18 Kasım 2017 Cumartesi

Kalk Gidelim (Dizi)

İlk fragmanını gördüğüm andan itibaren ilgimi çeken ve merakla beklediğim dizilerden biri oldu Kalk Gidelim. Yalnız son ana kadar dizinin içeriğine hiç bakmadım. Senaryo kime ait, konusu ne bilmeden bodoslama izlemek istedim. Dizi başladıktan sonra içeriğine baktığımda Baykut Badem, Güliz Kucur, Hazan Toma'nın senarist olduğunu gördüm. Baykut Badem yazar grubunda varsa bu iş olmuştur. Ege dizileri konusunda senarist çok başarılı. Her yazdığı diziyi severek izledim ve muhakkak bu dizinin de güzel olacağını düşündüm.

Fakat bir eksiklikler var gibi geldi. Repliklerde mi sorun yoksa kurgu mu problemli bilemedim. İlk bölüme göre çok yavaş başladığını düşünüyorum. Yine de ilk bölümün günahı olmaz dizi 2 ve 3. bölümde belli olur. Daha sonrasında yönetmenin ismi dikkatimi çekti. Hatice Memiş ismi o kadar tanıdık geliyordu ki hemen araştırmak istedim. 3 tane projesini izlemişim ama çekimlerini pek hatırladığım söylenemez. Bu yüzden ilk defa bir projesini izliyorum gözüyle izledim. Seçilen renk dizinin türüne uygundu. Canlı ve renkli çekimi komedi ve aile türünün sıcaklığını hissettiriyordu.

İlk bölümde Gökhan Tepe dizi de konuk oyuncuydu. Gökhan Tepe severler için farklı bir sürpriz oldu. Ayrıca bir konuk oyuncu daha vardı o da Dr. Halit Yerebakan. İkisini de konuk oyuncu olarak görmek beni mutlu etti. Geneli usta oyunculardan oluştuğu için kadronun haklarında yazmam doğru olmaz ama genç bir iki oyuncu hakkında yazabilirim.

İlk dikkatimi çeken İlayda Aydın oldu. Badegül karakterine can veren İlayda Aydın'ın ilk projesiymiş bu dizi. Pek bir elektrik alamasam da oyunculuğu gözüme batmadı. Sadece birazcık soğuk bir duruşu var mimiklerini doğru kullanamadığını düşündüm. Bu konuda biraz çalışması gerek.

Aynı şekilde Onur Seyit Yaran'da yeni oyunculardan. Sanırım kendisi Best Model birincisiymiş. Mimiklerini güzel kullanıyordu ama İlayda'nın aksine oyunculuğu yapaydı. Yani karakterle bütünleşmediği gerçekçi olmadığı belli oluyordu. Oyun oynadığı belli olduğu içinde yapay bir görüntü oluşturmuştu.

Genç oyunculardan güzelliğiyle gözüme takılan Ece Aydemir oldu. Sanırım daha önce bir filmde oynamış ve onunda ilk dizisi bu diziymiş. Mimikleri, oyunculuğu, ses tonlaması, duruşu ilerde iyi bir oyuncu olacağının kanıtı gibiydi. Şu an da ortalama bir oyunculuğu olsa da zamanla kendini geliştirdiğinde iyi işler çıkaracağını düşünüyorum.

Bu dizi ilk dizisi olan Alican Okumuş'ta dikkatimden kaçmadı. İlk sahnesinde oyunculuğundan çok fiziksel görünüşü dikkatimi çekti. ''-Ne kadar da yakışıklı bir erkek!'' demeden kendimi alamadım. Zaten kendisi tiyatro kökenli bir oyuncuymuş birde okulunu okumuş haliyle diğer genç oyunculara göre daha iyiydi. Normal bir oyuncu düzeyinde olduğu için oyunculuğunu sevdim zamanla karakter oturunca daha yüksek performans göstereceğini düşünüyorum.

Ve son olarak Andrey Stan... Andrey, daha önce bir filmde oynamıştı ama ben o filmi izlemediğim için ilk defa bu dizi ile izleme şansı buldum. İlk bölümde küçücük bir sahnesi olmasına rağmen güzel bir performans sergiledi. Fakat Andrey'in de bu işte çok yol katetmesi gerekiyor. Eğer kendini geliştirirse ilerde iyi oyunculardan biri olacağına eminim.

