25 Temmuz 2017 Salı

Bir Bir Evleniyorlardı

Çevremde ki insanlar ne kadar evlenme heveslisi oldu. Bir bakıyorum düğün, bir bakıyorum düğün kartı. Birine nasılsın diyorum evleniyorum diyor, kapı-cam açıyorum davul, saz sesi filan. Vay arkadaş! Benden küçükler bile evlendiler bu yıl. Artık millet öyle coştu ki hafta içi, hafta sonu demiyor hunharca, bir bir, üçlü beşli evleniyorlar. Ramazan sonrasında kozasından çıkmış kelebek gibi, aheste aheste, bir oyana bir bu yana evleniyorlar. İnsan dışarıdan bakınca hayret ediyor. İçinden, ''Kadere bak! Kimler kimlerle yan yana geliyor. Ah, ah! Nereden nereye... Ne oldum deme ne olacağım de.'' diyor.


21 Temmuz 2017 Cuma

Rüya (Dizi)

Uyarlama yapmıyorsak klişe dizi yaparız. Bizim sistemimiz de bu şekilde ilerliyor kabul etmek lazım. Bu dizi de bir sonra ki sahnede ne olacağını bildiğimiz dizilerden biri. Her zaman bildiğimiz hayalleri olan fakir kız ve ona zulüm yapan herhangi üvey bir ebeveyn. Baskıcı bir ağabey ve tuhaf bir kenar mahalle. Zengin iyi niyetli yakışıklı bir adam ve hırsını bir şeylerden çıkaramamış kötü bir kişiliğe sahip ikinci adam. Şımarık bir zengin kızı ve iyi niyetli zengin adamın gaddar annesi... Bu karakterler varsa muhakkak dizi nasıl ilerler ne olur biliriz. Hatta biraz uğraşsak diyalogları bile önden biz söyleriz. Bu yüzden dizi benim için ilk eksisini almış oldu. Türkiye'de ki senaristler artık daha yaratıcı senaryolar çıkarmalılar. Oradan buradan araklayıp ya da bilinen konu üzerinden gitmemeliler. İzleyici ciddi olarak bıktı. Büyük ihtimal dizinin izleyici kesimi belli bir yaş üstü ve oyuncuların hayranı olacaktır. İkinci olarak erkek oyuncularını sevmiyorum ama bu diziye ikisi de cuk oturmuş. Fakat ne kadar sevmesem de bana göre Hazal Filiz Küçükköse ve Ceyhun Mengiroğlu çok yakışmışlar. İkili sahnelerinde birbirlerine karşı vücut dilleri, mimikleri kimyalarının nasıl uygun olduğunu biz izleyiciye aktarıyordu. Hazal Filiz Küçükköse gerçekten yetenekli bir oyuncu. İnsan izlerken eleştiremiyor bile. Keza, sevmesem bile Ceyhun Mengiroğlu ve Ulaş Tuna Astepe'de yetenekli oyuncular. Bu yüzden kadro seçimi çok iyi olmuş. Yine de bu senaryo hakkında olumsuz düşünmeme engel değil. İşleyişi bari farklı olsaydı en azından bir albenisi var derdim. İşleyişi de aynı olunca maalesef severek ya da ilgi ile izlediğim bir dizi olmadı.  Dizi de beni  rahatsız eden iki  olay vardı. Birincisi  geçişlerde kullanılan müzikler çok kulağa çarpıyordu, ikincisi  Yıldız karakterinin  sürekli kız demesiydi.  Nasıl itici  bir  hitap, kız, kız!  O kadar antipatik duruyordu ki kulağımı tırmalıyordu.  Sevemediğim için fazla yazacak bir şey bulamıyorum, diziyi izleyeceklere şimdiden iyi izlemeler. Benim pek ilgimi çeken bir dizi olmadı. Yani, sevemedim kara gözlüm ama bir emek vardır ve herkesin zevk aldığı bir tür vardır. Bu yüzden ben beğenmedim diye izlememezlik yapmayın. Her zaman her şeye bir şans vermek gerekir. Vaktiniz varsa diziyi bir izleyin derim. Kim bilir belki çok seveceğiniz bir dizi olur.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 4. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
RÜYA 

