This Blog is protected by DMCA.com

31 Mart 2018 Cumartesi

İnsanlık Suçu (Dizi)

Bu diziyi çok bekledim ama beklediğime pek değmedi. İlk bölüme göre aşırı derecede yavaştı. Yönetmen koltuğunda Barış Yöş oturuyor. Deneyimli yönetmenin çekimlerini severim dizinin teknik kısmı çok iyiydi. Çekim rengi dizinin konusu ve kurgusuna çok uymuştu. Çekim için seçilen mekanlar on numaraydı ama senaryo kısmı maalesef iyi değildi.

Klasik, klişe konunun yanı sıra işleyişini de sevmedim. İlk bölüme göre oyunculuklar güzel olsa da işleyiş kısmının yavaşlığı bana sıkıntı verdi. Sıkıldığım içinde konsantre olamadım. İlk bölümün günahı olmaz daha başlangıç sonuçta ama bu şekilde işleyiş ilerlerse bu kadroya yazık olur. Kurgu kısmını da çok sevemedim. Bazı yerlerde oyuncuların oyun oynadığı da çok belli oluyordu.

Mesela ilk dakikalarda bir kaza kısmı vardı orada inandırıcılık sıfırdı. O sahnede Kaan Yıldırım'ın performansına çok şaşırdım. Fakat genel olarak Kaan Yıldırım'ın oyunculuğuna baktığımda çok iyiydi. Karakteri gururlu, onurlu bir karakterdi. Kaan'da belli ki karakterine çok çalışmış ve karakteriyle bütünleşmişti. Emeğine sağlık genel performansı çok iyiydi.

Gizem Karaca ve Kaan Yıldırım'ı pek yakıştıramadım. İkisi ayrı ayrı bakılınca çok iyi oyuncular ama birlikte olan sahnelerinde elektrik alamadım. İlk bölüm olduğundan sanırım tuhaf bir soğukluk vardı birbirlerine bakışlarında mimiklerinde beden dillerinde sanki çekim yok gibiydi. En azından ikisinin uyumu bana geçmedi. Fakat Gizem'in karakteri çok güzel yazılmış bir karakter. Gizem karakteri çokta güzel oynamıştı. Eşi diye yazmıyorum ama Kaan'ın karşısında
Ezgi Eyüboğlu olsa daha güzel olurdu diye düşündüm. Çünkü Gizem ile fiziksel olarak uyuyorlar ve Kaan ile uyumlular sanki karaktere daha iyi yakışırdı diye düşündüm. Fakat yazdığım gibi Gizem tek başınayken çok iyi bir oyunculuk sergilemişti.

Serkay Tütüncü'nün ilk rolü sanırım. Açıkçası oyunculuğunu hiç beğenmedim. İsim olarak severim sunduğu programı da izliyordum ama oyunculuk için fazla erken davranmış gibi geldi. İnşallah ilerleyen bölümlerde oturur oyunculuğu öğrenmeye açık bir insan gibi geliyor. Yolu açık olsun.

Deniz Uğur artık aynı karakteri oynamaktan ne zaman vazgeçecek merak ediyorum. Hep burnu kaf dağında zengin ve herkesi küçük gören karakterleri oynuyor. Cidden artık sıkıldım ve oyunculuğunu da gölgelemeye başladı.

Ve Ahmet Mümtaz Taylan... O bir efsane o bir usta oyuncu. Haddime değil ama yazmak isterim oyuncu hangi karakteri versen çatır çutur oynuyor. Her bir karakterinde farklı bir his yaratıyor. O kadar değerli bir oyuncu ki bence koruma altına alınmalı...

Vallahi yalan yazamam pek sevemedim. İlk 4 bölüm her zaman şans verdiğim için bu diziye de şans vereceğim. Sever miyim bilmiyorum ama şu an için olmadı. Fakat benim sevmemem başkasının sevmediği anlamına gelmiyor. Sosyal medyadan okuduğum kadarıyla dizi bayağı bir sevildi. Bence sizde bir şans verin beli siz seversiniz.
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 12. sırada, tekrarı ise 18. sırada tamamladı.
İNSANLIK SUÇU

Masum Değiliz (Dizi)

Dizinin ilk yarım saati sıkıcı gelince ''-Aha! Beğenmediğim bir dizi çıktı.'' dedim. Dizi sanırım bir mahalle dizisi şekilde gidecek diye beklerken bambaşka bir yere gitti. Aniden entrikalar, suç, gizem hepsi birden üst üste geldi. Ve dizi yavaş yavaş beni kendine çekti. İlk bölüme göre çok hızlı ve yükselen bir dizi değildi her ne kadar bir cinayet işlense de. Fakat sıkıcı bir dizide değildi. Bilakis merak uyandıran türdeydi.