Genel olarak ilk bölümde eksiklikler olsa da ben diziyi sevdim. Tamamen konu ve karakterler oturunca çok komik bir dizi olacağı belli. Eğer vaktiniz varsa bu diziye bir şans verin.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 23. sırada, tekrarı ise 52. sırada tamamladı.
KALK GİDELİM

11 Kasım 2017 Cumartesi

Bahtiyar Ölmez (Dizi)

Yine ATV dizileri ve yine afiş sorunu. Cidden ATV dizilerini yazmak benim için zor oluyor. Vallahi Twitter'dan bir afiş buldum ama afişi mi yoksa hayran mı yaptı bilmiyorum. Tüm keyfimi, enerjimi afiş araması resmen çekiyor alıyor.

Her neyse...

Usta oyuncu Yetkin Dikinciler hakkında yazmak bana düşmez ama başrol olduğu için bir kaç cümle yazmam gerektiğini düşündüm. Yetkin Dikinciler'e ba-yı-lı-yo-rum. En sevdiğim ve saygı duyduğum oyunculardan biri olmasının yanı sıra oyunculuğu beni içine çekiyor. Böyle babacan sıcacık bir oyunculuğunu var. Bunun haricinde yazabileceğim başka bir şey yok, olsa bile yazmak haddime düşmez.

Hande Subaşı'nın partner seçilmesine şaşırdım. Hande Subaşı genelde -''Dizilerde bir kaç bölüm oynar çıkar!'' olarak zihnime kazandı. Tamamen finaline kadar kaldığı bir dizi var mı emin olamıyorum. Sadece devlet kanalında olan bir dizisi vardı onda sanırım sonuna kadar kalmıştı onun harici hep bir kaç bölümde çıktı gibi hatırlıyorum. Bu yüzden de şaşırdım. İnşallah bu dizisinde daim olur ve bol bol izleriz. Çünkü ben Yetkin Dikinciler ile yakıştırdım. Fiziksel olarak kimyaları uymuş gibi görünüyordu. Oyunculuk yönünden de ikisinin olduğu sahnelerde birbirlerine pas atmaları hoşuma gitti.

Dizi de beni şaşırtan diğer bir oyuncu ise Semih Öztürk oldu. İlginç ama doğal bir oyunculuk sergiledi. İlk defa bir dizide oynadığı halde bu denli bir performans sergilemesi şaşırtıcıydı. Ben yarışmalarda olduğu zamanlarda hep Semihi destekledim ama böyle bir yeteneğinin olabileceğini düşünmemiştim. Oyunculuğunu şimdiden çok sevdim.

Semih ile Hazal Şenel dizi de sevgili rolünü paylaşıyorlar. Bir önce ki dizisinin yazısında yazdığımı aynı şekilde düşünüyorum. Hazal Şenel hala standart bir oyunculuk sergiliyor. Fakat çok samimi geldiği için hala gördüğümde sarılasım geliyor.

Dizi de oyunculuğu ile dikkatimi çeken bir oyuncu var o da Serkan Kuru. Yanlış bir izlenim yakalamadıysam Serkan Kuru oyunculukta bir basamak daha atlamış olduğunu hissettim. Oyunculuğunun gelişmiş olması, inandırıcılık yönünden izleyiciyi tatmin etmesi hoşuma gitti. Serkan Kuru hayranlık derecesinde iyi bir performans sergiledi.

Diğer oyuncularda usta ve tanınmış oyunculardan seçilmişti. Hepsi kendi kulvarında performans yönünde çok iyilerdi. Aralarında pot duran bir oyuncu yoktu bu da diziyi güzel yapıyordu. Oyuncu kadrosunun bu denli güzel olması Cast'ın iyi ve özenli çalıştığını gösteriyordu. Dizinin yönetmen koltuğunda Cem Tabak gibi bir ismin oturması benim için dizi için artı bir puan getiriyordu. Dizinin konusu klasik bir konu olsa da, işleyiş ve oyuncuların oyunculukları ile dizi, izlenir hale gelmişti. Son olarak Bahtiyar ve Rıfat'ın yer değiştirme sahnesi güzel kurgulanmıştı. Ben diziyi sevdim ve sıcacık bir hikayesi olduğunu düşündüm. Bence ilerleyen bölümlerde dizi daha da güzelleşecek... Vaktiniz varsa diziyi bir deneyin derim, eminim siz de seveceksinizdir.
Evimize hoş geldin Yetkin Dikinciler , hoş geldin Bahtiyar Ölmez.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 8. sırada, tekrarı ise 19. sırada tamamladı.
Bahtiyar Ölmez 

