This Blog is protected by DMCA.com

12 Nisan 2018 Perşembe

Servet (Dizi)

Yusuf Çim için başlamasını beklediğim dizi sonunda başladı ama bu bölümü daha önce izlemişim gibi bir his oldu. Geçen günlerde başka bir kanalda başlayan dizinin neredeyse aynısı desem abartı olmaz. Hikaye olarak benzeyeceğini düşünmüştüm ama bu kadar aynı olacağı aklıma gelmezdi. Sanki iki dizinin senaristleri kafa kafaya vermişler ve birlikte yazmışlar gibiydi. Benzerliği yüzünden ikisi diziyi ister istemez karşılaştırmak zorunda kaldım. İki dizi arasındaki tek fark bu dizi işleyiş bakımından daha elit ve repliklerinin daha dolu dolu olmasıydı. Diğer dizi bu dizinin yanında biraz daha alt kesim biraz daha sokak ağzına yakın yazılmıştı. Haliyle bu diziyi daha çok sevdim.

Emir Khalilzadeh'in çektiği klipleri çok severdim. Dizi sektörüne geçti geçeli de elimden geldiğince takip ediyorum. Sanırım iki dizi bir kaç tane de filmi mevcut. Diğer işlerine göre bu dizisi biraz daha güzel olmuş. Bu sektöre iyice alıştığı belli oluyor... Çekim açıları, arka planlar, çekim rengi, muazzamdı. Özellikle çekim renginin konuya çok uygun olduğunu düşündüm. Koyu ama renkli bir renk seçilmesi çok hoş olmuş. İleri ki aşk yoğun yaşanırsa çok yakışır. Teknik olarak gözüme batan ya da eksik bir şeyler görmedim her şey dört dörtlüktü.

Yusuf Çim son iki projesinde kendini biraz daha geliştirdi. Eskiye nazaran daha gerçekçi ve daha doğal oynuyor. Bu dizisinde ilk defa oturaklı bir karakterde görmem biraz garip hissettirdi. Bence bu karakter hem fiziksel olarak hemde oyunculuk olarak daha çok yakışmış. Umarım bundan sonra ki projelerinde artık bu tür daha farklı karakterler seçer. Dizide ki karakterini sevdim. Yusuf'un farkında olmadan yaptığını düşündüğüm tuhaf mimikleri var aniden gülümsemesi filan karakterine çok uymuştu. Ben oyunculuğunu başarılı buldum.

Bahar Şahin, Yusuf Çim'e göre çok minik kalmış. Yakışmışlar ama Bahar o kadar minik kalmış ki ikisinin sahnelerinde çok gülümsedim. Bahar'ı oyuncu olarak severim. Bıcır bıcır bir kız ayrıca güzelde. Oyunculuğu da yıllar içerisinde güzelleşti ve güzelleşmeye devam ediyor. Bu diziyle birlikte biraz daha kendine bir şeyler katacaktır.

Ali Sürmeli ve Arsen Gürzap usta oyuncu oldukları için haklarında yazı yazmak bana düşmez ama ikisini de bir arada görmekten çok mutlu oldum. Çok hoş çift olmuşlardı.

Tülay Günal benim kadınım. Tüm izlediğim dizilerde oynasa neden tüm diziler de bu kadın var demem. Su gibi bir kadın. Tülay'ı ekranda gördüğümde resmen gözlerim şenleniyor. Oyunculuğu zaten şölen gibi... Eh daha ne olsun! Hiç ara vermesin hep olsun.

Kanbolat Görkem Arslan'ın oyunculuğunu da çok beğenirim. Bir önce ki oynadığı karakteri hatta dizisi bence bir hataydı. Özellikle ondan önceki polisiye bir dizinin ardından o gençlik çakması dizide oynamasından hiç hoşlanmamıştım. Fakat bu dizi ile oyunculuk karizmasını toparlayacağını düşünüyorum.