15 Temmuz 2017 Cumartesi

Dedikodu//Super Junior Donghae Yuvasına Döndü

Gerçekten çileden çıkmamak için insan kendini zor tutuyor. Koreli ELF yine yapmış yapacağını. Eunhyuk fan buluşmasında pek fazla olmayan Koreli ELF'ler aynı şekilde Donghae içinde gelmemiştler. Ayrıca gelenlerden de Donghae'nin terhis olacağı yerde kavga çıkarmışlar. Birde olay sonrasında bir iki polis varken 30'a kadar polis de alana gelmiş. Artık sizlerde ne düşünürseniz. Resmen bu Koreli ELF'ler Eunhyuk ile Donghae'nin terhisini ve comebacki rezil ettiler. Hayatımda bu kadar tiksinç bir topluluk görmedim. Kpop'ta bu kadar hayranı olduğu gruba kötülük yapan, zarar veren başka bir fandom var mıdır merak ediyorum. Hem seviyorum diyorlar hemde zarar verecek her şeyi yapıyorlar... Cidden aklım almıyor. İşin tuhafı şimdi en yakın gelecek olan üye Siwon. 18 ağustosta geliyor. Bunlar Donghae ve Eunhyuk'ta böyle yaptılarsa Siwon'da nasıl olur düşünemiyorum. Birde benim biasım Siwon bakalım neler okuyacağım ya da ne kadar sinirleneceğim. 

Olayı direk olarak buraya Super Junior - Turkish Sapphire Blue paylaşımına göre ekran görüntüsü alarak paylaşıyorum. ( Bu arada paylaştığım linke tıklayıp sayfayı takip etmelisiniz. Aşırı derece de yararlı bir sayfa. Hatta benim yakından izlediğim her gün takip ettiğim nadir sayfalardan biri.)

13 Temmuz 2017 Perşembe

Dedikodu//Super Junior Eunhyuk Yuvasına Döndü

Bu yazıyı hiç yazasım yok. Aslında hiç bir şeye hevesimde yok. Sevindim mi üzüldüm mü onu da bilmiyorum. Fakat bildiğim bir şey var ki Koreli ELF'ler insanda heves ve iştah bırakmıyorlar. Normalde bir insana ya da bir topluluğa böyle bir yakıştırma yapmam ama Koreli ELF'ler son yıllarda sürüngen gibi gözüküyor gözüme ve leş gibi ağızları var. Beni sosyal hesaplarımdan takip edenler zaten bilirler ki ben ilk ELF olduğum günden itibaren Koreli ELF'ten nefret ediyorum. Zaman zaman yeri geldikçe de çekinmeden bu fikrim hakkında yazılar yazıyorum. Şu an görüyorum ki hislerimde ve düşüncelerimde çokta haksız değilmişim. Super Junior hayranı olmamın 7. yılı olması gerek. 7 yıldır Kore'de askerlik 2 yıl olsa dahi her üye için tek tek şafak saydım. Tabii ki şimdi askerde olan üyeler içinde şafak sayıyorum. Yalnız ilk defa bu dönemde üyeler döndüğü için üzgün müyüm sevinçli miyim anlamıyorum. Çünkü iki tane üyemize şu an haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Bunun yanında dün Eunhyuk döndüğü için sevinçliyken Koreli ELF'lerin bekleme yerinde çok olmadığını genel olarak başka ülkelerin ELF'lerinin olduğuna dair şeyler okudum. Büyük ihtimal karşılamaya giden Koreli ELF'ler de Jewels'lerdi. Maalesef internete düşen fotoğraflarda da bu çok belli oluyordu. İnanılmaz üzüldüm. Eminim bu durumu Eunhyuk fark ettiyse ya da bu gün okuduysa o da içerlemiştir. Onun haricinde takip ettiğim kadarıyla çok güzel bir karşılama olmuş. Karşılamaya Leeteuk, Yesung, Shindong ve Donghae gitmiş. Eunhyuk çıkışı sırasında fanlar ve Eunhyuk arasına sarı bant çekilmiş ve daha sonra bir hayran buluşması olacakmış.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

İki Yalancı (Dizi)