Sadece dizide anlamadığım olay gerçek hayatta nişanlısı olan Ushan Çakır varken Damla Sönmez'in Uraz Kaygılaroğlu'na mı yar olacağıydı. Cidden bunu çok merak ediyorum diziyi hangi yönde yazacaklar.

Aslında tam olarak kim kiminle onu da anlamadım. Sanki eşleşen karakterler aslında eş değilmiş gibi geldi. Entrika yüksek olunca aldatmalı şeylerin ortaya çıkacağını düşündüm. En azından ilk bölümden öyle bir hava aldım. Dizinin ilk bölümüne göre çekim kısmını çok sevemedim. Konuya göre renklerin biraz mat ve kasvetli olmasını isterdim. Dolgun renk kullanıldığı için o katillermiş havasına giremedim. Yalnız arka planları olayın olduğu yeri ve açıları çok sevdim. Tabii sevdiğim bir şey daha vardı o da oyunculuklar. Başrolleri benim sevdiğim oyunculardan seçmeleri diziyi izleme nedenlerimden biri oldu.

Uraz Kaygılaroğlu'nu hayran derecesinde çok seviyorum. Ne kadar komediyi kendisine yakıştırsam da dram dizilerine de çok yakışıyor. Yalnız git gide eriyor mu n'apıyor ayrı bir yakışıklı oluyor. Eski hallerini hatırlayınca insan hayret ediyor. Bana göre şarap gibi adam ve bence ilk bölümün kahramanı da Uraz. Çünkü öyle iyi yaşanılan olayın duygusuna girmiş ki izlerken gerçekten yapmış hissi verdi. Duygu geçişleri müthişti.

Ushan Çakır konuşmasa öylece dursa yine izlerim. Saçlarını hiç sevmiyordum. Berduş havasından kurtulmasına çok sevindim. O yakışıklı yüzü aydınlanmış gibiydi. Bu dizide ki karakterine anlamsız şekilde sevdim. Bir doktor olarak karşıma çıkması hoşuma gitti. Oyunculuk yönünden kedi gibi bir oyuncu zaten. Hangi karakteri oynarsa oynasın o karakteri hemen benimsiyor. Her karakterinde duruşu, konuşması ve mimikleri değişiyor. İyi bir oyuncu ve bu diziye çok yakışmış.

Sercan Badur neden hem böyle rollerde oynuyor acaba hep merak etmişimdir. Hep bir yetersiz hep bir duygusal hep en çok ağlayan karakter... Cidden bu kadar iyi bir oyuncu bambaşka karakterleri oynayabilir diye düşünüyorum. Bölüm boyunca yine Damla Sönmez ile oynadığı dizide ki karakterini gördüm. Üstüne sanki o karakter yapışmış hissi verdi. Fakat performansı çok iyiydi.

Aras Aydın'ın karakterine sinir oldum. Zaten tüm her şey onun yüzünden oldu. Bence bu dörtlü de en pislik bence Emir. Olaydan hariç bir işler peşindeymiş gibiydi. Bir eve düşen yıldırım, bir zehirli sarmaşık gibiydi. Tüm bölüm boyunca -''Puu! ALLAH canını almasın pis.'' demekle geçti. Bu yüzden dizinin kötü karakteri bence Aras Aydın. Şimdiden nefret ettiğime göre çok iyi bir performans beni bekliyor gibiydi.

Damla Sönmez'in ilk bölüme göre sahnesi çoktu. Ortalama bir oyunculuğu var geçen sürede hiç değişmemiş. Aynı naiflikte aynı mimikler ve aynı ses tonlaması ile Bildiğimiz Damla Sönmez performansıydı. Karakterle ne kadar uyumlu tam belli değil ama büyük ihtimal Sercan Badur'la olan dizisinde ki kadar bir performansı olur. Yalnız inşallah senaristler Ushan Çakır ile yazarlar. İkisini seviyorum, çok yakıştırıyorum, çok tatlılar. Çok mutlu olsunlar.

Oya Unustası'nın da ortalama bir oyunculuğu var ama bu dizide çok itici geldi. Oysa ki çok severdim ben. Ne oldu anlamadım ama oyunculuğu beni çok itti. Hani bazı dizilerde bazı karakterler olur ya çok soğuk gelir. Bu karakterde bana öyle geldi. Karakter olarak tabir-i caizse çok uyuz yazılmış.

Bu kadar iyi kadro ile bu dizinin reytingleri düşük gelir ve ya senaryo ilerleyen bölümlerde klişe saçma olursa çok üzülürüm. Belli ki emek verilen bir proje olmuş. Her bölümün bu kadar iyi kurgulanması dileğiyle. Eğer entrika seviyorsanız tam sizlik dizi kaçırmayın derim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 20. sırada, tekrarı ise 37. sırada tamamladı.
MASUM DEĞİLİZ

29 Mart 2018 Perşembe

Avlu (Dizi)

Her zaman ki gibi bir dizinin ilk bölümünü izlerken telefonumdan sürekli yenileyerek dizi hakkında atılan tweetleri de kontrol ediyordum. Bir tweet cidden hoşuma gitti. Kimin bu tweeti attığını ekran görüntüsü olarak paylaşmayacağım ama o kadar hoşuma gitti ki tweeti size de kopyalıyorum.

