31 Mart 2017 Cuma

İsimsizler (Dizi)

Eğer elimde olsa uzun uzun yazı yazmak yerine sadece tek bir cümle ile bu postu bitirmek isterdim.
''Bu diziyi keşfetmeyen, izlemeyen çok şey kaçırır.'' Ben bu tür şeylerden çok etkilenirim. Haber bile izlemek istemediğim zamanlar bir an bile unutmamak ve minnet duymak için kendimi zorlar o haberleri izlerim. Aslında çok çok duygusal bir insan değilimdir. Fakat bu cennet vatan için kendini siper etmiş, eli kınalı ana kuzuları mevzu olunca durum farklı oluyor. Bu durum tek bende değil hepimizde böyledir diye düşünüyorum. Dizi de bir nevi benim zayıf noktamda girdi ve ben normalde ilk bölümde bilgisayar elimde diziyi hem izleyip, hem yazarken bu dizi de gözümü dahi kırpmadım. Adeta oturduğum koltuğa mimlendim. Öyle ki bir ara ailecek gerçek gibi algılayıp dua etmeye bile başladık. Dizi biliyoruz ama nasıl desem çok farklı oldu, özellikle beni çok etkiledi. Dizi de şehit verilmeye başlandığı andan itibaren göz yaşlarım akmaya başladı.

28 Mart 2017 Salı

Kara Yazı (Dizi)

Aslında fragmanlarına bakınca pek ilgimi çekebilecek bir dizi olacağını düşünmüyordum. Fakat bir şans vermek istedim. Zeynep Çamcı'yı çok sevdiğim için büyük ihtimal ona odaklanırım diye düşünüyorum ama dizi başlayınca sadece Zeynep Çamcı değil ben hikayenin bütününe odaklandım. Bu kadar çarpıcı bir hikayesi olacağını düşünmemiştim. Maalesef ki toplumumuzda tutucu (!) diye nitelendirdiğimiz bir kesim var. Namusun iki bacak arasında olduğunu düşünen bu zihniyeti dizi çok güzel anlatmıştı. Bu anlatılan konunun merkezinde Emre Kınay olması da o evde anlatılan hikayeyi enteresan şekilde yükseltmiş zirveye ulaştırmıştı. Emre Kınay o kadar ciddi ve gerçekçi oynuyor ki sanki yaptığı rol değil de gerçek gibi geliyor. Bu da izleyici de antipatik bir yer ediniyor. Bu durum aslında eksi gibi gözükebilir ama oyuncu için artı olduğunu düşünüyorum. Demek ki o kadar iyi oyuncu ki bu şekilde hissettiriyor diye düşünüyorum. Bu yüzden dizinin ilk bölüm kahramanı da benim gözümden Emre Kınay'dı. Haluk Bilginer efsanelerin de efsanesi bir oyuncu. Bir projede Haluk Bilginer varsa o proje asla kötü olamaz. Oyunculuğu, ses tonu, mimikleri sanki yerli Al Pacino havası veriyor gibi geliyor. Ekranda ne zaman izlesen aklıma ilk gelen şey Al Pacino oluyor. O karizmatik havası var ve yıllar geçse de bu karizmatikliğinden ödün vermiyor. Dizinin bir diğer kahramanı Zeynep Çamcıydı. Zeynep Çamcı her rolünde üstüne bir fazla katıyor. Bu yüzden o kızı çok seviyorum. X roldeyken başka bir havası varken, Yaren rolündeyken başka bir havası var. Bıcırık kız küçücük boyu var türlü türlü huyu var. Kesinlikle Türkiye'de bir insanın hayranı olsaydım bu Zeynep Çamcı olurdu. Ushan Çakır'ı hiç sevmiyorum ama hakkını yemeyim güzel oyunculuğu var. Fakat o saçları oyunculuğunun önüne geçiyor. Asla derli toplu olmuyor saçları dağınık olduğu içinde bakımsız duruyor ve izlerken rahatsız edici oluyor. Bu yüzden de ekranda izlemeyi pek sevmiyorum. Çok yakışıklı bir adam olduğu halde o saçları neden umarsızca dağınık bilmiyorum ama yakıştıramıyorum. Dizi de ilk defa gördüğüm ama beğendiğim bir oyuncu da vardı. Adı; Gülper Özdemir. Dizi de ortanca kızı canlandırıyor ama farklı bir havası var. Birde böyle aksanlı konuşuyor filan çok hoşuma gitti. Gelecek vaad eden bir oyuncu gibi duruyor. Dizi de bayıldığım karakter Leyla Kader İlhan oldu. Belki dram olan bu dizi de nefes alınan sahneleri olabilir gibi geliyor. Eğlenceli replikleri vardı. Diğer oyunculardan rahatsız eden ve ya pot duran bir oyuncu yoktu. Konusuna gelince; dizinin konusu bizden toplumumuzdan örnekler veriyordu. İki ailenin entrika ve dramını anlatsa da kendimizden bir şeyler bulabiliyorduk. Dizi ilk bölüme göre biraz durgun olsa da daha sonra hareketlenecek gibi duruyordu. Ne kadar yavaş ilerlese de insanı sıkmıyor akıcıymış gibi merak uyandırıyordu. Ben diziyi beğendim, kadrosu da çok iyi bence sizde bir deneyin.

