20 Ocak 2018 Cumartesi

Gülizar (Dizi)

Dizi ilk bölüme göre fazla durgun geçti. Beklediğimin altında bir işleyişi vardı. Daha yüksek bir giriş daha sürükleyici bir şekilde bekliyordum. Çağan Irmak denilince sanırım efsane farklı bir konu olacağını düşündüm ama klişe bir şekilde başladı. Fakat bu hikayeyi ve işleyişi sıkıcı mı yapıyordu?
''-Hayır.'' Bir yanım hüsranlık duygusuna kapılsa da diğer yanım izlenir bir dizi olmuş dedi. Çağan Irmak'ın yönetmenliğini çok beğeniyorum. Bu yüzden çekim, mekanlar, çekim açısı, çekim rengi ve kurgu çok hoşuma gitti. Film tadında bir ilk bölüm izlediğimi düşündüm.

Farah Zeynep Abdullah'ı çok sevdiğimi söyleyemem ama iyi oyunculuğu olduğunu düşünüyorum. Uzun süre sonra izliyorum ve değişen bir şey yok gibi geldi. Yani oyunculuğunun üzerine bir şey koymamış gibi duruyordu. Ekranda olmadığı süre içinde bir güzellik gelmiş o da gözümden kaçmadı. Farklı bir güzel geldi gözüme.

Farah Zeynep Abdullah'a göre Ömer Berk Cankat biraz pasif kalmıştı. İlerleyen bölümlerde nasıl bir uyum sağlanır bilmiyorum ama zıt kutuplardan genelde iyi çiftler çıkar. Bu yüzden muhakkak uyumları güzel olacaktır. Yalnız komik gelebilir size, ben Berkay Ateş ve Farah Zeynep Abdullah uyumunu daha çok sevdim. Hatta belki çift olarak Berkay Ateş ile daha uyumlu olabileceklerini düşünüyorum. Sanırım dizi de 2. adam sendromu yaşanacak ve Berkay Ateş üzülen taraf olacak.

Bana göre ilk bölümün en iyi performansı Berkay Ateş ve Ebru Cündübeyoğlu'na aitti. İkisi de gerek mimikleriyle, gerek oyunculuklarıyla, gerek ses tonlamalarıyla efsaneleşmişlerdi.

Dizi genel olarak güzeldi, beğendim. İlk bölüme göre daha güzel olabilirdi ama sıkıcı değildi. Bölümler ilerledikçe konunun daha iyi olacağını düşünüyorum. Eğer bu güne dizinin yoksa vaktiniz varsa bir bakın bence seversiniz.
GÜLİZAR

18 Ocak 2018 Perşembe

Mehmetçik Kut’ül Amare (Dizi)

Dizi beklediğim dizilerden biriydi. Tarihi açıdan bir önem taşıdığı için merakım hızla artıyordu. Diziyi beklerken aniden başlaması bana da sürpriz oldu. Ben daha şubat ayına yakın bekliyordum.Dizi başlarken 1914 yılından alınışına kadar (1916) ki olan süreci anlatacağı yazıyordu. (Çok hızlı geçtiği için yanlış algılamış da olabilirim ama 1914'ten eminim.) Bu yazı ile birlikte dizi başladı.

Fakat öncesinde jenerik bölümü çok hoşuma gitti. Oyuncuların çizim resimlerinin önünde isimleri yazıyordu. Bu da farklı ve hoş olmuştu. Görsel açıdan hoşlandım. Dizinin kurgusu ve çekim için seçilen renk tonlaması çok güzeldi. Aksiyon sahneleri on numaraydı. Çekim alanları ve seçilen mekanlara bayıldım. Dağlık bölge ve drone çekimleri, çekim açıları hayranlık vericiydi. Zaten yönetmen koltuğunda Mustafa Şevki Doğan oturuyor aslında çok şaşırmamak gerek. Sevdiğim kıymetli yönetmenlerden biridir Mustafa Şevki Doğan.

