This Blog is protected by DMCA.com

18 Eylül 2017 Pazartesi

Kayıtdışı (Dizi)

Ülkece çok tuhafız. Bir gün bir işi tam anlamıyla ne zaman alkışlayacağız çok merak ediyorum. Her zaman birileri çıkıyor ve olmamış diyor. Elbette herkes beğenecek diye bir kaide yok ama bu kadar ezmek niye cidden merak ediyorum. Bu dizi başka bir ülkenin dizisi olsaydı ağzı açık izleyecek insanlar sırf Türk dizisi diye yazmadıklarını bırakmıyorlar. Üzerine dizinin izleyicisine seviyesizce bin bir tane hakaret ediyorlar. Hayretle nasıl bir ego tatmini yapıldığı gözlerimin önünde ekranda kayıp gidiyor gibi hissediyorum. Yok oyuncuların hepsi sorunlu oyuncularmış, yok bu diziyi izleyenler hayatlarında ''yabancı dizi'' izlememişler, yok bu diziyi öneren varsa hızla yanından kaçmalıymış... Gerçekten çok garip, çok garibiz. Bu yüzden diziyi beğenenler ve beğenmeyenler olarak iki gruba ayrıldı sosyal medya. Ben her zaman ki gibi doğru ve güzel yapılan bir işin hakkını verme tarafındayım, zaten beni takip ediyorsanız bunu da biliyorsunuzdur. Bir iş güzelse güzel, kötüyse kötüdür. Dizinin ilk bölümü karışık gibi dursa da film tadında olmuştu. Dizi için seçilen renk tonu, çekim mekanları, çekim açıları, konusu her şeyiyle çok güzeldi ve dört dörtlüktü. Sadece kurgu biraz abartılı gibiydi (dövüş sahneleri) bir de geçişler çok hızlıydı (konudan konuya geçişler) o da zamanla oturacaktır ilk bölümün günahı olmaz. Zaten iki iyi senaristte yazdığı için senaryo ilerleyen bölümlerde daha güçlü olacaktır. Bunların haricinde diziye bayıldım. Ülkemizde yıllardır bir tane kahramanımız var ve yenisine ihtiyaç vardı. Bu Ali Kemal karakteri olabilir diye düşündüm. Erkan Petekkaya'nın oyunculuğu da zaten on numara beş yıldız o yüzden yeni bir kahramanlık için biçilmiş kaftan olmaya aday gibi geldi. Tabii ki ön yargılar yıkılıp bu kadar emek verilen diziye hakkı verilirse. Dizinin cast direktörü kimse onu alnından öperim. Adeta oyuncu şölenini evimize kadar getirmiş. Genç bir iki oyuncu harici diğer oyuncuları o kadar özenle seçmiş ki hepsi bilinen, oyunculukta kendini ispat etmiş usta ve usta diyebileceğimiz oyuncular. Resmen izlerken gözlerimizin önünden parıl parıl yıldızlar parlıyor. Bu kadar iyi oyuncuyu bir araya toplamak her yiğidin harcı değildir, nasıl yaptılar bilmiyorum ama her karaktere doğru oyuncuları seçerek çok iyi bir iş yapmışlar. Tabii bu durumda bende oyuncular hakkında yazamıyorum demektir. Böyle değerli oyuncuların oyunculuklarını eleştirmek haddime düşmediği için oyuncular hakkında yazmak istemiyorum. Yalnız diziyi Ray Donovan dizisine benzetenler oldu. O diziyi izlemediğim için bu konu hakkında bir şey yazamıyorum. Yine de bu bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim. Ne kadar doğrudur bilmiyorum ama bayağı bir yazan oldu bu konuda. Belki ilk bölümünü benzetmiş de olabilirler. Umarım dizinin ömrü kısa olmaz ve izleyicisi bol olur. Reytinglerinin iyi olmasını istediğim diziler arasında yerini alan bir dizi oldu.Birde ben diziyi çok beğendim, eğer aksiyon türünde dizileri seviyorsanız bence hiç durmadan başlayın derim. Bence bu dizi kaçmaz.

