16 Ekim 2017 Pazartesi

Siyah Beyaz Aşk (Dizi)

Dizi o kadar içine çekti ki beni izlerken not defterime yazdığım yazımı görseniz gülersiniz. Aslında bir fotoğraflayıp paylaşayım diye düşündüm ama sonra boş verdim. Sonuçta kişisel bir yazı değil dizi yazısı yazıyorum.Siyah Beyaz Aşk... Sosyal medya da yayın zamanı çok farklı bir kaç fikir vardı. Her diziye nasip olmaz rengarenk bir etiketi vardı.

Her diziyi beğenmeyen çöp yorumcuları saymazsak oyuncuların anti fanları, beğenenler, gerçekten beğenmeyenler ve isyan edenler olarak dört grupta izleyicisi vardı. Bu gece başka bir dizi vardı onun yerine geldiği için bir kısım kanala bayağı bir saydırırken, bir kısım oyuncu kadrosu ve işleyişin yavaşlığından yakınıyordu. Anti fanlar ise oyunculuğu geçmiş artık fiziksel görünüşlere kadar alçalmış benim nezdimde ucuzlaşmışlardı. Ben her zaman ki gibi işin hakkını veren beğenen taraftayım. Eğri oturup doğru konuşalım şimdi bu iş olmuş. Yiğidi öldürün hakkını yemeyin yok donuk oyunculuklar yok yavaş gibi diziye boşuna pislik atmayalım. Ha reyting konusunda karşısına denk gelen diziler cidden güçlü sonuçlar nasıl olur bilemem ama iş gerçekten emek verilmiş belli.

Birce Akalay'ın dövmeleri harici beni rahatsız eden hiç bir şey bulamadım. Her dizisinde dövmelerinden dem vuruyorum ama cidden rahatsız edici. Polis oluyor dövmesi var, doktor oluyor dövmesi var iki gün sonra tanındığı dizisi gibi bir köy kızı kasaba kızını oynasa yine dövmeleri garip duracak. Birde küçük belirsiz dövmelerde değil koca koca bir ikisini kapamışlar tamam hoşta yine de olanlar göze takılıyor. Yine de dövmeleri oyunculuğunun önüne geçmiyor ve oyuncu her rolünde bir tık daha öteye taşıyor oyunculuğunu. Birce her oynadığı karakter gibi Aslı karakteri ile de bana göre çok bütünleşmişti. Gerek mimikleri, gerek duruşu, gerek ses tonu mükemmeldi.

İbrahim Çelikkol yaşadıkları yüzünden donuk ve duygusuz bir karakteri oynuyordu. Gerçekten odun gibi, robot gibi bir karakter olduğu için rahatsız ediciydi. Fakat İbrahim Çelikkol'da kendini oyunculukta geliştirdiğini bu rol ile ispat etmiş gibiydi. O rahatsız edici duruşu izleyiciye tamamıyla geçiriyordu. Birce ve İbrahim çift olarak da çok yakışmışlardı. Fiziksel olarak uyumlarının yanı sıra dizide ki kimyaları da uyuşmuştu.

Bir kaç çöp yorumlarda oyuncu kadrosunun zayıflığını görmüştüm. Oyuncu kadrosuna baktığım zaman hepsi kendini ispatlamış oyunculardan oluşuyordu. Sanırım magazinsel açıdan çok ön planda olmamaları zayıf oyuncu kategorisinde görmesine sebep olmuştu. Muhammet Uzuner, Arzu Gamze Kılınç, Kadriye Kenter gibi usta oyuncuların yanı sıra kendini ispatlamış Ece Dizdar, Deniz Celiloğlu, Cahit Gök, Uğur Aslan gibi oyunculara zayıf denilmesi pes dedirtti bana. Dizide konuk oyuncu kadrosunda olan Gökhan Soylu'nun ana kadroda olmaması üzücüydü. Dizide farklı bir karakterde onu görebilseydik güzel olurdu. Uğur Aslan ve Birce Akalay bir dizide nişanlılardı. Bu dizi de ağabey ve kardeş olmalarını da acayip garipsedim.