''#Avlu Keşke bir defa bile olsa bir şeyin hakkını veren bir toplum olabilsek ama yorumlardan da görüldüğü gibi cehalet yine üst safha...''

O kadar doğru ki son yayınlanan ''iyi'' dizilerde hep bu düşüncede oluyorum. Uyarlama olduğunu bilmeden uyarlama olan dizinin adını yazıp aa ben biliyorum havasında olan mı dersiniz dizinin başında kurumlarla ilgili yoktur hayalidir yazdığı halde nerede böyle hapishane yazan mı dersiniz ne derseniz deyin. Cidden araştırmadan ve düşünmeden yazarken okuyan ne düşünür diye düşünüyorlar mı merak ediyorum. Fakat şöyle bir gerçek var eskiden gardiyan deniliyordu şimdilerde infaz koruma memuru olarak geçen mesleği yapanların kaygı ve rahatsızlıklarını anlayabiliyor ve hak veriyorum. Onların tweetlerini saygı ile okudum. Bende olsam bende rahatsızlık duyardım.

Avlu, Prisoner dizisinden uyarlama bir dizi. Prisoner, 1979-1985 yılları arasında 16 bölümlük bir yapım olarak tasarlansa da toplamda 692 bölüm olarak yayınlanmış bir diziymiş. Dizi 2013'te WentWorth Prison adı ile Avustralya yapımı bir televizyon dizisi olarak uyarlanmış. Fakat dizi yayın boyunca izleyici Orange Is the New Black ve Vis a vis dizilerine de benzettiler.


Dizi de ilk dikkatimi çeken plato oldu. Hayal ürünü olduğu için böyle bir plato kurmaları çok iyi olmuş. X bir cezaevinde çekilseydi eminim ki şu an olumsuz yorum yapanlar daha şiddetleneceklerdi. Bu şekilde yapılması daha sağlıklı olmuş hemde izlemedim ama anladığım kadarıyla orijinaline de uygun olmuş. Yüksel Aksu favori yönetmenlerimdendir elimden geldiğince projelerini takip etmeye çalışıyorum. Bu diziyi izlememin yarı yarıya nedeni de Yüksel Aksu. Diziyi izlemeden önce acaba nasıl olur diye hiç düşünmedim. Çünkü istediğim gibi olacağından emindim. Dizinin çekiminden müziğine kadar her şeyini çok sevdim. Geçişlerde kullanılan o mekanlar beni benden aldı. Dizinin yönetmeni kadar görüntü yönetmeni de çok başarılı bir iş çıkarmıştı. Dizinin konusuna işleyişine göre çekim için seçilen renkte çok güzeldi. Yazılarımı okuyorsanız artık az çok bilirsiniz böyle grimsi mat çekim renklerine bayılıyorum. Diziye kasvetli bir hava veriyor.

Dizinin set ekibi kadar oyuncuları da çok iyiydi.
Demet Evgar'ın performansı çok güzeldi. Masum bir kadın gibi hissettirmese de çoğu sahnesinde tüylerimi diken diken etti. Gerçekçilik yönünde çıtayı bayağı yükseltmişti. Karakterine iyi hazırlandığı belli oluyordu.

Ceren Moray hangi karakteri oynarsa oynasın onun havasına hemen girebiliyor. Tam bir kedi kız. Psikopat ve pislik denilince akla gelecek oyunculardan biri bana göre. Bu yüzden karakterini en çok sevdiğim oyuncu Ceren oldu. Sanki gerçek kişiliği de böyleymiş gibi geldi.

Nursel Köse tam Ceren'in karşısına yakışır bir oyuncu olmuş. İkisinin uyumunu çok beğendim. Muhteşem bir şer ikilisi olabilirlerdi. Fakat senaryo gereği düşman iki kadını oynuyorlar..

Kenan Ece'yi bu diziye hiç yakıştıramadım. Çok pasif ve çok havada bir karakter olmuştu.

Keza Şebnem Dönmez'de hiç uymamıştı. Bir şeyler eksik ve havada kalmıştı. Özellikle gözlükleri çok canımı sıktı. O kadar uyumsuzdu ki onun sahnelerinde hep gözlüğü dikkatimi çekti. Neyse ki hızlıca diziden çıktı.

Rüçhan Çalışkur'u dizi de mahkum olarak görmeyi beklerken zengin bir görümce olarak karşıma çıkması da hayal kırıklığı yarattı. Ne güzel olurdu koğuşta şöyle bir kötülük timsali olsaydı.