''Ben kara yazıma bağlı olup elim kolum  bağlı bekleyemeyeceğim. '' -Yaren

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 14. sırada, tekrarı ise 64. sırada tamamladı. 
KARA YAZI

26 Mart 2017 Pazar

Lise Devriyesi (Dizi)

Ne kadar çok bekledim bu diziyi anlatamam. O kadar çok dram dizisi var ki ortalık da böyle dizilere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Biraz gülmek biraz nefes almak bu dizilerle daha kolay oluyor. Dizi ilk başladığı dakikadan itibaren gönlüme taht kurdu. Ne yalan yazayım Yiğit'te biraz kendimi gördüm. Lise hezeyanları yaşayan dışlanan bir öğrenci değildim ama çok da çevrem yoktu. Genel olarak tek başıma oturur tek başıma vakit geçirirdim. Sınıfımda samimi olduğum kimse yoktu haliyle yanımda oturacak bir sınıf arkadaşına da sahip değildim. Gerçi pek de ihtiyacım yoktu sınıf içerisinde belki kopya çekme durumum olsaydı birilerine yanaşırdım diye düşünüyorum. Her neyse diziye dönmek gerekirse; Yiğit'in o durumu çoğumuzun lise anılarını canlandıracaktır. Dizi genel olarak Türkiye'de yapılan lise dizilerinden farklı. Çünkü; dizi de bir kaç öğrenci, öğrenci değil gizli polis. Bu durumda diziyi diğer dizilerden büyük farkla ayırıyor. Hem polisiye hem lise olunca dizi eğlenceli hale gelmiş. Dizinin en sevdiğim yanı oyuncuların kimyası oldu. Hepsi birbirine o kadar uyumluydu ki birbirlerini tamamlıyorlardı. Dizi de pot duran oyuncu var mıydı bilmiyorum. Uyumlarından dolayı bunu fark edemedim ama tanıdığım oyuncular vardı. Mesela; başrol oyuncusu Ozan Dolunay. Ozan Dolunay'ın kendini çok geliştirdiğini fark ettim. Bir önce ki dizisinde ki potluklar yok olmuştu. Bahar Şahin bir önceki dizisine göre daha doğal rol yapmaya başlamış ve o da kendini geliştirmişti. İsmail Ege Şaşmaz, Asena Tuğal ve Doğan Akdoğan'ı zaten beğenirdim, yine aynı kıvamdalar. Fakat benim dikkatimi Ebru Akel çekti. Uzun zamandır onu ekranlarda göremiyordum. Gördüğüme sevindiğim oyunculardan biri oldu. Eskisi kadar sevimli ve sempatik bir kadın, oynadığı rolde üzerine çok yakışmıştı. Umarım bu kadar çok ara vermez. Diğer usta oyuncular hakkında yazmam haddime düşmez. Diziyi genel olarak çok sevdim büyük bir ihtimal takip edeceğim bir dizi oldu. Dramlardan sıkıldıysanız farklı bir şeyler arıyorsanız şiddetle bu diziyi tavsiye ederim. Bence siz de seveceksiniz.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 14. sırada, tekrarı ise 71. sırada tamamladı. 
Lise Devriyesi 

25 Mart 2017 Cumartesi

Fazilet Hanım ve Kızları (Dizi)