Dizi de plato kısmı da dikkatimi çekti. Teknik olarak o kadar başarılı geldi ki dizinin çoğu sahnesinde gözüm arka plana odaklandı. Maşallah kimler hazırlamışsa ellerine sağlık. İnşallah her bölüm böyle başarılı bir arka plan görebiliriz. Birde kıyafetlere çok dikkat ettim. Çok özenle ve kaliteli bir dikiş yapılmıştı. kumaş ve dikim ucuz durmuyordu. Bazı tarihi dizilerde kıyafet yönünden potluk ya da dikiş problemi belli oluyor. Fakat bu dizi de kıyafet yönünden de hoştu.

Oyunculardan Kaan Taşaner'in heybetli oyunculuğu beni benden aldı. İlk oynadığı diziden sonra nasıl bir geliştirdi kendini hayretler içinde izliyorum. Bir oyuncuya asker olmak bu kadar mı yakışır kelimelere dökemiyorum. Resmen hayranlıkla izledim. İşte bu, böyle oyuncular lazım bize dedim. O mimikler, o ses tonu, o keskin bakışlar nasıl farklı bir his yarattı bende inanamıyorum. O kadar gerçekçi oynadı ki karakteri o kadar bütünleşmiş ki gözümü kırpmadan izledim desem abartı olmaz.

İsmail Ege Şaşmaz'ın artık ergen dizilerden kurtulma zamanı gelmişti. Bu proje onun için doğru proje olmuş. Bence bu karakterle sonunda kendini bulmuş. Verdiği hissiyat çok doğru ve güzel geçti bana. Genel olarak bölüme baktığımda bölümün kahramanı İsmail Ege Şaşmaz'dı.

İlker Aksum, rengarenk bir oyuncu. Her dizisinde bu karakter mi hadi canım yok ya oynayamaz diyor seyirci ama içinden farklı bir şey çıkıyor ve karakteri unutulmaz hale getiriyor.

Serdar Gökhan son 10 yıldır kendine ne yapıyorsa hiç değişmiyor. Bunun sırrını öğrenmek isterdim. Resmen kendinde zamanı durdurdu Serdar Gökhan. Oyunculuğu hakkında yazmak haddim olmadığı için usta oyuncuyu saygı ile izliyorum. Her zaman ki gibi ustalığı belli oluyordu.

Ve son olarak Gamze Özçelik. Sosyal medyayı çok iyi ve doğru kullanan ünlülerimizden. Öyle güzel işler yapıyor ki böyle kaliteli bir işte olmayı hak ediyordu. Ben Gamze Özçelik'i oyuncu olarak çok severim. İlk sahnesinden itibaren ne iyi yaptı da ekranlara döndü demekten kendimi alamadım. Samimiyetimle yazıyorum onu ekranda görmeyi özlemişim. İyi ki döndün güzel yürekli kadın.

Şimdi diyeceksiniz ki dizi de hiç mi olumsuz eleştirecek bir şey bulamadın? Vallahi bulamadım, olsa esirgemem acımasızca eleştiririm biliyorsunuz. Nasıl özenmişlerse oyuncuların duygu geçişinden tutun kıyafetlerine kadar her şey on numara beş yıldızdı. Dizi tutar mı bilmiyorum ama verilen emeğin çok büyük olduğu ilk dakikadan itibaren belli oluyor. Gerek konusuyla, gerek oyuncusuyla, gerek kurgusuyla, gerek çekim tekniğiyle benden tam not aldı. Bu diziyi siyasi olarak hiç bir yöne çekmeden tamamen nötr bir şekilde izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Bence sizlerde beğeneceksinizdir. Bu dizi kaçmaz.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı,  2. sırada, tekrarı ise 30. sırada tamamladı.
MEHMETÇİK KUT’ÜL AMARE

Facebook Beni Delirtiyor - Facebook Sürekli Hesap Kapanma Sorunu

Tam 31. hesabımı kurtarmakla geçti bu haftam. Anlam veremediğim bir durumla karşı karşıyayım. Facebook profilimde paylaşımlarım çok net ve düzgündür. Hatta öyle ki herkese açık bir şekilde paylaşım yaparım. Fakat her seferinde güvenlik sorunu olduğu için kapatılıyor ya da direk siliniyor. Herhangi bir problem yaratacak spam sayılabilecek bir şey yapmıyorum. Hatta şu an ne yaptığım konusunda düşünce sürecine girdim. Kendimi sorguluyorum.