Blogumu takip ediyorsanız Gani Müjde'nin son yapımlarını hiç sevmediğimi de iyi biliyorsunuzdur. Dizinin fragmanı dönmeye başladığı anda hiç araştırmak içimden gelmemişti. Jenerik kısmında Gani Müjde'yi görünce bir acaba dedim ama izlemeye devam ettim. Dizinin başlangıç kısmından Bodruma kadar olan kısmı pat diye oldu. Klişe ama en azından bir dış ses kullanmaları gerektiğini düşündüm. Sanki dizinin ortasından izliyormuş havası hissettim. Sonra Keremcem ve Yağmur'un ilk temas sahnesi de çok saçma olmuştu. Zaten o temas sahnesinden sonra da dizi yavaş yavaş oturmaya başladı. Dizi şekillendikçe daha da iyi olacağını düşünüyorum. Keremcem'in oyunculuğu şarkıcılığının önüne geçtiği için benim için bir oyuncudur. Bu yüzden yazıma oyuncu olarak devam edeceğim. Keremcem bana göre çok iyi bir oyuncu. Şu ana kadar oynadığı her role kolaylıkla bürünebilen yetenekli bir sanatçı. Bu yüzden bu dizide de oynadığı rolü kolaylıkla üzerine giyip gayet doğal bir oyunculuk sergilemişti.   Birde bu Keremcem ne zaman yaşlanacak onu da merak ediyorum. Adam  kaç yaşına geldi hala bir meteor.  Bir iksir  mi içiyor özel  bir metot mu uyguluyor ne yapıyorsa adam  hiç bir şekilde yaşlanmıyor. Neyse, Yağmur Tanrısevsin de çok iyi oyuncudur. Geçmişte ki dizilerinde pot duran oyunculukları olsa da bu diziye çok yakışmıştı. Rolü ile bütünleşmiş gibi duruyordu. Yalnız Keremcem ile Yağmur'un kimyasını pek uyduramadım. Belki ilk bölüm olduğu içindir ama o aşk, hoşlanma duygusunu alamadım. Fakat ikisi de o kadar profesyoneldi ki mimiklerle, flörtöz bakışmalarla bence iyi gözüküyorlardı. Bu diziyle birlikte Serhan Arslan'ın komik oyunculuğunu özlediğimi fark ettim. Hepimizin ayılıp bayıldığı bir lise dizisi vardı. O zaman ki popülaritesi olmasa da değeri bilinmeyen oyuncularımızdan biri.  Böyle yetenekli oyuncularımızın daha fazla  projelerde oynaması gerektiğini düşünüyorum.  Bu dizi ile birlikte daha bir komik olmuş gibi geldi.  Belki   karakteri bu şekilde yazılmıştır   ama kendinden de çok şeyler kattığını düşünüyorum. Birde  cıvıl cıvıl  Hazal Şenel var dizi de.  Meşhur  nefesini tutan Kıvılcım. O zamanlar bu kız fiziksel olarak bu kadar güzelleşecek deseler inanmazdım. Neydi ne oldu adeta bir evrim diyesi geliyor  insanın.  Oyunculuğu standart bir oyunculuk.  Yani, her  karakteri aynı kıvamda oynuyor. Bu yüzdende hep aynı karakteri oynuyormuş hissi veriyor ama o kadar sempatik ki insanın sarılıp içine içine  sokası geliyor.  Şen şakrak halleriyle bu diziye tam uymuş. Ve son olarak Koray Erkök. Günlük dizisinin yayınlandığı zamanlar  benim lise dönemlerime denk geliyordu. Ankara dizisi olduğu içinde pek bir  popülerdi buralarda.   Benim dönemimde ki çoğu genç kızın ilk aşkı gibi bir şeydi. O dizi de ismi Mert'ti. Kızlar Mert aşağı, Mert yukarı  konuşup duruyorlardı. O diziden talihsiz bir şekilde ayrıldıktan sonra Elçin Sangu ile sitcom tarzı bir dizileri oldu ve bu dizi ile  üçündü  dizisini izlemiş oluyoruz.   Yine bana göre   değeri bilinmeyen oyunculardan biri Koray Erkök. Günlük dizide bile inandırıcı bir şekilde oynamışken neden bu kadar kıyı da köşe de kaldı bilmiyorum. Belki bu dizi ile önü açılır diye düşünüyorum. Bu  saf, heyecanlı, arkadaş canlısı  karakter de üzerine tam uymuş.  Bu karakterle de ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu kanıtlamış oldu.  Bizi  hikaye olarak iyi gözükse de işleyişte beni çok sıktı.   İlk bölümün günahı olmaz, büyük ihtimal de mahalle dizisi tarzında devam eder bu dizi ama  beni pek açmadı.  Yine de oyuncuların hatırına  ya da genel hikayenin hatırına bu diziye bir şans verin derim. Uzun ömürlü olur mu emin değilim ama  özellikle  15-20 yaş arasının daha çok dikkatini çekecek tarzda bir dizi  olduğunu düşünüyorum. Şimdiden iyi izlemeler.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 1. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
İKİ YALANCI