Çağdaş Onur Öztürk'te Kenan Ece gibi diziye olmamıştı. Gardiyan havasına girememiş gibiydi.

Şeyla Halis ve Ayça Damgacı'yı dizide gördüğüme çok memnun oldum. Biraz süredir ikisi de ortalıkta yok gibiydi ve bana göre ikisi de aynı kulvarda oyuncular. İkisinin birden dizide olması çok farklı bir karakterle karşıma çıkması beni nedensiz yere mutlu etti.

Ve son olarak Ümmü Putgül oyuncunun ismi galiba ilk dizi projesi olduğunu düşünüyorum. Şivesi ile harikulade bir performans sergiledi. Bence ekranların böyle yetenekli oyunculara ihtiyacı var.

Ben diziyi seven kısımdayım. Dizi ülkemize göre üç beş beden büyük olsa da çok farklı ülkemize uymayan bir şekilde konu anlatılsa da sevdim. Bence böyle farklı konulara ihtiyacı var ekranların. Bence sizlerde bir şans vermelisiniz. Eminim diziyi seveceksinizdir. Bolca psikopat görmek istiyorsanız hemen izlemenizi tavsiye ederim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 24. sırada tamamladı.
AVLU

25 Mart 2018 Pazar

Tehlikeli Karım (Dizi)

Uzun zaman sonra nefesimi tutarak izlediğim bir dizi buldum. ALLAH'ım şükürler olsun pazar günleri artık zap yapmaktan sıkılmaktan kurtuldum. Dizi cidden istenileni vermiş yapımda emeği geçen herkesi tebrik ederim, vallahi helal olsun. İnşallah yarın sabah çok yüksek bir reyting ile dizinin bu enfes bölümü taçlandırılır. Dizinin ilk dakikasından itibaren o kadar heyecanlandım ki normalde benim bilgisayar başında izlemem gerekirsen televizyonun önüne oturup sonuna kadar izledim.

Öyle bir kurgu yapmışlar ki -''Vay arkadaş!'' dedim. Resmen film gibi ilk bölüm çekmişler ve şimdiden nasıl devam edeceğini merak ediyorum. Her ne kadar buna benzer bir film olan Gone Girl'e benzetseler de senaristler işleyişte işi bitirmişler. Artık senaryolarını takip edeceğim iki senarist daha var. Bunlar Nalan Merter Savaş ve Vilmer Özçınar. Cidden ikisini de tebrik ederim. Mantıklı bir şekilde bu kadar entrika ve zekice kurgulanmış bir diziyi bize sundular.

Bu arada dizi ''Boku no yabai tsuma'' Japon dizisinden uyarlama. Fakat son zamanlarda çıkan diziler arasında cidden böyle bir diziye ihtiyacımız vardı ve onu karşıladılar. Açıkçası o kadar çok beğendim ve etkilendim ki diziden bıraksanız arka planda olan teknik ekip için sayfalarca methiyelerle dolu cümleler kurabilirim. İnşallah sonra ki bölümlerde ilk bölüm gibi olur ve düşüncelerim değişmez.

Gonca Vuslateri, Mustafa Üstündağ ve Bige Önal çok saygı değer ve iyi oyunculardır. Oyunculuklarını kusursuz bulurum ama bu dizide Seçkin Özdemir ayrıntısı çok göze çarpıyordu. Bence dizi tutmasa bile (tutacağını düşünüyorum) Seçkin doğru projeyi doğru karakteri bulmuş. 2014 yılında başrolünü oynadığı dizi bittikten sonra altı tane projede oynadı. Evet, diziler güzeldi ama Seçkin hep bir tık havada kalıyordu. Yani; bir şeyler tam oturmuyordu, yoktu. Fakat bu diziyle biraz da oyunculuğunu geliştirerek tam anlamıyla uymuş ve olmuş şekilde karşımıza çıktı. Bence bölümün kahramanı tartışmasız Seçkin Özdemir'di.

Gonca Vuslateri'ye bayılıyorum. Kadın minicik ama devasa boyutta bir oyunculuğa sahip. Ayrıca bu oyuncunun olduğu dizinin tutmama ihtimali de çok düşük oluyor. Seçkin Özdemir'le uyumlarına bayıldım. Tehlikeli bir eşi oynaması ve performansı muazzamdı.

Komik gelecek ama Mustafa Üstündağ ve Seçkin Özdemir'in uyumuna da bayıldım. Hatta ilerleyen bölümlerde bu ikiliyi birbirine yakıştırabilirim bile. Birbirlerine oyun atmaları, bakışmaları, beden dilleri çok hoştu. Başrolde bu ikisi olsaydı kadın oyuncular olmasaydı bile güzel olurmuş. Bence Seçkin ve Mustafa kamera arkasında çok iyi anlaşmışlar bu da kamera önüne yansımış.

