31 Ekim 2017 Salı

Ah Kalbim / Kumkum Bhagya (Hindistan)

Aslında ilk bölümünün yayınlandığı gün yazımı hazırlamış ve yazacaktım. Fakat sorunlar asla beni bırakmıyor. 2017 ciddi anlamda benim için sıkıntılı geçiyor şu yıl bitsin bir an önce başka şey istemem. Ben izlerken yazdığım için ilk bölümü izlerken de kağıt kalem elimde hem izlemiş, hem yazmıştım. Bu yüzden sonra ki bölümler değil ilk bölüme göre yazacağım yazımı.

Aslında bu dizi ile ilgili anım var. Ben ilk Hint dizisi izlediğim zamanlar bu dizinin bir video sitesinde kısacık bir bölümünü görmüştüm. Daha sonrasında birileri filan geldi unuttum gittim. Bir 15 (Geçmiş zaman emin değilim) 20 gün sonra aklıma düştü dizi. Bir gözlüklü kız diye sayfa sayfa gezip Bollywood hayranlarına sormuştum. Maalesef herkes bana gözlüklü kız deyince, Madubala'yı önermiş bende boynu bükük okumuştum. Kanal 7 son dizileri yayınlamadan önce aldık biz diye art arda fragman tanıtımı yapmıştı ya o zaman görüp işte yıllardır aradığım dizi diye sevinmiştim. Tabii yorumlarda bu dizi çok güzeldi filan diye yazanları görünce ayrı bir sinir olmuş, -''O zaman neden bana söylemediniz?'' yazmamak için kendimi zor tutmuştum. Gel zaman git zaman dizi sonunda başladı.

İlk etapta kızın dudaklarını, burnunu çok beğendim çok hoş duruyordu ama kaşları fazla dik alınmıştı bu da fazla sert gösteriyordu bundan hoşlanmadım. 2014'ü düşünürsek kaş stili o yıla uyumlu da değildi. (O yıllar yavaşça kaşlar kalınlaşmaya başlamıştı günümüzde ki kaşlardan bir tık inceydi ama düz kalındı.) Ve hala aynı kaş neden o kadar yukarı anlamadım. Ayrıca kızın kıyafet seçimi de güzeldi. Diğer yayınlanan dizilere kıyasla bu kıza tam formunda elbiseler verilmişti.

Aynı şekilde seçilen ev ve dekorlar daha çok ev hissi veriyordu. Daha sıcak daha yaşanmıştı. Kızın hoşlandığı adamdan hiç hoşlanmadım. Fakat saf, iyi biri gibi duruyordu. Fazla kuralcı fazla takıntılı adamlar sıkıcı olur. Dizi oyuncularıyla, konusuyla, kurgusuyla, seçilen mekanlarla çok iyiydi hiç bir sorun yoktu ama bir şey dikkatimi çekti. Bülbül ve Pragya kardeşlerin güzel ve çirkin kavramlarını. Dizi de güzel alımlı herkes tarafından tercih edilen kişi Bülbül karakteriydi, Pragya ise sinmiş kimse tarafından tercih edilmeyen Hindistan'a göre eş bulamayan bir kızdı. Pragya karakteri güzelken Bülbül o kadar güzel değildi. Oyuncu seçiminde böyle bir karakter varken Pragya karakterinden daha güzel bir kız seçilmesi gerekmez miydi? Yani Hint dizisi çok şey yapmıyorum ama işleyişi o kısımda inandırıcılığını yitirmişti benim için. En azından benim mantığıma uymuyordu ve tuhaf buldum.

İlk bölümlere göre başrol erkek çok etken değildi ama sonrasında bayağı bir göreceğimiz belliydi. Hikayenin kızın üzerinden başlaması hoşuma gitti. Özellikle bir kızın yaşayabileceği en kötü şeyi yaşattılar Pragya karakterine. Düğün esnasında düğünün iptal olması ve misafirlerine yaptığı konuşma beni çok etkiledi. Herhalde ilk bölümden aklımda en kalıcı sahne de o sahneydi. Başrol kadın karakterin o sahne de verdiği duygu sergilediği performans muazzamdı.

Dizi ismi konusunda kanal 7 her zaman ki gibi orta yaş annelerimizi hedef alarak basit ve akılda kalıcı bir isim seçmişlerdi. Bu yüzden ayrıca teşekkür ve tebriği hak ediyor kanal yönetimi. Son olarak dublaj için seçilen sesler çok uyumlu olmuştu. Bu konuda da isim kadar başarılı buldum. Uzun zamandır bana göre güzel Hint dizisi yoktu bu diziyi yayınlamaları güzel oldu. Denk gelirseniz mutlaka izleyin. Eminim seveceksiniz.