7 Temmuz 2017 Cuma

Twitter Hesabımı Değiştirdim

Tüm hesaplarımı tek tek değiştirmek ve sıfırdan başlamak istiyorum. Ergenlik zamanlarımdan geriye kalanları yok etmek istiyorum. Son günlerde geçmişe dönüp baktığımda acı, keder, hüzün ve saçmalama görüyorum. Açıkçası bu beni rahatsız etmeye başladı. Başta toplu tweet silme yaptım ama maalesef twitter arşivliyormuş. Arama yerinde yine kendimi görünce bende hesabımı toptan yok etme kararı aldım. Eğer ki geleceğe yüzümü dönmek istiyorsam önce sürekli karşıma çıkan acılardan kurtulmam gerektiğini düşündüm. Bu yüzden en çok kullandığım sosyal hesabım twitter'ı sıfırdan açmam gerekiyordu. Belki bir sürü tweet belki bir sürü takipçim vardı ama benim için sağlıklı olanın bu olduğuna karar verdim. Bu yüzden de kısaca sizle duygularımı paylaşıp yeni hesabımdan haberdar etmek istedim. Beni takip etmek isteyen varsa ya da takip eden varsa artık bu hesabımı kullanıyorum. Diğer hesabımı bir süre sonra kapatacağım.
Twitter hesabım için tıklayın: 


Diğer hesaplarım: 

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Deli Gönül (Dizi)