Yine bir Türk dizisi başlar ve yine renkli hemen yazar... Fazilet Hanım çok hızlı giriş yapan dizilerden biri oldu. Ne ara fragman geldi ne ara başladı anlayamadım. Genelde böyle hop diye reklamı tam yapılmadan başlayan dizilerde tutulma sorunu oluyor ama bu dizi biraz deyim yerindeyse anasının gözü bir dizi olmuş. Yarın reyting sonuçlarında aşağı sıralarda görürsem çok şaşırırım. Bir Fazilet yazmış senaristler evlerden ırak. Aç gözlü tam bir arsız kenar mahalle kadını. Kızlarını para için satacak duruma gelmiş bir kadın. Tam böyle izlerken yastıkları hırpalayacak bir karakter. Bu karakteri oynayacak oyuncu Nazan Kesal. Bir çok diziden tanınan oyuncunun oyunculuğunu çok beğeniyorum. Bu rol içinde biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyorum. Rolü o kadar gerçekçi oynuyordu ki Fazilet Hanım karakteri bence bölümün kahramanı olmuş. Her yazımda olduğu gibi usta oyuncular hakkında yazmak haddime düşmediği için onları es geçip genç nesil oyuncular hakkında yazmak istiyorum. Dizinin fragmanlarında Deniz Baysal'ı gördüğüm için diziye başlama kararı almıştım. Deniz Baysal her oynadığı rolde daha bir hoşuma gidiyor. Her farklı karakterde daha fazla kendini geliştirdiğini gördüğüm içinde ekranda Deniz Baysal'ı izlemeyi seviyorum. Deniz Baysal için başladığım dizi de Afra Saraçoğlu'na bayıldım. Kızın oyunculuğunu ilk defa izliyorum ve su gibi. Magazin programlarında gördükçe bu kızda ne albeni var acaba diye merak ederdim. İzleyince anladım ki kızda şeytan tüyü var. Aslında çok çok güzel bir kız değil kısım kısım incelenirse ama çok sempatik bir kız. Bu yüzden de onu güzel yapan tarafının da sempatikliği olduğunu fark ettim. Sadece mimik konusunda biraz daha oturması lazım. Her sahnede değil ama bazı sahnelerde mimikleri abartıydı ama tabii ki bu izleyiciye oyunculuğunu geçirmediği anlamına gelmiyordu. Kızı o kadar çok sevdim ki hakkında araştırma yapmayı düşünüyorum. Yeni yeni oyuncu olduğu halde gayet iyi oyunculuğunun olmadı bakışları çıtır çıtır konuşması çok farklı bir hava yaratıyordu. Dikkatimi çeken bir başka oyuncu Alp Navruz oldu. Sanırım bir korku filminde oynamış ama ben ilk defa gördüm. Yeni oyuncu olmasına rağmen çok doğal bir oyunculuğa sahipti. Tam anlamıyla araştırmadım ama model havası vardı. Eğer bu dizi de kendini gösterirse yolu çok açık olur gibi duruyor. Çağlar Ertuğrul'un oyunculuğunu beğeniyorum karakter için doğru seçim gibi görünüyor. Umarım Deniz Baysal'la birlikte yaparlar senaristler. Çünkü ikisi çok yakışırlar gibi geldi. Fiziksel olarak Alp Navruz, Deniz Baysal'dan küçük duruyor gibi geldi. Umudum Çağlar Ertuğrul'dan yana. Son olarak Tolga Güleç'i görmek çok hoşuma gitti. Tolga Güleç hep yan rollere düşüyor ama muazzam bir oyunculuğu var. Geçenlerde biten efsaneleşmiş bir dizide öyle güzel rol yaptı ki hayran olmamak imkansızdı. Umarım şu an oynadığı karakteri de hayranlık uyandıracak şekilde yükseltecektir. Uzun zaman sonra ilk defa bir dizi de tüm oyuncuları çok sevdim ve karakterlerine ısındım. Dizinin konusu ve işleyişi de merak uyandırıcıydı. Akıcı şekilde yazılmış olması diziye artı puan kazandırıyordu. Ben çok beğendim bu diziyi gelecek bölümü şimdiden iple çekiyorum. Diziyi gönül rahatlığı ile sizlere önerebilirim. Umarım sizde benim kadar seversiniz.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 11. sırada, tekrarı ise 16. sırada tamamladı.
Fazilet Hanım ve Kızları 

18 Mart 2017 Cumartesi

Yeni Gelin (Dizi)

Son zamanda gelen dizilerin neredeyse hepsi dram üzerineydi. İçimiz dışımız dram olmuştu. Tam böyle farklı türler ararken başladı bu dizi. Dizinin komik olacağı zaten fragmanlarından belliydi ama bu kadar tatlı olacağını tahmin edememiştim. Öyle ki dizinin verdiği gaz ile hemen başrol oyuncuları sosyal hesaplarımdan takip etmeye başladım. Dizi böyle komik ama bir yönden de absürt bir dizi. İlk bölümde sanki doğu dizilerine atıfta bulunmuşlar gibi geldi. İkinci bölümde ise dizinin biraz daha oturaklı hale geldiğini fark ettim. Yine de çok fazla komedi içeren bir dizi olarak devam ediyor. Dizide seçilen mekanlara ve dizinin çekim açılarına bayıldım. Tam olarak çekilen mekanın etinden sütünden resmen yararlanılmış. İlk bölümde yaylaya çıkmaları oraları göstermeleri şehrin turizmi açısından da artı puan kazandıracağını düşünüyorum. Dizinin senaristi Ersoy Güler, bir önce ki dizisini de çok beğenmiştim ve izlemiştim. Birde bir kaç sinema filminde de ismi olduğundan bu dizi başlamadan önce Ersoy Güler ismini duyunca kesin izlerim demiştim. Nitekim beni yanıltmadı harika bir dizi ortaya çıkardı. Dizi de beni en çok şaşırtan oyuncu Feride Hilal Akın oldu. Youtube'da kızın şarkılarını dinlerken dizi de görmek şaşırtıcı oldu. İkinci şaşırtıcı durum ise Tolga Mendi idi. Tolga Mendi'yi annem ısrarla Serkan Cayoglu'nun ikizi var ya o diyor. Kadın oyuncuyu ne zaman görse kesin akrabalıkları var bunların diyor. Fakat gerçekten Tolga, Serkan Cayoglu'na benziyor. Ayrıca çokta yakışıklı bir çocuk. Açıkçası benim ideal erkek modelim olduğunu düşünüyorum. Gözler kaşlar boy pos her şey o kadar yerinde ki izlerken Tolga'nın sahnelerinde ekrana mimleniyorum. En çokta gözleri hoşuma gitti ceylan gibi adam. Jessica May deseniz su gibi kız, seyirci bakmalara doyamıyor. Kızın ben dizi haricinde paylaşımlarını çok taktir ediyorum. Sanırım iyice Türkleşmiş kendisi. O kadar duyarlı bir insan ki bazı ünlülerimizin yapmadığı paylaşımları yaparak kalbime taht kurdu. Bu iki oyuncunun kimyaları çok tutmuştu. Başka bir oyuncu olsa sanki olmazdı gibi geliyor ve oyunculuklarını da çok sevdim. Usta oyuncuların oyunculukları hakkında yazmam haddime düşmez hepsi kıymetlilerimizdir. Bu yüzden onları es geçiyorum. Onların haricinde Ece İrtem ve Şilan Makal'ın oyunculuklarını hiç beğenmedim. Özellikle Şilan Makal'ın oyunculuğu çok pot duruyordu. Oyuncuyu moda yarışmasından tanıyorum severdim de ama oyunculuk için biraz daha çalışması lazım sanırım. Mimik ve duyguları çok yapay duruyordu. Haddime düşmez ama Yonca Şahinbaş lütfen Karadeniz şivesi kullanmasın, gerçekten çok kötü duruyor. Diğer oyuncularda problem yoktu. Dizi komik olduğu için genel anlamda çok akıcıydı. Ben çok sevdim cumartesi akşamlarımın yeni favori dizisi bu dizi oldu. Şiddetle tavsiye ederim, mutlaka izlemelisiniz. 