16 Ekim 2017 Pazartesi gününden itibaren her gün 21.30'da tekrarı ise 12.45'de kanal 7'de.


  Ah Kalbim (Twist of Fate,Kumkum Bhagya)

25 Ekim 2017 Çarşamba

Ufak Tefek Cinayetler (Dizi)

Dizi ilk etapta uyarlama ibaresi olmaması rağmen Devious Maids, Big little lies, The Feud, Pretty Little Liars gibi bir çok diziye çok benzetildi. Açıkçası ben Pretty Little Liars harici izlemedim o yüzden diğerlerini bilmem ama Pretty Little Liars dizisini kemik konu olarak andırıyordu. Sosyal medya'da tutmaz diyen küçük bir kesim olsa da dizi genel olarak izleyiciden tam not aldı.
Bana gelince;

Diziyi Türk dizilerine göre bir tık daha farklı buldum. İlginç ve gizemli olması merak etmeme sebep oldu. Fakat çok fazla beni içine çekmedi ve elektrik alamadım. Belki senaryo fazla Amerikanvari olduğu için böyle gelmiştir. Dizi, güzel kurgulanmıştı. Merve, Oya, Arzu ve Pelin karakterleri içerisinde Oya karakterini sevsem de oyuncu olarak hepsini çok severim. Bade İşçil'e izleyici olarak soguk olsam da bu dizi de ısınacağım gibi geldi. En azından ilk bölüme göre sinsirella tavırları hoşuma gitti. Gökçe Bahadır, Aslıhan Gürbüz ve Tülin Özer'e oldum olası bayılırım. Bu yüzden bu akşam gözlerim bayağı şenlendi.

Gökçe Bahadır yıllar geçtikçe daha bir güzelleşiyor daha bir farklı havaya bürünüyor. Yine rol aldığı dizilerde de garip bir şekilde her seferinde şaşırtıyor. Bu Gökçe mi, kendini mi geliştirmiş düşüncesi her dizisinde oluyor. Her seferinde oyunculuğunun üzerine kattığı için de saygı duyduğum oyuncular arasında yerini alıyor. Gökçe varsa o dizi güzeldir düşüncesini ortaya çıkarıyor.

Aslıhan Gürbüz'ü Azerbaycanlı bir gelin karakterini oynadığı günden bu yana ayrı bir severim. Hangi karakteri oynarsa oynasın benim için Cazibe'dir. Kötüyü bile oynasa bana sempatik gelen nadir kadın oyunculardan. Bu dizi de ki karakteri de çok fettan gibi geldi. Büyük ihtimal herkes nefret ederken ben bu karakteri çok seveceğim.

Tülin Özer'i genelde sempatik güleç yüzlü kadın karakterlerinde gördük ama sanki bu dizi de biraz kötü bir kadını oynayacak gibi hissediyorum. Oyunculuğu bana geçen bir oyuncu olduğu ekranda onu görmek beni mutlu etti. Kadın karakterlerin içinde en belirsiz olan karakter Tülin Özer'in karakteri bence. Her an ne yapacağı belli olmayan kadın tiplemesi... Fazlaca tehlikeli...

Bade İşçil en güzel zamanlarında özel hayatı ile kariyerine ara veren oyunculardan... O zamanlar devam etseydi bu gün ön planda olan oyuncularımızdan biri olabilirdi. Gerçi bu haliyle bile adından sıkça söz ettiriyor ama o zaman daha bir zirveye yakın olurdu. Bade İşçil'e zengin fettan kadın karakterleri çok yakışıyor. Fiziksel olarak harika olduğu için bu tür karakteri üzerine bir elbise gibi giyiyor. Dizide ki performansı oyunculuğunun kaldığı yerden devam ettiğinin sinyalini veriyordu.

Mert Fırat... Yakışıklı ve yetenekli adamları severim ama ne zaman onu görsem çocukluk arkadaşım aklıma geliyor. Çocukluk arkadaşımın yakın arkadaşlarından biri olduğu için bir ara çok fazla ikisinin fotoğrafını görüyordum oradan mimlendi galiba, şimdi ne zaman görsem direk arkadaşım gözümün önünde beliriyor. Bunun haricinde sevdiğim oyunculardan bir tanesi Mert Fırat. Farklı bir aurası var bu da oyunculuğuna yansıyor. Sanırım ilk defa bir projede baba karakterine can veriyormuş. Ben baba kız kimyasını sevdim ama Aslıhan Gürbüz'le pek uyumlu olmamışlardı. Mert Fırat fazla genç durmuştu yanına. Bade İşçil ile daha iyi olurlardı.

Keza Yıldıray Şahinler ve Tülin Özer'de uymamıştı. Aslıhan Gürbüz daha iyi olurdu Alyanak'ın yanına. Pardon Yıldıray Şahinler'in. Alyanak demişken ses tonu sizlere de garip geldi mi? Zihnime öyle bir yerleşmiş ki kısık ses tonu ilk bölümde çok garip geldi. Sanki başkası seslendiriyormuş gibi hissettim. Fakat oyunculuk harikuladeydi.

Ferit Aktuğ çok değişik bir adam. İsterse katili oynasın adam sanki mahallemizin genç delikanlısı, evimizin oğlu hissi veriyor. Neden böyle bilmiyorum ama sanki tanıdığım bir akrabam gibi. Duruşundan, mizacından galiba oldum olası bana tuhaf bir yakınlık gelir. Oyuncu olarak düz bir oyunculuğu var ama gerçeklik hissi veriyor. Yani seçtiği karakterler birbirine yakın. Bu diziye de uyumlu olmuş. Tek uyumlu bulduğum çiftte zaten Bade ve Ferit.