8 Kasım 2017 Çarşamba

Nerdesin Birader (Dizi)

Nerdesin Birader, şahane bir oyuncu kadrosuyla sonunda başladı. Aslında Timur Acar'ı hiç sevmem. Hatta bir önce ki dizisine gıcık kapıyordum. Her zaman bana soğuk gelen oyunculardan biri. Fakat ilginçtir bu diziye yakışmış. Özellikle polis olan Yiğit karakterini sevdim ama Yunus sulu olduğundan sevmedim. Galiba Yiğit yerine ana karakter Yunus olacak gibi duruyor. İzleyici olarak Yiğit karakterini daha çok görmek isterim de ama karakteri yok edecekleri ilk bölümden belli oldu. Birde bu dizi ile Timur Acar'ı sevme ihtimalim var.
Gonca Sarıyıldız muhteşem bir kadın ve oyuncu. Oldum olası Gonca'yı çok beğeniyorum, bana çok sıcak farklı geliyor, adeta evimizin kızı gibi. Aslı karakterine can veren Gonca Sarıyıldız bana göre karakteriyle bütünleşmişti. Bence gerçekçiliği izleyiciye geçiriyordu. Şimdiden en sevdiğim karakter Aslı karakteri olacak gibi hissediyorum. Bu arada saç rengine bayıldım çok yakışmıştı.

Seren Deniz Yalçın çok tatlı bir kız ama neden hep fettan, yılan bir karakteri oynuyor hala anlamış değilim. Tamam kötü karakterler her zaman en renkli karakterler oluyor ama kızın yüzü o kadar güzel ki fettan kadın olması pek etkilemiyor beni. Yalnız kız iyi oyuncu bunu inkar edemeyiz. Melek yüzünün ardından gelen sinsiliği çok iyi oynuyor.

Deniz Can Aktaş kaslı ve fit görüntüsü ile diziye yakışmış. Polis karakteri için fiziksel olarak uyuyordu. Ayrıca oyunculuğu bir tık daha iyi olmuş.

Ve son olarak Ülkü Hilal Çiftçi... Bıcırık ya hu!!! Nereden buluyorlar böyle tatlı çocukları anlamıyorum. Gerçi Ülkü'yü başka dizilerden biliyorum ama bu dizi onun kendini daha iyi göstermesine sebep olmuş. Bence Ülkü bıcır bıcır laf cambazlığı ile diziyi başka bir sevdirecek.

Usta oyuncular hakkında her zaman ki gibi yazmıyorum. Her biri bu ülke için, sektör için kıymetli isimler hepsini büyük bir saygı ile izledim.

Dizinin Hindistan / Bollywood sahnelerini çok sevdim, ilk bölümüne renk katmış farklı bir hava yakalamıştı. Aksiyon sahneleri iyi kurgulanmıştı. Seçilen mekanlar güzeldi. İlk bölümde Hindistan sahneleri olduğu için hayli bir renkliydi de. Çekim açılarından hoşlandım özellikle doğru yerlerde arka planın bulanıklaştırılması ayrı bir hoşuma gitti. Birde en çok dikkatimi çeken kadın oyuncuların kıyafetleriydi. Stil danışmanı kim diye bakmadım ama tüm kadın oyuncuları gösterecek şekilde kıyafetler seçilmişti bu da dikkatimden kaçmadı. Klasik bir konusu olsa da işleyişini, kurgusunu çok sevdim. Fragmanlarına göre dizi ilk bölümden beklentimin üstünde çıktı. Diziyi ben sevdim. Gülmek, eğlenmek istiyorsanız ve vaktiniz varsa siz de bir şans verin bence.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 13. sırada, tekrarı ise 34. sırada tamamladı.
Nerdesin Birader