Bunlar harici dizinin müzikleri çok güzeldi. Aksiyon sahneleri müthişti. Kurgu genel olarak güzeldi ama geçmiş ve doktor karışıklığı sahnelerinin kurgusu muazzamdı. Çekim rengi, mekanlar ve açılardan hoşlandım. Konusu biraz klişeye kaçsa da işleyiş yönünden de bence gayet güzeldi.

Aslında bu dizi ilk etapta Tuba Büyüküstün ve Kıvanç Tatlıtuğ'a başka bir yapım aracılığı ile teklif edilmiş ama sonradan iki oyuncu da ret etmişlerdi. Çıkan haberlere göre Tuba fazla erkek dizisi olduğundan, Kıvanç ise ilk bölümlerde kötü bir karakter olduğundan dolayı ret etmiş ve senaryo krizi yaşanmıştı. Gel zaman git zaman D Productions tarafından İbrahim Çelikkol ve Birce Akalay olarak izleyici ile buluştu. Ben bu ikiliyi izlediğim andan itibaren -''İyi ki kabul etmemişler ve İbrahim Çelikkol, Birce Akalay olarak izleyici ile buluşmuş.'' dedim. Kıvanç sarışın olduğundan bu karakter ona gitmezdi Tuba'yı severim ama çok mıymıy bir kadın ve hep aynı karakterlere yakın oynuyor bu karakter onda pot durarmış gibi geliyor. Hani her şerde bir hayır vardır derler ya aynen öyle olmuş. Ben diziyi çok sevdim, eğer denk gelirseniz ya da vaktiniz olursa muhakkak bu diziye bakın.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 16. sırada, tekrarı ise 27. sırada tamamladı.
SİYAH BEYAZ AŞK

3 Ekim 2017 Salı

Klavye Delikanlıları (Dizi)

Türk izleyicisi için aranan dizi bulundu. Diğer dizileri bir köşeye alalım. Bir iki garip her şeye mana bulup izlediğini anlamayıp, kötüleyen izleyici dışında ve bildiği tüm dolandırıcı konulu ABD filmine benzeten izleyici dışında herkes çok beğendi bu diziyi.


Her dizi de denk geldiğim her diziyi gömen ağabeyler, ablalar bile tam not verdi diziye. Çoğunluk olarak bende dahil izleyiciler böyle bir diziye ekranlarda ihtiyaç vardı düşüncesindeyiz.( Bölüm boyunca sürekli kontrollerimde buna benzer çok fazla yazı gördüm.)Fakat işte dizinin günün yanlış vermiş Show TV. Karşısında reytinglerde problem yaratacak fazlasıyla güçlü dizi, diziler var dizinin yayın gününde. Eğer bu diziyi bu yüzden bir de harcamaya kalkarsa kanal, seven izleyici kesimi tarafından bayağı bir boykot yer diye düşünüyorum... (En başta ben yaparım tam bir Klavye Delikanlısıyımdır. Acımam!)

Dizinin oyuncu kadrosu aynen şu şekilde;
Rasim Öztekin, Kaan Yıldırım, Vildan Atasever, Uraz Kaygılaroğlu, Ali Barkın, Selen Seyven, Seray Sever, Gül Onat, Cengiz Küçükayvaz, Sinan Çalışkanoğlu, Filiz Taşbaş, İpek Tenolcay ve Mert Asker. Sizce biz bu kadroyu eleştirebilme hakkına sahip miyiz? -''Hayır.'' Fakat bu kadroyu bir araya toplayıp şampiyonlar ligi gibi bir kadro oluşturan ekibi tebrik edebilirim. Bu kadroyu bir araya getirmeyi başaran ya da başaranlar kimse ''helal olsun'' yazmak istiyorum. Kendini oyunculuğu ile kanıtlamış ustalaşmaya yakın ve usta oyuncuları bir araya getirmek herkesin harcı değildir. Bu yüzden çok doğru ve çok iyi bir iş yapmışlar.