... Ve Selim Bayraktar. Bazen nefret edilen, bazen çok sevilen, bazen üstad olarak görülen usta oyuncu. Bir dizi de Selim Bayraktar varsa o dizinin kötü olma imkanı yüzde sıfır. Oyuncunun oyunculuğu o kadar renkli ki tüm oynadığı karakterlerde farklı bir his yaratıyor. Bunda tam olarak nasıl bir karakter çözemedim ama iyi bir adama benziyor. En azından haksızlığa uğramışın yanında olan ve haksızlığa uğramış bir karakter.

Diziyi genel olarak sevdim. Meriç Acemi (Çocuklar Duymasın Yasemin) yazıyor zaten onun kalemi her zaman çok iyiydi. Bu yüzden senaryo, üslup, diyaloglar akıcı geldi. Yönetmen koltuğunda Ali Bilgin var o da diğer dizilerden tanıdığım çekimlerini sevdiğim bir yönetmen. Cast çok iyi seçilmişti özellikle gençlik sahnelerini canlandıran genç oyuncular sanki ana oyuncuların gerçekten gençlikleriymiş gibiydiler. Eh! Daha ne olsun. Oyuncu var, konu var, yönetmen var, senarist var, kurgu var, işleyiş iyi on numara beş yıldız. Ben sevdim vaktiniz varsa diziye göz atmalısınız. Mutlaka seveceksinizdir.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 8. sırada, tekrarı ise 19. sırada tamamladı.
Ufak Tefek Cinayetler 

24 Ekim 2017 Salı

Kadın (Dizi)

Ben Japon dizilerinde dram türünde hep oturur hüngür hüngür ağlarım. Adamlar bir tür yapıyorlar onların üzerine geçebilen bir ülke yok. İkinci sırada dram türünde bizim diziler gelir. Bu iki ülkenin birleşiminden doğan bir diziyi düşünün bu dizi öyle bir dizi olmuş. Ben dizinin orijinalini izlemedim, ondan orijinal bir senaryoymuş gibi yazacağım.

Her bir sahnesi insanın canını acıtırcasına işlenmiş gibi geldi. Dizi beni ilk dakikasından itibaren etkilemeye başladı. Anne çocuk ilişkisi fazlasıyla iyi ve içten betimlenmişti. Diyalogların özenle yazıldığı o kadar belli oluyordu ki insanın içini hem acıtıyor hem ısıtıyordu. Dizi için duygularım o kadar karışık ki uzun zamandır bir dizi için hiç böyle hissetmemiştim.

Babamı kaybettiğimden mi bilinmez bu yazıyı yazarken bile gözlerim dolu dolu. Annemde ilk zamanlar ilk zamanlar deyip durdu. Sanırım karakterde kendini buldu. ALLAH düşmanıma bile vermesin eşsiz bir kadın, babasız bir çocuk olmak bu Dünya'da çok zor. Dizi de bir kadın için, bir anne için, babasız bir çocuk için ne kadar zor olduğunu en doğru şekilde anlatmıştı. Yanlış anlamayın sadece konudan bahsetmiyorum uyarlama senaryo ve diyaloglarda çok iyiydi. Hande Altaylı'nın kalemini çok sevdim çok farklı bir havası var.

Bana göre bu karakter Özge için biçilmiş kaftan. Özge karakteri resmen oynamıyor yaşıyordu. Sanki gerçekten bu şekilde yaşıyormuş hissini çok fazla izleyiciye geçiriyordu. Sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla da tek ben değil çoğu kişiye aynı his geçmiş. Bu yüzden tek bir eleştirecek bir şeyini bulamadım. İyi ki bu dizi için Özge'yi seçmişler. Özge'yi gördükten sonra bir kadının acısını bütün gerçekliğiyle oynayabilecek başka bir oyuncu düşünemiyorum.

Özge'nin yanı sıra birde Bahar karakterinin çocukları vardı. İtiraf etmek gerekirse çoğu oyuncuyum diye geçinenlerden daha iyi oyunculuk sergilediler. Performansları yaşlarına göre ok yüksekti. Nereden buluyorlar böyle çocukları bilmiyorum ama doğuştan yetenek dediğimiz şey bu galiba. Bir bakışları bir mimikleri nasıl bu kadar iyi olur anlayamıyorum. Sanki yıllarca bunun için eğitim almış gibilerdi. Aileleri kimse bu çocukların tebrik ederim. ALLAH nazarlardan saklasın çokta tatlılardı.

Geçmiş sahnelerin uzun tutulmasını Caner Cindoruk'un oyunculuğunu görmek isterdim. Umarım bol bol geçmişe dönerler dizide de Caner Cindoruk'u da izlemiş oluruz.

Seray Kaya'nın oyunculuğunu çok beğeniyorum. Bu dizi de ki karakteri fazla gizemli ve itici geldi. Sanki bazı şeylerde onun parmağı varmış gibi hissettim. Acaba fettan bir karakter mi yoksa masum bir karakter mi çözemedim ama Seray Kaya'nın soğuk duruşuna karakter yakışmıştı. Karakterle tam bütünleşmemişti bir şeyler eksik gibiydi... Zamanla bu eksikliklerin giderileceğini düşünüyorum.

Bu dizi ile birlikte Bennu Yıldırımlar ve Özge Özpirinçci'nin birbirine anne kız kadar benzediğini fark ettim. Cast'ı kim hazırladıysa bu benzerliği iyi fark etmiş. İkisini yan yana koyunca ne alaka derdim ama ikisi bayağı iyi meç olmuş, kimyaları uymuştu. Bennu Yıldırımlar usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmayacağım ama diziyi seçmesine çok sevindim. Sevdiğim bir oyuncu olduğu için ekranda onu görmek beni mutlu etti.