Dipnot: Ali Kemal karakteri  istihbarat görevlisi ve kimse gerçek mesleğini bilmiyor. Herkes onun  sigortacı olarak çalıştığını  sanıyor. Genel olarak diziyi sevenler sosyal medyada ağırlıkta. 

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 6. sırada, tekrarı ise 23. sırada tamamladı.
KAYITDIŞI

Tür: Dram, Aksiyon
Senaryo: Şahin Altuğ, Caner Güler
Yönetmen: Cevdet Mercan
Yapımcı: Osman Sınav
Yapım:  KARGA SEVEN PICTURES
Yapım yılı: 2017
Yayın günü: Pazartesi
Yayın saati: 20:00
Yayın kanalı: FOX TV
Başlangıç tarihi: 18 Eylül 2017
Konu:
İstanbul...
20 milyonluk bu şehirde suç da bitmez günah da.
Birileri günah işler, birileri de o günahları örter.
Başkalarının yalanlarını örtmekten kendi gerçeğini unutan Ali Kemal, aşık olunca kendi gerçeğiyle yüzleşecek. (Konu kaynak: FOX TV resmi sitesi.)

Oyuncular:
Erkan Petekkaya
Songül Öden
Dolunay Soysert
Uğur Polat
Burak Yamantürk
Müge Boz
İpek Filiz Yazıcı
İsmail Hacıoğlu
Kübra Kip
Kadim Yaşar
Nur Sürer
Tugay Mercan
Ali Düşenkalkar

8 yorum:

  1. Çok mutsuzum :( blogunu seven bir takipçin olarak son sayfasına kendimi attım. Dün üniversiteye başladım ve anne babamın yanından ayrılarak başka bir şehre gittim. Hani idare ettim ilk gün ama bugün artık tek başıma kalma düşüncesi kafama dank etti. Ailem evim şehrim ve alıştığım her şey... başka bir şehir... :( Eve dönmek istiyorum ama üniversite bu, of :''( ya çok alakasız oldu böyle başlığın altına bunu yazmak hayır kurumumu diyeceksin bura ama, Sayın renklitirtil direk buraya yazma ihtiyacı hissettim. Affola :''(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Kusura bakma anca bakabildim yorumunu bilseydim hızla cevaplardım. Canım benim her öğrenci ilk iki hafta belki ilk dört hafta yani alışma döneminde bu evreden geçer. Ardından okul bitmesin orada kalayım istersin. Daha önce ailenden bu türlü ayrılıp tek kalmadığın için böyle olması normal. Sadece birazcık dişini sıkıp olayları akışına bırakman lazım. Ben yapamam, kalamam, sevmedim gibi kendini şartlandırma lütfen. Emin ol her şey çok güzel olacak senin için. Bu arada her zaman yazabilirsin. Elimden geldiğince seni dinler, derdine ortak olurum lütfen çekinme. Kendini üzme her şey bizler için bu sıkıntılı zamanların da geçer. :)

      Sil
    2. Umarım öyle olur, Allah razı olsun :')

