23 Ağustos 2017 Çarşamba

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.

18 Ağustos 2017 Cuma

Dedikodu//Super Junior Siwon Yuvasına Döndü

İki gündür bilgisayarımın başında Siwon'un fotoğraflarını ve geleceği günün eksilmesini sayarak omuzlarımı oynatıyorum. Şimdi bu yazıyı yazarken de bir cümle yazıp dans etmeye devam ediyorum. Çıkı çıkı çıkı çıkı!
Yalnız oynuyorum filan ama Siwon giderken de ben oynuyordum .Neredeyse iki yıldır bende hiç bir şey değişmedi.

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Son Günler Ne Yaptım #6

Aslında ocaktan bu güne kadar ne yaptığımı yazmam lazım. Son 8 ay ne yaptım neler oldu hepsini bir bir yazmak istiyorum. Bunun gibi postları çok yakın zamanlarda yazmamaya özen gösteriyorum ama yazdıktan sonra da bir rahatlama olduğunu hissediyorum. Sizinle buradan sohbet etmek acayip hoşuma gidiyor. Bazı zamanlar birilerine bir şeyler anlatmak istiyorum. Fakat ben insan ilişkisi kurmadığım ve samimiyetine inanmadığım için anlatacak kimseyi bulamıyorum. 


11 Ağustos 2017 Cuma

Hayatımda Bir Koreli Misyonerler Eksikti


Başlığa bak hizaya gel. Ne zaman dışarı çıksam ya koluna boya dökmüş hastaneye acile giden bağımlı insanlar denk gelir ya da Ankara'nın delisi. Her zaman tuhaf insanlarla karşılaştığım için bu konuda deneyim sahibi olup böyle bir durumda nasıl davranmam gerektiğini iyi bilirim. Fakat bu sefer cidden ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilemedim. Hani sinirden elin ayağına dolaşır ya aynen o duruma geldim. Size  9 Ağustos çarşamba  günü yaşadığım olayı kısaca aktaracağım. Bu olayı dikkatlice okuyup çevrenizi uyarmanızı da ayrıca rica ediyorum. Bu konuda lütfen biraz duyarlı olalım. 




10 Ağustos 2017 Perşembe

Bu Sayılmaz (Dizi)

Başlamadan evvel oyuncuların tiyatro kökenli olmasından hemen hemen nasıl bir tür dizi çıkaracaklarını tahmin etmiştim. Tahmin edemediğim bir şey vardı ki Bir Demet Tiyatro ruhunda bir iş olacağıydı. Bir Demet tiyatro tam benim ilkokulun ilk yıllarında olduğum döneme denk gelmişti. Çocukken izlediğimiz şeylerin tadı çok başka olur bilirsiniz. Ne kadar büyüseniz de o güzel şeyler hep aklınızda kalır. Ondan mı bilemedim ben pek sevmedim. Konu olarak çok saçma geldi. İlk bölüme göre sıcak ve samimi bir hikayede bulamadım. Oyuncular ne kadar iyi olursa olsun hikaye işleyiş pek beni tatmin etmedi. Tabii ki, elbette seveni olmuştur büyük bir ihtimal sosyal medyadan takip etmesem de olumlu şeyler görmüşümdür ama beni pek açmadı. Normalde ben usta oyuncuları asla eleştirmiyorum es geçiyorum ama ilk defa bu oyunda eleştireceğim biraz. Oyuncuları eleştirdiğim için özür dilerim böyle kıymetli oyuncuları eleştirmek bana düşmez ama izleyici olarak yazmak istiyorum.
Tiyatro değil dizi olarak düşünürsek,
Binnur Kaya'nın oynadığı karakter çok iticiydi. Ses konusunda çok abartı vardı.
Ruhsar Gültekin'in ve Hakkı Ergök'ün karakteri keza aynı şekilde abartılıydı. Fulden Akyürek o kadar çok kendini sıkıyordu ki mimikleri aşırıydı bu da insanı yoruyordu. Derya Şensoy'un oynadığı karakter aptallıkta nirvanayı bulmuştu. Erol Taşcı'nın oynadığı dede karakterinin amacını hiç anlamadım. Kısacası her karakter çok yapmacıktı. Yazılan tüm karakterler içerisinde tek sevdiğim karakter Nergis Öztürk'ün oynadığı karakter olmuştu. Bu yüzden bu kadar abartıya yürek dayanmadı ve sıkıldım. Açıkçası hikaye ya da karakterler komik de değildi. Hiç gülmedim ya da eğlenmedim. En azından benim için Bir Demet Tiyatro olamaz. İleri ki bölümlerde düzelir m bilmiyorum ama ben izlemeyi düşünmüyorum. Bu kadar iyi oyuncu bir araya gelip nasıl bu projede yer aldı bilemedim. Yani, kadro şahane ama senaryo pek sarmadı. Ben bu işlerden anlamam haddimi aşıyorsam affola kimseyi kırmak istemem ama düşüncelerim bu şekilde. Yine de her bir projenin bir izleyicisi var bir deneyin derim belki sizler beğenirsiniz.

 Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 10. sırada, tekrarı ise 41. sırada tamamladı.
  BU SAYILMAZ

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Pimpirella

Konuk Yazar // Kalbinden Piraye

Pimpirik ülkesinde Pimpirella adında çirkin bir kız yaşarmış. Çirkin dediysek çirkin diye addedilip sonra da birkaç rötuşta güzelleşenden değil, esas çirkin bir genç kızcağız.

Hayatı boyunca herkesleri kıskandıracak kadar sevileceğine inanmış bizim Pimpirella. Masal bu ya bir gün kızımızın en çok canının yandığı anlarda karşısına biri çıkmış. Hep ona dostluk edip hayatında en güvendiği insan olup çıkmış. 



3 Ağustos 2017 Perşembe

Meryem (Dizi)

Bu diziyi bir yapımın çevirmesini çok istemiştim. Onlardan beklerken nasip TMC'den izlemekmiş. Bu dizinin önü, konusu çok açık bir dizi. Yani tam bir Türk dizisi olacak kıvamda. Eğer senarist cin fikirlilik yapıp kalemini iyi kullanırsa rahat 3 sezon çıkar bu diziden. Garip gelebilir ama ben bu dizinin uyarlanmasını çok istiyordum. Belki de bizim sistemimize hikayesiyle yakışacak nadir Kore dizilerinden biri. Yalnız oyuncu seçimi konusunda biraz tereddütlü olduğum için bölüm boyunca orijinal dizide ki oyuncularla karşılaştırmamak için kendimi zor tuttum. Bilmeyenler için kısaca özet geçmek gerekirse Ji Sung ve Hwang Jung Eum bu dizinin başrollerini paylaşıyor ve ikisi olağan üstü bir oyunculuğa sahip. Çiftimiz o kadar uyum içerisinde oldu o kadar tutuldu ki bu dizi sonrasında Kill Me, Heal Me adlı bir Kore dizisinde daha oynadı. Şimdi şöyle düşünün çift olarak tutulan iki çıtayı Allahuekber dağına çıkarmış iki oyuncu. Birde yetmezmiş gibi benim en sevdiğim iki oyuncunun dizisi. Bu yüzden uyarlama da karakterlere kim gelirse gelsin bu iki oyuncunun performansını geçemezdi. Bu yüzden de karşılaştırmamak için çok uğraştım. Keza yazarken de bu şekilde yazmaya çalışacağım. Umarım sağlıklı bir şekilde görüşlerimi size aktarabilirim. Öncelikle jenerik kısmında orijinal senaryonun kime ait olduğu konusunda bir ibare yoktu. Nitekim senaryo uyarlama yerine sanki senaristlerin kendi senaryolarıymış gibi yazılması beni rahatsız etti. Zaten Kanal D 'nin düzeninden dolayı bitiş bölümü hızlıca geçtiği için izleyicinin fark etmemiş olması olası. (Ben bile Kanal D resmi sitesinden tekrar sonuna bakmak zorunda kaldım televizyonda izlerken göremedim.) Bu yüzden umarım ilerleyen bölümlerde opening yani jenerik bölümüne de orijinal senaryonun kime ait olduğu eklenir.