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 6. sırada tamamladı. 
YENİ GELİN

13 Mart 2017 Pazartesi

Dangal 2016 (Film)

-spoiler içerir-
Konuk Yazar // Kalbinden Piraye
Öncelikle herkese merhabalar. Değerli dostum Renkli Tırtıl sayesinde blog yazarı olma hevesim de bir nebze olsun tatmin edilecek. Kendisine teşekkürlerimi sunarım.

 Dangal Filmi İzlenimlerim

İş ortamında Aamir Khan’ın fazla filmini izlemeyen ben, izlediğim birkaç filmle, birkaç lakırtı ettim. Sonra bir arkadaş Dangal’dan bahsetti, güreş filmiymiş. Babam futbolu pek sevmez, mesela evde asla maç izlemedi. Ama adam güreş hayranı ya da aşığı demek daha doğrusu. Güreş olunca televizyonu son ses açar ve gözünü kırpmadan izler. Bu yüzden güreş deyince bir olumsuz etki edinmedim desem yalan olur. Dangal, güreşle ilgili film deyince hani kafamda olumsuz fikirler uyandı ya benim, belki de sizin de uyandı. Her neyse dağıtın lütfen o fikirleri. Lütfen unutmayınız, bu filmi Aamir yaptı.


11 Mart 2017 Cumartesi

Tatlı Bela / Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon Ek Baar Phir (Hindistan)

Kanal 7 Hint dizisi yayınladığı için artık alt yazılı dizi izlemiyorum. Haliyle bu diziyi de daha evvel izlememiştim. Hep dizileri başlamadan evvel izlediğim için hakkında yorum yapamıyordum. Bu sefer izleyerek yorum yapmak istedim. Bu dizi Bir Garip Aşk olarak bildiğimiz Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon dizisinin 2. sezonu olarak biliniyor. Aslında baktığımızda konu, oyuncular aynı değil ama neden böyle saydıklarını anlamadım. Dizi genel olarak çok tatlıydı. Şimdiye kadar ki yayınlanan bölümlerinde sıkıldığım bir bölümü olmadı. Dizi, Shlok ve Ashta, Arnav ve Khushi'ye karakter olarak benziyorlar ama konu ve işleyiş farklı olduğu için aynı havayı hissetmeye bilirsiniz. Yani, bana soralar hangi çift diye Arnav ve Khushi derim. Diziye Bir Garip Aşk'ın niyetine başlarsanız da aynı havayı bulamayabilirsiniz. Bence Bir Garip Aşk dizisine göre biraz daha yavan olmuş. Fakat diziyi karşılaştırmadan izlerseniz dizi on numara beş yıldız bir dizi. Bazı sahnelerde içim kıpır kıpır oldu. Çiftin uyumu hoşuma gitti. Sosyal hesaplarımdan takip ettiğim kadarıyla sesler konusunda insanlar biraz hayal kırıklığına uğramış. Ben orijinalini izlemediğim için sesler bana uyumlu geldi. Oyuncuların fiziksel görünüşleriyle sesler cuk oturmuştu. Konu bölüm geçtikçe daha heyecanlı hale geliyordu bu da dizi için artı puan kazandırmıştı. Yalan yazamayacağım kızı çok beğenmedim ama adam çok yakışıklıydı. Özellikle kameranın yakın olduğu sahnelerde adamın gözlerine ve burnuna bayıldım. Dizi hakkında pek fazla yazılacak bir şey bulamıyorum. Klasik her zaman izlediğimiz Hint dizilerinden biriydi. Farklı bir çekim ya da düzenden farklı bir konuya sahip değildi. Özellikle annelerimizin sevebileceği bir diziydi. Yalnız bu diziye haksızlık olduğunu düşünüyorum. Kanal 7'nin değerli ekibi yazımı okur mu bilmiyorum ama okurlarsa saat konusunda bu dizi 16'da olması gerekirdi. Ha! Şimdi diyeceksiniz ki tekrarı var ama o saatte çoğu kişi okulda oluyor ya da ev işi ile ilgileniyor ve ya farklı bir işi oluyor izleyemiyor. Akşamda çoğunun eşi, babası ve ya evin bir büyüğü televizyonun kumandasını ele geçirdiği için diziyi kaçırabiliyor. Bu yüzden rica ediyorum bu diziyi tüm dizileri bitirdikten sonra birde 16'da yayınlayın. Ben dahil çoğu insan bu diziyi kaçırdı, kaçırıyor. Bu yüzden de bu diziye büyük haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Sanmıyorum kanal 7'den birinin okuyacağını ama yine de yazmak istedim. Eğer ki Hint dizilerini seviyorsanız bu diziyi asla es geçmeyin. Bana göre izlemeyen çok şey kaçırır. Muhakkak zaman yaratın izleyin. 