Bige Önal'a fettan karakterler çok yakışıyor. Böyle bir sinsilik var oyunculuğunda. Direk bakıldığında tatlı kız ama oyunculuk kısmına gelince o sinsiliği hissettiriyor. Zaten bu hissettirdiği için çok iyi oyuncu. Kadın sinsiliği o kadar güzel oynuyor ki resmen bütünleşiyor. Şöyle tatlı, ev kedisi bir karakterde hiç düşünemiyorum. İlk bölüme göre gayet başarılı bir performans sergiledi.

Dizinin jenerik kısmını çok beğendim. Canlı renklerin kullanıldığı çekim ve çekim açıları hoşuma gitti. Seçilen mekanlar çok güzeldi. Drone detayını çok sevdim. Orijinalinde var mı bu detay bilmiyorum ama çok güzel düşünülmüştü. Sahnelerde ki arka plan yani dekor çok hoşuma gitti. Kıyafet seçimleri çok dikkat çekiciydi, oyuncuların kıyafetlerini de sevdim. Sahnelerde kullanılan müzikler, sahnelerle çok uyumluydu. Tüm oyuncular karakterlerini benimseyip bütünleşmişlerdi. Bu yüzden bana göre dizi kusursuz olmuştu. Yukarıda da yazdığım gibi inşallah dizi tutar ve sonraki bölümleri de böyle heyecanlı olur. İyi ki uyarlamışlar, iyi ki hakkını vererek bu projeyi bize sunmuşlar. Tüm set ekibini tebrik ederim. Vaktiniz bile yoksa vakit yaratıp bu diziyi izleyin. Şiddetle, hunharca diziyi öneririm. Muhakkak bu diziyi izleyin.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 13. sırada, tekrarı ise 28. sırada tamamladı.
TEHLİKELİ KARIM

20 Mart 2018 Salı

MEHMED Bir Cihan Fatihi (Dizi)

''Sonunda başladı hoş geldin, gönlümün sultanı Kenan İmirzalıoğlu...'' yazarak yazıma başlamayı isterdim ama önce sosyal medyada yazılanlardan bahsetmek istiyorum. Neden orada tanrı dedi? Bu adam 43 yaşında 20 yaşında bir padişahı nasıl canlandırabilir? Dekolte var yazıklar olsun... (Çıldırma emojisi yok mu yıl olmuş 2018 hala emojisi yok yazıklar olsun)

''Orada neden tanrı diyor? Orada ki kişi acaba müslüman bir kadını mı oynuyor? O kadın kimdir? Kim bu Mara Despina?'' bu soruların cevabını kendilerine sordular mı merak ediyorum. Eleştirmeden önce izlediğimiz şeyin gerçek tarihini biliyor muyuz, çok merak ediyorum. Gerçekten yorumları okurken beynim yandı. Hristiyan bir karakterin ALLAH demesini bekliyorlar resmen şaka gibi.

Diğer bir durum Kenan'ın yaşı... 20'li yaşlarda genç bir oyuncunun oynaması için bu karakteri kırk fırın ekmek yemesi lazım öncelikle ki böyle bir karakteri biz Kenan'da bile acaba diyerek izlerken nasıl genç deneyimi olmayan birini görecektiniz merak ediyorum. Gerçi o zaman da karaktere oyuncu olmamış yapamamışlar diye yazardınız orası kesin.

Dekolte kısmına gelince öyle yorumlar vardı ki gören göbeğine kadar dekolte açmışlar transparan giydirmişler sanır. Top topu 3- 5 kadın oyuncu çıktı onlarda zaten bir ikisi Bizans kadınıydı. Tamam biraz daha yukarıda olabilirdi kıyafetleri ama çok göze batan aman ALLAH'ım bu ne fazla dekoltelik bir durum yoktu.

Yani anlayacağınız sosyal medyada bir kesim daha dizinin 3. dakikasından itibaren diziyi izletmemek için ve kötülemek için ellerinden geleni yaptılar. Helede sonuna şu diziye bakın diye dizi kıyaslaması yapmaları alenen açık ediyordu niyetlerini. Ha eleştiri kısmında haklı olanlarda vardı. Mesela İstanbul Türkçesi ile konuşuyorlardı, bir tarihi hele de Osmanlı dizisine göre replik kısmı basit kalmıştı. Çekim hatalarını bu dizi için hatadan saymıyorum. Çünkü ilk bölüm için şanssızlıkların ardı arkası kesilmedi. Çok zor şartlarda, çok zor bir şekilde çekildiği medyaya yansıdığı için ilk bölümde ki tüm çekim hatalarını görmemezlikten geliyorum ve sonraki bölümlerde yavaşça oturacağını düşünüyorum. Dizinin müziklerini beğenmeyenlerin tam tersi ben beğendim. Kim yaptıysa ellerine sağlık insanı coşturacak sahnelerin ambiyansını sağlayacak cinstendi.