Baran Bölükbaşı ve Bora Cengiz'i dizide gördüğüme çok memnun oldum. Bora Cengiz'i ne kadar farklı bir karakterde göreceğim merak ediyorum. Oyunculuğunun çok iyi olduğunu biliyorum ama bu karakterler yakasına yapıştı gitmiyor. Keza Baran Bölükbaşı'da öyle. İlk dizisinde ki karakterine yakın bir karaktere dönüş yapmış gibiydi. Bu iki oyuncu bir katili oynasın ne bileyim bir mafyayı oynasın çok isterdim. Şahsen ikisine de yakışır da.

Bu dizide ki oyuncuları diğer dizilerden hemen hemen tanıyorum. Oyunculuklarını bildiğim içinde gözüme batan bir oyuncu olmadı. Cast kısmı çok iyi çalışmış belliydi. Hangi oyuncuya karakter uyuyorsa o formda bir liste çıkarılmıştı. Bu yüzden de oyuncularda pot duran oyuncu yoktu. Bence bu dizi de senaryo ilk bölüme göre güzel kurgulanıp bu şekilde devam ederse ben bu diziyi izlerim. Entrika, aşk ve dram üçlemesinden hoşlanıyorsanız bu dizi tam size göre. Gönül rahatlığıyla önerebilirim bu diziyi izleyin.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 25. sırada, tekrarı ise 59. sırada tamamladı.
SERVET

9 Nisan 2018 Pazartesi

Twitterda Blog Linkimin Spam Sayılmasını Düzelttim

Twitter hesabımın linki: https://twitter.com/renklitirtil

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

2017 yazında bir karar almıştım tüm hesaplarımı silip tekrar açacak ve tertemiz farklı bir yolda devam edecektim. Bunlardan biri de twitter hesabımdı 2010 yılında açtığım bir önceki hesabımda ve 2017 temmuz ayında tekrardan açtığım bu hesabımda da asla bir hata, sorun ile karşılaşmamıştım. Bu yüzden ilk defa böyle bir şey başıma geldiği için büyük bir şok yaşadım ve ardından sinirlendim. 

Tabii ki o sinirle ne yazdığımı bilmedenTwitter'da Blogumun Linkini Paylaşamıyorum bu postu yazmıştım. O günden bu güne 2 gün geçti. Bu iki günde bana destek olan herkese minnettarım ve teşekkür ediyorum. 

Blogumun twitterda güvenilmez sayılmasının ardından ne yapacağımı bilemedim ve internetten biraz araştırdım. Fakat bu araştırmamda sadece twittera tweet atamama ile ilgili yazılar buldum. Bir yerde bununla ilgili bir yazı vardı ama o da çok yeterli değildi. Bende tüm anlatılanları uygulamaktan başka çare bulamadım.

7 Nisan 2018 Cumartesi

Twitter'da Blogumun Linkini Paylaşamıyorum

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Gün geçmiyor ki başıma bir şey gelmesin. Blogumdaki yazıların hırsızlar tarafından komple çalınma sorunu yetmiyormuş gibi şimdide durduk yere kırk yılın başında blog linkimi paylaştığım twitterda blogumun linki engellenmiş.

Blogumun linkini paylaştığım zaman twitter şu şekilde yazı gönderiyor: Bu istek otomatikleşmiş gibi görünüyor. Kullanıcılarımızı spam ve diğer kötü niyetli eylemlerden korumak için, şu anda bu işlemi tamamlayamıyoruz. Lütfen daha sonra tekrar dene. 

Tıkladığımda ise bu yazı çıkıyor:


Neden engellendi anlamadım. Hani sürekli tekrar tekrar bir linki yollasam anlarım ama doğru düzgün paylaşmadan spam sayılmam çok garip.
Yanlış spam diye bildirdim ama  7 gün beklemem gerekli sanırım. Sonrası ne olur emin değilim ama hayırlısı olsun. 

Blogum konusunda hiç bir zaman yüzüm gülmedi.
Annem bile ''Kapatsana blogunu neden tutuyorsun, emek veriyorsun bu kadar sorun varken.'' dedi. 