7 Kasım 2017 Salı

Super Junior 2 yıl Aradan Sonra Debut Yaptığı Günde Geri Dönüş Yaptı

Super Junior en son 16 Eylül 2015'te geri dönüş yapmış ve ardından Siwon, Eunhyuk ve Donghae'yi askere yollamıştı. Üyeler askerden geldikten sonra bir daha dönüş yaptılar. Fakat bu seferde Ryeowook ve Kyuhyun askerde olunca bu albümde onların sesini duyamadık. 12. yılını kutlayan gruba 2017 hiç yaramadı. 3 üyesi nefret alan ve 2 üyesi askerde olan grup yine de her üyesi ile birbirine kenetlenip her olumsuz olaylara rağmen çıkışını yaptı. ELF için buruk bir geri dönüş oldu. Çünkü haksız yere 2 üyesi bu albümde yerini alamadı ve 1 üyesi de haklı olsa daha albümde olma şansına erişemedi. Gerek Koreli netizenler, gerek tiksinç Koreli ELF'ler bu durum üzerinde baskın oldular. Yine de her şeye rağmen diğer ülkelerin ELF'leri tüm üyelerin yanında, arkasında durdular. Ne kadar buruk bir comeback olsa da diğer ülkelerin ELF'leri Siwon, Sungmin ve Kangin'de grupta varmış gibi desteklediler. Gerçi Siwon'un sesi ve görüntüsü var, aktiviteler de olmayacak ama yine de görmek isterdik.

1 Kasım 2017 Çarşamba

Hayat Sırları (Dizi)

Dizi başladığı andan itibaren sosyal medyada ilgi çekici yorumlar gelmeye başladı. Genel olarak dizinin sevildiği belli oluyordu. Kadronun sağlam olmasının yanı sıra konusu kurgusu da çok sevildi. Fakat beni pek içine çekmedi. Yani dizi beni sarmadı. Aslında oyuncuların hepsini severim, konu gizemli ve güzel, kurgu ve geçişler güzel, seçilen mekanlar biraz daha canlı olabilirdi çekim renginden dolayı  yine de o da güzeldi ama tuhaf bir şekilde ısınamadım diziye. Sanki duygu eksikliği mi desem Ekin, Hazar uyumu mu desem emin olamadım. 

Dizi de ilk bölüme göre daha çok aileyi izledik Ekin Koç'u göremedim. Tam olarak nasıl bir karakter ileri ki bölümlerde göreceğiz. Bu yüzden karakteri yerine oyunculuğu hakkında yazmak istiyorum. Ekin Koç'un olduğu bazı sahnelerde gülümsememi yakaladım. Demek ki bana oyunculuğu geçmiş ki gülümsüyorum olarak düşündüm. Tam olarak karakteri ile bütünleşmiş mi emin olamadım ama oyunculuğu benden tam not aldı. Bakışı mimikleri yerinde ve doğru kullanmıştı. Sade ve abartısız bir performans sergiledi ilk bölüme göre.

Hazar Ergüçlü sevdiğim oyunculardan biri. Bunun yanında kişisel olarak da sevdiğim ünlülerden. Böyle yanımda olsa yanaklarını sıkarım diyebilecek kadar sıcak hissediyorum. Fakat dizide ki karakterinde beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Diğer dizilerinde ki karakterle kıyaslayınca bu karakteri fazla donuktu. Birde ''geri zekalı'' kelimesini çok fazla kullanıyordu. Senarist yazımı okumaz belki ama ''geri zekalı'' hakaretin yanı sıra başka yerlerde doğru da gidebiliyor. Bu kadar gözümüze, kulağımıza kadar sokulursa her bölüm bazı aileleri kırabilir. Bu yüzden senaristten kaynaklı bir rahatsızlık duydum. Bunlar haricinde her şey yerindeydi.

Dizinin efsaneleri Ahmet Mümtaz Taylan ve Devrim Yakut'tu benim için. Usta oyuncu oldukları için onlar hakkında yazmak haddime değil ama kesinlikle ikisi de efsane kelimesini dibine kadar hak eden oyuncularımızdan. Benim gözümde Türkiye'nin kıymetlileri ikisi de. İkisinin olduğu her sahneyi hayranlıkla izledim.

Dizi de son olarak yorumlamak istediğim iki oyuncu daha var, Olgun Toker ve Ecem Erkek. Olgun Toker bir önce ki dizisinde kendini seyirciye sevdiren ve kendini ispatlayan bir oyuncu oldu. Bir önce ki dizisini sevmediğim için izlemediğimden bu dizisinde daha fazla oyunculuğunu izleme şansı buldum. (Daha önce ki projelerinde ön plana çıkamadığı için dikkatimi çekmemişti) Bayağı bayağı iyi bir oyuncuymuş. Sanırım keşfetmekte biraz geç kaldım ama çok sevdim. Hareketleri, ses tonlaması o kadar uyumlu ki o inandırıcılığı bana çok net bir şekilde aktardı. İleri ki zamanlarda favori oyuncu listemde yerini alabilir.