10 Ocak 2018 Çarşamba

Babamın Günahları (Dizi)

İlk fragmanlarını ve haberlerini gördüğümde sinirlendiğim dizi olarak dizi izleme tarihimde yerini aldı bu dizi. Gel zaman, git zaman dizi başlama tarihi belli oldu ve yılın ilk akşam kuşağı başlayan dizisi olarak dizi başladı. Beklentim o kadar yerlerdeydi ki ön yargı ile izleyemeyeceğimi sandım. Fakat dizinin başlamasıyla ve küçük kızı görmemle tüm düşüncelerim silinip gitti ve diziyi orijinal bir diziymiş gibi izlemeye başladım.


İlginç ama Babamın Günahları dizisi çok iyi başladı. Beklentimin üstünde bir işleyiş tarzı vardı.Yine de hem Two Weeks, hemde Jun Ki ile mukayese etmeden izlemeye özen göstersem de ister istemez kıyaslama yaptım. İlk olarak Babamın Günahları dizisinde Two Weeks'in kemik konusunu alıp farklı işlemeye çalışmışlar, ilk dakikaları olmasına rağmen başarılı duruyor. Özellikle kurgu kısmından çok hoşlandım. Two Weeks'in ön planında baba kız ilişkisi ve bir babanın dağ bayır kaçışı işlenirken Babamın Günahları dizisinde daha çok mafyavari bir yaklaşım olacak ve mafya ile uğraşacak gibi duruyor. Bu işleyişin farklı olması ve yeni karakterler eklemelerinden kaynaklı gibiydi ki tamda düşündüğüm gibi oldu. İlk bölümün sonlarına doğru hikayeni dolaylı yoldan işlediklerini fark ettim. Bizim dizilerimizin uzunluğundan dolayı sanırım böyle bir yola gidilmişti. Bu da çok zekice olmuş.


Dizi iyi başlasa da Kadir Doğulu konusunda emin değildim. Benim için bir Jun Ki olamaz ama performansını değerlendirmeye çalıştım. Kadir Doğulu ortalama olan oyunculuğunu bu dizi ile bir tık daha öteye götürmüş Her oyuncuya yakışmıyor ama baba rolleri Kadir'e çok yakışıyor. ALLAH gerçekte de baba olmayı nasip etsin ama baba kız ilişkisini çok iyi yansıtmıştı. Hem çocuk oyuncu hemde Kadir'in kimyaları uymuştu. Hatta size şöyle bir şey yazayım Lee Jun Ki ve Lee Chae Mi'nin baba kız etkileşiminden daha çok geçti bana Kadir ve Gökçen Bilge'nin etkileşimi. Duygu yönünden mimik yönünden ve gözlerinde ki enerji beni daha çok etkiledi. Ben Two Weeks dizisinin ilerleyen bölümlerinde çok gözyaşı dökmüştüm. Bu diziyi saçmalamadığı sürece izlemeyi düşündüğüm için bu etkileşimle iki katı göz yaşı dökerim gibi geliyor.


Gökçen Bilge Çiftçi on numara bir seçim olmuş. Hem yüz olarak Kadir'i andırıyor hemde ses tonu çok etkileyici. Üzüldüğü sahnelerde insanın içine içine işliyor.


Orijinali olmasaydı Melisa Sözen bu diziye hiç uymamış diye düşünürdüm. Fakat orijinalinde ki kız o kadar güzel ve uyuzdu ki Melisa Sözen naif oyunculuğu ile kesinlikle uymuş oldu. Kadir ile pek yakıştıramasam da anne rolü için hoş duruyordu. Ayrıca ne kadar Kadir ile uymasa da İsmail Demirci ile de yakışmışlardı. Genel olarak İsmail Demirci ile etkileşimi olacaksa orijinali gibi hoş bir çift bizi bekliyor olabilir gibi geldi.


Mustafa Uğurlu ve Sezin Akbaşoğulları kendilerini ispat etmiş usta oyuncular oldukları için haklarında yazmak bana düşmez ama dizi için doğru seçim gibi gözüküyorlar.


Mehrnoush Esmaeilpour savcı rolü için biraz sönük kalmış. Zamanla daha diktatör daha kararlı gözünü intikamı bürümüş bir karakter çıkarmış bilmiyorum ama pasif olmasından pek hoşlanmadım. Senaristin daha etkin olduğu sahneler yazması şart gibi duruyor.