Dizinin işleyişi, kurgusu , diyalogları beni çok üzse de ben diziyi çok sevdim. Merve Girgin favori yönetmenlerimdendir onun da etkisiyle diziyi bütünüyle çok beğendim, her şey yerindeydi. Fakat en çok çekim rengini sevdim. Bayılıyorum şu kasvetli mat çekimlere, dram dizilerine acayip uyuyor. Bence bu diziyi şiddetle izlemelisiniz. Tüm izleyicinin hemfikir olduğu nadir dizilerden ve diğer dizilere göre daha gerçekçi, daha hayattan, daha bizden olduğu için bu diziyi şiddetle izlemenizi tavsiye ederim, muhakkak izleyin, şans vermeyi ihmal etmeyin.



Dizi Japon dizisi  Woman'dan  uyarlanmıştır. 

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 2. sırada, tekrarı ise 15. sırada tamamladı.

KADIN

Çukur (Dizi)

Dizi başlayacağı zaman bilgisayarda bu postu yazmak için paneli açtım ve beklemeye başladım. Dizi başladı ve ben yazıyı bölüm bitene kadar yazamadım. Dizi beni o kadar sardı ki gittim televizyonun yakınına, diziyi yakından yakından izledim. İlk bölümün aşk ağırlıklı olacağının sinyalleri tüm fragmanlarda verilmişti. Bu yüzden yavaş ve sadece aşk odaklı geçeceğini biliyordum. Bana göre dizinin böyle başlaması çok iyi oldu. En azından bir aşkın öncesini izleyerek diziye daha iyi adapte olmamıza temel oluşturdu. Bu yüzden dizinin iyi başladığını düşünüyorum. İzleyici konusunda başta diğer dizilerin özetleri varken şans verenler, İçerde dizisi gibi olacağı beklentisi içinde olanlar, oyuncu hayranları ve direk dizinin konusu için izleyenler olarak bir kaç şekilde ayrıldılar. Dizi sosyal medya da izleyici olarak beğenenler ve öpüşme var diye lanet edenler olarak ikiye ayrıldı. Yine de dizi genel olarak izleyici tarafından beğenildi ve devam edeceğini yazdılar. Hatta benim gibi tekrarını izleyen kesimde hayli fazlaydı.

 İdris karakterinin Cumali, Kahraman, Selim, Yamaç isimlerinde 4 tane oğlu ve eski aşkından bilmediği bir kızı vardı. Cumali karakterinin sadece elini görebildik büyük bir ihtimal ilerleyen bölümlerde o karakteri tanıyacağız. Onun harici diğer karakterlerin hepsini görme fırsatımız oldu. Açıkçası İdris'in oğulları içerisinde ben Kahraman karakterini yani Mustafa Üstündağ'ın oynadığı karakteri beğenmiştim ama onunda ömrü kısa oldu. Aslında Mustafa Üstündağ konuk oyuncu olarak jenerikte geçmedi ama sonra ters köşe olur mu bilmem. Bence diziden erken çıkmamalıydı. Çünkü gerek ses tonu, gerek mimikleri mafya, mafyavari dizilere daha uygun geliyor. 

Kadın oyuncu olarak diziye Dilan Çiçek Deniz seçilmiş ve bence uymuştu da. Ne kadar bir kesim tarafından oyunculuğu yapay bulunsa da ben çok beğeniyorum. Bir önceki dizisi başladığında evet performans yönünden zayıftı ama o dizi de kendini bayağı geliştirdi ve sonuç olarak bir tık daha üste çıktı. Bu diziyle daha fazla kendini pekiştireceğini düşünüyorum. Bana göre ilk bölüme göre gayet iyi bir oyunculuk sergiledi. Karakter ile bütünleşme konusunda bir iki pürüz vardı ama onlarda ilerleyen bölümlerde düzelecektir. 

Aras Bulut İynemli benim gözümde artık usta bir oyuncu olma yolunda ilerleyen bir oyuncu. Oyuncunun doğuştan gelen bir yeteneği olduğu apaçık ortada. Yine bana göre karakter ve oyuncu birbirine uyumlu seçilmişti. Dört dörtlük bir performansı vardı. Hakkında yazabileceğim başka bir şey yok '' muhteşem'' tanımının vücut bulmuş haliydi.

 Öner Erkan'ın karakterinden hiç hoşlanmadım. Yetersiz bir karakterdi ve garip duruyordu. Belki ilerleyen bölümlerde sinsi bir tilki de çıkabilir, güvenemiyorum da ama ilk izlenimden pek hoşlanmadım. Erkan Koçak Köstengil ve Rıza Kocaoğlu başlı başına efsaneler. Ne rol verirlerse versinler hemen elbise gibi o karakteri giyiyorlar. Aras Bulut İynemli gibi, Erkan Koçak Köstengil ve Rıza Kocaoğlu 'da doğuştan yetenekli oyuncularımızdan. Oyuncular içerisinde ilk bölümde Nebil Sayın ve Kubilay Aka'ı fazla görmek isterdim. İçerde'de Coşkun karakteri kilit isim olmuştu. Burada nasıl bir karakter olacak merak ediyorum. Kubilay Aka için şu dörtlüğü paylaşmak istiyorum. 
''Ali Kemal öldü mü,
Issız diğer dizi kaldı mı,
Felek öcün aldı mı,
Şimdi yürek yırtılur. ''