6 Nisan 2018 Cuma

Bir Mucize Olsun (Dizi)

Açıkçası pek beklediğim bir dizi değildi ama Furkan için dizinin gidişatını yakından takip ediyordum. Dizinin başlaması hayli uzun birazda magazinsel açıdan sorunlu oldu. Bir sürü çıkan haberin sonrasında dizi sonunda başladı.

Diziyi genel olarak O Hayat Benim dizisinin başka bir versiyonu gibi düşündüm. İşleyişi ne kadar farklı olsa da bana böyle hissettirdi. Dizinin ilk bölümünde bir konu bütünlüğü yoktu. Yani her konu çok hızlı gelişiyor ve hızlı bir şekilde sahneden sahneye geçiyordu. Bu yüzden bu geçişlerden hiç hoşlanmadım.

Fakat Hamdi Alkan'ın çekim stilini çok sevdim. Sanırım Hamdi Alkan'ın çektiği dizileri daha evvel dikkatli izlememişim. Bu kadar iyi bir yönetmen olduğunu bu dizi ile keşfetmiş gibi hissettim. Gerçi ben severim Hamdi Alkan'ın çekim tarzını ama bu denli iyi olması hoşuma gitti. Bazı sahnelerin çekim açısı ve çekim teknikleri çok hoşuma gitti. Müzikleri çok arka planda kalmıştı bu yüzden müziklerini sevmedim.

Sevmediğim bir şey daha vardı Furkan Palalı ve Su Kutlu'nun fiziksel uyumu. Oyuncu olarak yakışsalar bile çift olarak hiç hoşlanmadım.

Furkan Palalı çok iyi bir oyuncu. mimiklerini ses tonunu çok iyi ayarlıyor. Bu yüzden onun olduğu her karakter yavan bile olsa güzelleşiyor. Keza bu dizide de yavan bir karakteri canlandırdığı halde kendinden çok şey katmıştı, sevdim.

Su Kutlu zayıflamış mı yoksa bir şey mi olmuş anlamadım çok garip geldi yüzü. Şiş gibi de değil, çökmüş gibi de değil ama yakın çekimlerde hoşuma gitmeyen bir şey var gibiydi. Yüzü çok farklı geldi. Oyunculuk yönünden ortalama bir oyunculuğu olsa da bu diziye uygun bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Masum bir yüze sahip değil bu yüzden masum kısmında pek inandırıcı gelmedi. Ondan dolayı başrol için uygun olduğunu düşünmüyorum. Fakat karakteri güzel oynamıştı.

Al Ahu Sungur'u vur Ayşegül Günay'a. İkisi de aynı formda oyuncular ve ikisi de aynı dizide. Cidden senaryo iyi yazılırsa bu diziyi mizacıyla uçuracak iyi değerli oyuncular. İkisi de karakterlerinin haklarını tam vermişlerdi. Sanırım dizi de en sevdiğim ve beğendiğim iki karakter oldular.

Ve Cihan Ünal... Cihan Ünal usta bir oyuncu olduğu için normalde yazmam yine yazmak haddime düşmez ama yazmadan da kendimi alamadım. Cihan Ünal karakterini fazla mı abartılı oynamıştı ne? Duruşunu, mimiklerini ve durduk yere sesini yükseltmesi filan çok şaşırttı beni. Sanırım karakter bu şekilde yazılmış.