Ve Ecem Erkek... İlk dizisi olmasına rağmen tiyatro kökenli olduğundan mı bilmem sanki kırk yıllık oyuncu gibi bir performans sergiledi. Bunca yıl bu kız nerelerdeymiş de keşfedilmemiş hayret. Eğer tam anlamıyla keşfedilir ve elinden tutan olursa bu kız iyi yerlere gelir benden demesi. Bu kızda o ışık ve yetenek var.

Dizi genel olarak çok sevildi ve tutulacağını belli etti. Ben ilk bölümden elektrik alamadığım için 2. bölüme de şans verip öyle değerlendirme kararı aldım. Dizi sevildiği için de şans vermenizi tavsiye ederim.
 

Dipnot: Yapılan haberlere göre Kore dizisi My Father is Strange 'nin yasal haklarını satın aldığı yazıyordu ama ne bir ibare var ne başka bir şey... Sanırım esinlenme olarak kemik konudan alıp kendilerine göre kurgulamışlar?  Hiç bir şeyin yazılmamasından hiç hoşlanmadım.


Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 16. sırada, tekrarı ise 41. sırada tamamladı.
HAYAT SIRLARI

31 Ekim 2017 Salı

Ah Kalbim / Kumkum Bhagya (Hindistan)

Aslında ilk bölümünün yayınlandığı gün yazımı hazırlamış ve yazacaktım. Fakat sorunlar asla beni bırakmıyor. 2017 ciddi anlamda benim için sıkıntılı geçiyor şu yıl bitsin bir an önce başka şey istemem. Ben izlerken yazdığım için ilk bölümü izlerken de kağıt kalem elimde hem izlemiş, hem yazmıştım. Bu yüzden sonra ki bölümler değil ilk bölüme göre yazacağım yazımı.

Aslında bu dizi ile ilgili anım var. Ben ilk Hint dizisi izlediğim zamanlar bu dizinin bir video sitesinde kısacık bir bölümünü görmüştüm. Daha sonrasında birileri filan geldi unuttum gittim. Bir 15 (Geçmiş zaman emin değilim) 20 gün sonra aklıma düştü dizi. Bir gözlüklü kız diye sayfa sayfa gezip Bollywood hayranlarına sormuştum. Maalesef herkes bana gözlüklü kız deyince, Madubala'yı önermiş bende boynu bükük okumuştum. Kanal 7 son dizileri yayınlamadan önce aldık biz diye art arda fragman tanıtımı yapmıştı ya o zaman görüp işte yıllardır aradığım dizi diye sevinmiştim. Tabii yorumlarda bu dizi çok güzeldi filan diye yazanları görünce ayrı bir sinir olmuş, -''O zaman neden bana söylemediniz?'' yazmamak için kendimi zor tutmuştum. Gel zaman git zaman dizi sonunda başladı.

İlk etapta kızın dudaklarını, burnunu çok beğendim çok hoş duruyordu ama kaşları fazla dik alınmıştı bu da fazla sert gösteriyordu bundan hoşlanmadım. 2014'ü düşünürsek kaş stili o yıla uyumlu da değildi. (O yıllar yavaşça kaşlar kalınlaşmaya başlamıştı günümüzde ki kaşlardan bir tık inceydi ama düz kalındı.) Ve hala aynı kaş neden o kadar yukarı anlamadım. Ayrıca kızın kıyafet seçimi de güzeldi. Diğer yayınlanan dizilere kıyasla bu kıza tam formunda elbiseler verilmişti.

Aynı şekilde seçilen ev ve dekorlar daha çok ev hissi veriyordu. Daha sıcak daha yaşanmıştı. Kızın hoşlandığı adamdan hiç hoşlanmadım. Fakat saf, iyi biri gibi duruyordu. Fazla kuralcı fazla takıntılı adamlar sıkıcı olur. Dizi oyuncularıyla, konusuyla, kurgusuyla, seçilen mekanlarla çok iyiydi hiç bir sorun yoktu ama bir şey dikkatimi çekti. Bülbül ve Pragya kardeşlerin güzel ve çirkin kavramlarını. Dizi de güzel alımlı herkes tarafından tercih edilen kişi Bülbül karakteriydi, Pragya ise sinmiş kimse tarafından tercih edilmeyen Hindistan'a göre eş bulamayan bir kızdı. Pragya karakteri güzelken Bülbül o kadar güzel değildi. Oyuncu seçiminde böyle bir karakter varken Pragya karakterinden daha güzel bir kız seçilmesi gerekmez miydi? Yani Hint dizisi çok şey yapmıyorum ama işleyişi o kısımda inandırıcılığını yitirmişti benim için. En azından benim mantığıma uymuyordu ve tuhaf buldum.