Eğer bu dizide ön plana çıkarsa efsane bir karakter bizi bekliyor gibi duruyor.
 Son olarak Ercan Kesal ve Perihan Savaş kaldı ama onlarda usta oyuncu oldukları için haklarında yazmak haddime düşmez ama diziye konuk oyuncu olarak Bülent Ersoy seçilmişti. Bence dizinin atmosferi ve konusuna göre en doğru seçimdi. Kadın ne söyledi arkadaş tüylerim diken diken oldu. İlk bölüme göre en etkileyici ikinci sahne Bülent Ersoy sahnesiydi. Birinci sahneyi zaten izlediğinizde anlayacaksınızdır.

 İlk bölümden gösteriyor ki dizi ana karakterlerden çok yan karakterleri ön plana çıkaracak. Devler ligi bir bir oyuncu kadrosu olduğu için her birinin ayrı bir özelliği var. Eğer Gökhan Horzum hayal gücünü iyi kullanırsa elinde muhteşem bir kadro var. Bu kadro ile acayip bir iş ortaya çıkarabilir. Her şey onun kalemine kalmış.

İlk bölümde geçiş konusunda problemler olduğunu hissettim (zamanla düzelir) onun haricinde kurgu, çekim rengi, çekim açıları ve seçilen mekanlar çok yerindeydi. Yapımın cebinden bayağı bir para çıktığı çok belli oluyordu. Bu da diziyi farklı bir kaliteye götürmüştü. Ezel ve İçerde dizisinin karışımıymış gibi bir hava veren bu diziyi ben çok beğendim. Şiddetle, mutlaka izlemelisiniz. 


Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 5. sırada, tekrarı ise 22. sırada tamamladı.
ÇUKUR

22 Ekim 2017 Pazar

Aslan Ailem (Dizi)

Anladım ki annem olmayınca dizi tahlili yapmak zormuş. Benim ilham perim annemmiş de haberim yok. Bu diziyi maalesef tek izledim. Yanımda biriyle sahneleri tartışma fırsatım olmadı. Bu yüzden sosyal medya ve kendi fikirlerimle diziyi tahlil edeceğim.

Burcu Özbek bir önceki dizisinde set arkasında talihsizlikler yaşadığı için dizisi erken final yapmak zorunda kalmıştı. Sevdiğim bir oyuncu olduğu için üzülmüştüm. İnşallah bu dizisinde talihsizlikler yaşamaz ve uzun soluklu bir dizi olur. Burcu'nun oynadığı karakter çok düz bir karakter gibi duruyordu. Bu yüzden karakterle uyum sağlaması çok zor olmamıştır gibi geldi. Sosyal medya'da karşımıza çıkabilecek herkes gibi bir kızı canlandırıyor. İnşallah ilerleyen bölümlerde farklı bir karaktere dönüşür diye umut ediyorum. Çıtı pıtı bir kız olduğu için Burcu, karaktere yakışmıştı. Şahsen ben sevdim.

Fakat Akın Akınözü için aynı şeyleri yazmayacağım. Karakteri çok ruhsuz oynadığını düşünüyorum. Bir şeyler oturmamış ve ya eksikti. Seyirci olarak duygusal bir etkileşim olmadı. Yani bana gerçekçilik ya da karakterin çekiciliği konusunda bir şeyler geçmedi. Zamanla karakter düzelir mi ya da Burcu karakteri Murat karakterini tamamlar mı bilemedim. Bu yüzden ilk bölümün günahı olmaz diye düşünüyorum. Zamanla karakterle bir uyum muhakkak sağlanacaktır.

Dizi de en çok Fırat Altunmeşe, Bora Akkaş ve Mehmet Şeker'in hayat verdikleri karakterlere bayıldım. Karakterlere kendilerinden çok şey kattıkları belli oluyordu. Mehmet Şeker'in Akın Akınözü'ne uyumu da gözümden kaçmadı. Birde Ferdi Sancar vardı. Bana göre Gayret karakteri başlı başına bir olay bir hikaye bir konuydu. Ferdi Sancar hep birbirine benzer karakterler seçiyor ama ben bayılıyorum. Adam da çok farklı bir aura var beni kendine çekiyor. Eda Şölenci ve İpek Özağan'da diziye yakışmışlardı. Burcu ve İpek harika ikili olmuşlardı. Eda Şölenci'nin çok fazla sahnesi yoktu ama gözüme çarpan bir potluk yoktu. Bir önce ki dizisinde de seviyordum, bu dizi de de görmek beni mutlu etti.

Dizinin teması sıcacık bir aile hikayesi üzerine kurulmuştu. Diyaloglar, konu, işleyiş beni hiç sıkmadı bilakis eğlendirdi. Bir kaç sahne de güldüğümde oldu. Bana dizi bayağı eğlenceli ve ilerleyen bölümde eğleneceğim bir dizi gibi geldi. Çekim konusunda başarılı buldum ve seçilen mekanları da sevdim. Dizi de bir kaç eksik olsa da ( zamanla düzelecek eksiklikler) bütün olarak iyiydi. Çok fazla dram dizisi olduğu için bu dizi bir kaçış dizisi olabilir gözüyle bakmıyorum ama bu kadar dram dizisinin arasında çiçek gibi bir dizi olarak başladı. Ben diziye çok ısındım sevdim. Eğer vaktiniz varsa sizde bir deneyin, bence seversiniz.