Ben diziyi pek sevmedim. Artık klişe konuların üzerine basit işlenen diziler bana hoş gelmiyor. Fakat izleyici çekebilecek türde bir dizi. Eğer dizi tutulursa büyük bir ihtimal sadık bir izleyici kitlesi olacaktır. Yolu açık olsun dizinin büyük bir ihtimal annemden dolayı izleyicisi olacağım bir dizidir. Furkan'ın da etkisiyse %80 diziyi beğenmiş. Entrika ve klasik konulu dizileri seviyorsanız kaçırmayın derim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 8. sırada, tekrarı ise 35. sırada tamamladı.
BİR MUCİZE OLSUN

31 Mart 2018 Cumartesi

İnsanlık Suçu (Dizi)

Bu diziyi çok bekledim ama beklediğime pek değmedi. İlk bölüme göre aşırı derecede yavaştı. Yönetmen koltuğunda Barış Yöş oturuyor. Deneyimli yönetmenin çekimlerini severim dizinin teknik kısmı çok iyiydi. Çekim rengi dizinin konusu ve kurgusuna çok uymuştu. Çekim için seçilen mekanlar on numaraydı ama senaryo kısmı maalesef iyi değildi.

Klasik, klişe konunun yanı sıra işleyişini de sevmedim. İlk bölüme göre oyunculuklar güzel olsa da işleyiş kısmının yavaşlığı bana sıkıntı verdi. Sıkıldığım içinde konsantre olamadım. İlk bölümün günahı olmaz daha başlangıç sonuçta ama bu şekilde işleyiş ilerlerse bu kadroya yazık olur. Kurgu kısmını da çok sevemedim. Bazı yerlerde oyuncuların oyun oynadığı da çok belli oluyordu.

Mesela ilk dakikalarda bir kaza kısmı vardı orada inandırıcılık sıfırdı. O sahnede Kaan Yıldırım'ın performansına çok şaşırdım. Fakat genel olarak Kaan Yıldırım'ın oyunculuğuna baktığımda çok iyiydi. Karakteri gururlu, onurlu bir karakterdi. Kaan'da belli ki karakterine çok çalışmış ve karakteriyle bütünleşmişti. Emeğine sağlık genel performansı çok iyiydi.

Gizem Karaca ve Kaan Yıldırım'ı pek yakıştıramadım. İkisi ayrı ayrı bakılınca çok iyi oyuncular ama birlikte olan sahnelerinde elektrik alamadım. İlk bölüm olduğundan sanırım tuhaf bir soğukluk vardı birbirlerine bakışlarında mimiklerinde beden dillerinde sanki çekim yok gibiydi. En azından ikisinin uyumu bana geçmedi. Fakat Gizem'in karakteri çok güzel yazılmış bir karakter. Gizem karakteri çokta güzel oynamıştı. Eşi diye yazmıyorum ama Kaan'ın karşısında
Ezgi Eyüboğlu olsa daha güzel olurdu diye düşündüm. Çünkü Gizem ile fiziksel olarak uyuyorlar ve Kaan ile uyumlular sanki karaktere daha iyi yakışırdı diye düşündüm. Fakat yazdığım gibi Gizem tek başınayken çok iyi bir oyunculuk sergilemişti.

Serkay Tütüncü'nün ilk rolü sanırım. Açıkçası oyunculuğunu hiç beğenmedim. İsim olarak severim sunduğu programı da izliyordum ama oyunculuk için fazla erken davranmış gibi geldi. İnşallah ilerleyen bölümlerde oturur oyunculuğu öğrenmeye açık bir insan gibi geliyor. Yolu açık olsun.

Deniz Uğur artık aynı karakteri oynamaktan ne zaman vazgeçecek merak ediyorum. Hep burnu kaf dağında zengin ve herkesi küçük gören karakterleri oynuyor. Cidden artık sıkıldım ve oyunculuğunu da gölgelemeye başladı.

Ve Ahmet Mümtaz Taylan... O bir efsane o bir usta oyuncu. Haddime değil ama yazmak isterim oyuncu hangi karakteri versen çatır çutur oynuyor. Her bir karakterinde farklı bir his yaratıyor. O kadar değerli bir oyuncu ki bence koruma altına alınmalı...