İlk bölümlere göre başrol erkek çok etken değildi ama sonrasında bayağı bir göreceğimiz belliydi. Hikayenin kızın üzerinden başlaması hoşuma gitti. Özellikle bir kızın yaşayabileceği en kötü şeyi yaşattılar Pragya karakterine. Düğün esnasında düğünün iptal olması ve misafirlerine yaptığı konuşma beni çok etkiledi. Herhalde ilk bölümden aklımda en kalıcı sahne de o sahneydi. Başrol kadın karakterin o sahne de verdiği duygu sergilediği performans muazzamdı.

Dizi ismi konusunda kanal 7 her zaman ki gibi orta yaş annelerimizi hedef alarak basit ve akılda kalıcı bir isim seçmişlerdi. Bu yüzden ayrıca teşekkür ve tebriği hak ediyor kanal yönetimi. Son olarak dublaj için seçilen sesler çok uyumlu olmuştu. Bu konuda da isim kadar başarılı buldum. Uzun zamandır bana göre güzel Hint dizisi yoktu bu diziyi yayınlamaları güzel oldu. Denk gelirseniz mutlaka izleyin. Eminim seveceksiniz.

16 Ekim 2017 Pazartesi gününden itibaren her gün 21.30'da tekrarı ise 12.45'de kanal 7'de.


  Ah Kalbim (Twist of Fate,Kumkum Bhagya)

25 Ekim 2017 Çarşamba

Ufak Tefek Cinayetler (Dizi)

Dizi ilk etapta uyarlama ibaresi olmaması rağmen Devious Maids, Big little lies, The Feud, Pretty Little Liars gibi bir çok diziye çok benzetildi. Açıkçası ben Pretty Little Liars harici izlemedim o yüzden diğerlerini bilmem ama Pretty Little Liars dizisini kemik konu olarak andırıyordu. Sosyal medya'da tutmaz diyen küçük bir kesim olsa da dizi genel olarak izleyiciden tam not aldı.
Bana gelince;

Diziyi Türk dizilerine göre bir tık daha farklı buldum. İlginç ve gizemli olması merak etmeme sebep oldu. Fakat çok fazla beni içine çekmedi ve elektrik alamadım. Belki senaryo fazla Amerikanvari olduğu için böyle gelmiştir. Dizi, güzel kurgulanmıştı. Merve, Oya, Arzu ve Pelin karakterleri içerisinde Oya karakterini sevsem de oyuncu olarak hepsini çok severim. Bade İşçil'e izleyici olarak soguk olsam da bu dizi de ısınacağım gibi geldi. En azından ilk bölüme göre sinsirella tavırları hoşuma gitti. Gökçe Bahadır, Aslıhan Gürbüz ve Tülin Özer'e oldum olası bayılırım. Bu yüzden bu akşam gözlerim bayağı şenlendi.

Gökçe Bahadır yıllar geçtikçe daha bir güzelleşiyor daha bir farklı havaya bürünüyor. Yine rol aldığı dizilerde de garip bir şekilde her seferinde şaşırtıyor. Bu Gökçe mi, kendini mi geliştirmiş düşüncesi her dizisinde oluyor. Her seferinde oyunculuğunun üzerine kattığı için de saygı duyduğum oyuncular arasında yerini alıyor. Gökçe varsa o dizi güzeldir düşüncesini ortaya çıkarıyor.

Aslıhan Gürbüz'ü Azerbaycanlı bir gelin karakterini oynadığı günden bu yana ayrı bir severim. Hangi karakteri oynarsa oynasın benim için Cazibe'dir. Kötüyü bile oynasa bana sempatik gelen nadir kadın oyunculardan. Bu dizi de ki karakteri de çok fettan gibi geldi. Büyük ihtimal herkes nefret ederken ben bu karakteri çok seveceğim.

