Öncelikle  Kore dizisi Glass Mask'dan uyarlama bu dizi, onu da izlemedim, nasıldır bilmiyorum bu yüzden orijinal diziymiş gözüyle izlemeyi tercih ettim. Önceki cümlelerimde yazdığım gibi oyuncuların hepsi sevdiğim ve tanıdığım oyunculardan oluşuyordu. Bu yüzden oyuncuların oyunculukları bana göre on numara beş yıldızdı. Sadece Yusuf Çim'in kaşlarını biraz farklı almışlar sanki bir tık kalın gibi bu da görsel olarak biraz tuhaf geldi. Ve rol olarak Gizem'in rolünü sevmedim. Sinmiş bir kız rolü Gizem'e yakışmamış. Daha aktif bir rolde olmasını isterdim. Gizem'in haricinde diğer oyuncuların rolleri oyunculara uyan rollerdi. Dizi konu itibariyle klasik bir konuya sahip. İşleyişi de yavaş olunca haliyle akıcı bir dizi yerine sıkıcı bir dizi olmuş. Yine de bir sonra ki bölüme konu oturunca belki düzelir gibi geliyor. En azından senaryo değil ama oyuncuların diziyi hareketlendireceğini düşünüyorum. Sonuçta ilk bölümden karar vermemek gerek. Pek yazacak bir şey bulamıyorum vallahi beni pek sarmadı dizi. Muhakkak dizinin seveni olacaktır. Vaktiniz varsa entrika türü dizileri seviyorsanız izleyin derim. Belki siz seversiniz.

 Reytinglerde  yayın zamanı 16. sırada, tekrarı ise 32. sırada tamamlandı. 
İçimdeki Fırtına

10 Şubat 2017 Cuma

Kendimi Ötekileştirmişim

Başlıktan da anlaşılacağı gibi kendimi zamanla ötekileştirmişim. 
Bu yazımı günlük gibi yazmak istiyorum. Yarı yıl tatili gelir gelmez şehir dışındaki akrabalarımda yıllık ziyaretlerini gerçekleştirmek için misafirliğe geldiler. Bu yıl bir değişiklik oldu. Diğer akrabalar ile evde buluşma düzenlediler. Aslında küçükken evlerinde kaldığım, sevdiğim ve sıcak olduğum insanlardı. Yaşım ve yaşadıklarım yüzünden mi bilmem kendimi ortamdan soyutlanmış ve etrafı duvarlarla örülü bir insan gibi hissettim. Onlar gülerken, eğlenirken ben ne gülecek bir an yakalayabildim, ne konuşacak bir şey bulabildim. Bu yüzden her seferinde kendimi mutfağa atmak istedim. Ben nasıl bu duruma geldim, nasıl oldum bilmiyorum ama kendimi çok garip hissettim. 
Büyük teyzem; -''Kendimin, benliğimin nereye ait olduğumu düşünürüm ve ait olduğum yeri bulamam.'' derdi. Bende nereye ait olduğumu bulamadım. O günden bu güne düşünüyorum! ''Beni böyle yapan neydi? Neden böyle oldum? Neden insanlardan uzaklaştım?'' Bu soruların cevabını tam olarak bulamasam da güvensizlik yüzünden olduğunu fark ettim. Çevremde ki insanlardan kendimi soyutlamamın sebebi başka bir şey olamazdı. Neden insanlar menfaatsiz iş yapmaz oldu acaba? Acaba neden insanlar yüzümüze gülerken arkamızdan konuşmaya başladı? Bunları ciddi anlamda merak ediyorum. Ya ben küçükken çok saftım farkında değildim kötülüğün, ya da zaman ilerledikçe çağ değiştikçe bu kadar kötü oldu insanlar. Çevremde sırtımı yaslayabileceğim kimsenin olmadığını fark etmem beni çok derinden etkiledi. Benim içine kapanmamın sebebinin en yakınlarım olduğunu anlamam, hep üzerini kapadığım şeylerin üzerini açmam da canımı yakmadı değil. Yine de şükrediyorum, bu yaşıma kadar kötü insanlarla karşılaşmadım. Bilmiyorum bu yaştan sonra birilerine güvenebilir miyim ama kendimde fark ettiğim bu eksiklikten kurtulmak istiyorum... Keşke üzerini kapadıklarım hep kapalı kalsaydı... Sanırım ben çok mutsuz bir insanım.