Dizi Ojakgyo Brothers Kore dizisinden uyarlamadır.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 31. sırada, tekrarı ise 85. sırada tamamladı.
ASLAN AİLEM

19 Ekim 2017 Perşembe

Yüz Yüze (Dizi)

Dizi başlamadan evvel ilk dikkatimi çeken senarist Ethem Özışık, yönetmen Osman Taşçı ve müzikler Toygar Işıklı'dan çıkmaydı.Yapım resmen üç büyükleri kamera arkasına toplamış desek yeri. Bu yüzden dizi için beklentim bayağı bir artmıştı. Bunun yanında oyuncu kadrosu ve fragmanları da çok ilgi çekiciydi.

Birkan Sokullu ve Sinem Kobal'ı başka bir projede çift olarak izlediğim için çok uyumlu olacaklarını biliyordum ama bu tür bir dizi için ikisi de nasıl durur emin değildim. Birkan Sokullu erkek olduğu için karakter olarak daha kolay kabul edildi izleyici tarafından. Sinem Kobal ise şimdiye kadar hep cici kız karakterlerine can verdiği için hem ters köşe yaptı izleyiciyi hemde ilk etapta pek kabul görmedi. Sosyal medyada okuduklarıma göre bu şekilde bir algı oluştuğunu hissettim.

Açıkçası bende Sinem Kobal kısmında biraz deyim yerindeyse dumura uğradım. Dövüştüğü kısımlarda biraz şaşırdım, garipsedim ama bir o kadar da sevdim. En azından sahne için çalışılmış ve yapay durmuyordu. Zaten bölümün ortalarına doğru karakterin daha çok oturduğu fark ediliyordu. Bir iki bölüme karakter tamamen oturunca efsane bir oyunculuğun ortaya çıkacağını düşünüyorum. Bu haliyle de çok iyi ama bir iki küçük pürüz var gibiydi. Özellikle ses tonlamasının oturması lazım.

Birkan Sokullu'nun bir önce ki dizisinde olmadığını, pot durduğunu yazmıştım ama bunda olmuş. Karakter üzerine tam oturmuş hiç bir potluk yoktu. Bir de oyunculuğu bir tık daha gelişmiş belliydi. İnandırıcılık konusunda bana daha çok geçti. Mimikler, bakış, yerinde ses değişimi çok hoşuma gitti. Bence Birkan Sokullu bu karakteri bekliyormuş. Birde uyumunu bildiğim bir partner ile olunca on numara beş yıldız olmuştu.

Yalnız bence dizi de başrolleri bile geçen bir karakter vardı benim için Özgür Emre Yıldırım. Tatar karakteri öyle bir karakter ki Ethem Özışık imzasını bu karaktere attığı belli oluyor. Bilirsiniz Ethem Özışık'ın böyle deli içten harbi diyeceğimiz karakterleri meşhurdur. Bu karakter de o karakterlerden bir tanesi olmuş. Bana göre ilk bölümün kahramanı Tatar yani Özgür Emre Yıldırım'dı. Performansı hiç düşmedi bu yüzden izleyici olarak bana çok geçti.

Diğer tüm oyuncuları başka dizilerden bildiğimiz kıymetli oyunculardan seçmiş olmaları Cast'ın iyi çalıştığı anlamına geliyor. Her bir oyuncunun kendine göre bir oyunculuk tarzı var. Bu yüzden genel olarak tüm oyuncuları çok beğendim. Kurgu, konu, çekim filan çok kaliteliydi. İlk bölümün günahı olmaz bir iki yerde küçük hatalar vardı ama o da bir iki bölüme giderilir konu ve işleyiş oturur. Vallahi ben diziyi beğendim. Film tadında izledim desem yalan olmaz. Bu sezon başlayan iyi yapımlar arasında yerini aldı. Eğer fırsat bulursanız muhakkak bu diziyi izleyin.
Yüz Yüze

16 Ekim 2017 Pazartesi

Siyah Beyaz Aşk (Dizi)

Dizi o kadar içine çekti ki beni izlerken not defterime yazdığım yazımı görseniz gülersiniz. Aslında bir fotoğraflayıp paylaşayım diye düşündüm ama sonra boş verdim. Sonuçta kişisel bir yazı değil dizi yazısı yazıyorum.Siyah Beyaz Aşk... Sosyal medya da yayın zamanı çok farklı bir kaç fikir vardı. Her diziye nasip olmaz rengarenk bir etiketi vardı.

Her diziyi beğenmeyen çöp yorumcuları saymazsak oyuncuların anti fanları, beğenenler, gerçekten beğenmeyenler ve isyan edenler olarak dört grupta izleyicisi vardı. Bu gece başka bir dizi vardı onun yerine geldiği için bir kısım kanala bayağı bir saydırırken, bir kısım oyuncu kadrosu ve işleyişin yavaşlığından yakınıyordu. Anti fanlar ise oyunculuğu geçmiş artık fiziksel görünüşlere kadar alçalmış benim nezdimde ucuzlaşmışlardı. Ben her zaman ki gibi işin hakkını veren beğenen taraftayım. Eğri oturup doğru konuşalım şimdi bu iş olmuş. Yiğidi öldürün hakkını yemeyin yok donuk oyunculuklar yok yavaş gibi diziye boşuna pislik atmayalım. Ha reyting konusunda karşısına denk gelen diziler cidden güçlü sonuçlar nasıl olur bilemem ama iş gerçekten emek verilmiş belli.