Vallahi yalan yazamam pek sevemedim. İlk 4 bölüm her zaman şans verdiğim için bu diziye de şans vereceğim. Sever miyim bilmiyorum ama şu an için olmadı. Fakat benim sevmemem başkasının sevmediği anlamına gelmiyor. Sosyal medyadan okuduğum kadarıyla dizi bayağı bir sevildi. Bence sizde bir şans verin beli siz seversiniz.
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 12. sırada, tekrarı ise 18. sırada tamamladı.
İNSANLIK SUÇU

Masum Değiliz (Dizi)

Dizinin ilk yarım saati sıkıcı gelince ''-Aha! Beğenmediğim bir dizi çıktı.'' dedim. Dizi sanırım bir mahalle dizisi şekilde gidecek diye beklerken bambaşka bir yere gitti. Aniden entrikalar, suç, gizem hepsi birden üst üste geldi. Ve dizi yavaş yavaş beni kendine çekti. İlk bölüme göre çok hızlı ve yükselen bir dizi değildi her ne kadar bir cinayet işlense de. Fakat sıkıcı bir dizide değildi. Bilakis merak uyandıran türdeydi.

Sadece dizide anlamadığım olay gerçek hayatta nişanlısı olan Ushan Çakır varken Damla Sönmez'in Uraz Kaygılaroğlu'na mı yar olacağıydı. Cidden bunu çok merak ediyorum diziyi hangi yönde yazacaklar.

Aslında tam olarak kim kiminle onu da anlamadım. Sanki eşleşen karakterler aslında eş değilmiş gibi geldi. Entrika yüksek olunca aldatmalı şeylerin ortaya çıkacağını düşündüm. En azından ilk bölümden öyle bir hava aldım. Dizinin ilk bölümüne göre çekim kısmını çok sevemedim. Konuya göre renklerin biraz mat ve kasvetli olmasını isterdim. Dolgun renk kullanıldığı için o katillermiş havasına giremedim. Yalnız arka planları olayın olduğu yeri ve açıları çok sevdim. Tabii sevdiğim bir şey daha vardı o da oyunculuklar. Başrolleri benim sevdiğim oyunculardan seçmeleri diziyi izleme nedenlerimden biri oldu.

Uraz Kaygılaroğlu'nu hayran derecesinde çok seviyorum. Ne kadar komediyi kendisine yakıştırsam da dram dizilerine de çok yakışıyor. Yalnız git gide eriyor mu n'apıyor ayrı bir yakışıklı oluyor. Eski hallerini hatırlayınca insan hayret ediyor. Bana göre şarap gibi adam ve bence ilk bölümün kahramanı da Uraz. Çünkü öyle iyi yaşanılan olayın duygusuna girmiş ki izlerken gerçekten yapmış hissi verdi. Duygu geçişleri müthişti.

Ushan Çakır konuşmasa öylece dursa yine izlerim. Saçlarını hiç sevmiyordum. Berduş havasından kurtulmasına çok sevindim. O yakışıklı yüzü aydınlanmış gibiydi. Bu dizide ki karakterine anlamsız şekilde sevdim. Bir doktor olarak karşıma çıkması hoşuma gitti. Oyunculuk yönünden kedi gibi bir oyuncu zaten. Hangi karakteri oynarsa oynasın o karakteri hemen benimsiyor. Her karakterinde duruşu, konuşması ve mimikleri değişiyor. İyi bir oyuncu ve bu diziye çok yakışmış.

Sercan Badur neden hem böyle rollerde oynuyor acaba hep merak etmişimdir. Hep bir yetersiz hep bir duygusal hep en çok ağlayan karakter... Cidden bu kadar iyi bir oyuncu bambaşka karakterleri oynayabilir diye düşünüyorum. Bölüm boyunca yine Damla Sönmez ile oynadığı dizide ki karakterini gördüm. Üstüne sanki o karakter yapışmış hissi verdi. Fakat performansı çok iyiydi.

Aras Aydın'ın karakterine sinir oldum. Zaten tüm her şey onun yüzünden oldu. Bence bu dörtlü de en pislik bence Emir. Olaydan hariç bir işler peşindeymiş gibiydi. Bir eve düşen yıldırım, bir zehirli sarmaşık gibiydi. Tüm bölüm boyunca -''Puu! ALLAH canını almasın pis.'' demekle geçti. Bu yüzden dizinin kötü karakteri bence Aras Aydın. Şimdiden nefret ettiğime göre çok iyi bir performans beni bekliyor gibiydi.