Bir tebriği de Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi senaristler hak ediyor. Çünkü repliklerine hasta oldum. Tek sorun şu bip olayı. Dizi de repliğin ortasında bip gelince ne repliğin değeri kalıyor, ne sahnenin. Keşke şu bip olayı hiç olmasa! Şimdi ahlak falan fistan muhabbetine sakın girmeyin. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki evde konuşulmasa bile sokakta yine duyuyoruz o kelimeleri. Tabii ki çok kötü fazla açık, aşırı biplenmesi gerekenler yine biplensin ama lan bile bipleniyor siz düşünün. Bana çok saçma geliyor bu iş ve tüm iştahımı kaçırıyor. Bunun haricinde replikleri de sıkıcıydı, bayıcıydı diyen varsa kesin o kişi shoptur. Harikulade espri seviyesi yüksek ve ince espriler diyaloglarda çokça mevcuttu. Senaristler zaten kendilerini yaptıkları işlerle kanıtlamışlardı bu diziyle benim gözümde nirvanaya ulaştılar. Bu yüzden Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi'yi de tebrik ederim. Yaptığınız işin hakkını sonuna kadar vermişsiniz.
Dizinin işleyişi konusunda da bir kaç cümle yazmak istiyorum. Diziler bilgilendirme amaçlı ya da toplumun sosyal yaşamın şekillenmesi konusunda her zaman iyi bir araç olmuştur. Bu dizi de temelinde komedi üzerine kurulsa da bizlere bilinçli ve doğru mesajlar veriyordu. Az buçuk haber izliyorsanız günlük yaşamda dolandırılan insanların öykülerini biliyorsunuzdur. Bu dizi de bize o haberlerde gördüğümüz dolandırıcılık hikayelerinin nasıl yapıldığını tek tek gösteriyordu. Sosyal mesaj vermesi benim gözümde diziye üç artı puan birden kazandırdı. Diğer dizilerden ayrı bir kategoriye koymama sebep oldu. Eğer izleyici verilen mesajları algılayıp doğru bilinçlenebilirse ne ala.

Bana göre dizi çekiminden rengine, senaristinden konusuna, repliğinden oyuncusuna on numara beş yıldızdı. Dizi benim gözümde dört dörtlük bir dizi olduğu için bir hata ya da eleştirilecek bir şey bulamadım. Bence bu sezon başlamış tüm dizilerin içerisinde en iyi dizi bu dizi olmuş. Ekibe ve oyunculara başarılar dilerim. Umarım bu işin, emeğin karşılığı, reytinglerde çok iyi olur. Bence bu diziyi kaçırmayın derim. Şiddetle ve ısrarla tavsiye ederim. Muhakkak izlemelisiniz, en azından bir şans vermelisiniz.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 6. sırada, tekrarı ise 18. sırada tamamladı.
  Klavye Delikanlıları

2 Ekim 2017 Pazartesi

Aforizmik Kalıntılar'ın Blog Çekilişini Kazandım


Sanırım şansım dönüyor ve bende çekiliş kazanıyorum düşüncesini artık benimseyebilirim. Geçen Kurunoma'nın Fikir Baloncuğu'nun çekilişini kazandığımı yazmıştım şimdi de bu çekilişi sizle paylaşıyorum. Aslında hemen hemen aynı zamanlarda Aforizmik'in çekilişini de kazanmıştım. Fakat Aforizmik'in de zor zamanları olduğu için anca eylül ayı içerisinde yollama şansı oldu. Kargom elime geçer geçmez yazmak istedim ama malum sezon başladığı için diziler bir bir geldiği için açıkçası blogumu gün içerisinde üst üste yazı ile boğmak istemedim. 
Tasarım:Sawako Kuronuma