İlk önce dizinin opening yani açılış (jenerik) kısmını kim yaptıysa ellerine sağlık yazmak istiyorum. O kadar hoş ve farklı bir açılış kısmı olmuş ki bayıldım. İkinci olarak dizin türküleri muazzamdı. Yani, izleyici diziyi sevmese bile türküler için yine izler gibi geldi. Bu ikisi benim için en göze çarpan detaylardı. Bunun haricinde ilk bölümü film tadındaydı. İlk dakikalarında sıradan normal bir dizi izliyormuş havası varken bir olaydan sonra dizi farklı bir yöne kayıp gerçek konusunu ortaya çıkarıyor. Beni dizide tek rahatsız eden çekim tonuydu. Sarımtrak, soluksu bir çekim tonu vardı bu da hoş durmuyordu. Yalnız seçilen mekanlar, çekim açıları harikaydı. Bunun haricinde neden 21.00'da diziyi başlattılar anlam veremedim. Hani dizinin sonrasına başka bir program gelse anlarım ama tekrarı verildi. Bence bu dizi için kötü oldu. Şöyle ki aynı gün başlayan başka bir dizi vardı. Reyting olayı kısmında eksi puanla başladı diye düşünüyorum. Gerçi yarın belli olur reytingler ama 21.00'da başlaması çok anlamsızdı. Bana göre Murat Ünalmış Türkiye'de değeri tam anlamıyla bilinmeyen bir oyuncumuz. Çok yeteneksiz oyuncular var hepimiz biliyoruz. Onlar ön plana çıkarken baş tacı edilirken böyle büyük yeteneklerin kıyıda köşede kalması adaletsizlik gibi geliyor. Yanlış anlaşılmasın magazinsel açıdan bahsetmiyorum kadrolara tercih edilen oyuncu kısmından bahsediyorum. Bana göre Murat Ünalmış hakkı yenilen bir oyuncu. Özellikle bir önce ki dizisinde oynadığı karakter beni çok etkilemişti bunu da yine sizinle paylaşmıştım. Bu dizisine gelince yine çok ağır başlı bir rolde gördüğüm Murat Ünalmış'a rolü çok yakışmış. Yalnız sanki biraz pasif bir karakter yazılmış gibi hissettim. Sonra ki bölümler nasıl olur bilmiyorum ama karakter temiz kalpli mağdur bir karakter gibi geldi. Murat Ünalmış'a yakışmış mı yakışmış yeteneğini de konuşturmuş ama biraz daha aktif olan bir karakter olmasını isterdim. Sanki kendini savunamayacak bir karakter gibi. Yine Tuvana Türkay ile geçmişte oynadığı dizisinde ki karakter gibi bir karakter. Tuvana Türkay'ı seviyor muyum sevmiyor muyum, oyunculuğunu beğeniyor muyum beğenmiyor muyum pek bilemiyorum. Çok nötr olduğun bir oyuncu. Daha evvel de Murat ile kamera karşısına geçtiği için ikili olarak çok yadırgamadım. Sanki o dizinin devamıymış gibi hissettim. Yalan değil Tuvana Türkay'ın her an kıskançlık krizlerine girip psikopatlık yapacağını da düşündüm. Birbirlerini yıllardır tanıdıklarından mı bilemedim birbirlerinin ne hakaret yapacağını, nerede ne mimik kullanacağını biliyorlarmış gibi hissettim ekran başında. Yani, o kadar uyumlulardı ve birbirlerine iyi pas atıyorlardı. Normalde ilk bölümlerde oyuncularda ne kadar profesyonel olursa olsun karşılıklı sahnelerde gözlerinden gerginliği hissediyorum bu iki oyuncu çok çok rahatlardı. Benim en hoşuma giden tarafı bu oldu. Demek ki aşkın doruklara ulaştığı sahnelerde iliklerimize kadar gerçekliği hissedebileceğiz demektir. Ogün Kaptanoğlu ikinci adam rolüne hiç uymuyor. Neden bilmiyorum yakıştıramıyorum. İkinci adam hep bir alengirli işler peşinde oluyor. Sanırım uzun soluklu dizisinden dolayı bir türlü onla bağdaştıramıyorum. Bu diziyle bu etkileşimi atar mıyım bilmiyorum ama karakter olarak daha farklı bir karakterde olsun isterdim. Çiğdem Batur'un oyunculuğunu da hiç bilmiyorum. Belki oynadığı dizilerde şöyle bir göz ucuyla bakmışımdır ama inceleyerek ilk defa izleyeceğim. Çok güzel çok hoş bir kadın ama oyunculuğu nasıldır bilmem. Bu yüzden erke davranıp oyunculuğu hakkında yazı yazmak istemiyorum. Usta oyuncular hakkında her zaman ki gibi yazmıyorum ama genç oyuncularında oyunculukları çok göze batmıyordu. Bir potluk hissetmedim. Dizinin genel konusunu sevdim. Bence yaz dizileri içinde şimdiye kadar başlamış olanların içinde en kaliteli olan dizi bu dizi oldu. Eğer dram, romantik türünü seviyorsanız hiç kaçırmayın derim. Bu dizi kaçmaz.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 19. sırada tamamladı.

Deli Gönül

4 Temmuz 2017 Salı

Dolunay (Dizi)