Tatlı Bela  (Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon Ek Baar Phir) 6 Mart  2017 Pazartesi  gününden  itibaren her gün 21.30'da tekrarı ise 12.45'de kanal 7'de.

Tatlı Bela - Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon Ek Baar Phir

8 Mart 2017 Çarşamba

Evlat Kokusu (Dizi)

Ne yalan söyleyeyim ilk yarım saat kırk beş dakikasını hiç sevmedim. Bebekler doğan kadar dizi çok sıkıcıydı. Özellikle havuz sahnesi çok gereksizdi. İzlerseniz dikkat edin orada bir sürü yüzücü ne bileyim görevli var anlatıp hevesinizi kaçırmayayım garip garip şeyler oluyor. Seyirci o sahnede
-''Bunu yazacak, çekecek kadar ne yaşadınız?'' diyor. Fakat çocuklar doğdu iş değişti. ilk bölümü belki de en vurucu sahnesi anne ve bebeğin ayrıldığı sahneydi. Kalbime öyle dokundu ki, sahne o kadar gerçekçiydi ki ağlamamak için kendimi zor tuttum. Dizi bu kadar sıkıcıyken nasıl birden şekil değiştirdi anlamadım. Diziyi izleyecekler ilk dakikaları sıkıcı deyip kanalı değiştirmesinler. Biraz sabrederlerse dizinin akışının değiştiğini göreceklerdir. Dizi ilk bölüme göre çok fazla yükselmedi. Bir de ilk dakikaları sıkıcı olunca çok akıcı bir bölüm değildi. Dizi de erkek çocuk oyuncuya bayıldım. Çınar rolünü üstlenen küçük adam Alihan Türkdemir çok güzel bir oyunculuk çıkardı. Sanırım ilk bölüm kahramanı Alihan Türkdemir oldu. Dizinin genelini tecrübeli oyunculardan oluştuğu için oyunculuğu pot olan bir oyuncu gözüme ilişmedi. Yalnız Hande Soral'ın güzelliğini es geçemem. Kız kardeşini çok beğeniyorum ama Hande'nin güzelliği de bambaşka. Su gibi, çok doğal duru bir güzelliği var kadının keza oyunculuğunu da çok beğeniyorum, bambaşka! Birde Barış Kılıç var. Neden hep iki kadın arasında kalan bir erkeği canlandırıyor merak ediyorum. Yani; Barış Kılıç'ı bir gün fakir bir baba rolünde görebilecek miyim merak ediyorum. Oyunculuk sınırları çok kısıtlı bir oyuncu. Hep aynı tür rolleri seçtiği içinde pek fazla oyunculuğu hakkında yorum yapamıyorum. Sedef Avcıyı zaten oldum olası severim. Benim için o bir Menekşe! Hangi rolde olursa olsun Menekşe'yi gözümde silemiyor. Ayrıca diziyle alakası yok ama kocasıyla çok yakıştırıyorum. ALLAH birlikte yaşlanmalarını nasip etsin. Nail Kırmızıgül'ü uzun zamandır iyi adam rolünde görmemiştim, iyi adam rolünde olması çok hoşuma gitti. Ve son olarak Murat Han ve Yeşim Salkım. İkisine de kötü biri olmak nasıl güzel yakışıyor ya hu! Her kötü rol cuk diye oturuyor üzerlerine. Barış Kılıç'ın tersine aynı rolü oynasalar da çok yakışıyor onlara ve her kötü rolde biraz daha üzerine koyuyorlar. Ben genel olarak beğendim. İzler miyim başka bölümünü bilmiyorum ama sosyal medya da takip ettiğim kadarıyla beğenene çok fazla insan var birde siz deneyin, belki seversiniz.