Dizi şimdilik benden tam not aldı ama dizinin hiç bir yerinde başında ve sonunda hangi diziden alındığı senaryonun kime ait olduğu belirtilmemişti. Bu yüzden yapımı ve ekibi küçük bir kınama yapmadan es geçemem. Esinlenme dahi olsa yazılması taraftarıyım. Bu yüzden bu konuda yeni bölümlerde ibareleri görmek isterim. Tek problem buydu. Yasal olarak alınmadan dizi çekimi olduysa çok üzülürüm. Özellikle Abdullah Oğuz sevdiğim yönetmenlerdendir izleyici olarak eksi puana düşmesini istemem. Eğer çarşamba günlerine diziniz yoksa kesinlikle bu diziye bakın. Bu dizi kaçmaz.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı,  23. sırada, tekrarı ise 48. sırada tamamladı.
BABAMIN GÜNAHLARI

9 Ocak 2018 Salı

renklitirtil'a Yılbaşı Kartları Gelirse #2

Blogger arkadaşlarımla birlikte yılbaşında 2. defa kartlaşma fırsatı buldum. Geçen senelerde kartlaştığım arkadaşlarımla yaptığımız bu aktiviteden memnun kaldığım için bu yıl tekrarlamak istedim.

Etkinliği bir nevi ben düzenledim gibi bir şey oldu. Bu seferki kartlaşmanın en güzel yanı kimsenin birbirini doğru düzgün tanıyor olmamasıydı. Bu nostaljik olayın ardından birbirimizi daha iyi tanıyıp anlayacağımızı düşünüyorum. İnternet ortamında iyi insanların yanı sıra kötü insanlar da var. Bu yüzden kimseye doğru düzgün güvenip kendimi açamıyorum. Bunu biraz kırmak ve iyi, güvenilir insanların olduğunu da görmüş oldum. 

Ben bir blogger olarak diğer bloggerlarla ve sosyal hesaplarımdan kimse ile yakınlaşamıyordum. Hatta blogumu açtığım ilk zamanlar daha katıydım. Hatta 2 yıl sadece 1 adet blogu takip ettim. 
Daha sonrasında bu kartlaşma olayı gerçekleşti ve ön yargılarım yavaşça kırıldı.

Zaman içerisinde blogger arkadaşlarımdan kargolar, mektuplar ve küçük hediyeler evime gönderildi. Bunun yanı sıra numaramı bile vermeye başladım. 

O yüzden bu kartlaşma olayının insanları birbirine yakınlaştırdığını düşünüyorum.

Etkinliği yapmaya karar verdikten sonra tek tek gözüme kestirdiğim bloggerlara  olayı yazdım. Hepsi etkinliğe sıcak baktı ve tanımasalar bile yollamalarının sorun olmadığı yazdılar. Olumlu cevap almam beni çok mutlu etti. Hemen 1 ay içerisinde yazıştık, tanıştık,  planladık ve aralık ayı içerisinde birbirimize kartlarımızı attık.

Şimdi sizinle bu kartları paylaşmak istiyorum;

8 Ocak 2018 Pazartesi

Gözüm Fırladı...Sandım

Kaç gündür blog yazmadığımın farkındasınızdır. Bu yüzden bile blogumu takipten çıkaranları görmek beni üzdü. Sorun değil biri gider başkası gelir beni ben olduğum için yazılarım için takip edin de başka bir şey istemem. Hepinizi tanımasam da çok seviyorum her yorum her düşünce benim için çok değerli. 

3 Ocak 2018 Çarşamba

Yılbaşında Gelen Hediyeler


Bu yıl yılbaşı öncesi adeta bana hediye yağdı. Benim için çok verimli bir yılbaşı oldu. Ailemden gelen hediyeler beni çok mutlu etti. Belki daha fazla da gelebilirdi ama bu yıl ailemin hepsi ile görüşme fırsatım olmadı. Zaten 7 yıldır hayatımda bir tane bile arkadaşım yok. 
(İnşallah geçmişte bıraktığım insanlar hayatımın gelecek zaman diliminde karşıma çıkmazlar ve hayatıma tekrar girmezler.) 
 Bu yüzden küçücük güzel hediyeler aldım.
Tasarım:Sawako Kuronuma