Birce Akalay'ın dövmeleri harici beni rahatsız eden hiç bir şey bulamadım. Her dizisinde dövmelerinden dem vuruyorum ama cidden rahatsız edici. Polis oluyor dövmesi var, doktor oluyor dövmesi var iki gün sonra tanındığı dizisi gibi bir köy kızı kasaba kızını oynasa yine dövmeleri garip duracak. Birde küçük belirsiz dövmelerde değil koca koca bir ikisini kapamışlar tamam hoşta yine de olanlar göze takılıyor. Yine de dövmeleri oyunculuğunun önüne geçmiyor ve oyuncu her rolünde bir tık daha öteye taşıyor oyunculuğunu. Birce her oynadığı karakter gibi Aslı karakteri ile de bana göre çok bütünleşmişti. Gerek mimikleri, gerek duruşu, gerek ses tonu mükemmeldi.

İbrahim Çelikkol yaşadıkları yüzünden donuk ve duygusuz bir karakteri oynuyordu. Gerçekten odun gibi, robot gibi bir karakter olduğu için rahatsız ediciydi. Fakat İbrahim Çelikkol'da kendini oyunculukta geliştirdiğini bu rol ile ispat etmiş gibiydi. O rahatsız edici duruşu izleyiciye tamamıyla geçiriyordu. Birce ve İbrahim çift olarak da çok yakışmışlardı. Fiziksel olarak uyumlarının yanı sıra dizide ki kimyaları da uyuşmuştu.

Bir kaç çöp yorumlarda oyuncu kadrosunun zayıflığını görmüştüm. Oyuncu kadrosuna baktığım zaman hepsi kendini ispatlamış oyunculardan oluşuyordu. Sanırım magazinsel açıdan çok ön planda olmamaları zayıf oyuncu kategorisinde görmesine sebep olmuştu. Muhammet Uzuner, Arzu Gamze Kılınç, Kadriye Kenter gibi usta oyuncuların yanı sıra kendini ispatlamış Ece Dizdar, Deniz Celiloğlu, Cahit Gök, Uğur Aslan gibi oyunculara zayıf denilmesi pes dedirtti bana. Dizide konuk oyuncu kadrosunda olan Gökhan Soylu'nun ana kadroda olmaması üzücüydü. Dizide farklı bir karakterde onu görebilseydik güzel olurdu. Uğur Aslan ve Birce Akalay bir dizide nişanlılardı. Bu dizi de ağabey ve kardeş olmalarını da acayip garipsedim.

Bunlar harici dizinin müzikleri çok güzeldi. Aksiyon sahneleri müthişti. Kurgu genel olarak güzeldi ama geçmiş ve doktor karışıklığı sahnelerinin kurgusu muazzamdı. Çekim rengi, mekanlar ve açılardan hoşlandım. Konusu biraz klişeye kaçsa da işleyiş yönünden de bence gayet güzeldi.

Aslında bu dizi ilk etapta Tuba Büyüküstün ve Kıvanç Tatlıtuğ'a başka bir yapım aracılığı ile teklif edilmiş ama sonradan iki oyuncu da ret etmişlerdi. Çıkan haberlere göre Tuba fazla erkek dizisi olduğundan, Kıvanç ise ilk bölümlerde kötü bir karakter olduğundan dolayı ret etmiş ve senaryo krizi yaşanmıştı. Gel zaman git zaman D Productions tarafından İbrahim Çelikkol ve Birce Akalay olarak izleyici ile buluştu. Ben bu ikiliyi izlediğim andan itibaren -''İyi ki kabul etmemişler ve İbrahim Çelikkol, Birce Akalay olarak izleyici ile buluşmuş.'' dedim. Kıvanç sarışın olduğundan bu karakter ona gitmezdi Tuba'yı severim ama çok mıymıy bir kadın ve hep aynı karakterlere yakın oynuyor bu karakter onda pot durarmış gibi geliyor. Hani her şerde bir hayır vardır derler ya aynen öyle olmuş. Ben diziyi çok sevdim, eğer denk gelirseniz ya da vaktiniz olursa muhakkak bu diziye bakın.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 16. sırada, tekrarı ise 27. sırada tamamladı.
SİYAH BEYAZ AŞK

3 Ekim 2017 Salı

Klavye Delikanlıları (Dizi)

Türk izleyicisi için aranan dizi bulundu. Diğer dizileri bir köşeye alalım. Bir iki garip her şeye mana bulup izlediğini anlamayıp, kötüleyen izleyici dışında ve bildiği tüm dolandırıcı konulu ABD filmine benzeten izleyici dışında herkes çok beğendi bu diziyi.