Evlat Kokusu

6 Mart 2017 Pazartesi

Kırlangıç Fırtınası (Dizi)

Dizi bomba gibi başladı. Dizinin başlangıcı geçmişten başlıyor. Bu yüzden diziye direk olarak hakim şekilde başladım. Bu yüzden konu ve işleyişi daha oturaklı olmuş. İlk önce dizi de Emel Çölgeçen yerine Meltem Cumbul oynayacaktı. Bebek krizi yüzünden diziden ayrılan Meltem Cumbul yerine Emel Çölgeçen diziye dahil oldu. Aslında iyi de oldu. Meltem Cumbul çok iyi bir oyuncu ama Emel Çölgeçen'de onun kadar iyi oyuncu. Ayrıca bir önce ki dizisinden de çok severim kendini. İyi ki dediğim olaylardan biri oldu. Bu araya başlayan tüm dizilerde gerçek oyuncular şöleni yaşanıyor. Her postumda bahsettiğim gibi popüler çocuklar yerine gerçek oyuncuların oynaması seyircinin dizi seçiminde zorlanmasına sebep oluyor. Bu dizi de maalesef ki öyle olacak. Konu itibariyle bu tür konular ülkemizde seviliyor. Bu yüzden tutulacağını düşünüyorum. Fikret Kuşkan, Emel Çölgeçen,
Ayşenil Şamlıoğlu ve Ebru Aykaç'ın oyunculuğu hakkında yorum yapmak haddime değil onları es geçersem diğerleri hakkında bir iki cümle yazabilirim. İlk başta Damla Aslanalp'ın oyunculuğunu hiç sevmiyorum. Nedense o kız çok itici geliyor ayrıca bir önce ki dizisinde Ekin Mert Daymaz ile aynı dizideydi. Ekin Mert Daymaz'ın erkek kardeşinin takıntılı aşığıydı bu dizide de Ekin Mert Daymaz ile çift olacaklar galiba çok tuhaf geldi. Ekin Mert Daymaz'ı severim bence iyi bir oyuncu. Bu dizi de biraz daha kendini geliştirdiğini gördüm. Bir tık daha gerçekçi oynuyordu. Umarım bu dizi ile daha da geliştirir kendini. Gün Akıncı'nın ilk dizisiydi. 1. bölüme göre pek bir şey anlamadım. Oyunculuk yönünden iyi mi kötü mi çözemedim. Bu yüzden onun hakkında bir şey yazamıyorum. Perihan Ünlücan ve Tülin Yazkan'ı başka dizilerden tanıyorum. İkisi de güzel oynuyorlar ama en çok Tülin Yazkan'ı beğeniyorum. Yanlış bilmiyorsam en son Kanal D 'de devam eden bir dizi de oynamıştı, orada çok çok sevmiştim. Bu dizide de engelli rolünde oynuyor. Bence role çok güzel hayat verecektir. İlk bölüme göre tüm oyuncular çok iyi iş çıkardılar. Gözüme batan hiç bir oyuncu yoktu. Konusu durgun geçse de işleyişi akıcıydı ve konusu güçlüye benziyordu. Pazartesi akşamına yerini sabitlemiş dizim var. Bu yüzden izler miyim bilmiyorum ama güzel ve güzel devam edeceğe benziyordu. Bu yüzden bu diziye bir şans verin bence sizde seversiniz.

Bu arada asansör sahnesi Sanam Teri Kasam sahnesine benziyordu gözümden kaçmadı. Cıs!
Kırlangıç Fırtınası

5 Mart 2017 Pazar

Aşk ve Gurur (Dizi)