İlk bölümü yayın zamanı, ardından gelen tekrarı ve sabah tekrarı olmak üzere 3 kere izleme şansım oldu. Dizi kaza üzerine kurulu bir dizi olduğu halde kaza sahnesinin detaylı ve doğru çekilmemesinden hoşlanmadım. Öylesine bir kaza sahnesi olmuş üstün körlü ve bu beni hiç tatmin etmedi. Karşılaştırma yapmayacağım ama orijinalinin sadece o sahnesine bakarsanız ne yazmak istediğimi anlarsınız. Birde çok fazla gereksiz karakter yaratılmış buna anlam veremedim. Orijinale göre gidilseydi pekala da konu ilerlerdi. Bunlar harici gözüme batan bir şey yoktu. Dizi de Furkan Andıç ve Ayça Ayşin Turan birbirlerine yakışmışlardı. Her ne kadar karakter olarak Furkan Andıç çok haşin bir rol yapamasa da gayet güzel bir performansı vardı. Zamanla karakteri oturttuğunda daha iyi bir oyun çıkaracağını düşünüyorum. Tam olarak karakterle bütünleşemese de pek göze batmıyordu. Yine aynı şekilde Ayça Ayşin Turan' da karakteri çok benimsemiş gözükmüyordu. Diğer oynadığı karakterlere göre bu karakter daha yapay görünüyordu. En azından izleyici olarak bana tam anlamıyla karakteri geçiremedi. Fakat yukarı da yazdığım gibi Furkan Andıç ve Ayça Ayşin Turan birbirlerine yakışmışlar ve kimyaları uymuştu. birlikte oldukları sahnelerde mimikler, göz temasları ve oyun vermekte çok usta duruyorlardı. Demek ki kamera arkasında anlaşabilen bir çift diye düşünmeden duramadım. Yalnız Ayça Ayşin Turan, Furkan Andıç'tan çok Cemal Toktaş ile daha uyumlu olmuşlardı. Şimdi yalan yazamayacağım oyunculuk anlamında Cemal Toktaş ana karakterde olsun isterdim. Çünkü Cemal Toktaş, daha esnek oynayabilen oyunculardan bir tanesi. Sanki istediğiniz karakteri verin ona, hiç zorlanmadan oynayacak havası var. Bıyıkları yok edersek Savaş karakteri daha keyifli olurdu diye düşündüm. Furkan Andıç 'ta çok iyi oyuncu yanlış anlaşılsın istemem ama böyle haşin bir erkek tipi yok onda. Böyle daha çok romantik komedi kaldıran baby face bir yüze sahip. Yine de ilerleyen bölümlerde çok iyi bir iş çıkaracağını düşünüyorum. Açelya Topaloğlu'nun karakteri varken Bestemsu Özdemir'in karakteri gereksiz. Bestemsu Özdemir varken Açelya Topaloğlu'nun karakteri gereksiz. Bir karakterden iki karakter yaratmak kimin aklına geldi merak ediyorum. Ayrı ayrı incelemek gerekirse, Açelya Topaloğlu harika bir oyuncu ama hangi rolü oynarsa oynasın sinir olamıyorum. Normalde sinir olmam gerek bu karakterine ama bir türlü olamıyorum. Kadında bir şeytan tüyü var. Ayrıca hak ettiği değeri aldığını düşünmüyorum. Çok kötü oyunculuk sergileyen kadın oyuncular bile baş tacı yapılıyorsa bu kadın daha fazlasını hak ediyor. Hakkında yazacak bir şey bulamıyorum her şeyiyle mükemmel bir oyuncu. Bestemsu Özdemir'de star ışığı var ama yolun çok başında bir kaç pürüzü çözdüğü zaman daha iyi ilerleyecektir. Diğer oyuncularda bildiğimiz ekranda gördüğümüz yüzlerdi. Bir potluk hissetmedim ilk bölüme göre gayet başarılılardı. Usta oyuncular var dizide her zaman ki gibi haddime olmadığı için onları es geçiyorum. Dizi genel olarak iyi başladı en başta dediğim gibi bu dizi Türk dizilerine çok yakın. Yani, Türk izleyicisinin harcı bir dizi. Bu yüzden eminim uzun soluklu bir dizi olacaktır. Kaliteli güzel bir uyarlama olmuş. Ben beğendim ve severek izledim. Eğer siz de benim gibi bu tür dizilerden hoşlanıyorsanız şiddetle öneririm. Muhakkak izlemelisiniz.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 4. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
MERYEM
Tasarım:Sawako Kuronuma