Her dizi yazısında tek tek oyuncuların oyunculuklarından bahsediyordum ama bu dizi için bahsetmek istemiyorum. Çünkü cast fazla iyi oyunculardan oluşmuştu. Bir iki yeni oyuncu vardı ama onlarda ustaların yanında kaynayıp gidiyorlardı. Bence hepsinin karaktere tamamen bürünmesi ve oldukça iyi performans göstermeleri hayran olunacak cinsteydi. Hele ki gönlümün efendisi Kenan İmirzalıoğlu bölümün kahramanı yazsam yalan olmaz. Öyle güzel bir Fatih olmuş ki yerine başka bir oyuncuyu düşünemem. İzlerken Fatih Sultan Mehmet'in o heybetini, o gözü karalığını ve kararlılığını tahmin edebiliyordunuz. Yani; Kenan o milli ruha bürünmüştü. Zaten bu karakter için bayağı kilo verdiğini ve çok çalıştığını söylemişti ama bu denli tamamen karakterle bütünleşebileceğini düşünmemiştim. Bence oynadı ve izleyiciye (en azından bana) yaşattı.

Diziyi şiddetle tavsiye ederim vaktiniz yoksa bile vakit yaratıp izleyin. Ben çok beğendim, salı geceleri için yeni favorim belli oldu.

...Ve sonunda başladı, hoş geldin gönlümün sultanı Kenan İmirzalıoğlu.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 14. sırada tamamladı.
MEHMED BİR CİHAN FATİHİ

19 Mart 2018 Pazartesi

8. Gün (Dizi)

Ay yapıma inanamıyorum ama sanırım kanaldan kaynaklı bir durum iki imzalı dizisini birbirine rakip yaptı. İki diziyi düşününce yapıma -''Seni çılgın!'' demeden edemiyorum. Cidden iki dizisinin aynı zamana denk gelmesi çok ilginç oldu. Gerçi yapımın adı varsa iki dizide başarılı olacaktır ama yine de merak etmeden insan kendini alamıyor. Şimdiden iki dizi için reyting sonuçları nasıl olacak merak ediyorum. Yarın sabahı iple çekiyorum yazsam abartı olmaz. Dizinin daha ilk dakikalarında ilginç bir dizi izleyeceğimiz belli oluyordu. Dizi baştan aşağı çok güzel kurgulanmıştı ve hikayeye göre çekim rengi çok güzeldi. Böyle soluk, mat, biraz grimsi çekimler her zaman beni benden alıyor. Ayrıca ilk bölüme göre seçilen mekanlarda muazzamdı.

Musa Uzunlar usta bir oyuncu olsa da hakkında saygı ile bir şeyler yazmak istiyorum. Tam anlamıyla usta kelimesini hak eden bir oyuncu. Bence bölümün kahramanı Musa Uzunlar'dı. Karaktere verdiği hava, profesyonel oyunculuğu kendine hayran bıraktırıyordu. Bir önceki karakterini silemez diye düşünüyordum ama ilk bölümden aldığım izlenime göre bu karakter o karakteri unutturabilir bence.

Ceyda Düvenci'yi ekranlarda görmek beni çok sevindirdi. Özel hayatını da çok sevdiğim oyuncu favori oyuncularımdandır. Ekranlara dönmesi gereken bir oyuncu olduğunu düşündüğüm zamanlarda döndüğünü görmek ve izlemek çok büyük bir zevkti. Şehnaz karakteri çok yakışmıştı.

Cem Davran ciddi karakteri oynadığı zaman bir garip hissediyorum. Sanki hep espri patlatacakmış gibi duruyor. Kendisi çok saygı duyduğum bir oyuncu ve iyi bir oyuncu. Diziye yakışmış, belki bu karakteri ile o ön yargımı kırar kim bilir... Dizinin kötü adamı da olsa onu seveceğimi umuyorum.

Yiğit Kirazcı ve Burcu başrol olsalardı en sevmediğim dizi çifti olabilirlerdi. Açıkçası eşi rolünde ama hiç yakıştıramadım. Oyunculuk yönünden uyumlulardı ama fiziksel olarak hiç yakışmamışlardı. İkisinden hiç güzel elektrik alamadım. Neyse ki başrolleri ikisi paylaşmıyor Yiğit Kirazcı bir önceki dizisinden bu yana oyunculuğunu daha gerçekçi hale getirdi. Kendini geliştiriyor olması her karakterinde çıtayı yükseltmesini çok beğeniyorum. Geleceği parlak bir oyuncu olarak görüyorum. Dizi için doğru seçim görünüyor.