      Sil
    3. Ya aslında özelden yazsam mı diye düşündüm sen yazabilirsin deyince, ama burdan yazma düşüncesi beni daha çok rahatlattığı için herkes görse de sorun olmaz diye düşündüm.. konuşacağım, daha doğrusu konuşmak isteyeceğim biri yoktu. Bende sana yazdım @renklitirtil. Evet yine ben.. yukarıdaki yorumun sahibiyim. okul başlayalı tam 1 ay 1 hafta oldu. O kadar mutsuzum ki intihar etmek istiyorum. Bu 2. Üniversitem ve bunu da bırakırsam ailemin benden okumam ümidi kesilecek diye korkuyorum. Kardeşim okur ama ben napacağımı bilmiyorum, o kadar ki çok mutsuz hissediyorum ve aileme söylemekten korkuyorum ben başka şehirde yapamıyorum diye. İntihar etmek istiyorum ama korkuyorum. Şimdi konuşsam onlarla: desem ki ben kendi şehrimde okumak istiyorum anne baba, sizin yanınızda kardeşimle birlikte, bu sene tekrar girmek istiyorum desem sınava... 19 yaşındayım ve 3. Kez üniversiteye başlayacağım sıfırdan. Ve diyecekler ki, sana artık nasıl güveneceğiz? Yaşında ilerledi 20 yaşında üniversiteye başlanır mı!!! Özellikle babamdan çok korkuyorum. Ödüm patlıyor. Tepkisi ne olacak kestiremiyorum. Yaşımda geçti. Yaşıtlarım hazırlığı bitirip 2. Sınıfa hatta 3. Sınıfa geçen bile var. Arkadaşlarımın tepkisi nolacak. Galiba okuyamayacağım ben. Ailemde beni anlamayacak. Okumak istiyorum. Çok hem de. Ama babamdan çok korkuyorum. Başka şehirde yapamadığımı anlamaz o. İntihar etmek istiyorum renklitirtil. Adını bilmediğim için adınla hitap edemiyorum. Seni tanımadığım içinde rahatça yazdım. Nolur bana intihardan başka bir çıkış yolu göster. Sana belki basit gibi dursa da sorun beni içten içe yedi bitirdi. Yardım et. Söyleyeceğin her sözü dikkatle okumaya çalışacağım. Buradan diğer bu bloğun takipçilerine de sesleniyorum. Bana yardım edin. Arkadaşlarım beni anlamıyor. Babamdan ölesiye korkuyorum. Tek çıkış yolum bura olunca attım kendimi buraya. Söyleyebileceğiniz her olumlu sözü ve verebileceğiniz her morali beni azar azar da olsa kendime getireceğini Ümit ediyorum. Sevgiyle kalın... (RENKLİTİRTİL ÖZELLİKLE SENİN DÜŞÜNCENİ TAKİPÇİN OLARAK DUYMAK UMARIM BENİ KENDİME GETİRİR. TEŞEKKÜRLER)