9 Şubat 2017 Perşembe

İki Yabancı / Saraswatichandra (Hindistan)

Sırf Kanal 7 dizi yayınlıyor diye artık internet üzerinden dizi izlemiyorum. Böyle daha iyi olacağını düşünüyorum. Nitekim yeni başlayacak diziyi de izlemedim. İlk yayınlanacak diziler arasında bu dizi dikkatimi çekmişti. Hatta sosyal hesaplarda bu dizi ile ilgili fazlasıyla yorum gelmişti. İzleyenlere göre çok güzel bir diziydi. Bu yüzden önden bir araştırma yapmak istemedim. Artık kabak tadı veren Deli Divane dizisi sonunda bitti ve ardından bu dizinin yayınlanacağı duyuruldu. Deli Divane dizisini de çok övmüşlerdi ama benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Dizi uzadıkça uzadı bu yüzden baydı. Buna rağmen belki düzelir diye sabırla izledim. Üzgünüm ki düzelmek yerine daha da saçmaladı. Sonuç olarak bittiğine sevindiğim ilk Hint dizisi oldu. Şimdi hayranları filan bana kızacaktır ama görünen köy kılavuz istemedi. Bana göre Sadhna ve Ranvir öldüğü zaman dizi bitmeliydi. Her neyse; diziye dönecek olursak dizinin başrollerini çok tatlı buldum. Oyunculukları nasıl bilmiyorum ama kız güzel erkek yakışıklı olunca ister istemez kimyalarının uyacağını düşündüm. Fotoğraflardan ve fragmanlardan yakıştıklarını düşündüm. Dizi diğer diziler gibi uzun uzadıya bir dizi olacakmış. 
Kanal 7 kaça düşürür bilmiyorum ama tam tamına 444 bölümlük bir dizi izleyeceğiz. Dizi bizden önce bir kaç ülkede daha gösterime girmiş. Bu ülkeler; Arnavutluk, Arjantin, Bulgaristan,Şili, Etiyopya, Panama, Peru, Slovakya, Sri Lanka ve Vietnam'mış. Ayrıca dizi 2013'te yayınlandığı sırada ödülde almış. Her bölümü orijinalinde 22 dakika olan bu diziyi umarım hepimiz severiz. Ve umarım Kanal 7 dizinin yarısında akşam saatine taşıma gibi program değiştirmesi yapmaz.
Dipnot: Hindistanlı ünlü yazar Govardhanram Madhavram Tripathi’nin ‘Saraswatichandra’ isimli romanından aynı isimle uyarlanan dizisidir.
İki Yabancı (Saraswatichandra) 9 Şubat'tan itibaren hafta içi her gün 16. 10’da tekrarı ise 11:00'da Kanal 7'de.

Saraswatichandra

3 Şubat 2017 Cuma

Dayan Yüreğim (Dizi)

Dizinin başlangıç tarihini karıştırmışım başladığını görünce çok şaşırdım. Aslında televizyon dizilerini çok yakından takip ediyorum ama bu sefer nasıl böyle yaptım anlamadım. Sudan çıkmış bir balık gibi izlemeye başladım. Dizi de Ece Uslu'nun rolü bana bir önce ki dizisinde ki rolünü hatırlattı. Hemen hemen birbirine benzeyen rolleri seçmişti. Fakat bu sefer Cansel Elçin'le nasıl olurlar bilemedim. İlk fragmanını gördüğüm zaman da yadırgamıştım dizi başladığında da yadırgadım. Sanki kimyaları uymayacakmış gibi hissettim. Umarım dizi Ece Uslu'nun bir önce ki dizisi gibi anne odaklı bir dizi olur. Aşk, romantizm dolu dakikaların yaşanmasını hiç istemiyorum. Ece Uslu'ya oynadığı rol öyle yapışmıştı ki bu dizi de öyle bir şey olursa izleyici yadırgar diye düşünüyorum. Cansel Elçin'i çok beğeniyorum ben. Eskiden sadece bir eksi puanı vardı o da kendi sesini kullanmıyor olmasıydı. Artık kendi sesini kullandığı için dört dörtlük bir oyuncu oldu.Umarım dizi de Ece Uslu ile kimyaları uyar da düşündüğüm gibi olmaz. Dizi genel olarak tanınmış oyunculardan oluşmuştu. Başka dizilerden tanıdığımız oyuncular olduğundan hemen hemen nasıl oyunculuk çıkaracaklarını tahmin edebiliyordum. Sadece dizi de Berk Atan için acaba uyar mı ön yargı vardı. Fakat dizi başladığı andan itibaren ön yargılarım kırıldı. Oyunculuğunu geliştirdiğini görmek çok güzel oldu. Bir önce ki dizisinde ki potluklarını aşmış olması hem kendi açısından, hem izleyici açısından görsel olarak daha iyi olduğunu düşünüyorum. Nilay Deniz'in çok sempatik bulduğum bir oyunculuğu var. Aslında ortalama bir oyunculuğu olduğu var gibi duruyor ama mimikleriyle o boşlukları çok güzel kapatmasını beceriyor. Bu da ekrandan izleyiciye sıcacık bir enerji gönderiyor. Bu yüzdende hangi rolde oynarsa oynasın üzerine oturuyor. Dizi de gözüme batan bir oyuncu ilk bölümde olmadı.
Dizi ilk bölümden beni ağlattı, kalbime çok dokundu. Dizi, kadın odaklı olduğu için hüzünlü geldi. Dramı ağır olan özellikle de kadın odaklı olan dizileri çok seviyorum. Konusu ilk bölüme göre en az üç sezon çıkabilecek bir konuya sahip gibi geldi. Senaristi zaten çok başarılı bir senarist olduğu için bu işi olabildiğince güçlü bir şekilde devam ettireceğini düşünüyorum. Konunun güçlü olmasının yanı sıra kurgu olarak da güçlü olduğunu düşündüm. Dizi aslında klasik alışagelmiş bir dizi ama işleyiş yönünden kendine çeken bir şeyler vardı. Acaba bir sonra ki sahnede neler olacak diye ekrana kilitliyordu. Sırf bu yüzden bile dizinin izlenebileceği aşikar.  Bu dizi benden tam not aldı sizlere de tavsiye ederim. Vakit bulup en kısa zamanda muhakkak izlemelisiniz.
Dayan Yüreğim