Bu yaz, yaz dizisi olarak çok fazla dizi yayına girmeyecek gibi gözüküyor. Bu yüzden yeni başlayan dizileri dört gözle bekliyor ve keşfetmek için kendimi hazırlıyorum. Şimdiye kadar beklediğime değmeyen bir iki dizi haricinde hepsi beni tatmin etti. Yalnız Star tv de art arda başlayan iki dizinin birbirine yakın olmasından dolayı yine ortaya Kiralık Aşk dizisi çıktı. Kiralık Aşk dizisi orijinal bir senaryo olsa tepkileri haklı bulurum ama maalesef orijinal bir senaryo değil o yüzden eleştiriler pot duruyor. Yalnız bu dizinin de orijinal olduğunu düşünmüyorum. Tam olarak olmasa da dolaylı yoldan My Secret Romance adlı Kore dizisinden esinlenildiğini düşünüyorum. Sadece kızın aşçı olup, adamın zengin olması değil bir çok sahne ya da karakterin dolaylı yoldan benzediğini düşünüyorum. Fakat tam olarak alınmadığı için birebir aynısı ya da uyarlama/ esinlenme diyemeyiz. Böyle dersek diziye haksızlık yapabiliriz ki olup olmadığı da tam belli değil. Ayrıca bu dizi romantik-komedi olarak başlayıp, dram- aksiyon türünü de arkasına katıp devam edecekmiş. Yani esinlenilmiş olsa bile orijinal bir senaryo olarak devam edeceğini anlamış bulunuyoruz. Bu da tabii ki sevindirici oluyor. Her neyse konu alıntı ya da esinlenme değil dizinin nasıl işlendiği. Ben bu diziden umutluydum. Keza, umutlarımı boşa çıkarmadı. İlk bölümde yer yer kopukluk-atlama olsa da bence genel olarak çok güzeldi. Sanırım bu dizi ile birlikte ben Özge Gürel'i sevmeye başlayacağım. Ses tonu kulaklarımı yırtsa da karakteri cuk oturmuş. Özge yerine başka bir kadın oyuncunun olduğunu an itibariyle düşünemiyorum. Adeta rolü benimsemiş ve üzerine giymişti. Hatta öyle ki oyunculuğu ses tonunun önüne geçmiş bastırmıştı. Can Yaman derseniz zaten benim en sevdiğim oyunculardandır. Hani her şeyini geç heybeti yeter diyebileceğimiz adamlar vardır ya, heh! Can Yaman benim için öyle bir adam. Hangi rolü oynarsa oynasın o rolü seyirciye geçirebilme kabiliyetine sahip. Bu yüzden Özge'nin karakteri giymesi ve Can'ın yeteneği ile muhteşem bir ikili ortaya çıkmış. Dizi de Hakan Kurtaş'ı gördüğüme çok sevindim. Bir süredir ortada yoktu ve kendini bayağı özletmişti. Bu diziyle dönüş yapması çok doğru seçim olmuş. Hakan Kurtaş'ın tanımlayamadığım farklı bir havası var. Soğuk İngiliz erkekleri mi desem yoksa karizmatik İtalyan erkekleri mi desem böyle bir türlü anlayamadığım esrarengiz bir havası var. Oyunculuğunu da beğendiğim için beni kendine yavaş yavaş çekiyor. Dizi de karakter olarak pek sevemedim ama imkansız aşk yaşayacağı kesin olduğu için ilerleyen bölümlerde içimizin kıyılacağı ya da sinir olacağımız bir karakter olacağını düşünüyorum. Nasıl ilerler emin değilim ama umarım senaristler antipatik bir karakter yaratmazlar. Necip Memili'yi çok beğeniyorum ama bir dizi de Necip Memili varsa o dizi de kötülük de vardır. Aslında sempatik bir insan ama hep kötü rollerde oynuyor. Her oynadığı rolde biraz daha nefret etmemize sebep olsa da bu dizi de biraz daha az kötülük yapmasını umuyorum. Öznur Serçeler ve İlayda Akdoğan diziye renk katmışlar. 
İlayda Akdoğan sanki yine sinsi bir rolde olacak gibi ama Öznur Serçeler daha ilk bölümden karakterini sevdirdi. Öznur Serçeler'in aksine Türkü Turan da beni gıcık etti. Öyle itici bir rol oynamış ki daha ilk sahnesinde göz döndürmelere doyamadım. Her oynadığı karakterin hakkını veren Türkü Turan'a dizi de olduğu sürece sinir olacağımız da kesinleşti. Kesinlikle dizi de en antipatik şu an Türkü Turan. Son olarak Irmak Ünal hakkında yazmak isterim. Irmak Ünal'ı çok özlemişim. En son 2012'de bir projede yer alan Irmak Ünal, uzun süre sonra dönerek kendini ne kadar özlettiğini fark ettirdi. Yalnız yaşını aldıkça kız kardeşine ikizi gibi benzediğini fark ettim. Bir an Irmak mı bu Yağmur mu oldum bir gidip geldim. Uzun bir araya rağmen oyunculuğun da bir potluk olmamasına çok sevindim. İnşallah bu dizi de uzun süre onu izleriz ve bu kadar ara vermez. Bana göre dizinin oyuncu kısmında bir sorun yoktu. Dizinin ilk bölümü olmasından kaynaklı olduğunu düşündüğüm bölüm atlamalar vardı o da ilk bölüm günahına sayıyorum. Bunlar harici diziyi çok beğendim. İzlemeye devam etmeyi planlıyorum. Bu dizi için vakit yaratıp izlemelisiniz. 
Bu arada twitterda dizi yayınlanmaya başladığı an twitter topiklerde hemen üst sıralara yükseldi ve 1. sıraya ulaştı.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 1. sırada, tekrarı ise 2. sırada tamamladı.

DOLUNAY
Tasarım:Sawako Kuronuma