Damla Sönmez'in ilk bölüme göre sahnesi çoktu. Ortalama bir oyunculuğu var geçen sürede hiç değişmemiş. Aynı naiflikte aynı mimikler ve aynı ses tonlaması ile Bildiğimiz Damla Sönmez performansıydı. Karakterle ne kadar uyumlu tam belli değil ama büyük ihtimal Sercan Badur'la olan dizisinde ki kadar bir performansı olur. Yalnız inşallah senaristler Ushan Çakır ile yazarlar. İkisini seviyorum, çok yakıştırıyorum, çok tatlılar. Çok mutlu olsunlar.

Oya Unustası'nın da ortalama bir oyunculuğu var ama bu dizide çok itici geldi. Oysa ki çok severdim ben. Ne oldu anlamadım ama oyunculuğu beni çok itti. Hani bazı dizilerde bazı karakterler olur ya çok soğuk gelir. Bu karakterde bana öyle geldi. Karakter olarak tabir-i caizse çok uyuz yazılmış.

Bu kadar iyi kadro ile bu dizinin reytingleri düşük gelir ve ya senaryo ilerleyen bölümlerde klişe saçma olursa çok üzülürüm. Belli ki emek verilen bir proje olmuş. Her bölümün bu kadar iyi kurgulanması dileğiyle. Eğer entrika seviyorsanız tam sizlik dizi kaçırmayın derim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 20. sırada, tekrarı ise 37. sırada tamamladı.
MASUM DEĞİLİZ

29 Mart 2018 Perşembe

Avlu (Dizi)

Her zaman ki gibi bir dizinin ilk bölümünü izlerken telefonumdan sürekli yenileyerek dizi hakkında atılan tweetleri de kontrol ediyordum. Bir tweet cidden hoşuma gitti. Kimin bu tweeti attığını ekran görüntüsü olarak paylaşmayacağım ama o kadar hoşuma gitti ki tweeti size de kopyalıyorum.

''#Avlu Keşke bir defa bile olsa bir şeyin hakkını veren bir toplum olabilsek ama yorumlardan da görüldüğü gibi cehalet yine üst safha...''

O kadar doğru ki son yayınlanan ''iyi'' dizilerde hep bu düşüncede oluyorum. Uyarlama olduğunu bilmeden uyarlama olan dizinin adını yazıp aa ben biliyorum havasında olan mı dersiniz dizinin başında kurumlarla ilgili yoktur hayalidir yazdığı halde nerede böyle hapishane yazan mı dersiniz ne derseniz deyin. Cidden araştırmadan ve düşünmeden yazarken okuyan ne düşünür diye düşünüyorlar mı merak ediyorum. Fakat şöyle bir gerçek var eskiden gardiyan deniliyordu şimdilerde infaz koruma memuru olarak geçen mesleği yapanların kaygı ve rahatsızlıklarını anlayabiliyor ve hak veriyorum. Onların tweetlerini saygı ile okudum. Bende olsam bende rahatsızlık duyardım.

Avlu, Prisoner dizisinden uyarlama bir dizi. Prisoner, 1979-1985 yılları arasında 16 bölümlük bir yapım olarak tasarlansa da toplamda 692 bölüm olarak yayınlanmış bir diziymiş. Dizi 2013'te WentWorth Prison adı ile Avustralya yapımı bir televizyon dizisi olarak uyarlanmış. Fakat dizi yayın boyunca izleyici Orange Is the New Black ve Vis a vis dizilerine de benzettiler.