Ülkemizde uzun zamandır kitap uyarlaması diziler  yapılmıyordu. Bir yapım şirketi sürekli kitap uyarlaması yapardı o da bıraktı. Aslında kitap uyarlamaları dizi uyarlamalarına göre daha güzel oluyor. Başka ülkenin çekilmiş dizilerinden daha kaliteli duruyor. Bu yüzden dizi benden artı puanı baştan kaptı. Dizi, Jane Austin’in ölümünün 200. yıl dönümüne özel “Aşk ve Gurur” adlı ölümsüz eserinden televizyon dizisine uyarlanıyor. Bu yüzden de ayrı bir anlam kazanmış. Ayrıca bu kitap  her 10 yılda bir dizi ve ya film olarak uyarlanıyormuş. Fakat benim ilk aklıma gelen 2002 yapım Aşk ve Gurur dizisi oldu. Bu diziyle, kitapla alakalı değil ama ismi direk olarak o diziyi hatırlattı. Bu günün en tanınmış efsane oyuncuları o dizide toplanmıştı. Ne diziydi ama ya!!! Her neyse diziyi dönersek, Mert Fırat'ın rolü Alper Saldıran'a, Alper Saldıran'ın rolü Mert Fırat'a verilmeliydi. Alper Saldıran ve Mert Fırat yan yana geldiğinde yakışıklılıkları tartışılmaz ama Alper Saldıran daha zengin rolüne uygun olurdu. Ayrıca kızla da daha yakışıyorlar gibi geldi. Dizi de pot duran iki oyuncu vardı. Biri Ayris Alptekin, diğeri Rojhat Özsoy'du. Oyun oynadıkları çok belliydi. Sanırım ikisi de çok yeni, bu yüzden de bölümler ilerledikçe oturacaklarını düşünüyorum. Bu iki oyuncu harici gözüme batan oyuncu olmadı. Zaten çoğu tanınmış oyunculardı. Dizi de en çok görmekten mutluluk duyduğum oyuncu Levent Ülgen'di. Eskiden hep aynı tür rollerde oynardı. Üzerine dolandırıcı rolü yapışmış görünüyordu. Fakat iki roldür farklı rolleri tercih ediyor bu da nasıl değerli bir oyuncu olduğunu biz seyircilere gösteriyor. Umarım şu dolandırıcı rolü tamamen üzerinden silinir yok olur gider. Dizi de rol olarak en sinir olduğum Kenan'ın halası rolünde ki Lila Gürmen oldu. Sinir bozucu fettan bir karakter. Dizi ilk bölüme göre çok fazla yükselmedi. Yani; dizinin ilk bölüme göre temposu çok düşüktü ama akıcı bir diziydi, en azından beni sıkmadı. Mert Fırat ve Damla Sönmez'in kimyasını beğenmesem de Damla Sönmez ve Alper Saldıran'ın kimyasına bayıldım. Büyük bir ihtimal dizi de ikinci adamın tarafında olurum. Diziyi genel olarak sevdim. Konu çok güzel, işleyişi de fena değildi. Vaktiniz varsa izleyin.

Dizi reytinglerde  yayın zamanı 20. sırada tekrarı ise 73. sırada  bitirdi. 
Aşk ve Gurur

3 Mart 2017 Cuma

İstanbullu Gelin (Dizi)

Tanıtım fragmanları çıktığında Özcan Deniz ve Aslı Enver ne alaka demiştim. İkiliyi birbirine hiç yakıştırmamış bence bu dizi olmaz demiştim. Dizi ilk bölümünden bana tükürdüğümü yalattı. Özcan Deniz ve Aslı Enver'in kimyası birbirine çok uymuştu. Dizinin ilk bölümünü ağzım kulaklarımda izledim. İçim kıpır kıpır oldu. Galiba böyle aşk hikayelerini özlemişim, çok iyi geldi. Şöyle bir baktım da Özcan Deniz şarap gibi adam. Onun akranı adamlar cidden yaşını gösterirken Özcan, genç bir delikanlı gibi görünüyor. Yaşı olmayan ünlülerimizden biri ilan edebiliriz Özcan'ı. Aslı derseniz su gibi. O kadar doğal o kadar naif bir kadın ki insanın baktıkça bakası geliyor. Dün ki dizi yazımda yazmıştım, bu dizi içinde aynı şey geçerli. Artık popüler çocukları değil gerçek, güçlü oyuncuları oynatıyorlar dizilerde. Deneyimli oyuncular olduğundan dizi tadından izlenmez hale geliyor. Son bir yıldır artık Türk dizileri izleyiciye, izlemek istediğini verdiğini düşünüyorum. Kaliteli oyuncularla diziler efsane hale gelebiliyor. Şimdi oyuncularını tek tek anlatmaya başlasan sayfalar sürer. Bu yüzden dolu dolu bir dizi olduğunu düşünüyorum. Konusu çok güçlü, zaten gerçek bir hayattan uyarlama bir de üzerine ülkemizde tanınan artık oyunculukları kabul görmüş oyuncularda olunca çok başka bir iş ortaya çıkmış. Çekimler, mekanlar, diyaloglar, oyuncular her şey çok güzeldi. Dizi de eleştiri yapacak bir yer bulamadım. Bu dizi tutar mı bilmiyorum ama reyting almayı hak eden bir dizi olmuş. Umarım hak ettiği yeri alır, umarım çok izlenir. Dizi de bir kaç sahne çok dikkat çekiciydi. Benim en sevdiğim sahne kıza keman hediye ettiği bölümdü. O sahne bana çok samimi ve sıcak geldi. Keşke benim de başıma gelse böyle bir şey diye iç geçirilecek bir sahneydi. Diziye genel baktığımda ilk bölüme göre  düşük ama  akıcıydı.  Siz ne düşünürsünüz dizi hakkında bilmiyorum ama ben çok sevdim. Vaktiniz varsa diziyi izleyin, tavsiye ederim.
İstanbullu Gelin
''Gerçek bir hikayeden uyarlanmıştır.''