Burcu Biricik çok farklı geldi. Normalde çok beğendiğim bir oyuncu değildir ama bu dizi de tüm performansını ortaya koymuş gibiydi. Annesini kaybettiğini öğrendiği sahne o kadar gerçekçiydi ki tüylerim diken diken oldu. Bunun günü çoğu yükseldiği sahneyi çok iyi oynamıştı. Oyunculuğu bu kadar iyi miydi yoksa kendini mi geliştirdi bilmiyorum ama daha önceki projelerinden farklı bir performansı vardı. Bu dizi ile ön yargılarımı kıracağım ikinci oyuncu olacak galiba.

...Ve müthiş adam Buğra Gülsoy. İyi ki Türkiye'de Buğra Gülsoy diye biri var ve iyi ki oyuncu. Türkiye'de hak ettiği değeri hemen hemen gören oyunculardan biri olduğunu düşünüyorum. Yaptığı işler o kadar güzel ki bence kıymetli oyuncularımızdan biri. Hem yazıyor, hem çekiyor, hem oynuyor... Böylesi üretken oyuncular koruma altına alınmalı diye düşünüyorum. O ses tonu, mimikleri, yerinde çıkışları... Hangi oyuncu ile oynarsa oynasın kendine yakıştırmayı biliyor. Bu dizide de Burcu Biricik ile yakışmışlardı. Şöyle romantik sahneler olsa ileri ki bölümlerde tadından izlenmez bir hal alır bence.

Tüm oyuncular doğru ve tanınmış oyunculardan seçilmişti. Pot duran bir oyuncu yoktu bilakis hepsi birbirinden güzel performans sergilemişlerdi. İnşallah reytingleri çok iyi olur. Reytingde üst sıralarda olmayı hak eden bir proje olmuş. Bu akşama bir diziniz yoksa şiddetle bu diziyi izlemenizi tavsiye ederim. Denk gelirseniz muhakkak izlemelisiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 16. sırada, tekrarı ise 33. sırada tamamladı.

8. GÜN

Yasak Elma (Dizi)

Dizinin gününü sevmesem de izlemeden kendimi alamadım. İlk fragmanlarını gördüğümde şans vermem gerektiğini düşünmüştüm. Entrikalarla dolu bu diziye şans verdiğim için pişman olmadım. Fakat çok klişe olması gözümden kaçmadı. Türk dizilerinin klasik tüm sahnelerini ve konularını küçük küçük almışlar gibi geldi. Oyuncu hayranların yanı sıra izleyici kitlesinin hangi kesimden olacağı hemen hemen belli. Dizi genel olarak akıcı olsa da Çok farklı bir konu beklediğim için sanırım beni çok çekmedi.

Oyunculara baktığımda; 
Şevval Sam tüm hanımefendiliği ile diziye bambaşka bir hava vermişti. Duruşu, oyunculuğu o kadar asil ki izleyiciyi cezbediyor. Bana göre bu diziyi yukarıya taşıyan Şevval Sam olmuştu.

Talat Bulut'un son oynadığı projelerde hiç kötü olduğu karakteri hatırlamıyorum. Bu dizi ile sanki kötü bir karakter olacakmış hissine kapıldım. Sanki dizinin kötü karakteri Talat Bulut'muş gibi geldi. Şevval Sam ile uyumları olmuştu ama böyle katı bir karakterle ilk dakikadan beni kendinden itti.

Onur Tuna sanırım kendi ses tonunu kullanmış. Bu yüzden oyunculuğunun yanı sıra kendi ses tonunu kullandığı için benden puanı yüksek oldu. Fakat bu karakterin yerine gözü kara cengaver karakterleri ona çok yakıştırıyorum. Zengin, detaycı ve mükemmeliyetçi bir karakter olması gözüme battı. Fakat performansı gayet yerindeydi.

Eda Ece'nin gözlerini sonuna kadar açarak oyunculuk sergilemesi oldum olası gözüme batıyor. Sanki gözlerini ön plana çıkarmaya çalışıyor gibi. Pörtlek dediğimiz göz yapısına sahip değil ama neden açarak oynuyor anlam veremiyorum. Belki bu karakterle düzelir diye düşündüm ama bunda da aça aça oynuyor. Haliyle izleyici olarak direk gözlerine odaklanıyorum ve oyunculuğunu göremiyorum. Bu yüzden iyi mi kötü mü emin değilim ama ortalamanın üstünde olduğunu düşünüyorum.

Sevda Erginci bana göre muazzam bir oyuncu. her oyunculuğunda bir tık daha öteye götürüyor gerçekçiliğini. Bu karakter de ona çok yakışmış ve Onur Tuna ile uyumlu olmuşlardı. İkilinin sahneleri iç ısıtan cinstendi. Hani oyunculuk yaptıklarını bilmesem gerçekten ikisi arasında bir şeyler var diyebilirim. Eğer dizi tutarsa bu çiftte favori çiftler arasına adını yazdırabilir bence.