Dizi de ilk dikkatimi çeken plato oldu. Hayal ürünü olduğu için böyle bir plato kurmaları çok iyi olmuş. X bir cezaevinde çekilseydi eminim ki şu an olumsuz yorum yapanlar daha şiddetleneceklerdi. Bu şekilde yapılması daha sağlıklı olmuş hemde izlemedim ama anladığım kadarıyla orijinaline de uygun olmuş. Yüksel Aksu favori yönetmenlerimdendir elimden geldiğince projelerini takip etmeye çalışıyorum. Bu diziyi izlememin yarı yarıya nedeni de Yüksel Aksu. Diziyi izlemeden önce acaba nasıl olur diye hiç düşünmedim. Çünkü istediğim gibi olacağından emindim. Dizinin çekiminden müziğine kadar her şeyini çok sevdim. Geçişlerde kullanılan o mekanlar beni benden aldı. Dizinin yönetmeni kadar görüntü yönetmeni de çok başarılı bir iş çıkarmıştı. Dizinin konusuna işleyişine göre çekim için seçilen renkte çok güzeldi. Yazılarımı okuyorsanız artık az çok bilirsiniz böyle grimsi mat çekim renklerine bayılıyorum. Diziye kasvetli bir hava veriyor.

Dizinin set ekibi kadar oyuncuları da çok iyiydi.
Demet Evgar'ın performansı çok güzeldi. Masum bir kadın gibi hissettirmese de çoğu sahnesinde tüylerimi diken diken etti. Gerçekçilik yönünde çıtayı bayağı yükseltmişti. Karakterine iyi hazırlandığı belli oluyordu.

Ceren Moray hangi karakteri oynarsa oynasın onun havasına hemen girebiliyor. Tam bir kedi kız. Psikopat ve pislik denilince akla gelecek oyunculardan biri bana göre. Bu yüzden karakterini en çok sevdiğim oyuncu Ceren oldu. Sanki gerçek kişiliği de böyleymiş gibi geldi.

Nursel Köse tam Ceren'in karşısına yakışır bir oyuncu olmuş. İkisinin uyumunu çok beğendim. Muhteşem bir şer ikilisi olabilirlerdi. Fakat senaryo gereği düşman iki kadını oynuyorlar..

Kenan Ece'yi bu diziye hiç yakıştıramadım. Çok pasif ve çok havada bir karakter olmuştu.

Keza Şebnem Dönmez'de hiç uymamıştı. Bir şeyler eksik ve havada kalmıştı. Özellikle gözlükleri çok canımı sıktı. O kadar uyumsuzdu ki onun sahnelerinde hep gözlüğü dikkatimi çekti. Neyse ki hızlıca diziden çıktı.

Rüçhan Çalışkur'u dizi de mahkum olarak görmeyi beklerken zengin bir görümce olarak karşıma çıkması da hayal kırıklığı yarattı. Ne güzel olurdu koğuşta şöyle bir kötülük timsali olsaydı.

Çağdaş Onur Öztürk'te Kenan Ece gibi diziye olmamıştı. Gardiyan havasına girememiş gibiydi.

Şeyla Halis ve Ayça Damgacı'yı dizide gördüğüme çok memnun oldum. Biraz süredir ikisi de ortalıkta yok gibiydi ve bana göre ikisi de aynı kulvarda oyuncular. İkisinin birden dizide olması çok farklı bir karakterle karşıma çıkması beni nedensiz yere mutlu etti.

Ve son olarak Ümmü Putgül oyuncunun ismi galiba ilk dizi projesi olduğunu düşünüyorum. Şivesi ile harikulade bir performans sergiledi. Bence ekranların böyle yetenekli oyunculara ihtiyacı var.

Ben diziyi seven kısımdayım. Dizi ülkemize göre üç beş beden büyük olsa da çok farklı ülkemize uymayan bir şekilde konu anlatılsa da sevdim. Bence böyle farklı konulara ihtiyacı var ekranların. Bence sizlerde bir şans vermelisiniz. Eminim diziyi seveceksinizdir. Bolca psikopat görmek istiyorsanız hemen izlemenizi tavsiye ederim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 24. sırada tamamladı.
AVLU
Tasarım:Sawako Kuronuma