Her dizi de denk geldiğim her diziyi gömen ağabeyler, ablalar bile tam not verdi diziye. Çoğunluk olarak bende dahil izleyiciler böyle bir diziye ekranlarda ihtiyaç vardı düşüncesindeyiz.( Bölüm boyunca sürekli kontrollerimde buna benzer çok fazla yazı gördüm.)Fakat işte dizinin günün yanlış vermiş Show TV. Karşısında reytinglerde problem yaratacak fazlasıyla güçlü dizi, diziler var dizinin yayın gününde. Eğer bu diziyi bu yüzden bir de harcamaya kalkarsa kanal, seven izleyici kesimi tarafından bayağı bir boykot yer diye düşünüyorum... (En başta ben yaparım tam bir Klavye Delikanlısıyımdır. Acımam!)

Dizinin oyuncu kadrosu aynen şu şekilde;
Rasim Öztekin, Kaan Yıldırım, Vildan Atasever, Uraz Kaygılaroğlu, Ali Barkın, Selen Seyven, Seray Sever, Gül Onat, Cengiz Küçükayvaz, Sinan Çalışkanoğlu, Filiz Taşbaş, İpek Tenolcay ve Mert Asker. Sizce biz bu kadroyu eleştirebilme hakkına sahip miyiz? -''Hayır.'' Fakat bu kadroyu bir araya toplayıp şampiyonlar ligi gibi bir kadro oluşturan ekibi tebrik edebilirim. Bu kadroyu bir araya getirmeyi başaran ya da başaranlar kimse ''helal olsun'' yazmak istiyorum. Kendini oyunculuğu ile kanıtlamış ustalaşmaya yakın ve usta oyuncuları bir araya getirmek herkesin harcı değildir. Bu yüzden çok doğru ve çok iyi bir iş yapmışlar.

Bir tebriği de Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi senaristler hak ediyor. Çünkü repliklerine hasta oldum. Tek sorun şu bip olayı. Dizi de repliğin ortasında bip gelince ne repliğin değeri kalıyor, ne sahnenin. Keşke şu bip olayı hiç olmasa! Şimdi ahlak falan fistan muhabbetine sakın girmeyin. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki evde konuşulmasa bile sokakta yine duyuyoruz o kelimeleri. Tabii ki çok kötü fazla açık, aşırı biplenmesi gerekenler yine biplensin ama lan bile bipleniyor siz düşünün. Bana çok saçma geliyor bu iş ve tüm iştahımı kaçırıyor. Bunun haricinde replikleri de sıkıcıydı, bayıcıydı diyen varsa kesin o kişi shoptur. Harikulade espri seviyesi yüksek ve ince espriler diyaloglarda çokça mevcuttu. Senaristler zaten kendilerini yaptıkları işlerle kanıtlamışlardı bu diziyle benim gözümde nirvanaya ulaştılar. Bu yüzden Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi'yi de tebrik ederim. Yaptığınız işin hakkını sonuna kadar vermişsiniz.
Dizinin işleyişi konusunda da bir kaç cümle yazmak istiyorum. Diziler bilgilendirme amaçlı ya da toplumun sosyal yaşamın şekillenmesi konusunda her zaman iyi bir araç olmuştur. Bu dizi de temelinde komedi üzerine kurulsa da bizlere bilinçli ve doğru mesajlar veriyordu. Az buçuk haber izliyorsanız günlük yaşamda dolandırılan insanların öykülerini biliyorsunuzdur. Bu dizi de bize o haberlerde gördüğümüz dolandırıcılık hikayelerinin nasıl yapıldığını tek tek gösteriyordu. Sosyal mesaj vermesi benim gözümde diziye üç artı puan birden kazandırdı. Diğer dizilerden ayrı bir kategoriye koymama sebep oldu. Eğer izleyici verilen mesajları algılayıp doğru bilinçlenebilirse ne ala.

Bana göre dizi çekiminden rengine, senaristinden konusuna, repliğinden oyuncusuna on numara beş yıldızdı. Dizi benim gözümde dört dörtlük bir dizi olduğu için bir hata ya da eleştirilecek bir şey bulamadım. Bence bu sezon başlamış tüm dizilerin içerisinde en iyi dizi bu dizi olmuş. Ekibe ve oyunculara başarılar dilerim. Umarım bu işin, emeğin karşılığı, reytinglerde çok iyi olur. Bence bu diziyi kaçırmayın derim. Şiddetle ve ısrarla tavsiye ederim. Muhakkak izlemelisiniz, en azından bir şans vermelisiniz.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 6. sırada, tekrarı ise 18. sırada tamamladı.
  Klavye Delikanlıları

2 Ekim 2017 Pazartesi

Aforizmik Kalıntılar'ın Blog Çekilişini Kazandım


Sanırım şansım dönüyor ve bende çekiliş kazanıyorum düşüncesini artık benimseyebilirim. Geçen Kurunoma'nın Fikir Baloncuğu'nun çekilişini kazandığımı yazmıştım şimdi de bu çekilişi sizle paylaşıyorum. Aslında hemen hemen aynı zamanlarda Aforizmik'in çekilişini de kazanmıştım. Fakat Aforizmik'in de zor zamanları olduğu için anca eylül ayı içerisinde yollama şansı oldu. Kargom elime geçer geçmez yazmak istedim ama malum sezon başladığı için diziler bir bir geldiği için açıkçası blogumu gün içerisinde üst üste yazı ile boğmak istemedim. 
Tasarım:Sawako Kuronuma