      Sil
    4. Saçmalama ne intiharı hem yaşında ne varmış? Benim arkadaşım 28 yaşında 4 yıllık üniversite kazandı bu yıl ikinci yılı hiçte kimse ona anormal bakmadı. Hatta ilk yılında yurt ikinci yılında eve çıktı arkadaş edindi misler gibi okuyor. Yaş bir mana değil. 30-35 yaşında hatta 80 yaşında insanlar gidiyor ne varmış ki yaşta? Sana bir akıl vereyim ama bence yerinde kal yine de 1 yıl dişini sık burada ve ek olarak üniversite sınavına hazırlan ailene deme. Gidersin girersin kazanırsan tercih yaparsın şehrini ve o zaman ailende bir şey demez ayrıca git okulundan öğren ders notların yüksek olursa kaçıncı yılında başka üniversiteye geçme hakkın oluyor. Birde senin 4 yılsa öyle bir şansın var. Benim kuzenim 2. yılında Ankara'ya geldi Kırıkkale'den notlarını yüksek tutarak hala öyle bir sistem varsa ondan da yararlanabilirsin. Ha çok çok sorunsa orada 1 yıl dişini sıkamıyorsan o zaman bırakacaksın örgün eğitimi Açık Öğretim Fakultesi okuyacaksın yani evden, sen şu an tamamen oluruna bırakmıyorsun aileni takıntı haline getirmişsin ondan da mutsuzsun. Hiç birini yapamayacaksan bence ailene kısa sürede git açıl baktın tepki var bir hastanenin psikiyatri bölümüne git ve anlat onlar yardımcı olurlar. Hem bir şey daha bu gün okul için problem yapıyorsun yarın evlensen başka şehirde yaşasan ya da memur olarak başka şehre atansan ne yapacaksın? Kaç gün ailen yanında olacak? Bence kısa sürede silkelen şapkanı önüne koy ve harekete geç tamamıyla psikolojik bu evreyi atlatmak senin elinde. Başka şehirdesin diye intihar etmen ve bunu düşünmen açıkçası çok salakça bir durum olur. Sen öldürünce kendini ne olacak bu sefer gittiğin yerde yine yalnızsın. Ölünce düzelecek ailenin yanında mı olacak bir düşün. Bak sana abla tavsiyesi asla ailene bağlanma. Bir gün öyle bir an oluyor ki beklemediğin anda aileni kaybedip bu hayatta tek kalıyorsun. Açıkçası bende senin gibi yaptım ve şu an pişmanım 3 üniversite kazandım tam bir aptal gibi gitmedim açık öğretim okumaya başladım. İlk okuduğum yıl babamı kaybettim ve ben hayatı bilmediğim için ve benim annem hayatı bilmediği için sudan çıkmış balığa döndük. Kandırıldık, dolandırıldık, asalak gibi hiç bir işi beceremedik kıçı kırık 3 kuruş maaşımızı bile çekmekten aciz kaldık. Şimdi 7. yıl cin gibiyim iş başa düşünce o hezeyan dolu kız tilkiye döndü. Fakat ne oldu hayat bir tekme attı cahillik iki tekme attı. Şahsen babam öldü gitti 7 yıldır ölmeden babamsız yaşıyorum. Kime yaptım kime ettim hayatımı kararttım bu gün örgünde okusaydım 28 yaşına gelmiş ben belki de çoktan iş başı yapacaktım cv veriyorum da oraya buraya biz seni ararız diyorlar. 28 yaşına gelmişim iş deneyimine yeni başlayacağım. Arkadaşlarım işini buldu evlendi bende ezik gibi evde oturuyorum. Bu arkadaşlarınla bir araya geldiğinde daha çok acı hale geliyor biri diyor öğretmen oldum öbürü diyor ikinci çocuğuma hamileyim öbürü diyor evime şunu aldım sende diyorsun ki bende evdeyim ya iş arıyorum evlilikte yapamıyorum mecbur hayat, tek kişinin çalışmasıyla yuva kurulmaz. Vir vir vir vir. O yüzden ne anne ne baba ne kardeş ne de yaşadığın şehir sana bir şey getirmez. İki gün sonra onlar olmazsa hayatını kurman gerek ayaklarının üzerine durman gerek sana teyzen halan bile o zaman gelmez sırtıma kambur olur diye birde kaçarlar demedi deme. Yani demek istediğim tırnağın varsa başını kaşı. Ha bir de arkadaş tepkisi demişsin ya onlar okulu bitirip evlenip hatta iş sahibi olunca yüzüne bile bakmayacaklar haberin olsun. Kırkta yılda belki bir araya gelirseniz geleceksiniz o da fırsat olursa ondan arkadaşlarını çok önemseme arkadaş kimmiş dış kapının dış mandalı. ALLAH aşkına sağlıklı düşün biraz git tek başına otur bir parka uzun uzun düşün ben kimim de n'apıyorum de zamanın tadını çıkar bu gün yaşadığın bir daha geri gelmeyecek her gün biraz daha yaşlanıyoruz aramadan bu günleri gençliğini bil. Hadi canını sıkma ALLAH var gam yok. :)

      Sil
    5. Allah senden bin kere razı olsun. Şuan napacağımı bilmesem de tam olarak, bu sözler bana o kadar iyi geldi ki. İyiki hayatta senin gibi insanlar var. Teşekkür ederim. Sözlerini unutmayacağım. Söylediklerinden ders çıkarmaya çalışacağım ve gerçekten düşüneceğim, napiyorum? Diye. Sağolasın. Allah annenle sana hayırlı uzun ömürler versin. Umarım bende doğru bir hamle yaparım:) sevgiyle kalın! :'))

      Sil
    6. ALLAH sana da hayırlı uzun ömürler versin. Kendini ferah tut :) Sende sevgiyle kal. :)

      Sil

✿Lütfen hiç bir sitenin linkini ve blogunuzun linkini paylaşmayınız.

DİKKAT !!! (BLOG LİNKİNİ PAYLAŞANLARIN YORUMLARINI YAYINLAMIYORUM)

TARTIŞMA YARATACAK CÜMLELERDEN KAÇININIZ, saygı ve sevgi çerçevesinde yorum yapmaya özen gösterelim.

LİNK, SİYASİ, SPOİLER, ÖTEKİLEŞTİRME ve TARTIŞMA yaratacak cümleleri yayınlamıyorum. :]
zhl:)

Tasarım:Sawako Kuronuma