renklitirtil'a Kargo Geldi #6

 Aynur benim Facebook'tan arkadaşım. Ayrıca blogumu takip eden bir takipçim. Kendisini kendime çok yakın hissediyorum. Hemen hemen aynı acıları yaşamış insanlarız. Bu yüzden kendisiyle sohbet etmekten çok hoşlanıyorum. Geçtiğimiz günlerde Aynur, bana Instagram'dan ulaşarak kargo yollamak istediğini ve bu yüzden adresimi verip vermeyeceğimi sordu. Bende ona düşünmeden hemen adresimi verdim. Fakat şöyle bir şey var ki bir zamanlar bu adres yüzünden bir takım zorluklar çektiğim için kız yollayana kadar bayağı bir gerdim. Gerçi bu ara iki üç kişi daha yollayacak onları da çok gerdim ama en çok Aynur'u. Neyse ki çok geçmeden kargomu bana yolladı. Maalesef evde olmadığımdan şube de kaldı. Geçtiğimiz pazartesi günü kargomu aldım. Üç tane kitap, iki tane dergi ve ponçik bir kalem yollamıştı. O kadar çok hoşuma gitti ki kalem, diğer yolladıklarını gözüm görmedi bile. Kalem düşkünlüğümü bilerek mi yolladı, yoksa bilmeden mi yolladı bilmiyorum ama gönlümü fethetti. 

Aynur ayrıca LR ürünlerinin satışını da yapıyor
 Instagram'dan takip edebilirsiniz :lraynursura

2 Mart 2017 Perşembe

Çoban Yıldızı (Dizi)

Yine klişe bir dizi diye başlayacağımı düşünebilirsiniz ama öyle yazmayacağım. Dizi klişe olsa da işleyişi çok iyiydi. Yer yer dizi de çok kızdım ama bir gerçek var ki ülkemizde de bu yaş olayı evlilikler, şiddet, taciz ve benzeri olaylar çok gündemde. Senarist bir nevi ilk bölümde, ülkemizin sorunlarından bir kaçını işlenmiş. Aslında bu tür diziler ülkemizin sevdiği türde dizilerdir. Bu yüzden dizinin tutacağını düşünüyorum. Fakat reyting işin içine girince çok güçlü dizilerde karşısında olunca nasıl bir reyting alır bilemiyorum. Dizi de her oyuncu diziyi tavan yaptıracak derecede güçlü oyunculardı. Son bir yıldır dikkat ediyorum da eskisi gibi popüler çocukları oynatmak yerine daha çok güçlü, gerçek oyuncuları dizilerde oynatmaya başladılar. Bu da ister istemez dizilerin kalitesini arttırdı. Seyircide orta da oyunculuk gördüğü için dizi seçemez oldu. Bu diziyi de bence kaliteli yapan oyuncular. Oyuncular o kadar iyi oyunculuk sergiliyorlar ki dizinin gerçekçi olmasını sağlamış. Bu yüzden bazı sahnelerde çok sinirlerim bozuldu. Oyuncular da çok iyi oynayınca nefret etme aşamasına geldim. Dizi de bir kaç sahne çok yükselmişti. İlk bölümden aklımda bir çok sahne kaldı ama beni en çok etkileyen sahne, tünelden geçiş sahnesiydi. Resmen Zühre ile bende o tünelden geçtim. Kameraman mı desem, görüntü yönetmeni mi desem, yönetmen mi desem bilemedim o sahneyi öyle bir efsaneleştirmişti ki ağzım açık izledim. Zaten Selin'in oyunculuğu çok iyi birde hepsi bütünleşince muazzam bir sahne olmuştu. Oyunculara baktığımda Şükrü'yü çok yadırgadım. Yani; saçlarının o kadar kısa olması bana garip geldi. Çok farklı görünüyordu. Selin'in şivesi de çok garip geldi. İkisine de alışa bilmem için bir kaç bölüm geçecek gibi görünüyor. Oyuncuların çoğu tanındığı için ve usta oyuncular olduğu için onları eleştirmek haddim değil. Bu yüzden bu yazımda oyuncuların oyunculuklarından bahsetmek istemiyorum. İlk bölüme göre dizi çok akıcıydı, her sahnesi dolu doluydu. Bu yüzden diziyi çok sevdim. Eğer vaktiniz varsa siz de denemelisiniz.

Bu arada yazmadan edemeyeceğim, müzikleri çok güzel dizinin. Kimin emeği varsa vallahi tebrik ederim. On numara müzikler çıkarmış.

Dizi  reytinglerde yayın zamanı, 2. tekrarı ise 29. oldu. 
Çoban Yıldızı

Breathe Right Lavanta / Rahat Bir Nefes

fikrimuhim adlı deneme ürünleri sitesinden ürünler deniyorum diğer yazdığım yazılardan biliyorsunuzdur. Sadece bloggerlar değil sosyal hesapları olan herkes bu ürünlere ücretsiz sahip olabilir ve deneyimlerini paylaşabilir. Hala bu güzel siteyi keşfetmeyen varsa çok şey kaçırmış yazabilirim. Şimdiye kadar hep çok güzel ve yararlı ürünleri deneme şansı yakaladım. Sadece siteye ücretsiz üye oluyorsunuz ve size gönderilen ücretsiz ürünleri deneyip ürün hakkında fikirlerinizi sosyal hesaplarınızdan takipçilerinize ve çevrenizde ki insanlara paylaşıyorsunuz.

www.fikrimuhim.com sitesine üye olmayı unutmayın. 


Tasarım:Sawako Kuronuma