Şafak Pekdemir'in ses tonu beni benden alıyor. O kadar orijinal bir ses sahip ki o konuştuğu zaman ALLAH ALLAH demeden kendimi alamıyorum. Aslanlar gibi ses tonuna bayılıyorum. Bu dizide karakterine yakışmamış ama o ses tonu bende ki tüm olumsuz görüşleri yok ediyor. Bence hak ettiği yerde olmayan yetenekli oyunculardan biri Şafak Pekdemir.

Son olarak Sinan Eroğlu'ndan bahsetmek istiyorum. Daha önceki dizisinde bir doktoru canlandırmıştı. 2016 yılından bu yana ekranlarda yoktu ve samimiyetimle yazıyorum, özlemişim. İnşallah çok sahnesi olur dizide.


Dizi yukarıda da yazdığım gibi klişe bir dizi. Fakat işleyişi ve kurgusu çok akıcı. İlk bölüme göre fazla akıcı hatta konu geçişleri fazla hızlıydı. Eğer entrika seviyorsanız bu dizi tam size göre. Eğer denk gelirseniz ve vaktiniz varsa bu diziyi izlemeyi ihmal etmeyin. 

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır. 

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 9. sırada, tekrarı ise 27. sırada tamamladı.
YASAK ELMA

15 Mart 2018 Perşembe

BIOSCHA Nar / Zeytinyağlı / Aloevera Kremi

Son günlerde durmadan elime yüzüme dudağıma sürdüğüm favori kremlerimden memnun kalınca hemen size bahsetmek istedim. Bir gün teyzemin arabasında markanın Aloevera olan kremini gördüm. Basmalı ve kokusu güzel gelince almak istediğimi söyledim. Teyzemde sağ olsun hayır demedi. O günün akşamı ilk deneyimimi gerçekleştirdim. Hemen kremin emmesi ve cildimi yumuşacık yapması çok hoşuma gitti. 

Annemin cildi çok kuru bu yüzden cildi çok hassas. Durduk yere hemen derisi açılır ve kanamaya başlar. Çoğu zamanda pul pul dökülür. Birde komik ama kulağında bir sorun var bu yüzden sürekli kaşınıyor. Egzama değil ama ona benzer bir durum. Kulağının dış kısmında ki bu kaşıntıya doktorun verdiği kremlerde bir işe yaramıyordu. Bir süreyim güzel kremmiş cildimi tedavi etti dedi ve sürdü. İlginç ama kulağında ki kaşıntıyı da geçirdi. Bunun üzerine ben aloeveralı olanını kullanmamaya başladım. 20 günü geçti sanırım küçücük bir parça olarak kullanıyor annem ve cildi bayağı güzelleşti. Aloevera'dan dolayı mı yoksa kremin içeriğinden mi ondan emin değilim. Tabii kremde gözüm kaldı ama anneme de iyi geldiği için çabuk bitmemesi gerekliydi. 

Nereden bulurum diye düşünürken teyzeme gittim. Yatacağım odaya girdim direk zeytinyağlı ve narlı olanını gördüm. Hemen ben bunları vermesen bile alıyorum dedim. Biraz arsızca oldu ama yine teyzem bir şey demedi ve aldım. Narlı olan meyveli olduğundan sanırım şekerli sakızlar gibi kokuyor. Zeytinyağlı olansa normal krem kokusunda. Şu an kokusundan dolayı narlı kremi kullanıyorum ve yine güzel etkiler aldım. Bu yazıyı yazacağım için 2 gündür zeytinyağlıyı kullanıyorum yine memnun kaldım. Bu sürmelere doyamadığım krem hakkında biraz sizlere bilgi vermek istiyorum. 

14 Mart 2018 Çarşamba

Neden Blogumu Güncellemedim

Moralim bozuk olduğunda hiç bir şey yapmak istemiyorum. Son günlerde de olaylar ardı ardına gelince moral bozukluğundan bir türlü kurtulamadım. 


7 Mart 2018 Çarşamba

Minnetsiz İnsan En Tehlikeli İnsandır

+Canım şu işimi yapar mısın?
-Tamam yaparım.
(Senden iyisi yok.)

+ Canım benim için şuraya gidip şunu alır mısın?
-Tamam giderim.
(Senden güzeli yok.)

+ Canım çocukları iki güne bir sana getirip 1 ay kaldırıyorum ama yine sen de kalabilir mi?
-Tamam canım kalabilirler.
(Sen bir tanesin.)

+Canım evin küçük koyacak yerin yok ama 6 aylığına şu kocaman eşyam sen de kalabilir mi?
-Tamam kalabilir.
(Sen Dünyanın 8. harikasısın.)


+ Canım aynı şeyleri tekrar istiyorum ama hepsini yapar mısın?
-Hayır. 
(Senden kötü, küstah, lanet, saygısız, gıcık, iğrenç insan yoktur.)

Tasarım:Sawako Kuronuma