2 Şubat 2017 Perşembe

Adı Efsane (Dizi)

Bu diziyi sevdim ben ya hu! Dizi çoğu yönden benden artı puan aldı. Öncelikle dizi de diziyi çekici yapabilecek hiç yakışıklı ya da güzel kimseler yok. Fakat diziyi götürebilecek çok iyi oyuncular var. İlk defa bir dizinin oyunculuğu için izlenebileceğini düşünüyorum. Dizi de parıl parıl parlayan Erdal Beşikçioğlu, Gökçe Bahadır, Rojda Demirer, Reha Özcan gibi oyuncular var. Bu oyuncular benim gözümde işinin  üstadıdır. Bu yüzden dizinin albenisi benim için bu oyuncular oldu. Zaten Erdal Beşikçioğlu en kötü, en saçma dizi de dahi oynasa kendini izletir gibi geliyorum. Duruşu, mimikleri, oyunculuğu kendine hayran bırakmaya yetiyor da artıyor bile. Dizinin ilk bölümünü izlerken hep aklıma Tarık Akan geldi. ALLAH rahmet eylesin, Koçum Benim dizisi hep aklıma geldi. Erdal Beşikçioğlu'nun dizide ki ismi de Tarık olunca nedense anmadan geçemedim. Yeni nesil pek bilmez ama vaktiniz varsa merak ederseniz dizinin bölümlerini internetten bulup izleyebilirsiniz. O dizide de günümüzde tanınan oyuncular mevcuttu.  Dizinin Amerika yapımı olan One Tree Hill dizisinden uyarlama olduğu söyleniyor. Fakat o diziyi izlemediğim için bilmiyorum. Ayrıca başında ve sonunda da böyle bir ibare yok. Bu yüzden kesin bir şey yazamıyorum.  Dizi konu gereği birazcık  genç kesime hitap eden biri dizi olmuş. 16-18 yaş arası  gençlerin daha çok ilgisini çekebileceğini düşünüyorum. İlk 20 dakikası dizinin çok sıkıcıydı ama sabrettiğimde güzel olduğunu ve bölümler ilerledikçe  akıcı olacağını düşünüyorum. Dizinin  ilk bölüm kahramanı bana göre  Leyla Kırşan'dı. Leyla Kırşan  çocuk oyuncu olduğu halde  dizide  diğer geçn oyunculara göre oyunculuğu daha öne çıkmıştı. Erdal Beşikçioğlu ile kimyaları da çok uymuştu. Gerçek bir baba kız olabilirlerdi. Dizi de beni    rahatsız eden sadece Almila Ada'nın kahkülleri oldu.   Yüzüne hiç uymamıştı hatta  yaşını ve burnunu  büyük göstermişti.  Gerçekten kızın   güzel yüzünü sadece burun ve kahkülden oluşmuş hale getirmişlerdi. Bu yüzden o kahküllerden kurtulması lazım. Yoksa ne lise öğrencisi gibi duruyor ne de ilerde olursa Cem Yiğit Üzümoğlu ile oluyor.  Yan yana durduklarında  adamın ablası gibi  duruyordu. Yani anlayacağınız kız gerçek hayatında ki yaşını  belli eder hale gelmişti. Bunun haricinde dizi de her şey yerindeydi.  Eğer ki spor ve  okul dizilerini seviyorsanız  hiç kaçırmayın derim. Bence benim gibi siz de seveceksinizdir.
Dizi reytinglerde yayın zamanı 13., tekrarı ise 23. sırada tamamlandı.
Adı Efsane
Tasarım:Sawako Kuronuma