Tülin Özer'i genelde sempatik güleç yüzlü kadın karakterlerinde gördük ama sanki bu dizi de biraz kötü bir kadını oynayacak gibi hissediyorum. Oyunculuğu bana geçen bir oyuncu olduğu ekranda onu görmek beni mutlu etti. Kadın karakterlerin içinde en belirsiz olan karakter Tülin Özer'in karakteri bence. Her an ne yapacağı belli olmayan kadın tiplemesi... Fazlaca tehlikeli...

Bade İşçil en güzel zamanlarında özel hayatı ile kariyerine ara veren oyunculardan... O zamanlar devam etseydi bu gün ön planda olan oyuncularımızdan biri olabilirdi. Gerçi bu haliyle bile adından sıkça söz ettiriyor ama o zaman daha bir zirveye yakın olurdu. Bade İşçil'e zengin fettan kadın karakterleri çok yakışıyor. Fiziksel olarak harika olduğu için bu tür karakteri üzerine bir elbise gibi giyiyor. Dizide ki performansı oyunculuğunun kaldığı yerden devam ettiğinin sinyalini veriyordu.

Mert Fırat... Yakışıklı ve yetenekli adamları severim ama ne zaman onu görsem çocukluk arkadaşım aklıma geliyor. Çocukluk arkadaşımın yakın arkadaşlarından biri olduğu için bir ara çok fazla ikisinin fotoğrafını görüyordum oradan mimlendi galiba, şimdi ne zaman görsem direk arkadaşım gözümün önünde beliriyor. Bunun haricinde sevdiğim oyunculardan bir tanesi Mert Fırat. Farklı bir aurası var bu da oyunculuğuna yansıyor. Sanırım ilk defa bir projede baba karakterine can veriyormuş. Ben baba kız kimyasını sevdim ama Aslıhan Gürbüz'le pek uyumlu olmamışlardı. Mert Fırat fazla genç durmuştu yanına. Bade İşçil ile daha iyi olurlardı.

Keza Yıldıray Şahinler ve Tülin Özer'de uymamıştı. Aslıhan Gürbüz daha iyi olurdu Alyanak'ın yanına. Pardon Yıldıray Şahinler'in. Alyanak demişken ses tonu sizlere de garip geldi mi? Zihnime öyle bir yerleşmiş ki kısık ses tonu ilk bölümde çok garip geldi. Sanki başkası seslendiriyormuş gibi hissettim. Fakat oyunculuk harikuladeydi.

Ferit Aktuğ çok değişik bir adam. İsterse katili oynasın adam sanki mahallemizin genç delikanlısı, evimizin oğlu hissi veriyor. Neden böyle bilmiyorum ama sanki tanıdığım bir akrabam gibi. Duruşundan, mizacından galiba oldum olası bana tuhaf bir yakınlık gelir. Oyuncu olarak düz bir oyunculuğu var ama gerçeklik hissi veriyor. Yani seçtiği karakterler birbirine yakın. Bu diziye de uyumlu olmuş. Tek uyumlu bulduğum çiftte zaten Bade ve Ferit.

... Ve Selim Bayraktar. Bazen nefret edilen, bazen çok sevilen, bazen üstad olarak görülen usta oyuncu. Bir dizi de Selim Bayraktar varsa o dizinin kötü olma imkanı yüzde sıfır. Oyuncunun oyunculuğu o kadar renkli ki tüm oynadığı karakterlerde farklı bir his yaratıyor. Bunda tam olarak nasıl bir karakter çözemedim ama iyi bir adama benziyor. En azından haksızlığa uğramışın yanında olan ve haksızlığa uğramış bir karakter.

Diziyi genel olarak sevdim. Meriç Acemi (Çocuklar Duymasın Yasemin) yazıyor zaten onun kalemi her zaman çok iyiydi. Bu yüzden senaryo, üslup, diyaloglar akıcı geldi. Yönetmen koltuğunda Ali Bilgin var o da diğer dizilerden tanıdığım çekimlerini sevdiğim bir yönetmen. Cast çok iyi seçilmişti özellikle gençlik sahnelerini canlandıran genç oyuncular sanki ana oyuncuların gerçekten gençlikleriymiş gibiydiler. Eh! Daha ne olsun. Oyuncu var, konu var, yönetmen var, senarist var, kurgu var, işleyiş iyi on numara beş yıldız. Ben sevdim vaktiniz varsa diziye göz atmalısınız. Mutlaka seveceksinizdir.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 8. sırada, tekrarı ise 19. sırada tamamladı.
Ufak Tefek Cinayetler 
Tasarım:Sawako Kuronuma